Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 27 May 2007

Balık nasıl alınır ve saklanır?

Posted by Site - Yönetici Mayıs 27, 2007

Balık nasıl alınır ve saklanır

Balık nasıl alınır ve saklanır?

Yapacağınız yemeğin tatlı ve sağlıklı olması için balığın alınmasının ve saklanmasının çok iyi bilinmesi gerekir, çünkü kırmızı etlerde olduğu gibi uzun süre dinlendirilmeye ve terbiyeye gelmez. Tazeyken veya tazeliğini muhafaza ederken tüketilmesi gereklidir. Bu nedenle dondurulacak balığın da satın alınırken taze olması gerekir. Taze balığın görünüşü son derece canlı olur. Taze balık ile bayat balığı aşağıdaki farklılıkları ile anlıyabiliriz.

1. Taze balığın gözleri parlak ve dışa bombeli olur. Balık tazeliğini yitirmeye başlayınca gözleri buğulanmaya başlar ve daha sonra içeri çöker

2. Taze balığın derisi gergin ve parlak olur. Pulsuz balıklarda bayatlamaya başladıkça derisinin parlaklığı azalır ve özellikle karın tarafında buruşmalar meydana gelir. Taze balığa parmakla dokununca meydana gelen çukurluk anında düzelir. Halbuki bayatlamış balıklarda bu iz kalır. Balığın parlaklığıyla yetinmemek gerekir. Çünkü tezgahtaki balıklara devamlı su serpildiği için parlak görünebilirler.

3. Taze balığı başından tutup kaldırınca kuyruğu aynen tepsideki gibi dimdik kalkar. Halbuki bayat balığı bu şekilde kaldırınca kuyruk kısmı aşağı doğru sarkar.

4. Taze balığın solungaçları canlı kırmızı olur. Balık bayatladıkça bu renk değişir. Ancak bazı balıkçıların solungaçları kırmızı mürekkep ile boyadklarını belirtmek lazım. Solungaçlardan aşağı doğru akan kırmızı sıvıyı çok kişi kan zannedersede aslında bu mürekkeptir. Böyle bir aldatmacaya başvuran tezgahtan kesinlikle balık alınmamalıdır.

5. Taze balık hemen hemen kokusuzdur. Bayatlamaya başlayınca asit kokusu yaymaya başlarlar.

6. Pullu balıkların pulları tazeyken vücuda sıkıca yapışıktır. Elimizi kafadan kuyruğa doğru sürtünce pulların gelmemesi gerekir.
Balığın alınması kadar saklanması da çok önemlidir. Balıklar genelde oda sıcaklığında(20oC) 20 saat süre ile tazeliklerinden bir ºey kaybetmeden durabilirler. Bu kış ayları için geçerli olup yaz aylarında klimasız mahallerde bu süre oldukça kısalır. Eğer bu süre 20 saati geçecekse muhakkak temizlenip buzdolabına konulmalıdır. Buzdolabının +5oC’lık hacminde 3 gün, tek yıldızlı buzdolaplarının buzluklarında ki, buranın sıcaklığı 0 ila –5oC arasındadır, 14 gün saklanabilir. Daha uzun süreli saklamalar muhakkak üç yıldızlı buzdolaplarının –18oC’lık “deep-freeze”lerinde veya bağımsız “deep-freeze”lerde yapılmalıdır. Deep-freeze”lerde saklama süreleri hamsi, sardalya gibi küçük balıklar için 3 ay, 3 ila 4 adedi bir kilo gelen çipura,lüfer gibi balıklar için 5 ila 6 ay. Beheri 1 kilodan büyük balıklar için ise 6 ila 8 aydır. –25oC’lık “deep-freeze”lerde ise bu süre yaklaşık %50 artar.
Balıkların dondurulmadan önce temizlenmesi gerektiğini belirtmiştik. Ancak hamsi, sardalya ve gümüş gibi balıklar bunun istisnasıdır. Bu balıkların temizlenmeden saklanması gerekir. Dondurduğunuz balıkları çözdüğünüz taktirde tekrar dondurmamalısınız bakteri üremesi açısından sakıncalı olabilir. Bu nedenle donduracağınız balıkları aile nüfüsunuza göre iki veya üç kişilik porsiyonları içeren öğünlere bölerek dondurmak yukarıdaki problemin halli için tavsiye edilir. Balığı dondurmadan önce porsiyonlara bölüp aluminyum folyo veya asetat ile ambalajlamalı, ve üzerine balığın cinsini, dondurulduğu tarihi içeren bir etiket (stiker) yapıştırmalısınız. Ambalajları önce buzdolabının 0 ila +5oC’lık bölümünce birkaç saat soğutmalı, bilahare derin dondurucuya koymalısınız. Bu iºlem esnasında derin dondurucunuzu “ºoklama” konumuna getirmelisiniz.Balığı çözeceğiniz zaman ise, iri balıkları buzdolabının normal kısmına alıp bir gün dinlendirerek çözebilirsiniz. Haşlanmış küçük karidesleri ise hemen sıcak suya atabilirsiniz.
Balıkları dondurmadan önce hafifce tuzlamakta yarar vardır. Eti diriliğini muhafaza eder.
Balıkları donmuş olarak muhafaza ederken dikkat edilecek önemli bir husus ta çözülmüş balıkları tekrar dondurmamaktır.

Ali Metin usta`ya Tesekkur ederiz.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye | Leave a Comment »

Peygamber Efendimiz(s.a.v.)’in sıkça yaptığı dua

Posted by Site - Yönetici Mayıs 27, 2007

20Peygamber Efendimiz(s.a.v.)’in sıkça yaptığı dua

Peygamber Efendimiz(s.a.v.)’in sıkça yaptığı dua

Enes b. Mâlik (r.a) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v) şu duayı çok yapardı:
“Allâhümme sebbit kalbî alâ dînike / Allah’ım! Kalbimi dinin üzere sabit kıl!”
Bir adam: “Ey Allah’ın Rasûlü! Biz sana iman ettiğimiz ve senin getirdiklerini tasdik ettiğimiz halde bizim (akıbetimiz) için korkuyor musun?” dedi. Rasûlullah (s.a.v) (cevaben şöyle) dedi:

“Kalpler, muhakkak ki Rahmân’ın parmaklarından iki parmağı arasındadır, onu (dilediği şekilde) döndürür.”

Ravi der ki: “A’meş iki parmağını gösterdi.”(Tirmizî, Kader 7, 2141)

Hadisten çıkarılan dersler:

1- Kalp yaratılış itibariyle hem iman ve küfre, hem de ayıklık ve gaflete karşı yatkındır.

2– Kişi imanının sebatı için kullukta gayret göstermez ve Allah’ın yardımı da okula erişmezse imanın muhafazası pek zordur.

3- Kadir-i Mutlak olan Allah (c.c) kalpleri dilediği yöne çevirmeye kadirdir. Ancak O, kulu için daima hayır ister. Kul, şer kapısını çalmadığı ve bu kapıdan içeri girmede ısrar etmediği müddetçe o kapı açılmaz. Kul şerri ister ve işlemede ısrar ederse o vakit şer yaratılır. Dolayısıyla şerri yaratmak şer değil; şerri yapmak şerdir. Çünkü Allah kulu için şerre razı olmaz.

4- Allah bir kişinin kalbini bir halden diğer bir hale döndürdüğü zaman, o kalbi geri çevirmeye O’ndan başka hiç kimsenin gücü yetmez.

5- İman-küfür hususunda itibar edilen son hâldir. Kişi ölürken iman üzere ölmez ise, daha önce imanlı olarak yaşadığı müddetin kıymeti kalmaz.

6- İman sahibi kullar, hallerinden emin olup da itaati bırakmamalı; imanı zayıf olanlar ise Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyerek sâlihlerden olmak için gayret göstermelidirler.

7- Her daim iman halinin muhafazası için Allah’tan yardım dilenmelidir.

8- Kalbin hayır veya şer üzere olmasının, imanın kuvvetli veya zayıf olmasının alameti kişinin amelleridir.

9- “Rahmân’ın parmağı” ibaresinden muradı selef uleması müteşabihattan sayarak açıklamamışlar, müteahhirîn uleması ise bunu Allah’ın meşieti, iradesi ve kudreti olarak açıklamışlardır.

Posted in Diger Konular, Din, Dini Konular, Dualar, Güncel, Gündem, Genel, Hadis-i Şerifler, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İslam | Leave a Comment »

Borç ve sıkıntı üzerine bir hadis

Posted by Site - Yönetici Mayıs 27, 2007

5Borç ve sıkıntı üzerine bir hadis

Borç ve sıkıntı üzerine bir hadis

El-Hudrî (r.a) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v) bir gün Mescid’e girdi. Orada Ensâr’dan Ebû Ümâme (r.a) denen kimse ile karşılaştı. Ona: “Ey Ebû Ümâme, niçin seni namaz vakti dışında Mescid’de oturmuş görüyorum?” diye sordu. “Peşimi bırakmayan bir sıkıntı ve borçlar sebebiyle ey Allah’ın Rasûlü!” diye cevap verdi.

Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v): “Sana bazı kelimeler öğreteyim mi? Bunları okursan, Allah, senden sıkıntını giderir ve borcunu öder.” “Evet, ey Allah’ın Rasûlü, öğret!” dedim. “Öyleyse, akşama çıktın mı sabaha erdin mi şu duayı oku:
“Allah’ım üzüntüden ve kederden sana sığınırım. Aczden ve tembellikten sana sığınırım. Korkaklıktan ve cimrilikten sana sığınırım. Borcun galebe çalmasından ve insanların kahrından sana sığınırım.”

(Ebû Ümâme) der ki: “Ben bu duayı yaptım, Allah benden gamımı giderdi, borcumu ödedi.”
(Ebû Dâvûd, Salât 367, 1555)

Hadisten çıkarılan dersler:

1. İnsanı yalancı duruma düşürecek veya gücünün fevkinde oluşacak borçtan Allah’a sığınmak gerekir. Zira Rasûlullah (s.a.v)’e, Ashâb’dan biri; “Borçtan ne çok Allah’a sığınıyorsunuz!” deyince, Rasûlullah (s.a.v) cevaben; “Kişi borçlandı mı, konuşur yalan söyler, söz verir yerine getirmez.” buyurmuştur. (Ebû Dâvûd, 880) Yani bir kişi borçlandı mı, borcunu ödemek için bir bedel veya bir vakit tayin eder; ama zamanı gelince vaat ettiği bedeli bulup veremez yahut vaat ettiği zamanda bor¬cunu ödemeye gücü yetmez ve böylece yalancı durumuna düşer.

2. Borç veya dünyalık herhangi bir sebepten dolayı kederlenip ümitsizliğe düşmek, tembellik ve atalet göstermek Allah’ın razı olmadığı hallerdendir.

3. Hadîs-i şeriften, hiçbir gayret olmaksızın sadece dua ile borcun kapanacağı manasını çıkarmak doğru değildir. Allah’tan, kavlî duanın yanı sıra, fiilî dua dediğimiz, sebeplere sarılıp gayret ve çalışmakla da yardım istemeli, rızkın temini hususunda helal yollar araştırılmalı, cesur olmalıdır.

4. Kişinin maddî durumu ne olursa olsun cimrilikten sakınmalıdır. Zira cimrilik, zemm olunan çirkin ahlâklardandır.

5. Borç alırken, kesin olarak vereceği vakit üzerine söz vermelidir. Aksi takdirde bu yalana girer.

6. Zaruri bir durum yoksa gücünün üzerinde borç almamalıdır. Peygamberimiz (s.a.v), kişinin gücünün üzerinde borç almasını gaflet olarak vasfetmiştir.

.

Posted in Diger Konular, Din, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Hadis-i Şerifler, Tavsiyeler, Türkiye, İslam | 1 Comment »

Antepfıstığı kalbinizin dostu, kanserin düşmanı

Posted by Site - Yönetici Mayıs 27, 2007

Antepfıstığının faydaları,Antepfıstığı kalbinizin dostu, kanserin düşmanıAntep-fst_1

Antepfıstığı kalbinizin dostu, kanserin düşmanı

Antepfıstığı, içerdiği birçok yararlı madde sayesinde kalp rahatsızlıkları ve kanserin yanı sıra hücre tahribatını önlemesi, kolesterolü azaltması gibi çok sayıda rahatsızlığa şifa.

Kronik kalp rahatsızlıkları ve kanser riskini azaltan ”resveratrol” maddesinin antepfıstığında da bulunduğunu tespit eden Yrd. Doç. Dr. Özlem Tokuşoğlu’nun Gaziantep Ticaret Odasının (GTO) desteğiyle ”Yeşil Altın Antepfıstığı” adlı kitabı çıktı.

Celal Bayar Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Özlem Tokuşoğlu, antepfıstığı üzerine yaptığı araştırmaların sonucunda üzüm ve şarapta bulunan ”resveratrol” adlı antioksidan maddenin antepfıstığında da bulunduğunu tespit etmiş, bunun ardından Tokuşoğlu, dünyanın birçok bilim adamından ve bilimsel dergilerinden övgüler almıştı. Bu araştırmasının, Türkiye ve dünyada geniş yankı bulduğunu, yurt içi ve dışında birçok televizyon ve radyo programlarında antepfıstığının bu özelliğinden bahsedildiğini ifade eden Tokuşoğlu, bu kapsamda GTO’nun desteğiyle ”Yeşil Altın Antepfıstığı” adlı kitabı hazırladığını ve basılıp piyasaya sürüldüğünü söyledi.

Tokuşoğlu, yaptığı açıklamada, kitapta antepfıstığının dünyadaki üretim merkezleri, ülkedeki üretim miktarı, tarımı, hasadı, depolanması, bileşimi ve sağlığa etkilerinin yer aldığını bildirdi. Kitapta özellikle kalp hastalıkları ve kanser riskini azaltan ”resveratrol” adlı maddeden genişçe bahsettiğini dile getiren Tokuşoğlu, şunları kaydetti: ”Bu madde, insan sağlığı açısından son derece önemli bir antioksidan maddedir. Resveratrol, kötü kolesterole etki yaparak kronik kalp rahatsızlıkları riskini azaltıyor. Resveratrol, kanser riskini de azaltmaktadır. Antepfıstığı, içerdiği birçok yararlı madde sayesinde kalp rahatsızlıkları ve kanserin yanı sıra hücre tahribatını önlemesi, kolesterolü azaltması gibi çok sayıda rahatsızlığa iyi geliyor.”

ANTEPFISTIĞI, E VİTAMİNİ AÇISINDAN CEVİZDEN ZENGİN

Tokuşoğlu, vitamin ve mineraller açısından zengin olan antepfıstığının, E vitamini yönünden ceviz ve pikan fındığından zengin olduğunu, ayrıca bu üründe A ve B1 vitamininin de bulunduğunu söyledi. E vitamininin bazı kanser türlerine karşı azaltıcı etkiye sahip olduğunu belirten Tokuşoğlu, günde bir avuç yenecek antepfıstığı ile bir insanın günlük E, A ve B1 vitamininin önemli bölümünü karşılayabileceğini kaydetti. Tokuşoğlu, antepfıstığının görmeden, hücre yenilenmesine ve bağışıklık sisteminin güçlenmesine kadar birçok önemli görevler üstlendiğini belirterek, ”Kitapta bu konuların tamamını işledik. 86 sayfalık kitapta antepfıstığıyla ilgili A’dan Z’ye kadar birçok bilgi bulunuyor. Kitabın hazırlanmasında destek olan GTO’ya teşekkür ediyorum” diye konuştu.

AA

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Sağlık, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Dünya kible günü nedir ?

Posted by Site - Yönetici Mayıs 27, 2007

20120603_194237 copy.jpgnn

Dünya kible günü nedir ?

Kible saati kisaca; günese bakilarak kiblenin tesbit edilebildigi saattir. Günesin, bulundugumuz yerin kible acisina veya belli bir aci farkina ( 90°- 180° gibi) denk geldigi vakittir.

Türkiye ve Avrupa ülkeleri ( Ingiltere haric)inde ; sehrin o günkü kible saati vaktinde günese dogru yönelen kimse, kibleye dönmus olur. Ingiltere ‘ de yer alan sehirlerde, sehrin o günkü kible saati vaktinde günese dönüldügünde sol taraflari kible olur.

Namaz vakitleri gibi günlük olarak degisir. Kible tesbitinde en sihhatli yoldur. Dünya kible günleri ise, ayni kible saatinin bütün dünya icin geceri oldugu hususi günlerdir.

Kible tayininde yapilan hatalari gidermek icin; 28 Mayis ve 16 Temmuz tarihleri, Dünya Kible Günü olarak kutlanmaktadir. Senede iki defa, 28 Mayis Türkiye saati ile 12.18 ‘de ve 16 Temmuz saat 12.27 de günes tam Kabe-i Muazzama üzerinde bulunur.

Bu iki vakitte, dünyanin o anda gündüz olan yerlerinden herhangi birinde günese dogru yönelen kimse, ayni zamanda Kabe-i Muazzama’ya yani KIBLE ‘ ye dönmus olur. Böylece bir yerin kible yönü kolayca ve isabetli olarak tayin edilebilir.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Din, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kabe, Namaz, Türkiye, Yorumlar, İslam | 4 Comments »

Tarihin En İlginç İntihar Girişimi

Posted by Site - Yönetici Mayıs 27, 2007

11078079_429863333848133_7596529920409898929_n copy

Tarihin En İlginç İntihar Girişimi

Tarihin En İlginç İntihar Girişimi

1998’de bir Fransız oldukça karmaşık bi intihar girişiminde bulundu.

Bir deniz kıyısında yüksek bir yamacın tepesine çıkıp boynuna bir ip bağladı,

ipi de büyük bir kayaya bağladı. Sonra zehir içti ve kendini ateşe verdi.

Uçurumdan atlarken de tabancayla kafasına ateş etti!

Ama devamı daha ilginç.

Çünkü kurşun onu ıskalayıp ipi kesti, böylece adam suya düştügünde asılı kalmadı. Soguk su yanan elbiselerini söndürmekle kalmadı aynı zamanda onu şoka sokarak yuttugu zehri kusmasını sagladı.

Sudan bi balıkçı tarafından çıkarılıp hastahaneye götürülen adam orada hipotermi (vücut ısısının aşırı düşmesi)den dolayı öldü…

ÖLDÜRMEYEN ALLAH ÖLDÜRMEZ AMA,

ÖLDÜRECEĞİ ZAMAN DA ASLA KAÇILMAZ…!

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Yorumlar, İlginç | Leave a Comment »

BİLİYOR MUYDUNUZ? ( CEViZ )

Posted by Site - Yönetici Mayıs 27, 2007

rüyada-ceviz-görmek

BİLİYOR MUYDUNUZ?

Bir cevizi elinize alınca, en dışında bir yeşil kabuk, sonra tahta bir yapı, daha sonra ince bir zar ve en içte de tartışmasız şekilde insan beynini hatırlatan beyaz bir yapıyla karşılaşırız.
Ceviz, dışındaki yeşil kabuğu ile kafa derisine, sert kabuğu ile kafatasına, içindeki zarı ile beyin zarına, asıl meyvesi ile de beyne benzeyen harika bir gıdadır.
Beynimizin küçültülmüş bir modeli olan cevizin meyveler arasında gümüş iyonu ihtiva eden tek meyve olması elbette harikadır.
Fakat bu gümüş iyonuna, icra ettiği elektronik vazife açısından ihtiyaç duyan tek organın beyin olduğunu söylersek, sanırız bu muhteşem benzerlik ve mükemmel yaratılış karşısında hayretinizi gizleyemeyeceksiniz.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Hadislerde Beş Rakami

Posted by Site - Yönetici Mayıs 27, 2007

Hadislerde Beş Rakami

Hadislerde Beş Rakami

Şu beş şey çoğalınca, ümmetim helâk olur:
1- Lânetleşme.
2- İçki içme.
3- İpekli giyme.
4- Çalgı.
5- Eşcinsellik.

Mümin beş çeşit şiddet arasındadır:
1- Müslüman kardeşi onu çekemez.
2- Münafık ona buğzeder.
3- Kâfir ona kasteder.
4- Nefsi onunla uğraşır.
5- Şeytan onu şaşırtmaya çalışır.

Şu beş şey ibadettir:
1- Az yemek.
2- Camide oturmak.
3- Kâbe’ye bakmak.
4- Mushafa bakmak.
5- Âlimin yüzüne bakmak.

Şu beş şeyi bir gün içinde yapan cennet ehli olur:
1- Hasta ziyaret etmek.
2- Cenazede bulunmak.
3- Cuma günü oruçlu olmak.
4- Cuma namazına gitmek.
5- Sadaka vermek.

Şu beş şeyin kefareti yoktur:
1- Allaha şirk koşmak.
2- Haksız yere adam öldürmek.
3- Mümini dehşete koymak.
4- Harp gününde cepheden kaçmak.
5- Hakkı olmadığı malı almak için yalan yere yemin etmek.

Şu beş şeyin cezası gecikmez:
1- Devlete isyan etmek.
2- Gadr etmek.
3- Anaya, babaya asi olmak.
4- Akrabaya ziyareti kesmek.
5- İyiliğe karşı şükretmemek.

Şu beş şey oruç ve abdestte hayır bırakmaz:
1- Yalan söylemek.
2- Gıybet etmek.
3- Söz taşımak.
4- Harama bakmak.
5- Yalan yere yemin etmek.

Beş şeyden beş şeye davet eden âlimle beraber olun:
1- Şekten yakîne [sağlam imana].
2- Kibirden tevazua.
3- Nefretten hayırhahlığa.
4- Riyadan ihlâsa.
5- Dünyaya düşkünlükten zühde.

Kıyamette herkes şu beş suale cevap verecektir:
1- Ömrünü nerede tüketti?
2- Gençliğini nerede geçirdi?
3- Malını nasıl, nereden kazandı?
4- Malını nereye harcadı?
5- İlmi ile nasıl amel etti?

Hiçbir peygambere verilmeyip bana verilen beş şey:
1- Bir aylık mesafeden düşmanların kalbine korku salarım.
2- Yeryüzü bana temiz ve mescit kılındı.
3- Ganimetler bana helâl kılındı.
4- Kıyamette umumî şefaat izni verildi.
5- Her peygamber kendi kavmine, ben ise bütün insanlığa gönderildim.

Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini bilmeli:
1- Ölüm gelmeden önce hayatın.
2- Hastalık gelmeden önce sağlığın.
3- Meşguliyetten önce boş vaktin.
4- İhtiyarlamadan gençliğin.
5- Fakirlikten önce zenginliğin.

Şu beş durumda dualar kabul edilir:
1- Kur’an-ı kerim okunurken.
2- Düşman ordusuyla karşılaşınca.
3- Yağmur yağarken.
4- Zulme uğrandığı vakit.
5- Ezan okunurken.

Müslümanın Müslüman üzerinde beş hakkı vardır:
1- Karşılaşınca selâm vermek.
2- Davetine icabet etmek.
3- Nasihat isterse yol göstermek.
4- Aksırıp Elhamdülillah derse, Yerhamükellah demek.
5- Hastalanırsa ziyaretine, ölürse cenazesine gitmek.

Beş şey, beş şeyin karşılığıdır:
1- Verilen sözde durulmazsa, düşmanlar musallat olur.
2- Allahın emrine uyulmazsa, fakirlik yaygınlaşır.
3- Fuhuş yaygınlaşırsa, ölümler çoğalır.
4- Ölçü ve tartıda hile yapılınca, bereket kalkar ve kıtlık gelir.
5- Zekât verilmezse, yağmur yağmaz olur.

Şu beş gecede yapılan dua kabul olur:
1- Regaib Gecesi.
2- Berat Gecesi.
3- Cuma Gecesi.
4- Ramazan Bayramı Gecesi.
5- Kurban Bayramı Gecesi.

Şu beş şey imandandır:
1- Allaha teslim olmak.
2- Onun takdirine razı olmak.
3- İşinin sonunu O’na havale etmek.
4- Ona güvenmek.
5- Musibete sabretmek.

Şu beş şey sünnettir:
1- Hacamat.
2- Misvak.
3- Güzel koku.
4- Hayâ.
5- Hilm.

Şu beş şeye sahip olan dine uymada mazeret bulamaz:
1- Dindar bir hanım.
2- Hayırlı çocuklar.
3- Herkesle güzel geçinme kabiliyeti.
4- Geçim kaynağının şehrinde olması.
5- Çoluk çocuğunu sevmesi.

Şu beş şeyin cezası gecikmez:
1- Zulüm.
2- Hainlik etmek.
3- Anne babaya eziyet etmek.
4- Akraba ile irtibatı kesmek.
5- Yapılan iyiliği görmemek.

Şu beş kişinin duası makbuldür:
1- Zulüm bitene kadar mazlumun.
2- Evine dönünceye kadar hacının.
3- Cihad bitene kadar gazinin.
4- İyileşinceye kadar hastanın.
5- Arkadaşının arkasından dua edenin

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Din, Dini Konular, Güncel, Gündem, Güzel Sözler, Genel, H.z Muhammed ( s.a.v ), Hadis-i Şerifler, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İlginç, İman, İslam | Etiketler: | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: