Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

FITIR SADAKASI ORUÇLUNUN HATALARINI TEMİZLER

Posted by Site - Yönetici Ekim 1, 2007

1 copy

FITIR SADAKASI ORUÇLUNUN HATALARINI TEMİZLER

Rahman Rahim Allahin adi ile…
Allaha hamd olsun.
Selam olsun onun secmis oldugu kullarina.

FITIR SADAKASI ORUÇLUNUN HATALARINI TEMİZLER

Fıtır, orucu açmak mânâsına gelen bir kelimedir. Fıtır sadakası ise, Allahın insana Ramazan ayını idrâk etme, yaşama onun bereketinden istifâde etme imkânı vermesine karşılık bir şükran olarak verilen sadaka demektir. Türkçemizde bu kelime, öteden beri fitre olarak kullanılır. Fitrenin arapça aslı olan fıtra ise yaratılış, fıtrat mânâlarına gelir. Bu yönüyle fitre yani fıtır sadakası, Allahın bizleri kâinatta en yüce varlık olarak yaratmasına karşılık teşekkürün ifâdesidir.

Fitre, Efendimiz(s.a.v.)in Medîneye hicretlerinden iki sene sonra orucun farziyetiyle beraber vâcip kılınmış bir ibâdettir.

Fitre hakkında İbni Abas (r.a.). Resûlüllah (s.a.v.), fıtır sadakasını oruçluyu faydasız söz ve fiillerden, çirkin ve ölçüsüz lafların (pisliğinden) temizleyici, fakirlere de yiyecek olmak üzere vâcip kıldı.(Ebû Dâvud, Zekât 17 İbni Mâce, Zekât 21) buyurmaktadır.

Buradan hareketle fitrenin kazandırdıklarını ferdî ve ictimaî olmak üzere iki ayrı açıdan ele alabiliriz. Şöyle ki; oruç tutan kişi, beşeriyeti îcabı kendisine ve hele hele oruçlu bir insana yakışmayacak davranışlarda, konuşmalarda, hatta düşüncelerde bulunabilir. Bunlar oruç ibâdeti adına bir eksikliktir. Bu eksikliklerin telâfi edilmesi, ibâdetin kâmil ve mükemmel olması için şarttır. Bilindiği gibi sehiv secdesi, namazda yanılma neticesi meydana gelen kusuru telâfi eden bir ameldir. İşte bu açıdan fitre de, orucu mükemmeliyete taşıyan bir ibâdettir.

İctimaî açıdan ise fitre, cemiyetin fertlerinin dertleri ile dertlenme ve onları çözme adına atılan küçük bir adımdır. Fitre zenginden fakire sevgi, fakirden zengine de hürmet ve saygı adına kurulan bir köprüdür. Fitre, vermenin zevkini tatma, veren el olma adına bir vesîledir.

Her şeyden önce fitre, Allah Resûlünün inananlara emridir. Fitre hâssaten bayram günlerinde fakir fukaranın sofrasının zenginleşmesine, üzerine daha güzel elbiseler alıp giymesine vesîle olacaktır.

Ebû Muhammed Ebherînin açıklamasına göre mânâsı, yaratılışın zekâtı demektir. fıtır Sadakası, âdeta bedenin zekâtıdır, denilmiştir. O bakımdan bazıları, sadakai fıtra, baş sadakası ve bedenin zekâtı denildiğini nakletmişlerdir. (ReddülMuhtâr, AledDürrilMuhtâr, 4/201)

Salebe bin Suayr (r.a.)den rivâyet edildiğine göre, Resûlüllah (s.a.v.) ramazan bayramından bir veya iki gün önce irad buyurdukları hutbelerinde şöyle buyurmuşlardır:

Her hür ve köle için, her küçük ve büyük için sadaka olarak; buğdaydan yarım sa veya hurmadan yahut da arpadan bir sa nisbetinde veriniz. (İmam Serahsî, elMebsût, 3/101)
——————————————————————–
SÂ:
Hanefî mezhebinde 3500 grlık veya 4.2 litrelik ölçü birimi. Bu miktar diğer mezheblerde farklıdır.

—————————————————————————-
Bu hadîsi şerifi esas alan Hanefî müctehidleri, Sadakai fıtr vâciptir; çünkü haberi vâhidle sâbit olmuştur (İ. Mergınânî, elHidâye Şerhu BidâyetilMübtedî, 1/115) hükmünde ittifak etmişlerdir.

Yine sadakanın Ehemmiyeti ile ilgili Buhârî (rh.)nin rivâyet ettiği bir hadîsi şerifte, iki cihan güneşi, ins ve cinnin peygamberi, Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:

* Her Müslümanın sadaka vermesi lâzımdır. Ashâbı kirâm sordu:

* Ey Nebiyyallah! Ya verebilecek sadakası yoksa? Resûlüllah (s.a.v.) buyurdu ki:

* Eliyle çalışıp hem kendi faydalansın, hem de başkalarına sadaka versin. Ashâbı kirâm tekrar sordu:

* Buna da gücü yetmezse? Resûlüllah (s.a.v.):

* Düşküne, ihtiyaç sahibine yardım etsin! cevabını verdi. Ashâbı kirâm yine:

* Ya böyle bir ihtiyaç sahibi bulamazsa? diye sordu. Resûli Ekrem (s.a.v.):

* Hayrı ve iyiliği emretsin! buyurdu. Ashâbı kirâm:

* Ya bunu da yapamazsa? deyince, Resûlüllah (s.a.v.):

* Kötü bir şeyi yapmak veya söylemekten kendini alıkoysun; zira bu hareket, onun için bir sadakadır, buyurdu.

Bu itibarla nisâba mâlik olan hür bir Müslüman, hem kendisi için, hem de fakir olan matuh (bunamış), mecnûn veya küçük çocuğu için ve hizmetinde bulunan köle veya câriyesi için sadakai fıtr vermekle mükelleftir. Bu hususta efendinin ehliyetine bakılır. (Ö. N. Bilmen, B. İslâm İlm., s. 362)

Resûlüllah (s.a.v.) Efendimizin, Böyle bir günde (bayramda) siz, miskinleri dilenmekten müstağnî kılın (kurtarın) hadîsi şeriflerini esas alan Hanefî âlimleri, Sadakai fıtrın bayram namazından önce verilmesi müstehaptır hükmünde ittifak etmişlerdir. (Molla Hüsrev, DürerulHukkâm, fî Şerhi GurerilAhkâm, 1/195)

Bilindiği gibi sadakai fıtr, ramazan bayramının ilk günü ikinci fecrin yani sabah namazı vaktinin girmesiyle vâcip olur. Fakat daha önce de verilebilir. Her fıtranın bir fakire verilmesi vâciptir; bir fıtranın bölünerek iki fakire verilmesi câiz olmaz.

Çünkü nass (hadîsi şerif) ile beyan edilen, fakiri veya miskini dilenmekten müstağnî kılmaktır. Halbuki bir fıtradan azı ile, yani verilecek bir fıtranın ikiye bölünmesiyle bu maksat hâsıl olmaz. (Molla Hüsrev, DürerulHukkâm, fî Şerhi GurerilAhkâm, 1/196)

Gerçi bugünkü şartlarda bir fitre ile de ne gibi bir ihtiyacın giderilebileceği ayrıca düşünülmesi gereken bir husustur. O bakımdan bu noktayı da dikkatten uzak tutmayıp ona göre hareket etmenin daha isâbetli olacağını hatırlatmakta yarar görüyoruz.

Selam, Hudaya ittiba edenlere

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

 
%d blogcu bunu beğendi: