Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 22 May 2007

2 – HADiS

Posted by Site - Yönetici Mayıs 22, 2007

kabe,kabah,makkah,mekke,medine,islam,din,

2 – HADiS

• Hâinlere emin, emin olanlara hâin denilecek ve “şurada emin bir insan vardır” denilecek kadar emin insan sayısı azalacak.

• Kişiye, şerrinden korkulduğu için ikramda bulunulacak. Görünüşte dost fakat esasında düşman insan sayısı artacak, sözler hep yalan ve birbirine muhalif olacak, amir ve memur çok, doğru iş yapan az olacak.

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Hadis-i Şerifler, Türkiye | 1 Comment »

Niyet ve İhlas

Posted by Site - Yönetici Mayıs 22, 2007

Dua, TEVBE NASIL OLUR,Niyet ve İhlas,HACCIN HİKMETİ

Niyet ve İhlas

Abdullah ibn-i Ömer (r.a.)in rivayetine göre Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
Sizden önceki kavimlerden üç kişi yolculuğa çıkmışlardı. Yola devam ederken yağmur bastırdı (diğer bir rivayete göre gecelemek için) ve dağdaki bir mağaraya sığındılar. Dağdan düşen bir kaya içinde bulundukları mağaranın ağzını kapattı. Kendi aralarında, “Allah rızası için yaptığınız salih amellerinizi araştırın ve onu vesile ederek Allah’a dua edin. Bu şekilde belki mağaranın kapısı açılır.”
İçlerinden biri şöyle dedi: ” Allahım! Benim çok ihtiyar annem ve babam vardı. Diğer taraftan küçük çocuklarımda vardı. Ben koyun otlatarak onları geçindiriyordum. Akşam eve geldiğimde koyunları sağar çocuklarımdan önce anne ve babama sütlerini içirirdim. Birgün geciktim, eve gelene kadar gece oldu. Geldiğimde annem ve babam uyumuşlardı. Her zaman olduğu gibi ben sütleri sağdım ve elimde süt tası olduğu halde başlarında beklemeya başladım. Onları üzmemek için uyandırmak istemiyor, onlardan önce çocuklara süt vermek de istemiyordum. Çocuklar ise bu arada ayaklarımın dibinde açlıktan ağlaşıyorlardı. Nihayet sabah oldu. Uyandılar ve sütlerini içirdim. Ya Rabbi! Eğer bunu senin rızan için yapmışsam, bize gökyüzünü görebileceğimiz (ve mağaradan çıkabileceğimiz) bir yol aç.” Bunun üzerine Allah, mağaranın kapısının üçte biri kadar taşı araladı ve gökyüzünü görebildiler.

İkincisi şöyle dedi: ” Allahım! Amcamın bir kızı vardı ki, onu bir erkek bir kadını ne kadar sevebilirse okadar seviyordum. Onunla beraber olmak istedim ama teklifimi kabul etmedi. (Birkaç sene sonra bir kıtlığa uğrayınca bana başvurdu, ben de kendisini bana teslim etmek şartıyla) ona yüz (diğer rivayete göre yüzyirmi) dinar verdim. Fırsat bulup bir araya gelince cinsi münasebete başlamak üzere iken, “Allahtan kork da haksız olarak mührümü bozma ” dedi. Bende, (Allahtan korkarak) kalktım bu çok sevdiğim kadından uzaklaştım. Altınlarıda almadım, ona bıraktım. (Taberaninin rivayetinde şu ilaveler var: İlişkiye girmek için onu açtığımda titredi. “Ne oluyor, niçin titriyorsun?” dedim. “Alemlerin Rabbi olan Allahtan korkuyorum.” dedi. Bunun üzerine ben; “Bu sıkışık halinde sen Allahtan korkuyorsun. Bolluk ve rahatda olan ben korkmuyorum” diyerek onu da verdiğim parayıda bırakıp kalşktım.) Ya Rabbi! Eğer bunu senin rızan için yapmışsam bize çıkabileceğimiz bir yol aç.” Bunun üzerine mağaranın kapısı üçte biri kadar daha açıldı (ama açılan yer çıkabilecekleri kadar yoktu.)

Üçüncüsüde şöyle dedi: Allahım! Ücretle amele tuttum. iş bitince ücretlerini verdim ancak biri (ücreti az bulup) almadan gitti. Onun ücretini ürettim, onun namına çobanlarıyla beraber sığır vekoyun sürüleri meydana geldi. Bir müddet sonra gelip (Allahtan kork ve ücretimi ver) dedi. Bende ” çobanlarıyla beraber bu sürüler senin git, al” dedim. “Allahtan kork da benimle alay etme” dedi. Bende ” Alay etmiyorum. bunlar senindir, al” dedim. O da alıp gitti. Ya Rabbi! Eğer bunu senin rızan için yapmışsam yolumuzu aç.” Mağaranın kapısının geri kalan kısmı da açıldı ve çıkıp yollarına devam ettiler.

(et-Tac, Niyet ve İhlas, Cilt:1, Sayfa: 52,53 – Riyazüs-Salihin ve Tercümesi (DİB) Cilt:1, Sayfa:12 – 16)

Posted in Diger Konular, Din, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Hadis-i Şerifler, Türkiye, İbretlik, İlginç, İslam | Etiketler: | Leave a Comment »

ABDEST NASIL ALINIR

Posted by Site - Yönetici Mayıs 22, 2007

Abdestin Duaları,Abdestin Fazileti,Abdest Nasıl Alınır,Abdest_by_onecatisi, Hikâye (insanlara iyilik)

ABDEST NASIL ALINIR

Mümkünse kıbleye dönülür, yüksek bir yere oturulur, Eûzü ve Besmele çekilir.

Eller bileklere kadar üç kere yıkanır. Parmaklar birbiri arasına geçirilerek hilâllenir. Parmaktaki yüzük oynatılarak altına su ulaştırılır.

Besmele çekilerek ağıza su alınır.

Varsa misvak kullanıp, yoksa baş ve şehâdet parmağıyla dişler ovalanır. Ağız üç defa çalkalanır.

Besmele çekilir, burna su verilir. Oruçlu değilse su burnun yumuşağına kadar çekilip, sol elle burun temizlenir. Bu iş iki kere daha yapılır.

Abdeste kalb ile niyet edilip, Besmele çekerek avuca su alınıp yüz saç bitiminden çene altına, yan taraflardan da kulak yumuşaklarına kadar yıkanır. Kaşların altı ıslatılır. Bu iş iki kere daha yapılır. Her yıkamada yüz ovalanır.

Besmele çekerek sağ kol dirsekle beraber ovalanarak yıkanır. Bu iş iki kere daha yapılır. Sağ kolda olduğu gibi, sol kol da üç kere yıkanır.

Besmele çekerek sağ elle başın dörtte biri mesh edilir. Sonra şehâdet parmaklarıyla sağ ve sol kulaklar, başparmakla da kulağın arkası meshedilir. Elin baş ve işâret parmakları hariç, diğer üç parmaklar ile de boyun meshedilir.

Başın tamamını mesh sünnettir. Buna kaplama mesh denir.

Kaplama mesh şöyle yapılır:

Evvelâ, iki el ıslatılır, baş ve işaret parmakları ayrı tutulup üç bitişik ince parmaklar birbirine yapıştırılır. İç tarafları başın önünde saçların başlangıcına konulur. Baş ve şehâdet parmakları ve avuç içi havada olup, başa dokundurulmaz. İki el geriye doğru çekilerek meshedilir. Avuçların içi ile başın yan tarafı, arkadan öne doğru çekerek meshedilir. Sonra işaret parmakları ile kulakların içi meshedilir. Başparmaklar da kulak arkasına konulup, kulak arkaları yukarıdan aşağıya meshedilir. Diğer üç parmakların dış yüzleri ile de ense meshedilir. Boğaz meshedilmez.

Besmele ile sağ ayağın ucundan yıkamaya başlanır. Ve ayak parmakları sol elin küçük parmağı ile hilâllenir. Hilâllemeye sağ ayakta küçük parmaktan, sol ayakta ise baş parmaktan başlanır ve alttan üste doğru çekilerek yapılır. Sağ ayak gibi sol ayak da, besmele ile yıkanır.

Abdestten sonra artan sudan ayakta ve kıbleye karşı birkaç yudum su içilir. 1, 2 veya 3 defa “Kadr sûresi” okumak menduptur.

Eller bileklere kadar yıkanmalıdır. Yıkanırken bir elin parmakları, diğer elin parmakları arasına geçirilerek hilallenir. Yüzük varsa, oynatılarak altına su geçmesi temin edilir.

Misvak kullanmak abdestin sünnetlerindendir. Misvak sağ ele alınır, serçe parmağın üstünden geçirilir, başparmakla altından tutulur. Islatılarak ağzın sağ tarafından başlanır, dişlere enine sürülür.

Ağıza, dolusunca sağ elle su alıp çalkalanır. Yalnız oruçlu olanlar, boğazlarına kaçmaması için ağızlarına suyu dolu-dolu almazlar.

Buruna su sağ elle verilir, Sol elle temizlenir. Oruçlu olanlar buruna suyu çok hızlı çekmezler.

Yüzde yıkanacak yerler; başın ön kısmında kıl bitimi yerinden itibaren çene altına kadar olan ve iki kulak yumuşağı arasında bulunan kısımdır.

Sağ avuca su alınıp, dirseğe doru akıtılır. Kol sol elle dırseklere kadar ovulur. Bölece hiç kuru ver bırakılmaz.

Sol avuca su alınıp, dirseğe doğru akıtılır. Kol, sağ elle dirseklere kadar ovulur. Dirsekler dahil, kol ıslatılır.

Sağ el ıslatılır, başın ön tarafına kıl bitminden itibaren konulup, ıslak elle mesih yapılır

Kulakların içi işaret parmakları ile, arkası da başparmağın içi ile meshedilir.

Baş ve işaret parmakları hariç, diğer üç parmağın dışıyla boyun mesh edilir. Eller öne doğru çekilirken, çene altına doğru değil, kulak altından yüze doğru getirilir.

Sol elin serçe parmağı ile sağ ayağın parmak araları, küçük parmaklardan başlamak suretiyle hilallenir ve ayağın tamamı yıkanır. Su topuğun üst tarafından iki tarafa çıkık olan kemiklere kadar ulaştırılır.

Sol ayak da sağ ayak gibi sol elle yıkanır. Sol ayakta parmak aralarım hilallemeye başparmaktan başlamalıdır.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Din, Dini Konular, Dualar, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İslam | Leave a Comment »

Hem Hadis-i Şerif Hem Dua

Posted by Site - Yönetici Mayıs 22, 2007

Hem Hadis-i Şerif Hem Dua

Hem Hadis-i Şerif Hem Dua

ALLAH’IM! Bana azgınlık yapana karşı bana yardım et. Bana zulmedenden intikamımı al. Bedenime afiyet ver. Gözümü ve kulağımı bana faydalandır. Onları bana varisçi kıl. ( Hadis-i Şerif)
………………..
ALLAH’IM! Fayda vermeyen ilimden, huzura kabul edilmeyen amelden, huşu sahibi olmayan kalpten, işitilmeyen duadan sana sığınırım. ( Hadis-i Şerif )
……………….

ALLAH’IM! Gücün kudretinle afiyet ver, rahmetine girdir, Sana itaatle canımı al. Sevabını cennet kıldığın hayırlı bir amelimle son nefesimi al. ( Hadis-i Şerif)
………………..
ALLAH’IM! Kıyamet gününde üzüntülü yapma. Karşılaşma günüde bizi zor durumda bırakma ( Hadis-i Şerif)
…………………….
ALLAH’IM! Senden hayrın hemen gelecek ve sonradan gelecek olanın tamamını –bildiğim olsun bilmediğim olsun- istiyorum. Allah’ım şerrin tamamından bildiğim olsun bilmediğim olsun sana sığınıyorum. ( Hadis-i Şerif)
………………………
ALLAH’IM! Beni ilimle zenginleştir,hilimle süsle, takva ile zenginleştir, afiyetle güzelleştir. ( Hadis-i Şerif)
………………………

ALLAH’IM! Bilerek yaptıklarımı, hatalarımı, günahlarımı bağışla. Allah’ım! En doğru işimde bana hidayet ver. Nefsimin şerrinden beni koru. ( Hadis-i Şerif)
……………………….
ALLAH’IM! Kıyamet gününde üzüntülü yapma. Karşılaşma günüde bizi zor durumda bırakma. ( Hadis-i Şerif )
……………………..
ALLAH’IM! Benden daha iyi bildiğin kusurlarımı, işlerimde aşırıya gitmemi, cehaletimi, hatalarımı bağışla. ( Hadis-i Şerif)
………………………
ALLAH’IM! Kalbimi bolca şükreden,dilimi çokça zikreden kıl. ( Hadis-i Şerif)
……………………..
ALLAH’IM! Nimetinin kaybolmasından, afiyetinin benden çevrilmesinden, ani azabından, gazabının tamamından sana sığınırım. ( Hadis-i Şerif)
……………………
ALLAH’IM! Boş amellerden,ahlakın kötüsünden sana sığınırım. ( Hadis-i Şerif)

.

Posted in Diger Konular, Din, Dini Konular, Dualar, Güncel, Gündem, Genel, Hadis-i Şerifler, İslam | 1 Comment »

Surelerin Fazileti Hakkında Hadis-i Şerifler

Posted by Site - Yönetici Mayıs 22, 2007

Surelerin Fazileti Hakkında Hadis-i Şerifler,Fatiha-i şerifeden sonra amin demek !

Surelerin Fazileti Hakkında Hadis-i Şerifler

Selamunaleykum arkadaslar,
Bu yazi`nin uzunlugu sizi korkutmasin, inanin cok sey øgreneceksiniz, Bilmedigimiz,Duymadigimiz bilgiler mevcut.

* Levh-i Mahfuz’a ilk yazılan, BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM’dir.

* FATİHA süresi, Kur’an’ın üçte birine bedel ve Kur’an’ın anasıdır.

* FATİHA her derde deva, zehire şifadır. (Ramüz 321/11 )

* Bir millete Allahü Teala azab göndermeyi hükmetti. Onların çocuklarından biri Fatiha-i Şerife’yi öğrenip okuyunca Allahü Teala onların üzerinden kırk yıl azabı kaldırdı. (Beyzavi1/14 )

* Allah’a yemin ederim ki, ne Zebur’da, ne incil’de ne Tevrat’ta ve ne de Kur’an’da Fatiha süresinin bir misli nazil olmamıştır. (Tergib 3/183 )

* BAKARA süresi, Kur’an’ın evi veya perdesidir. Onu öğretiniz. Çünkü onu öğrenmek bereket, terk etmekse hasrettir. Bu süreye sihirbazlar güç yetiremezler. (Beyzavi 2/274 )

* Kur’an okumayı terkedip de evlerinizi kabirlere benzetmeyiniz. Sure-i Bakara’nın okunduğu evden şeytan mutlaka kaçar. (Tergib 195 )

* Her şeyin bir senamı (alası-zirvesi) vardır.Kur’an’ın senamı da Bakara süresidir. Kim gece evinde o süreyi okursa şeytan üç gece o eve gelmez. Kim de Gündüz okursa, şeytan o eve üç gün yaklaşamaz. (Ramüz 128/ )

* Kur’an-ı Kerim’de en azim ayet AYETÜL KÜRSİ’dir.
Bakara süresinde bir ayet vardır ki, Kur’anın ayetlerinin seyyididir. O ayet bir evde okundu mu şeytan oradan mutlaka çıkar (kaçar) Bu, Ayetül Kürsi’dir. Ayetül Kürsı’yi okuyan kimseye, Kürsi büyüklüğünde ecir verilir. Melekler ona istiğfar ederler Yatarken Ayetül Kürsi okuyan kişiyi, onun komşusunu ve etrafında bulunan bütün komşularını Allahü Teala emniyet altına alır. (Beyzavi 2/259 )

* Süre-i Bakara’nın sonundaki iki ayeti
AMENERRASULÜ’yü… geceleyin kim okursa, o, ona yeter. (Beyzavi 2/274 )
Hz. Ömer R.A. “Akşam Amenerrasülü..’ yü okumadan yatan kişiyi biz akıllı saymazdık. (Hak dini Kur’an dili)

* ALİ İMRAN süresini Cuma günü okuyana Allahü Teala rahmet, melekler de güneş batıncaya kadar Salatü Selam ederler. (Beyzavi 2/63 )

* NİSA Süresini okuyan kişi sanki bütün mü’min kadın ve erkeklere sadaka dağıtmış ve bir köle azad etmiş gibi ecir alır ve Allahü Teala’nın günahlarından vaz geçtiği kullarından olur. (Beyzavi 132 )

* Kur’an’ın yedi uzun süresini ki, -NİSA süresi de onlardandır- kim öğrenip okursa o kişi alim sayılır.(Ahmet ibni Hanbel)

* MAİDE Süresini okuyan kişiye Cenab-ı Hak dünyada yaşayan yahüdi ve hristiyanların adedince hasene yazar. (Beyzavi 2/178 )

* EN ‘AM Suresini okuyan kişi için yetmiş bin melek bu sürenin harflerinin adedince istiğfar ederler. (Beyzavi 2/217)
* Kim sabah namazını cemaatle kılar ve namaz kıldığı yerde oturarak EN’ AM Süresinin başından üç ayet okursa Allah bu sayede ona yetmiş melek görevlendirir. Bunlar kıyamete kadar Allah’ı tesbih ve okuyan kişiye istiğfar ederler. (Deylemi )
* A’RAF süresini okuyan kimse için Cenab-ı Hak kıyamet gününde şeytanlara karşı bir perde halk eder. (Onu şeytanlardan korur) ve Adem A.S.’ı ona şefaatçı kılar. (Beyzavi 3/40)
* ENFAL ve BERAE sürelerini okuyan kişiye ben kıyamette şefatçı olacağım. (Beyzavi 3/40)
* YUNUS ve HUD sürelerini kim okursa (kendisine sayısız dereceler ihsan olunur. (Beyzavi)
Not: Hud süresi 41. ayeti (Bismillahi mecreeha. Vemürseha inne rabbi lagafururrahiim.)ni Nuh A.S. gemiye binerken okumuş ve kendisine tabi olanlara okumalarını emretmişti.Okudular, selamet buldular. Bizler de vasıtaya binerken 3 veya 7 defa okursak manevi kemerlerimizi bağlamış oluruz.
* YUSUF süresini herhangi bir mü ‘min okur ve aile efradına öğretirse, Cenab-ı Hak onlara ölüm hastalığını kolay kılar ve müslümanlara haset etmek duygusundan onları kurtarır. (Beyzavi 3/144)
* RAAD süresini okuyan kişiye Allahü Teala bütün şimşekler adedince ecir ihsan eder ve onu ahdini ifa etmiş kişi olarak diriltir. (Beyzavi 3/154)

* NAHL Süresi’ni okuyan kişi, o gün ölürse. Allahü Teala onu dünyada ihsan ettiği nimetlerden dolayı hesaba çekmez. (Beyzavi 3/195)

* KEHF süresinin evvelinden on ayet ezberleyen Deccal’in fitnesinden emin olur. (Tergib 3/192)
* ENBİYASüresini okuyan kişinin hesabını Cenab-ı Hak kolay kılar ve peygamberler onunla müsafaha ederler. (Beyzavi 4/4Cool

* HAC Süresini okuyan, hac ve umre yapanların sevabları gibi sevab alır. (Beyzavi 4/62)

* BAKARA. ALİ İMRAN . TAHA Süreleri kendileriyle yalvarılıp dua edildiğinde, Cenab-ı Hakk’ın kabul buyuracağı “ism-i Azam”dırlar.(Darimi)

* TAHA ve YASİN Sürelerini Allahü Teala Hz.Adem A.S.’ı yaratmadan bin yıl evvel okumuştur. Melekler işitince BUNLARIN İNDİRİLECEĞİ ÜMMETE, BUNLARI OKUYACAK DİLLERE, BUNLARI EZBERLEYECEK GÖNÜLLERE NE MUTLU demişlerdir. (Darimi)

* MÜ’MİNÜN Süresinin evvel i ve ahiri Cennet hazinelerindendir. Evvelindeki üç ayetle amel eden, ahirindeki dört ayetin nasihatını dinleyen kişi kurtulur, felah bulur (Beyzavi 4/73)

* FÜRKAN süresini okuyan, mü’min olarak Allahü Teala’ya kavuşur. (Beyzavi 4/100)

* NEML Süresini okuyan haşrolunduğunda kabrinden (La ilahe illallah) diyerek kalkar. (Beyzavi 4/122)

* AHZAB Suresini okuyup, ehline öğreten, kabir azabından emin olur. (Beyzavi 4/169)

* MÜLK ve SECDE Surelerini yatsıdan sonra okuyan, Kadir gecesini ihya etmiş gibi olur. (Fethü’l Kadir)

* SECDE ve MÜLK Surelerini okuyunuz. Zira bu iki surenin her ayeti diğer surelerin yetmişayetine bedeldir, (Tirmizi)

* YASİN Suresini ölülerinize okuyunuz. (Tirmizi)

* Her şeyin bir kalbi vardır. Kur’an’ın kalbi de YASİN’dir. Kim Yasin’i okursa, Cenabı Hak ona on defa Kur’an okumus kadar sevap ihsan eder. (Tirmizi)

* Kim geceleyin YASİN okursa affedilmiş olarak sabaha çıkar. (Tirmizi)

* YASİN’i Her gece okuyan, şehid olarak ölür(Elmanevi)

* YASİN’i okuyunuz. Onda on bereket vardır:
1- Aç, okursa doyar,
2- Çıplak, okursa giyinir,
3- Bekar, okursa evlenir,
4- Korkusu olan, okursa emin olur, :
5- Mahzun, okursa ferahlar,
6- Misafir okursa seferde yardım görür,
7- Kayıp (için okunursa) bulunur,
8- Hasta okursa (veya hastaya okunursa) şifa bulur,
9- Ölü üzerine okunursa azabı hafifler,
10- Susayan okursa suya kavuşur. (Ramuz 79/4)

* Her kim anne ve babasının veya bunlardan biri nin kabrini her Cuma ziyaret eder ve yanlarında YASİN okursa, her harfinin sayısınca ona mağrifet olunur. (Hak dini Kur’an dili)

* YASİN-i ŞERİF’i gece okuyan, Yedi hatim sevabına nail olur.

* YASİN-i ŞERİF’i gece okuyana, 20 hac sevabı verilir. (Künüzü’d Dekaik)

* VAKIA süresini gece okuyan, hiC fakirlik görmez, (Beyzavi 5/116)

* ZÜHRUF süresini okuyan kimse için kıyamet günü “Ey kulum bu gün sana korku ve üzüntü yok” denilir. (Beyzavi C-5 S.65)

* DUHAN süresini okuyup yatan kişi mağfiret olunmuş olarak kalkar. (Beyzavi 5/6Cool

* DUHAN süresini gecenin evvelinde okuyan kişi için yetmişbin melek sabaha kadar istiğfarda bulunur. (Tirmizi)

* DUHAN süresini Cuma günü veya gecesi okuyan kimse için, Allahü Teala Cennette bir köşk ihsan eder. (F. Kadir)

* CASİYE süresini okuyanın Allahü Teala ayıplarını örter ve hesap korkusunu giderir. (Beyzavi)

* Bu gece bana bir süre nazil oldu ki, o, bana üzerine güneş doğan her şeyden sevgilidir. Bu, İNNA FETEHNA LEKE… süresidir.
* HAŞR süresini okuyan kişinin geçmiş ve gelecek günahları(ndan bazıları) aftolunur.

Bir kimse sabahleyin ÜÇ KERE “EÜZÜ BİLLAHİSSEMİİL ALIMİ MİNEŞŞEYTANİRRACIM” der de HAŞR süresinin sonundan üç ayet okursa, Allahü Teala ona yetmişbin melek vekil eder ki, onlar akşama kadar kendisine dua ederler. Eğer o gün ölürse şehid olarak ölür. Akşamleyin okursa yine bu menzilede olur. (Ramüz 434/12)
* Allah’ın ayetleri içerisinde “ism-i Azam”, Süre-i Haşrin ahirindedir. (Hüvallahüllezi.. ilah)
* Kim gündüz veya gece HAŞR süresinin sonunu okur, sonra da o gün veya o gece ölürse Allah ona Cenneti vacib kılar. (Beyhaki)
* MÜNAFİKÜN süresini okuyan nitaktan beri olur.
* TEĞABÜN süresini okuyan kişiden Allahü : Teala ani ölümü defeder. (Beyzavi 5/136)
* TALAK süresini okuyan kişi, sünnet-i Resülüllah üzere ölür. (Beyzavi 5/136)
* TAHRiM süresini okuyana, Allahü Teala tevbe-i nasuh nasib eder. (Beyzavi 5/140)
* MÜLK süresini okuyan kimse Kadir gecesi ihya etmiş .9ibidir. (Beyzavi 5/142)
* TEBAREKE (Süre-i Mülk), kabir azabına manidir. (Tirmizi)
* Bir kimse her gece Sure-i KIYAME (ki La uksimü biyevmil Kıyame…) okursa, kıyamet günü yüzü ayın ondördü gibi parlayarak Allah’a kavuşur.(Ramüz 438/6)
* İNŞİKAK süresini okuyan kişiye, Allahü Teala kitabını solundan ve arkasından vermez. (Beyzavi 5/179)

* İZAZÜLZİLE suresini dört defa okuyan kişi, sanki Kur’an’ın tamamını okumuş gibidir. (Beyzavi5/192)
* TEKASÜR suresini okuyan, ani ölüme uğramaz.
* Sizden biriniz her gün bin ayet okuyamazsa ELHAKÜMÜTTEKASÜR’ü okuyamaz mı?. (Ramuz 82/Cool
* Size bir sure okuyacağım ki, (o sırada) kim ağlarsa Cennetliktir. Ağlayamazsa hüzünlü bulunsun. Bu, Elhakümüttekasür suresidir. (Ramuz 147/6)
* KAFİRÜN suresini okuyan kişi,sanki Kur’an’ın dörtte birini okumuş gibidir.(Beyzavi5/192)
* Ey Cübeyr! Sefere çıktığında arkadaşlarıniçinde en iyi hal ve en fazla azık sahibi olmaktan hoşlanırsan şu beş sureyi oku: Kul ya eyyühel kafirun-iza cae nasrullah-Kul hüvallahü Ehad- Kul euzü birabbil Felak- Kul euzü birabbinnas.. Her sureye besmele ile başla ve besmeleyle bitir. (Ramuz 1118)
* Yatağına geldiğinde “Kul ya eyyühelkafirun” suresini oku, sonra uyu. Bu, şirkten beri
olmaktır. (Ramuz 37/5)
* İHLAS suresini okuyan kişiye Cennet vacib olmuştur. (Beyzavi5/200)
* İHLAS ve MUAVVEZETEYN surelerini akşam sabah üçer kere okumak sana her şey için kafidir. (335/9)
* KULHÜV ALL.AHÜ EHAD, Kur’an’ın üçte birine bedeldir. (Ramüz 335/7)
* Bir kimse İHLAS süresini elli defa okursa, elli senelik, ikiyüz defa okursa, ikiyüz senelik günahı Affolunur.Bin defa okursa, kendisini Allahü ila’dan satın almış olur.(Ramüz 438/8-9-11)
* Bir kimse farz namazlardan sonra on defa İHLAS okursa, Allahü Teala, rızasını ve mağfiretini kendisine lazım kılar. (Ramüz 438/12)

SÜRELERiN HAVASSI :

On süre, on şeye mani olur:
1- FATİHA süresi: Allahü Teala’nın gazabını giderir.
2- YASİN-i ŞERİF süresi: Kıyamet gününde susuzluğu önler.
3- DÜH.AN süresi: Kıyamet gününün korku ve dehşetini önler.
4- VAKIA süresi: Fakirliği, yoksulluğu önler.
5- MÜLK süresi: Kabir azabını önler.
6- KEVSER süresi: Düşmanlardan husümeti önler.
7- KAFİRÜN süresi: ölüm zamanında küfre gitmeyi önler.
8- İHLAS süresi: Nifakı önler.
9- FELAK süresi: Hasedcilerin hasedini önler.
10-NAS süresi: Vesveseleri önler.

SECDE AYETLERİ

Geldi ondört yerde bil ki, secde-i Kur’an tamam,
Yedisi farz, üçü vacib, dördü sünnet ey hümam;

Farz-ı ARAF, NAHL’ü, İSRA, RAAD, MERYEM, HACC’ü SAD,

Vacib-i FÜRKAN, ELIF-LAM-MİM, HA-MİM vesselam.

Sünnet oldu NEML-ü, NECM’ü İKRA hem İNŞİKAK
Samı ve karı olana emreder Rabbü’l Enam.

KUR’AN-I KERİM

Bilmek istersen eğer aded-i ayatı
Cümlesi altıbin altıyüz altmışaltı
Bini’dir vaad beyanında anın, bini’dir vaıd,
Bini’dir emr-j ibadet, bini’dir nehyü tehdıd
Bini emsal’ü iberdir, bini ahbar’u kasas,
Beşyüz ayeti helal ile harama muhtas.
Buldu yüz ayatı tesbıhu dua çü rüsüh
Altmış altısı dahı ayat-ı nasih ve mensuh.

ŞİİR:

Gece gündüz Kur’an okumak, ne güzeldir ne güzel
Kuşlarla seherde şakımak, ne güzeldir ne güzel
Dalıp Kur’an ummanına, gönül verip kelamına
Nail olmak selamına ne güzeldir ne güzel…
********

Hakkında, “BİZ KUR’AN’DAN MÜ’MİNLER İÇİN ŞİFA VE RAHMET OLANLARI PEYDERPEY İNDİRİYORUZ.” (S. isra 82) buyurulan Kitab-ı Kerim’in her suresi ve her harfi nice bilinmeyen sırlara sahib ve sayılara sığmayan maddi ve manevidertlere devadır.

Bu makalede (risalede) güneşten zerre, deryadan damla mesabesinde beyan edildi. Derya bardağa sığmadığı gibi, Kur’an’ın mucize ve bereketleri de kitaplara sığmaz. Allahü Azimüşşan cümlemizi feyzinde ve nurunda daim eylesin. Amin.

Selam ve muhabbetlerimle….
Allaha emanet olun.

Posted in Diger Konular, Din, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Hadis-i Şerifler, Kur`anı Kerim, Tavsiyeler, Türkiye, İlginç, İslam | Etiketler: | 36 Comments »

Suçlunun Savunması

Posted by Site - Yönetici Mayıs 22, 2007

20120603_194237 copy.jpgww

Suçlunun Savunması

Hz.Ömer (r.a.) tayin ettiği valilerden biri, Cuma hutbesi esnasında Hz.Ömer’i öyle överki, bir Sahabi dayanamaz, kalkar, valiye müdahale edip, onu susturmaya çalışır.

Namazdan sonra durum Hz.Ömer’e iletilir. Halifenin emriyle valiye karşı gelen adam yakalanıp bir suçlu gibi götürülür.
Suçlu kabul edilen Sahabi, Hz.Ömer’in huzuruna girince selam verir. Hz.Ömer (r.a.), hiddetinden selama mukabelede bulunmaz. Onu azarlar. Bunun üzerine sahabi:

– Ya Ömer! Ben bir suç işlediysem, sen iki suç işledin, diyince hiddeti birden kaybolan Hz.Ömer (r.a.):

– Nedir benim o iki suçum?

– Allah’ın selamını verdim de çok hiddetlendiğin için mukabelede bulunmadın. Vacibi terkettin. Bu bir. Suçluyu dinlemeden tek taraflı hüküm verdin. Bu da iki.

Hatasını anlayan Hz.Ömer (r.a.) olayı anlatmasını isteyince, Sahabi:

– Tayin ettiğin vali, hutbede seni öyle övdü, öyle övdü ki bu söz, cemaatin üzerinde sanki fazilet yönünden senin Hz. Ebubekir’den daha üstün olduğun izlenimini bıraktı. İşte bu yanlış düşünceyi zihinlerden silmek için müdahale ettim. Halbuki sen fazilet yönünden Hz.Ebubekir’in yarısı kadarsın.

Hz.Ömer (r.a.)

– Neden?

Sahabi:

– Orduya yardım ediniz ! emri-i peygamberi karşısında sen servetinin yarısını getirmiştin. Hz.Ebubekir ise servetinin tamamını getirmiş ve Ashabın gözlerini yaşartmıştı.

Bunun üzerine Hz.Ömer (r.a.), o zattan özür dileyip dua istedi ve onu serbest bıraktı. Böyle konuşan valiyi ise hemen görevden azletti

Posted in Diger Konular, Din, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Genel, H.z Ömer, Türkiye, İslam | Leave a Comment »

Salevatın Keffareti

Posted by Site - Yönetici Mayıs 22, 2007

râbia-tül adeviyye

Salevatın Keffareti

Râbia-tül Adeviyye, babası İsmâil’in üç kızı vardı. Bir tane daha doğunca adını Râbia (dördüncü) koydu. Babası çok fakir olduğundan Râbia doğduğu gece evde ihtiyaç olan şeylerden hiçbiri yoktu. Bu duruma annesi çok ağlayıp mahzûn oldu. Efendisine;
-Filân komşuya gidip, bir mikdar kandil yağı isteyebilir misin?, dedi.

Hazret-i Râbia’nın babası, Allahü teâlâdan başka kimseden bir şey istememeğe söz vermişti. Bununla beraber hanımını üzmemek için komşuya gitti. Kapıya elini sürdü ve geri gelip;
-Kapı açılmadı, deyince hanımı ağladı. O da çok üzüldü.

Babası, başını dizine dayadı ve öylece uyuya kaldı. Rüyâsında Peygamber efendimizi gördü.
Peygamber efendimiz, kendisine buyurdu ki:
Hiç üzülme! Bu kızın, öyle bir hanım olacak ki, ümmetimden yetmiş bin kişiye şefâat edecek. Yârın bir kâğıda şöyle yaz:Sen her gece Peygamber efendimize yüz salevât-ı şerîfe, Cumâ geceleri de dört yüz salevât gönderirdin. Bu Cumâ gecesi unuttun. Bunun keffâreti olarak, bu yazıyı sana getiren zâta dört yüz altını helâl parandan ver.” Sonra Basra vâlisi Îsâ Zâdân’a git. O yazıyı ver.”

Hazret-i Râbia’nın babası uyandığında, Peygamber efendimizi görmenin şevkiyle ağlıyordu. Hemen kalktı, denileni yaptı ve Îsâ Zâdân’ın yanına gitti. Vâli mektubu alınca, Resûlullah efendimizin kendisini hatırlamasının şükrü için, binlerce altını fakirlere sadaka verdi. Râbia-tül Adeviyye’nin babası İsmâil Efendiye de mektupta yazılanı ve ona ilâve olarak pekçok altını da sadaka verip, bir ihtiyâcı olursa tekrâr gelmesini tenbîh etti. Altınları aldıktan sonra lüzumlu ihtiyaçlarını temin etti. Böylece bolluğa kavuştular ve kızlarına rahatça bakıp güzel edeb ve terbiye ile büyüttüler.

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Din, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, İslam | Etiketler: | Leave a Comment »

Selâmlaşma Âdabı

Posted by Site - Yönetici Mayıs 22, 2007

Selâmlaşma Âdabı

Selâmlaşma Âdabı

Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz buyuruyorlar ki:

‘Binekli olan, yaya yürüyene selâm verir. Bir topluluktan birisi selâm verince, diğerlerine de kâfi gelir.’

Selâm vermek sünnet, almak ise farzdır. Selâm vermenin sünnet oluşu, muhtelif hadîs-i şeriflerle sâbittir. Almanın farz oluşu ise, ‘Size bir selâm verildiğinde, siz ondan daha güzeli ile (alın) selâmlayın. Yahut onu, aynen o selâmla karşılayın’ (S. Nisâ, 86) meâlindeki âyet-i kerime ile sâbittir.

Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyet olunan bir hadîs-i şerifte Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuşlardır: ‘Selâmı küçük büyüğe, binekli olan yürüyene, yürüyen oturana ve az olan kalabalık olana verir.’

Amru’bnü Atâ (r.a.)’nın oğlu Muhammed (rh.) anlatıyor:

‘Abdullah ibnü Abbas (r.anhümâ)’ın yanında oturuyordum. Onun huzuruna Yemen halkından bir adam girdi ve ‘es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berakâtüh’ diyerek selâm verdi. Sonra bir şeyler daha ilâve etti. O zamanlar gözleri a’mâ olan İbnü Abbas (r.a.):

‘ Bu kim? diye sordu. Oradakiler:

‘ Bu sana gelen bir Yemenli’dir, diye onu kendisine tanıttılar. Bunun üzerine İbnü Abbas (r.a.):

‘ Selâm, bereketle tamamlanır, buyurdu.

Yani selâm, ‘Ve berakâtüh’ sözü ile tamamlanmış olur. Bundan başka bir şey ilâve edilmez.

Enes ibnü Mâlik (r.a.) anlatıyor:

‘Ömer ibnü Hattâb (r.a.)’ı dinledim. Bir adam ona selâm verdi. O da selâmını aldı. Sonra adama:

‘ Nasılsın? diyerek hâlini-hatırını sordu. O da:

‘ Allâh’a hamdolsun, diye karşılık verdi.

Bunun üzerine Hz. Ömer (r.a.):

‘ İşte, senden istediğim budur, buyurdu.’

Bu sözüyle Hz. Ömer (r.a.); mü’minin başta akıl, sıhhat-âfiyet nimetleri, İslâm nîmeti ve Ümmet-i Muhammed’den olma nimetlerini kendisine meccânen ihsân eden Allah Teâlâ’ya hamdetmesi, ona şükretmesi gerektiğini anlatmak istedi.

Posted in Diger Konular, Din, Dini Hikayeler, Dini Konular, Görgü Kuralları, Güncel, Gündem, Genel, Hadis-i Şerifler, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İslam | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: