Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Rabia Köle Olamaz

Posted by Site - Yönetici Mayıs 25, 2007

la kuvvete illa billah-osman ozcay-celi sulus copy

Rabia Köle Olamaz

Râbia-tül Adeviyye biraz büyümüştü. Annesi ve babası vefât etti. Üstelik, Basra’da kıtlık ve fevkalâde pahalılık vardı. Bu hengâmede Râbia’nın ablaları dağıldılar. Kimsesiz kalan Râbia’yı zâlim bir kimse yakaladı ve hizmetçi olarak iş gördürdü. Sonra da köle olarak altı gümüş karşılığı bir ihtiyara sattı. O ihtiyarın hizmetçisi olarak, gösterilen zor işleri sabırla yapmaya çalışıyordu. Çok sıkıntılı günler geçirdi. Çok zahmetler çekti, fakat isyân etmedi. Allahü teâlânın takdirine râzı oldu. Edebi fevkalâde idi.

Bir gün karşısına bir nâmahrem, yabancı çıktı. Ondan sakınayım diye hızla giderken düşüp kolu kırıldı. Acz ve kırıklık içinde, mahzûn olmuş bir kalb ile Allahü teâlâya yalvardı.

“Yâ Rabbî! Garib ve kimsesizim. Yetim ve öksüzüm. Köle edildim. Bir de kolum kırıldı. Lâkin ben bunların hiç birine üzülmüyor, yalnız senin rızânı istiyorum. Benden râzı olup olmadığını da bilmiyorum” dedi.

Bu sırada bir ses duydu.
“Üzülme, sen âhirette meleklerin bile imreneceği bir makamda bulunacaksın.” diyordu.

Râbia tekrar efendisinin evine döndü. Günlük hizmetleri yerine getirir, akşama kadar ayakta dururdu. Bununla beraber her gün oruçlu olur, geceleri de Allahü teâlâya ibâdet ve tâatle geçirirdi. Bir gece efendisi uyandığında Râbia’nın odasından sesler geldiğini işitti. Pencereden bakınca, Râbia’nın, secde ettiğini, Allahü teâlâya şöyle yalvardığını duydu. Diyordu ki:

“Ey Rabbim! Benim arzumun senin emrine uymak olduğunu biliyorsun. Benim saâdetim senin huzûrunda bulunmaktır. Eğer elimden gelse, sana ibâdetten, bir ân geri kalmam. Fakat ev sâhibimin hizmetinde bulunduğum için ona hizmet ediyorum ve sana gereği gibi ibâdet edemiyorum…”

Ev sâhibi, bunları duydu. Ayrıca, Râbia’nın başı üstünde bir kandil bulunduğunu, kandilin bir yere asılı olmadan havada durduğunu, odanın o kandilin nûru ile aydınlandığını gördü ve hayretten dona kaldı.
“Artık Râbia köle olamaz!” diyordu.

Sabaha kadar uyuyamadı. Sabah olunca hemen Râbia’yı çağırdı ve dedi ki:
“Artık serbestsin. Dilediğini yap. Ama burada kalırsan ben sana hizmet ederim.”
Râbia;
“Gideyim.” dedi.
Oradan ayrılıp küçük bir eve yerleşti. Bütün vakitlerini ibâdetle geçirir, bir gün ve gecesinde bin rekat namaz kılardı. Kefenini dâimâ yanında taşır, namaz kılacağı zaman onu serer, üzerine secde ederdi. Kefeni yanında olmadan gezdiğini, kefenini beraberine almadan konuştuğunu kimse görmedi. Süfyân-ı Sevrî ve Hasan-ı Basrî, ondan feyz alırlardı.

Bir Yanıt to “Rabia Köle Olamaz”

  1. -Çok büyük olan köpek balığı’nın,hangi türden olduğu hakkında bir malumatınız varmı acaba.? Zira bilindiği üzere bunların bir çok türü var…Valla pek iriymiş vesselam,ne demek 6 ton bu!!! Şu çinli iş adamı bu balıktan konserve yapıp verdiği paranın 1000 katını çıkarır…Çekirge yiyen çinli bunu niye yemesin.Saygılarımla.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

 
%d blogcu bunu beğendi: