Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 16 Ağu 2007

Sünnetimden yüz çeviren benden değildir ..

Posted by Site - Yönetici Ağustos 16, 2007

 11buyuk-mujdelerh-z-muhammed-mekkeden-medineye-hicrethicret-4

Sünnetimden yüz çeviren benden degildir. H.z Muhammed s.a.v

Peygamberimiz Efendimizin birkaç hadis-i şeriflerine birlikte şöyle bir göz atalım.

 Efendimiz (s.a.v.) buyurdu ki:
• “Sünnetimden yüz çeviren benden değildir.” (Buhari. Nikah: 1)
• “Sünnetimi yaşatan beni sevmiş olur, beni seven de cennette benimle beraberdir.” (Tirmizi, İlim: 16)
• “Altı kişiye ben, Allah ve duâsı makbul olunmuş her peygamber lânet ettik… (Bunlardan biri) Sünnetimi terk edenler.” (Tirmizi C/4. Sf: 457) buyurmuştur. Bazıları sünneti dar kalıplar içinde alıyor. “Yaptığında sevap, yapılmadığında cezası olmayan şeylerdir” deniliyor. Bu, son derece yanlış bir kanaattır.

Hepimiz biliriz ki, Edille-i Şeriyye dörttür:
1- Kitap.
2- Sünnet.
3- İcma.
4- Kıyas.

Bunlardan birisini önemsememek felâkettir.
Peygamberimiz Efendimiz haksızlık karşısında susmazdı. “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” buyurmuştur. Peki bugün Müslüman haksızlıklar karşısında niçin susuyor? Bunu görmezlikten gelemeyiz.
Peygamberimiz Efendimiz, Kur’ân-ı Kerim’i sünnet dediğimiz yaşama tarzıyla açıklamıştır. Bizi Yaratan’ın bizden istediğini en doğru şekilde yapabilmek için O’nun elçisini, elçisinin sünnetini adım adım izlemekten başka çâremiz yoktur.

Ebu Said Hudri (r.a.) Peygamberimiz Efendimiz’in sünnetlerinden bazılarını şöyle nakleder.
Der ki:
Rasûlüllah (s.a.v.),
Merkebine ot verir.
• Evini süpürür.
• Ayakkabısını tâmir eder.
• Elbisesini yamar.
• Koyunlarını sağar.
• Hizmetçilerle beraber yemek yer.
• El değirmeni çeviren hizmetçi yorulunca ona yardım eder.
• Pazarda aldığı eşyayı bizzat taşımasına hâyası mâni olmaz.
• Zengin-fakir herkesin elini sıkar.
• İlk defa selâm veren O olur.
• Davet edildiği şey ham ve kuru bir hurma bile olsa hor görmezdi.
• Çok külfetsiz bir dostluğu vardı.
• Huyu yumuşak idi.
• Yaratılış itibariyle asil idi.
• Arkadaşlığı güzel, yüzü güleç idi.
• Gülmez fakat dâima gülümserdi.
• Mahzun idi, fakat asık suratlı değildi.
• Mütevazı idi, fakat zelil değildi.
• Cömert idi, müsrif değildi.
• Her Müslümana merhamet eden rikkatli bir kalbi vardı.
• Tokluk sebebiyle geğirmez, elini tamahla bir şeye uzatmazdı. (Şibli. C2-924)
• Besmelesiz hiçbir iş yapmazdı. “Bir işin başında besmele, sonunda elhamdülillah olmazsa o işten asla hayır gelmez” buyururdu.
• O’nun yanında bulunanlar yüreklerinde bir rahatlık ve huzur hissederlerdi.
• Zaman zaman aşırılığa kaçmayan ve karşısındaki insanı memnun eden şakalar yapardı.
• Konuşması tane tane ve çok tesirli idi.
• İhtiyaç olmadan konuşmazdı. Hak olanı söylerdi.
• Ashabına vaaz eder, hutbe okur, öğüt verirdi.
• Giyinmesi gayet sâde idi.
• Gösteriş ve riyadan kaçınırdı.
• Elbiselerini giymeye sağından, çıkarmaya da solundan başlardı.
• Yüzük takar, sarık kullanır, cübbe giyerdi.
• Silâhına, eşyasına ve hayvanına isim takması da mübârek ahlâklarındandı.

Peygamberimiz Efendimiz’in günlük yaşayışıyla ilgili sıradan bir hareketinde bile insan hayatını yakından ilgilendiren birçok fayda ve hizmetler vardır.
Cennet, Hz. Muhammed’in nuruyla güler…
Tûba, O’nun muhabbet baharıyla sallanır…
Bir hurma kütüğünü hicranıyla, aşkıyla ağlatan;
Susuz kalan ashabına mucize parmaklarından hayat çeşmeleri çağlatan;
Hastaların başlarını okşadığında ağrılarını dindiren;
Sofrasında yemek yiyenlere lokmalarının tesbihlerini duyuran;
Geçtiği yerlerde taşların, ağaçların selâmlarıyla karşılaşan Peygamberimiz Efendimiz’e ümmet olmanın hazzı ve zevkiyle yaşıyoruz, elhamdülillah…
Allahümme Salli Alâ Seyyidina Muhammed…

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, H.z Muhammed ( s.a.v ), Hadis-i Şerifler | 1 Comment »

Şeytanların Toplantısı…

Posted by Site - Yönetici Ağustos 16, 2007

 cehennemriyakarlarin-hesabi-ve-hesap-icin-ilk-cagirilacak-kisiler

Şeytanların Toplantısı…

İblis, bütün şeytanlarla büyük bir toplantı düzenlemiş. Ve onlara

Demiş ki:

Biz Müslümanları camiye gitmekten alikoyamiyoruz.Onlari Kuran Okumaktan ve doğru işler Yapmaktan da alıkoyamıyoruz. Ayrıca onları sürekli Allah ı ve Rasulü Muhammedi düşünmekten de alıkoyamıyoruz.Onların Allah ile bağlantıları çok güçlü kıramıyoruz.
Öyle ise bırakın onları camilere gitsinler, bırakın Birlikteliklerini ve dayanışmalarını sürdürsünler.
Fakat onların zamanlarını çalın..!!!
Böylelikle;
Onlar Allahı ve Rasulü Muhammedi düşünecek bağlantılarını güçlendirecek zaman bulamasınlar.
İşte sizden istediğim bu dedi İblis. GÜn boyunca Allah ı düşünecek Bağlantılarını geliştirecek
Zamanları olmasın onları sürekli meşgul edin. Şeytanlar bagırdı:
Bunu nasıl yapabiliriz ki?

Onların akıllarını sürekli küçük detaylar ile meşgul edin Diye cevapladı İblis.
Onlari sürekli harcamaya teşvik edin , harcasınlar, Harcasınlar, harcasınlar, sonrada Borçlansınlar , borclansınlar.
Hanımlari uzun saatler evin dışında çalışmaya teşvik edin, Aynı zamanda erkekleri de haftada 6-7 gün günde 10 – 12 Saat Çalişmaya teşvik edin. Böylece onların kendilerine ve ailelerine ayıracak hiç Boş zamanları kalmasın.
Onları cocukları ile vakit geçirmekten alıkoyun,evde bile işlerinin baskısını üzerlerinde hissetsinler.
Kafalarını öyle meşgul edin ki onlar onları Allah ile birlikte olmaya cağıran küçük sesleri bile duyamasınlar.
Onları sürekli müzik dinlemeye teşvik edin evde,işte hatta Araba sürerken bile radyo teyp CD dinlesinler. Evlerinde TV, VCD, CD ve
Bilgisayar surekli açık olsun Hatta restoranlarda alisveris merkezlerinde bile sürekli müzik çalsın.
Bu onların akıllarını sürekli meşgul eder böylece Allah ı ve Rasulü Muhammedi dusunecek hic vakitleri kalmaz.
Masalarinda, sehpalarinda surekli gazeteler,magazinler Olsun bunlardaki haberlerle 24 Saat Akillarini mesgul edin. Hatta araba surerken zamanlarini çalmak icin reklam panolarını kullanin.
Onlarin mailboxlarini reklamlar, sacma sapan mektuplar, Junk mailer, siparis kataloglari ile doldurun ki temizlemek icin zaman harcasinlar.Guzel cekici modellerin resimlerinin magazinlerin Kapaklarinda TV ekranlarinda surekli görünmesini sağlayın ki erkekler Gercek guzelligin bu olduguna vede güzelligin çok önemli olduğuna inansınlar, zamanla karılarını begenmez olsunlar.

Hanimlarin çok yorgun olmalarını saglayin oyle ki kocalarina Sevgilerini gosteremesinler. Surekli baslari agrisin. Eger kocalarina sevgilerini
Ve ilgilerini gosteremezlerse onlar da mutlulugu disarida baska yerlerde Aramaya baslasinlar.
Bu da ailelerin daha cabuk dagilmasina sebep olur. Onlara anlamsiz sacma hikayelerle dolu kitaplar verin ki Cocuklarina yaşamın gerçek anlamını, imani anlatacak yerde onları okusunlar. Onları çok meşgul edin ki; dışarıya çıkıp doğayı inceleyip Allahin yarattıklarindan ders almalarina Engel olun. Doğanın mükemmelliğini, Yaratılışın nekadar mükemmel olduğunu anlayamasınlar.
Onlari kapalı alanlara , oyunlara, konserlere, sinemalara gitmeleri için Tesvik edin ki doğa ile birlikte olmaya vakit bulamasınlar.
Onları sürekli mesgul edin.
Eger olur da kendi gibi dusunen arkadaslariyla bir araya gelirlerse Onlari dedikodu etmeye tesvik edin. Oyle seyler konusmalarini saglayin ki
aralarinda ihtilaf çıksın ve ayrılırlarken dargınlıklar olsun. Hayatlarinin o kadar guzel ve mukemmel olmasini saglayin ki Allahı ve
Onun gücünü düşünecek durumda olmasınlar. Her şeyi kendilerinin elde ettigine Ve de kendi güçleri ile bu mükemmel hayata sahip olduklarina inansınlar.
Sağlıklarına ve elde ettikleri nimetlere şükretmek ihtiyacı duymasınlar. Iste buyuk plan bu. Şeytanlar Müslumanlari her yerde meşgul etmeye,
Telaşla koşuşturmaya çalışıyorlar. Öyle ki Allah ı düşünecek hatta ailelerine ayıracak Küçücük anları dahi kalmasın. Diger Müslümanlar ile Allahın gücünü Onun Rasulu Muhammedi Konuşacak zamanları kalmasın . Peki sizce şeytan bu görevinde

Başarılı oluyor mu ? Siz karar verin

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Yorumlar, Şeytan | 4 Comments »

Sıkıntıdan Kurtulmak İçin Okunacak Duâ …

Posted by Site - Yönetici Ağustos 16, 2007

 dua

Sıkıntıdan Kurtulmak İçin Okunacak Duâ …

(Yâ Allah-ür-rakîb-ül-hafîz-ür-rahîm. Yâ Allah-ül-hayy-ül-halîm-ül’azîm-ür-raûf-ül-kerîm. Yâ Allah-ül-hayy-ül-kayyüm-ül-kâimü alâ külli nefsin bimâ kesebet, hul beynî ve beyne adüvvî!)(22)

(Lâ ilâhe illallâhül’azîm-ül-halîm lâ ilâhe illallâhü Rabbül-Arş-il’azîm lâ ilâhe illallahü Rabbüs-semâvâti ve Rabbül-Erdı Rabbül’Arş-il-kerîm.) (23)

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

İstiğfara devam eden, her sıkıntıdan, her dertten kurtulur, ummadığı yerden rızıklanır

Lâ ilâhe illallah demek 99 belâyı defeder, en aşağısı sıkıntıdır.”

La havle ve la kuvvete illa billah okumak, 99 derde devadır. Bunların en hafifi sıkıntıdır

Sıkıntıya düşen veya borçlanan, bin kereLa havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azimderse, Allahü teâlâ işini kolaylaştırır.

“Sıkıntılı iken “Hasbünallah ve ni’mel-vekîl” deyiniz!”

Sabah-akşam İhlas ve Muavvizeteyni [iki kuleuzüyü] üçer defa oku! Bunlar, bütün belâları, afetleri, sıkıntıları ve istemediğin şeyleri giderir.”

Bir kimse, sıkıntılı zamanında on defa, Hasbiyallahü lâ ilâhe illâ hüve aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil azîm’i okursa, Allahü teâlâ üzüntüsünü giderir.”

İmam-ı Rabbanî hazretleri, her türlü zararlarından kurtulmak için her gün 500 defa La havle vela kuvvete illa billah okur, okumaya başlarken ve okuduktan sonra yüz defa Salevat-ı şerife getirirdi.

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Dualar, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | 1 Comment »

Nevruz Kutlamak Günahmı ?

Posted by Site - Yönetici Ağustos 16, 2007

Nevruz Kutlamak Günahmı ,nevruzbayrami

Nevruz Kutlamak Günahmı ?

Dürr-ül-muhtâr da diyor ki, (Nevruz veyâ Mihrican [Martın ve Eylülün yirminci] günlerinde, bunların ismlerini söyliyerek hediyye vermek harâmdır. Bu günleri bayram bilerek vermek, küfr olur. Bu günleri ta’zîm ederek kâfire yumurta veren kâfir olur. Bu günlerde birşey satın almak da böyledir. Her zemân aldığını satın alırsa, kâfir olmaz).

Bezzâziyye fetvâsında diyor ki, (Nevruz günü, mecûsîlerin bayramıdır. O gün, mecûsîlerin yanına gidip, onların yapdıklarını yapmak küfrdür. O gün, bayram yapan müslimânın îmânı gider de haberi olmaz). Noel günü ve gecesinde ve kâfirlerin paskalya ve yortularında, onlar gibi bayram yapanın da kâfir olduğu bu fetvâdan anlaşılmakdadır.

İmam-ı Rabbani kuddise sirruh buyuruyor ki:

Hindûların bayram günlerine [ve ateşe tapınanların Nevruz günlerine ve hıristiyanların Noel gecelerine ve diğer paskalyalarına] hurmet etmek ve o zemânlarda, onların âdetlerini, onlar gibi yapmak, şirk olur. Küfre sebeb olur. Kâfirlerin bayramlarında, müslimânların câhilleri ve hele kadınlar, kâfirlerin yapdıklarını yapıyor ve bu günleri, müslimân bayramı zan ediyor ve kâfirler gibi, birbirlerine hediyye gönderiyorlar. Eşyâlarını, sofralarını kâfirlerin yapdığı gibi, süsliyorlar. O geceleri, başka gecelerden ayırd ediyorlar. Bunlar hep şirkdir, kâfirlikdir. Sûre-i Yûsüfdeki âyet-i kerîmede meâlen, (Biz, Allahü teâlânın varlığına, birliğine, herşeyi yaratan O olduğuna inandık, müslimân olduk diyenlerin çoğu, başkalarına ibâdet ve itâ’at ederek ve dahâ birçok hareketleri ve sözleri ile, müşrik oluyorlar) buyuruldu. (Mektubat, 3. cild, 41. mektub)

Yukarıdaki bilgiler için bkz.

Birgivi Vasiyetnamesi Şerhi (Kadızade Ahmed Efendi), Bedir Yayınevi, s.133 ve 200-214.

İbn-i Abidin (Reddü’l-Muhtar) tercümesi, Şamil Yayınevi, c.15, s.381 ve c.17, s.310.

Burada yazılması uygun görülmeyebilir: Şap.., kas… ve kenarlıklı serpuşların hükmü hakkında bkz.

İskilipli Atıf Hoca, Frenk Mukallitliği ve İslam, Çile Yayınevi (sadeleştiren: Sadık Albayrak)

Duyanlar duymayanlara duyursun arkadaslar, Bøylesine kutlamalarin bilerek veya bilmeyerek nelere maloldugunu dusunmemiz gerek,Allah yardimcimiz olsun.
.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Fetvalar, Güncel, Gündem, Genel, Nevruz Ve Noel Kutlamanın Hükmü, Soru Ve Cevaplar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | 1 Comment »

En çok sevdiğiniz 3 şey denilse…..

Posted by Site - Yönetici Ağustos 16, 2007

Şefaat et Yâ Muhammed ( s.a.v.)

En çok sevdiğiniz 3 şey denilse…..

Peygamber efendimiz buyurdular ki: DÜNYANIZDAN BANA 3 ŞEY SEVDİRİLDİ:güzel koku,helal nisa(kadın) gözüm nuru olan namaz.

HZ.EBUBEKİR(R.A.)İSE BANA 3 ŞEY SEVDİRİLDİ YA RESULULLAH:senin yüzüne bakmak,kızımın resulullah’ ın zevcesi olması,senin yolunda mal harcamak.

H.Z. ÖMER BANA 3 ŞEY SEVDİRİLDİ:iyilikle emretmek,kötülükten nehyetmek,eski kaftan giymek.

H.Z. OSMAN DÜNYADA BANA 3 ŞEY SEVDİRİLDİ:aç doyurmak,kuran okumak,çıplak giydirmek.

H.Z. ALİ BENDE DÜNYADA 3 ŞEYİ SEVDİM:misafire hizmet etmek,yaz gününde oruç tutmak,düşmana kılıç vurmak.,

İBNİ ABBAS BANA 3 ŞEY SEVDİRİLDİ:mahlukattan uzlet,ALLAH ile ünsiyet,ALLAH’a tövbekar olmak.,

H.Z. HASAN BANA 3 ŞEY SEVİMLİ GELDİ:geceleri namaz kılmak,sözün doğrusunu söylemek,hastaları ziyaret etmek.

H.Z.HÜSEYİN BEN 3 ŞEYİ SEVDİM:ALLAH’A muhabbet,ALLAH için fukaraya şefkat,ALLAH yolunda şehadet

H.Z.HAMZA BANADA 3 ŞEY SEVİMLİ GELİR:ahde vefa,emanete eda,cemaate devam

H.Z.AYŞE BANA 3 ŞEY SEVİMLİ GELDİ:ana babaya ikram,helal kazanç,haramdan sakınmak.

H.Z.FATMA İSE:yetimlere şefkat,fakir ve zayıflara merhamet,komşuya ihsan.

MİKAİL(A.S.):ağlayan göz,zikreden lisan,titreyen kalb.

İSRAFİL(A.S.):ilmiyle amil alim,sabırlı zahid, acize yardım.

AZRAİL(A.S.):ALLAHa tevekkül,ALLAH’ın kaderine rıza,ALLAH’ın emrine itaat.

CEBRAİL(A.S.):delalette olanları hidayet etmeyi,ALLAH’a itaatkar olan gariplerle ünsiyet etmeyi,darlık içinde olan ailelere yardım etmeyi.

CENAB-I RABBUL ALEMİN HAZRETLEİ BUYURDU:sıkıntıları kaldırmak,günahları magfiret etmek,ayıpları setretmek.

Bu soruya siz nasıl cevap verirsiniz?

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Gündem, Güzel Sözler, Genel, Nasihat, Türkiye | 3 Comments »

Peygamberimiz (S.A.V) in Hz.Ali (R.A.) ye Nasihati

Posted by Site - Yönetici Ağustos 16, 2007

Kabe`de ve Mescid-i Nebevi`de Namaz

Peygamberimiz (S.A.V) in Hz.Ali (R.A.) ye Nasihati

Ya Ali Beş şey Gözün nurunu Arttırır;

1) Kabei Muazzamaya bakmak,

2) Kuranı Kerime Bakmak,

3) Ana – Babanın Yüzüne Bakmak,

4) Alimin Yüzüne Bakmak,

5) Akar Suya Bakmak,

.

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Güzel Sözler, Genel, Hadis-i Şerifler, Nasihat | Leave a Comment »

Magara Ashabı`nın Kıssası..

Posted by Site - Yönetici Ağustos 16, 2007

Magara Ashabi`nın Kıssası..

Magara Ashabı`nın Kıssası..

– İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor:

“Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

“Sizden önce yaşayanlardan üç kişi yola çıktılar. (Akşam olunca) geceleme ihtiyacı onları bir mağaraya sığındırdı ve içine girdiler. Dağdan (kayan) bir taş yuvarlanıp, mağaranın ağzını üzerlerine kapadı.

Aralarında:

“sizi bu kayadan, salih amellerinizi şefaatçi kılarak Allah’a yapacağınız dualar kurtarabilir!” dediler. Bunun üzerine birincisi şöyle dedi:

“Benim yaşlı, ihtiyar iki ebeveynim vardı. Ben onları çok kollar, akşam olunca onlardan önce ne ailemden ne de hayvanlarımdan hiçbirini yedirip içirmezdim. Bir gün ağaç arama işi beni uzaklara attı. Eve döndüğümde ikisi de uyumuştu. Onlar için sütlerini sağdım. Hâla uyumakta idiler. Onlardan önce aileme ve hayvanlarıma yiyecek vermeyi uygun bulmadım, onları uyandırmaya da kıyamadım.
Geciktiğim için çocuklar ayaklarımın arasında kıvranıyorlardı. Ben ise süt kapları elimde, onların uyanmalarını beklliyordum. Derken şafak söktü:

Ey Allahım! Bunu senin rızan için yaptığımı biliyorsan, bizim yolumuzu kapayan şu taştan bizi kurtar!

Taş bir miktar açıldı. Ama çıkacakları kadar değildi.

İkinci şahıs şöyle dedi:

“Ey Allahım! benim bir amca kızım vardı. Onu herkesten çok seviyordum. Ondan kâm almak istedim. Ama bana yüz vermedi. Fakat gün geldi kıtlığa uğradı, bana başvurmak zorunda kaldı. Ona, kendisini bana teslim etmesi mukabilinde yüzyirmi dinar verdim; kabul etti.

Arzuma nail olacağım sırada:

Allah’ın mührünü, gayr-ı meşru olarak bozman sana haramdır!” dedi.
Ben de ona temasta bulunmaktan kaçındım ve insanlar arasında en çok sevdiğim kimse olduğu halde onu bıraktım, verdiğim altınları da terkettim.

Ey Allah’ım, eğer bunları senin rıza-yı şerifin için yapmışsam, bizi bu sıkıntıdan kurtar.”

Kaya biraz daha açıldı. Ancak onlar çıkabilecek kadar açılmadı.

Üçüncü şahıs dedi ki:

“Ey Allahım, ben işçiler çalıştırıyordum. Ücretlerini de derhal veriyordum.
Ancak bir tanesi (bir farak pirinçten ibaret olan) ücretini almadan gitti.
Ben de onun parasını onun adına işletip kâr ettirdim. Öyle ki çok malı oldu. Derken (yıllar sonra) çıkageldi ve:

Ey Abdullah! bana olan borcunu öde!” dedi. Ben de:

Bütün şu gördüğün sığır, davar, deve ve köleler senindir. Git bunları al götür!” dedim. Adam:

Ey Abdullah, benimle alay etme!” dedi. Ben tekrar:

Ben kesinlikle seninle alay etmiyorum. Git hepsini al götür!” diye tekrar ettim. Adam hepsini aldı götürdü.

Ey Allahım, eğer bunu senin rızan için yaptıysam, bize şu halden kurtuluş nasip et!” dedi. Kaya açıldı, çıkıp yollarına devam ettiler.”

Buhari, Enbiya 50, Büyü’ 98, İcâre 12, Hars 13, Edeb 5; Müslim, Zikr 100, (2743); Ebu Dâvud, Büyû’ 29, (3387).

Posted in Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Uydurma hadîs nasil anlasilir?

Posted by Site - Yönetici Ağustos 16, 2007

 

Uydurma hadîs nasil anlasilir?

Peygamber efendimizin vârisleri, vekîlleri olan âlimlere olan i’timâdi sarsmak için, Ingilizler asirlardir, Islâm âlimlerinin kitaplarinda uydurma hadîs olabilecegini telkîn etmeye çalismislar, bunda da oldukça basari sagladiklari, bir çok genci zehirledikleri anlasilmaktadir. Bir müctehid, baska bir müctehide hatâ ettin demez. (Ictihâd ictihâd’la nakzedilemez) [Mecelle m.16)

Dört mezhebde birbirinden farkli hükümler vardir. Fakat hiçbiri, digerini sapiklikla, hatâ etmekle ithâm etmemistir. Çünkü hadîs-i serîflerde buyuruluyor ki: (Âlimlerin farkli ictihâdlari, mezheblere ayrilmalari rahmettir.) [Beyhekî]

Hanefî ve Hanbelî’de gusülde agzin içini yikamak farz iken, Mâlikî ve Sâfiî’de farz degildir. Bunun için mezhebin birine dogru, ötekine yanlis denemez.

Her müctehidin bir hadîsten hüküm çikarmasi farklidir. Bir müctehidin sahîh dedigi bir hadîse, baska bir müctehid mevdû’ diyebilir.

Muhaddis mevdu derse

Hadîs ilminde müctehid bir âlim, bir hadîse mevdû’ derse, diger müctehidler buna sahîh diyebilir. Çünkü mevdû’ diyen müctehid, bir hadîsin sahîh olmasi için lüzûm gördügü sartlari tasimiyan bir hadîs için, “Mezhebimin usûlünün kâidelerine göre mevdû’dur” der. Ya’nî bu sözün hadîs oldugu bence anlasilamamistir, der. Yoksa, “Bu söz, Peygamber efendimizin sözü degildir” demek istemez. Ayni hadîs için baska bir müctehid sahîhtir diyebilir. Sahîh oldugunu söyleyen müctehid ötekine, “Peygamber efendimizin bu sözüne nasil mevdû’ dersin?” demedigi gibi, öteki de, “Bu uydurma söze sen nasil hadîs diyebilirsin?” demez.

Diyelim ki, Süyûtî ve Zehebî gibi hadîs âlimleri, Imâm-i a’zâm ve Imâm-i Gazâlî hazretlerinin sahîh dedigi bir hadîse mevdû’ dese, o hadîs, ancak bu iki zâta göre mevdû’ sayilir. Hadisi bildiren imâmlara göre yine sahîhtir. Fakat Aclûnî, hadîs imâmlarinin bildirdigi hadîs-i serîflere mevdû derse, o hadîs mevdû olmaz.Peygamber efendimizin, mu’cize olarak gelecekten haber veren birçok hadîs-i serîfleri vardir. Bunlarin çogu çikti. (Uydurma hadîs çoktur, Kur’ân okuyalim) diyenlerin de çikacagini bildirerek buyurdu ki:

(Bir zaman gelir, beni tekzib edenler çikar. Söyle ki, kendisine benden bir hadîs söylenince, “Resûlullah böyle sey söylemez. Bunu birak, Kur’ândan söyle” der.) [Ebû Ya’lâ]

Eger herkes Kur’ân-i kerîmden hüküm çikarabilseydi, hadîs-i serîflere, Eshâb-i kirâma ve âlimlere ihtiyâç kalmazdi. Onun için Allahü teâlâ da, Peygamber efendimiz de âlimlere uymamizi emrediyor. Imâm-i Rabbânî hazretleri buyurdu ki:

(Hadîs-i serîflerle amel etmek, bize câiz olmaz. Mezhebimizin hükmüne aykiri gibi görülen hadîs-i serîfler, âlimlerin sözlerini reddetmek için delil ve senet olamaz.) [Müj.Mek. 312]

Muhammed Hadimî hazretleri buyuruyor ki:

(Dindeki dört delil, müctehidler içindir. Bizim için delil, mezhebimizin bildirdigi hükümdür.

Çünkü bizler, âyet ve hadîsten hüküm çikaramayiz. Mezhebin bir hükmü, âyete, hadîse uymuyor gibi görünse de yanlis degildir. Bunun için tefsîr ve hadîs okumamiz uygun olmaz.) [Berîka s.94]

Uydurma hadis nakli

Imâm-i Gazâlî gibi büyük âlimlerin kitaplarinda uydurma hadîs oldugunu söyleyen Aclûnî’ ve M.Semseddin Sehâvî Peygamber efendimizin ana-babasina kâfir diyen Aliyyül kâri ve benzerlerinin sözlerine aldanarak, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarina dil uzatmak ve onlarin kitaplarinda uydurma hadîs var demekten sakinmalidir. Hiç bir Ehl-i sünnet âliminin kitabinda uydurma hadîs olmaz.

Islâm âlimleri, hadîs uydurmanin ve uydurulmus hadîsi nakletmenin vebâlinin büyüklügünü bildikleri için, Allahtan çok korktuklari için, tek kelime ile sâlih âlim olduklari için kitaplarina uydurma hadîs almazlar. Asagidaki hadîs-i serîfler hadîs âlimlerinin kitaplarindan alinmistir.

(Benden duydugunuz âyet ve hadisi teblig edin! Benî Isrâil’den bildirdiklerimi de söyleyin! Yalniz bana bilerek yalan isnat eden Cehennemdeki yerine hazirlansin!) [Buhârî]

(Iftirâcilarin en büyügü, söylemedigim bir sözü, bana isnat edip nakledendir.) [Beyhekî]

(Söylemedigim sözü, hadîs olarak bildiren veya Ku’âni kendi re’yi [görüsü] ile tefsîr eden, Cehennemde azâb görecektir.) [Tirmizî]

Bu hadîs-i serîfleri nakleden ve bilen bir âlim, nasil olur da kitabina uydurma hadîs alabilir? Yoksa uydurma hadîsi bilemiyecek kadar hâsâ câhil miydiler?

.

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Soru Ve Cevaplar, Türkiye | 1 Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: