Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 28 Eki 2007

ÖLÜM BÖYLE OLMALI

Posted by Site - Yönetici Ekim 28, 2007

rahimahullah

ÖLÜM BÖYLE OLMALI

Medine-i Munevvere`de Mescidi nebevi`de (Sansli) bir musluman Secde halinde Hakkin rahmetine kavusmus, ** innaa Lillahi ve innaa ileyhi raciuun**

Herkese bøyle hayirli ølum nasip olmuyor, bence (Sahsim adina) imrenilecek bir olay.

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Namaz, Türkiye, İbadet, İbretlik, İlginç | Leave a Comment »

Yürü dünya yürü

Posted by Site - Yönetici Ekim 28, 2007

Yürü dünya yürü

Dünya geçicidir, burda kalınmaz,
ne kadar mal olsa, murad alınmaz,
gafil olma sakın, geri dönülmez!

Yürü dünya yürü, sonun virandır,
bin yılından sonra, ahir zamandır.

Hâlıkın dururken, mahluka tapma,
şeytana uyup da, yolundan sapma,
haramlara dalıp, dinini yıkma!

Yürü dünya yürü, sonun virandır,
bin yılından sonra, ahir zamandır!

Azık topladın mı yola çıkmaya?
Işık edindin mi aydınlanmaya?
İki melek gelir sual sormaya.

Yürü dünya yürü, sonun virandır,
bin yılından sonra, ahir zamandır!

Ölünce, çözerler belin, kuşağın,
gözüne görünmez, oğlun, uşağın,
yakasız kefendir, örtün, döşeğin.

Yürü dünya yürü, sonun virandır,
bin yılından sonra, ahir zamandır!

Paran, apartmanın arkada kalır,
ummadığın gelir, hepsini alır,
gayrılar yer, içer, senden sorulur.

Yürü dünya yürü, sonun virandır,
bin yılından sonra, ahir zamandır!

Münker Nekir gelir, çınarlar gibi,
gözleri yanıyor, şimşekler gibi,
sorguya çekerler, gök gürler gibi,

Yürü dünya yürü, sonun virandır,
bin yılından sonra, ahir zamandır!

Cehennemin, yedi türlü yapısı,
herbirinin ateşlendir kapısı,
seksen yıllık yoldan gelir kokusu.

Yürü dünya yürü, sonun virandır,
bin yılından sonra, ahir zamandır!

Posted in Şiir | 3 Comments »

Allah`ı sevmenin alameti

Posted by Site - Yönetici Ekim 28, 2007

Allah`ı sevmenin alameti

Sual: Allah`ı sevmenin alameti nedir?
CEVAP
Hazret-i Sehle, aynı suali sorduklarında buyurur ki:
Allahü teâlâyı sevmenin alameti, Kur’an-ı kerimi sevmektir. Kur’an-ı kerimi sevmenin alameti Peygamberi sevmektir. Peygamberi sevmenin alameti, sünnete uymaktır. Sünnete uymanın alameti, ahireti sevmektir.

Ahireti sevmenin alameti, dünya sevgisini kalbden çıkarmak, dünyaya buğzetmektir. Dünyaya buğzetmenin alameti de, kendisini ahirete götürecek kadar mal ile yetinmek ve ahirete hazırlanmaktır.

Sual: Herhangi bir sebeple küfre düşürücü söz söylenmiş olsa, tecdid-i iman ve tecdid-i nikah dualarıyla, iman ve nikah tazelenmiş olur mu?
CEVAP
İman tazelenir, nikah tazelenmiş olmaz. Nikah tazelemek için nikahın şartlarına uymak gerekir.

Sual: Şarap içmek istiyorum demek küfür mü?.
CEVAP
Küfür olmaz. Şarap içilse de küfür olmaz, haram olur.

Sual: Arkadaşımız iştahlı olduğu için kalan yemekleri sünnetle diye hep ona teklif ederiz. Geçtiğimiz yine bir yemekte şaka maksadıyla sünnetçi geldi filan dedik ve gülüştük. Niyetimiz sünneti tahkir değildi ama sonradan tehlikeli bir şaka mı yaptık dedik ve çok rahatsız olduk. Bu tür şakalar imanı giderir mi?
CEVAP
İmanı gidermez. Çünkü sünnetle alay kastınız yokmuş. [Ama dini hususlarda kesinlikle fıkra anlatmamalı, böyle lüzumsuz şakalar yapmamalıdır.]

Sual: Bir arkadaşa, Allah yardımcın olsun, dediğimde dedi ki, (Yardımcı bir işi yapan asıl kişiye yardım eden, fakat o işi tam olarak bilmeyen kişiye denir. Mesela, müdür yardımcısı, müdürden daha az bilgiye sahiptir. Allah yardımcın olsun, demek caiz olmayabilir.) Allahü teâlâ yardımcın olsun, demek caiz midir?
CEVAP
Akıl yürütmekle din olmaz. Sonra bir kelimenin tek anlamı esas alınmaz. Burada Allah yardımcın olsun demek, Allah sana yardım etsin, kolaylık ihsan etsin demektir. Bunun da hiç mahzuru yoktur. Bütün âlimler böyle söylemiştir. İnsana sadakat yaraşır, görse de ikrâh, yardımcısıdır doğruların hazret-i Allah.

Sual: Banka iyi para kazanıyor demek küfür olur mu?
CEVAP
Hayır. Bu işte iyi para var, demek çok para demektir. İyi, çok anlamında kullanılıyor.

Sual: Günümüzdeki teknoloji sayesinde ultrason kullanılarak ana rahmindeki çocuğun cinsiyeti bilinmekte, meteoroloji ilmi sayesinde hava durumu tahmin edilebilmektedir. Bu konuda bizleri aydınlatırsanız seviniriz.
CEVAP
Kur`an-ı kerimde âyet de var. Lokman suresinin son âyetinde mealen buyuruluyor ki:
(Kıyamet vakti hakkındaki bilgi, ancak Allah’ın katındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Yine hiç kimse nerede öleceğini bilemez. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır.)

Ana rahmindekini Allah bilir demek, çocuğun büyüyüp büyümeyeceğini, said mi şaki mi yani Cennetlik mi Cehennemlik mi olacağını, ne iş yapacağını demektir. Sadece cinsiyeti değil. Bugün cinsiyeti bile belli bir aylıktan sonra ancak biliniyor. 3 aylık çocuğun cinsiyeti bilinebiliyor mu? Uzuvları teşekkül ettikten sonra bilinmesi normal. Bu aletle görünüyor, gaip değil. Yahut ananın karnı ameliyatla açılıp bakıldığında, çocuk erkek mi dişi mi diye, görünce gaybı mı bilmiş olur? Hayır. Karnını yarmayıp da bir ayna ile, bir alet ile, ultrason ile bilinirse bu da gaybı bilmek olmaz. Aletlerle hava tahmini yapıp neticeyi görmek de gaybı bilmek değildir. Sokakta eve doğru gelen adamı görüp birisi geliyor demek, gaybı bilmek değildir. Görmeden bilmek gaybı bilmektir. Aletle bakıp görüyor, gaybı bilmiyor.

Sual: Müziğin haram olduğuna inandığı halde, (Şu şarkı çok hoşuma gidiyor, söyleyen sanatçı da çok güzel) diye söylemek küfrü gerektir mi?
CEVAP
Bunları söylemek küfür değildir. Haramı helal bilmek, harama güzel demek küfür olur. Bir Alman, Fransız yani bir kâfir kızı güzel ise, güzel demek küfür olmaz. Şu günah ama hoşuma gidiyor demek küfür olmaz. Günah olduğunu bilip, şarkı dinlemek de öyle. Nefsimizin hoşuna gider. Günahlar nefsin hoşuna gidebilir.

Harama helal demek, haramı beğenmek, iyi demek, güzel demek küfürdür.Yoksa güzele güzel demek, şarkıcı kadına güzel demek, sesine güzel demek küfür olmaz. Zina etmek hoşuma gidiyor demek küfür olmaz. Zinayı beğenmek, günah olmadığını söylemek, helal demek, iyi demek küfür olur. Haram olduğunu bilerek işlemek, hoşuma gidiyor, çok tatlı oluyor demek küfür olmaz. Burada incelik, haramı beğenmek ayrı, hoşumuza gitmesi, tatlı gelmesi ayrıdır.

Bir hırsız, çeşitli numaralar yaparak polisin elinden kurtulsa, biz de numaralarını kastederek, helal olsun hırsıza desek küfür olmaz, çünkü onun hırsızlığını beğenmedik, yaptığı numaralar hoşumuza gitti. Şarkıcının da sesi, güzelliği hoşumuza gidebilir. Sesi güzel demek küfür olmaz.

Ancak dikkat etmeli. İslam âlimleri buyuruyor ki: (Nefsin gıdası haramlardır.) Nefsi emmare ise kâfirdir ve ahmaktır. Her isteği kendi aleyhine, zararınadır. Bu yüzden onun isteklerini yapıp, gıdasını vermemeli, yani haram, günah işlememelidir. Nefs ve şeytan hakimiyeti ele geçirirse, insan istemese bile, kendini günahlardan alıkoyamaz, bile bile işler. Aynı freni patlayan, direksiyonu boşa dönen arabaya şoförün hakim olamadığı gibi. Nerede duracağı, nereye çarpacağı belli değil. Günümüzde çoğu insan bu durumdadır.

Sual: Allah bir işi yaratırken sebeplerle yaratıyor. Kudretinin büyüklüğünü göstermek için araya vesileler koyuyor denilebilir mi? Nasıl ki bir hükümdarın emrinde ona itaat edenlerin çokluğu o hükümdarın azametini gösterir misali, Cenab-ı Hakkın araya vesileler koyması Onun kudretinin büyüklüğüne delildir denilebilir mi?
CEVAP
Allah`ın melekleri ne kadar çok olursa olsun, yarattığı insan ne kadar çok olursa olsun, hâşâ Allahü teâlânın şerefini artırmaz. Kâfirler ne kadar çok olursa olsun büyüklüğüne azametine zarar gelmez. Kumandanın emrinde ne kadar çok insan olursa onun azametini gösterir ama, Allah`ın azametine etkisi olmaz. Şimdi dünyada Müslümanlar çok az, inanmayanlar daha çok, Allah`a ne zararı olur?

Allahü teâlâ hadis-i kudside buyuruyor ki:
(Önce gelenleriniz, sonra gelenleriniz; küçüğünüz, büyüğünüz; dirileriniz, ölüleriniz; insanlarınız, cinleriniz; en müttekî, itaatli kulum gibi olsanız, büyüklüğüm artmaz. Aksine olarak, hepiniz, bana karşı duran, Peygamberlerimi aşağı gören, düşmanım gibi olsanız, ülûhiyyetimden bir şey eksilmez. Allahü teâlâ, sizden ganîdir, Ona hiçbiriniz lazım değildir. Siz ise, var olmanız için ve varlıkta kalabilmeniz için ve her şeyinizle, hep Ona muhtaçsınız.) [Müslim]

 

Posted in Allah, Diger Konular, Dini Konular, Fetvalar, Fıkıh, Güncel, Gündem, Genel, Soru Ve Cevaplar, Türkiye | 1 Comment »

Üç şey, üç şeye sebeptir

Posted by Site - Yönetici Ekim 28, 2007

 dua

Üç şey, üç şeye sebeptir

 

Sual: İmanda mukallitlikten kurtulmak için neyi bilmek lazımdır?
CEVAP
Yer, gök ve canlılardaki, kendi organlarındaki düzeni görüp, işitip, öğrenip de bunları yapan bir varlığın mevcudiyetini düşünmek, mukallit olmaktan çıkarır. Hepimiz imanda mukallit değil, amelde mukallidiz.

Sual: Bir müslümanın önce bilmesi lüzumlu bilgiler nelerdir?
CEVAP
Her müslümanın (İlmihal) öğrenmesi farz-ı ayndır. Allahü teâlâ, (Bilenlerden sorup öğreniniz) buyuruyor. Bilmeyenlerin, âlimlerden ve bunların kitaplarından öğrenmeleri gerekir. Bunun için, hadis-i şerifte, (İlim öğrenmek, kadın-erkek herkese farzdır) buyuruldu. Yapılması ve sakınılması gereken bilgileri, doğru yazılmış ilmihal kitaplarından öğrenmek lazımdır.

Âlimler, sözbirliği ile bildirdiler ki, her müslümanın Ehl-i sünnet itikadını kısa olarak ve günlük işlerindeki ve ibadetlerdeki farzları ve haramları iyice öğrenmeleri farz-ı ayndır. Bunları ilmihal kitaplarından öğrenmezse, bid’at sahibi veya mülhid yani kâfir olur. Bunların fazlasını ve Arabi lisanının oniki âlet ilmini öğrenmek ve tefsir ve hadis-i şerif ve fen ve tıb bilgilerini, hesap, yani matematik öğrenmek, farz-ı kifayedir. Bu farz-ı kifayeyi, bir şehirde, bir kişi öğrenirse, bu şehirde bulunanların öğrenmeleri farz olmaz, müstehap olur.

Şehirde fıkıh kitaplarının bulunması da, İslam âlimlerinin bulunması gibidir. Böyle şehirde, fıkıh bilgilerinin fazlasını ve tefsir ve hadis öğrenmek hiç kimseye farz olmaz. Müstehap olur.
İhtiyaç halinde bilmeyenler, bilenlerden sormalı, bilenler de bilgisini gizlememelidir!
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Âlimin, ilmini gizlemesi, cahilin bilmediğini sormaması caiz değildir. Çünkü Allahü teâlâ “Bilmediğinizi âlimlere sorun!” buyuruyor.) [Taberani]

Dünya işlerini yaparken ahireti unutmak çok kötüdür. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Ahir zamanda insanlar, camileri süsler, kalblerini viran ederler. Dinden çok elbiseye değer verirler. Dünyaları selamet ise, ahireti düşünmezler.) [Hakim]

Hep nafile namaz kılmak yerine, namazın nasıl kılınacağını öğrenmek daha kıymetlidir. Bilerek yapılan az amel, bilmeden yapılan çok amelden kıymetlidir. Bir şeyi iyi yapmak ancak ilimle mümkündür. Her şeyden önce ilim öğrenmeye çalışmalıdır!
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Allah indinde, ilim talebi, namaz, oruç, hac ve cihaddan efdaldir.) [Deylemi]

Yazının devamını oku »

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Fetvalar, Fıkıh, Güncel, Gündem, Genel, Soru Ve Cevaplar, Türkiye | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: