Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 13 May 2007

YOKSUL VE ZENGİN

Posted by Site - Yönetici Mayıs 13, 2007

20120603_194237 copy.jpggg (2)

YOKSUL VE ZENGİN

Resül-i Ekrem (s.a.a) her zamanki gibi meclisinde oturmuş ve dostları da etrafında halka şeklinde, onu bir yüzük taşı gibi ortaya almışlardı. Bu arada eski elbiseli fakir bir müslüman kapıdan içeriye girdi. İslami adetlere göre herkes her hangi mevkide olursa olsun bir oturuma girince nerede boş yer bulursa hemen oraya oturmalıdır. ‘Benim canım şurasını istiyor’ görüşüyle özel bir yere oturmak gerekmez. O adam etrafına bakındı ve boş bir yer buldu; gitti oraya oturdu. Tesadüfen ileri gelen zenginlerden birisinin yanına oturmuştu. Zengin adam elbisesini toplayarak ondan bir az uzaklaştı. Bu hareketleri izleyen Resul-i Ekrem (s.a.a) ona dönerek:
– Fakirliğinden sana bir şey geçer diye mi korktun?
– Hayır ya Resülallah.
– Servetinden ona bir pay düşer diye mi korktun?
– Hayır ya Resülallah.
– Elbiselerin kirlenir diye mi korktun?
– Hayır ya Resülallah.
– O halde niçin yanından uzaklaşıp bir kenara çekildin?
– Yanlış bir iş yaptığımı ve hata ettiğimi itiraf ediyorum. Şimdi bu hatamın telafisi ve bu günahımın keffaresi olarak servetimin yarısını bu müslüman kardeşime vermeye hazırım dedi. Çünkü ona karşı yanlış bir hareket yaptım. Beni bağışlayın ya Resülallah.
– Eski giyimli adam: Fakat ben bunu kabul etmeye hazır değilim.
– Cemaat: Niçin?
– ‘Çünkü bir gün beni de bir gururun sarmasından ve bir müslüman kardeşime, bu gün bu şahsın bana yaptığı gibi, aynı hareketi yapmaktan korkuyorum’ der.

Posted in Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Görgü Kuralları, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İbretlik, İlginç, İslam | Leave a Comment »

ZEKERİYYA ALEYHİSSELÂM NEDEN YEMEĞE DÂVET ETMEDİ?

Posted by Site - Yönetici Mayıs 13, 2007

Yemek Hakkındaki Birtakım Dinî ve Tıbbî Edepler

ZEKERİYYA ALEYHİSSELÂM NEDEN YEMEĞE DÂVET ETMEDİ?

Zekeriyya (a.s.) son derece cömerti ve kendi el emeği ile maişetini temin ederdi. Bir keresinde bir inşaat işinde çalışıyordu. Çalışma arasında, ancak kendisine yetecek kadar ekmek getirdiler.

Zekeriyya (a.s.) kendisine verilen ekmeği yerken, yanına başkaları da geldi. Zekeriyya (a.s.) onları yemeğe dâvet etmedi. Onun cömertliğini bildikleri için, gelenler, bu tutuma şaştılar. Zekeriyya (a.s.) ekmeğini bitirdikten sonra, şu açıklamayı yaptı:

‘Ben burada gündelikle çalışıyorum. Bana düşen işi gereği gibi yapabilmem için, bu ekmeği verdiler. Aldığım ekmeği hep beraber yesek, size de bana da yetmeyecek. Ve ben, verimli şekilde çalışamayacağım. İş sahiplerinin hakkı üzerimde kalacak. İşte bunun için sizi yemeğime dâvet etmedim.’

Hakperest bir insan, Allah Teâlâ’nın bahşettiği nûr ile, böyle ince düşünür. Yemeğe dâvet bir fazilet ise, işinde gereği gibi çalışmak da bir farzdır. İşinde zayıflık, farzda noksanlık iken, dâveti terk etmek fazilette noksanlıktır.

Farzın yanında faziletin hükmü kalmaz. Zira, ‘Def’-i mazârrat, celb-i nef’a râcihtir.’
Alıntı: Fazilet Takvimi 1997

Posted in Düşündüren Sözler, Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Peygamberler, İbretlik, İlginç, İslam | Leave a Comment »

Zahmet buyurdunuz Ya Resulullah!

Posted by Site - Yönetici Mayıs 13, 2007

mesjid nabawi copy

Zahmet Buyurdunuz Ya Resulullah!

Bir Osmanlı zabiti şiddetli bir savaş esnasında vurulmuş, ağır yaralanmış, kanlar içinde yere serilmiştir. Yanında birkaç askeri vardır, yaralarından kanlar fışkırmakta, son anlarını yaşamaktadır. Birden:

-Beni ayağa kaldırınız, der.

Askerler şehidlikle şereflenmiş sevgili kumandanlarının bu son arzusunu yerine getirirler, mecalsiz vücudunun kollarına girerler ve ayağa kaldırırlar.

Mübarek şehid, kısık bir sesle Kelime-i Şehadet getirir ve sonra:

– Zahmet buyurdunuz Ya Resulullah! diyerek son nefesini verir. (1)

Mukabele Edilmezse, Zalimin Hasmı Bizzat Hz.Allah’tır!
Erzurum’un büyük velîsi İbrahim Hakkı (k.s.) hazretlerini çocukken İsmâil Fakîrullah (k.s.) hazretlerine teslim ederler. İyi bir terbiye alması için çocukluğunun mühim bir devresini Fakîrullah hazretlerinin yanında geçiren İbrahim Hakkı hazretleri, bir gün eline aldığı bir testiyle çeşmeye gider, doldururken oraya gelen bir atlı:

-Çekil bakayım önümden be çocuk! diye İbrahim Hakkı hazretlerini azarlayarak atını çeşmeye sürer. O da testisini alıp bir kenara çekilmeye uğraşırken atını mahmuzlayan adam, onu bir köşeye sıkıştırır. Testisini bırakıp kendisini kurtarmak zorunda kalır İbrahim Hakkı hazretleri… Bu esnada at da üzerine basıp testiyi kırar. Ağlayarak hocasının huzuruna gelir ve:

-Çeşmeden su alırken atını koşturarak gelen biri, atını üzerime sürdü. Can havliyle kendimi kurtarmaya çalışırken testimi de tepeletip kırdı! der. Hocası sorar:

-Testini kıran atlıya sen bir şey söyledin mi?

-Hayır, der, hiçbir şey söylemedim.

-Çabuk git ve o adama bir-iki laf söyle, der.

İbrahim Hakkı hazretleri gider, çeşmenin başında atını tımar etmeye başlayan adamın yanına varıp bekler. Fakat bir türlü terbiyesini bozup da:

-Benim testimi niye kırdın zâlim adam?! diyemez.

Dönüp geldiğinde hocası Fakîrullah hazretleri sorar:

-Ona bir şeyler söyleyebildin mi?

-Söyleyemedim efendim; niyetlendim, lâkin bir türlü dilimi çevirip de ağır bir söz sarf edemedim! Hocası bağırır:

-Sana diyorum, çabuk git ve o adama bir şeyler söyle, mukabele et! Yoksa sonu felâket!..

İbrahim Hakkı hazretleri bu defa kararlı olarak koşup çeşmenin başına gelir. Bir de bakar ki, testisini kıran adamı, kendi atı, attığı çiftelerle çeşmenin havuzuna yuvarlamış, ölüsü yatmaktadır! Koşarak gelip, hocası İsmâil Fakîrullah hazretlerine bu vahim vaziyeti anlatır. Hocası bu hâle üzülür:

-Vah vah! Bir testiye bir adam! Üzüldüm buna doğrusu! der. Huzurundakiler bundan bir şey anlamadıklarını söyleyince, büyük velî şöyle îzah eder: ‘O atlı adam, İbrahim Hakkı’ya zulmetti. Zulme uğrayan da tek kelimeyle olsun mukabelede bulunmadı, zâlimi Allâh’a havâle etti. Allâh Teâlâ’nın da gayretine dokunup zâlimi cezâlandırdı. Şayet İbrahim Hakkı da onun zulmüne karşılık verip, ona bir şeyler söyleseydi, ödeşeceklerdi. Fakat İbrahim, büsbütün mazlum oldu. Bense ödeştirmek için uğraşıyordum, maalesef muvaffak olamadım!’ (2)

——————————————————————————–
Kaynaklar:
1) Olağanüstü Haller, Mehmet Şevket Eygi, Milli Gazete, 29 Mayıs, 2005
2) Fazilet Takvimi, 2001, Nisan

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Osmanlı Tarihi, Tarih, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İbretlik, İlginç, İslam | Etiketler: | Leave a Comment »

Ebû Hureyre Ve Kıyamadığı Annesi

Posted by Site - Yönetici Mayıs 13, 2007

19 Ebû Hureyre Ve Kıyamadığı Annesi

Ebû Hureyre Ve Kıyamadığı Annesi

Ebû Hureyre (ra) şöyle anlatıyor: “Müşrike olan annemi İslâm’a çağırıyordum. Bir gün yine böyle davetimi yenilediğimde Peygamber Efendimiz hakkında hoşlanmadığım şeyler söyledi. Allah Resûlü’nün yanına geldim, ağlıyordum.
‘Yâ Resûlallah’ dedim, annemi İslâm’a davet ediyordum; yanaşmıyordu. Bugün de davet ettim. Senin aleyhinde hoşlanmadığım şeyler söyledi. Allah’a dua et, “Ebû Hureyre’nin annesine hidâyet versin.” dedim. Allah Resulü de,

– Allah’ım! Ebû Hureyre’nin anasını hidâyete erdir, diye dua buyurdu.

Sevinerek dışarı çıktım. Eve varıp kapıya yaklaşınca, baktım kapı kapalı. Annem ayak seslerimi duymuştu. “Ebû Hureyre, yerinde dur” dedi. Biraz sonra annem elbisesini giymiş, başını da örtmüş olarak kapıyı açtı ve: “Ebû Hureyre, şehâdet ediyorum ki Allah’tan başka ibadete lâyık bir ilâh yoktur. Şehâdet ediyorum ki Muhammed, Allah’ın elçisidir.” dedi.

Koşarak Peygamberimiz’in yanına vardım. Daha önce kederimden ağladığım gibi sevincimden ağlıyordum. “Müjde, Yâ Rasûlallah, Allah duanı kabul etti; Ebû Hureyre’nin annesini İslâm’a hidâyet buyurdu.” dedim. Sonra, “Yâ Rasûlallah, Allah’a dua et de, beni ve annemi, erkek-kadın bütün müminlere sevdirsin.” ricasında bulundum. O da: “İlâhî! Bu kulcağızını ve anasını erkek-kadın her mümine sevdir.” diye dua buyurdu. İşte, bunun için adımı duyan erkek-kadın her mümin beni sever.” (Kandehlevî, Hayatu’s-Sahabe, 1/175-17

Posted in Ana - Baba Hakkı, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Sahabeler - Ashab-ı Kram, İbretlik, İslam | Leave a Comment »

Essiz kahraman.. Hemde cok güzel bir yigit. Musab Bin Umeyr (R.A.)

Posted by Site - Yönetici Mayıs 13, 2007

Mus`ab Bin Umeyr (R.A.),Musab Bin Umeyr (R.A.)

Essiz kahraman.. Hemde cok güzel bir yigit.

Musab Bin Umeyr (R.A.)

Mekke gençleri içinde en yakışıklı olan Musab Hz.güzel giyinir ve güzel kokular sürünürdü.

ılk müslümanlardan olup,zengin ve nimetler içinde yüzerdi.Akabe Biatından sonra Rasülullah (s.a.v) tarafından Medineyi Münevvereye kuran muallimi olarak gönderilmişti.

Hz.Ali R.A. der ki:Rasulullah(s.a.v) ile oturuyorduk.Musab bin Umeyr yamalı bir elbise içinde yanımıza geldi.Rasulullahb Efendimiz onu o halde görünce gözleri yaşardı.Çünkü bütün servetini Allah ve Rasulü yolunda sarf etmiş ve yamalı elbise giymişti..

Rasulullah Efendimiz onu uhudda şehidler arasında kısa bir hırkaya sarılmış olarak gördü ve kemali hüzünle şöyle buyurdu…

***Mekkede senden daha iyi giyinen ve senden daha güzel bir yiğit yoktu.şimdi, Bütün fani varlığa veda etmiş, ilahi vaslat aşkıyla şehadet şerbetine kanmış olarak toprak üzerinde, bir hırka içinde saç baş karışmış yatıyorsun…Ey musab!Ben senin allah yanında diri olduğuna şahidim!

Daha sonra sahabilere hitaben;

***Bunları ziyaret edin ve selamlayın.Yemin ederim ki, bunlar kıyamete kadar selam verenlere mukabele eder(selamlarını alır) lar buyurdu.(Allahü Teala Bütün kardeşlerime gidip selamlamayı nasip etsin..Amiiin)

Rasulullahın iltifatına mazhar olan bu bahtiyar sahabiye kefen bulunamadığından mübarek ayaklarını çayırla örtmüşlerdi..

Allah onlardan razi olsun, allah onlarin sefeatlerine mazhar eylesin, Selam sana ey Musab bin umeyr R.A

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Sahabeler - Ashab-ı Kram, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İbretlik, İslam | 1 Comment »

Qari Karamat Ali Naeemi – Surah Ibrahim

Posted by Site - Yönetici Mayıs 13, 2007

Qari Karamat Ali Naeemi

 IbrahimSuresi

Posted in Diger Konular, Video | 1 Comment »

KUR`AN – Qari Karamat Ali Naeemi – Surah Duha

Posted by Site - Yönetici Mayıs 13, 2007

Qari Karamat Ali Naeemi

Duha  Suresi

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Video | 1 Comment »

KUR`AN RESiTALi – Raghib Mustafa Ghalwash – Surah Hujuraat

Posted by Site - Yönetici Mayıs 13, 2007

Raghib Mustafa Ghalwash – Surah Hujuraat

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Genel, Video, İslam | Leave a Comment »

İŞTE GEYİK OLMAYAN GERÇEK GÖRÜNTÜLER

Posted by Site - Yönetici Mayıs 13, 2007

İŞTE GEYİK OLMAYAN GERÇEK GÖRÜNTÜLER

Posted in Diger Konular, Güncel, Genel, Mizah, Muhabbet, Video, İlginç | 5 Comments »

İlahi – Çektigim Cefayı – Mustafa Taşkaya

Posted by Site - Yönetici Mayıs 13, 2007

İlahi – Çektigim Cefayı – Mustafa Taşkaya

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye, Video, İbretlik, İlahi Ve Kasideler, İlahiler - Mustafa Taşkaya, İlginç, İslam | 56 Comments »

 
%d blogcu bunu beğendi: