Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Nikah Ve Bir Boşanma Olayı

Posted by Site - Yönetici Mayıs 7, 2007

Bir Boşanma Olayı,peygamberimiz bosanma olayinda, cami nikahi,imam nikahi,bosanma,c3aeman-ve-nikc3a2ha-zarar-veren-sc3b6zlerc59ferife-c59fevval-kardelen

Bir Boşanma Olayı

Medineli Sabit bin Kays, sahabenin ileri gelenlerindendi. Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)`e hizmetten asla geri kalmaz, sözünden ise bir an olsun dışarı çıkmazdı. Efendimiz de onu çok severdi. Hatta bir küçük hatası yüzünden aşırı üzüntüye kapılan Sabit`i teselli ederek “Sabit cennetliklerdendir.” buyurmuştu.
İşte bu Sabit`in aile içi bir sıkıntısı vardı. Hanımı Cemile, Sabit`e bir türlü ısınamamış, onu sevememiş, içindeki ilgisizliği yenip de bir gün olsun sevgiyle muhatap olamamıştı.

Cemile bir kadın olarak iç dünyasındaki bu fırtınayı kime anlatabilirdi? Kendisini kim dinlerdi? İslam`da kadın dinlenir miydi? Önceki devirde kadının söz hakkı yoktu çünkü;

Cemile tereddütler içerisinde doğruca Efendimiz (sallallaha aleyhi ve sellem) Hazretleri`nin huzuruna girdi, olanca cesaretini toplayarak kimselere açamadığı iç dünyasını Efendimiz`e açtı.

Ya Resulallah, dedi, beyimin İslamî yaşayışına diyeceğim yoktur. Ahlakından da şikayetçi değilim. Lakin ben onu bir türlü sevemedim. Bu halimle ona isyan etmekten, isteklerine ters bir karşılık verip kötü bir sonuca düşmekten korkuyorum. Söyleseniz de beni boşasa. O, kendisini sevmeyen bir hanımı zorla nikanı altında tutan adam durumuna girmese, ben de dinime zarar verecek bir itaatsizliğe doğru kaymasam!.

Efendimiz, iç dünyasını bu nitelikte anlatan Cemile`yi tepkiyle değil ilgiyle dinledi. Bir hanımı, sevemediği erkekle bir arada kalmaya mecbur etmeyi zaten münasip de bulmuyordu. Ancak, beyi ne diyecekti? Boşamak istemezse zorla boşayacaksın da denemezdi. Bir de onu dinlemek gerekirdi. Nitekim öyle de yaptı. Cemile`nin duygularını, düşüncelerini aynen Sabit`e aktararak onu da dinledi.

Anlaşılan Sabit, Cemile`yi seviyordu. Ama Cemile`nin kendisini aynı sıcaklıkta sevmediğini, tek taraflı sevginin mutluluk getirmeyeceğini de biliyordu. Nasıl bir çare bulunabilirdi?

Düşünmeye başladı. Gözlerini diktiği sabit noktadan başını kaldırıp dedi ki:

Ya Resulallah, Cemile`ye nikahta en değerli bahçemi mehir olarak verdim. Bunca değerli serveti verdiğim kadını bir anda nasıl boşayabilirim? Üstelik benim öyle başka bir bahçem de yoktur!

Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), Sabit`in yaklaşımını öğrenmiş oldu. Cemile`ye bu defa sorusunu şöyle sordu:

Sabit seni boşayacak olsa, nikah sırasında aldığın değerli mehri iade eder misin? Böylece sen mehrini verip nikah bağından kurtulmuş olursun, Sabit de nikah hakkından vaz geçip bahçesini geri almış olur. İki taraf da bir şey verirken bir şeyleri almış sayılarak karşılıklı mağduriyetlerinizi gidermiş sayılırsınız. Teselli tarafınız bu olur.

Cemile buna hemen razı oldu. Kocasının nikah sırasında kendisine mehir olarak verdiği bahçeyi ” Memnuniyetle iade ediyorum.” dedi. Sabit de “Öyle ise ben de nikahını aynı memnuniyetle ona iade ediyor, bu andan itibaren boşamış bulunuyorum, özgürdür.” dedi. Taraflar böylece bir şey verirken bir şey de aldıklarından helalleşerek ayrılmış oldular.

Bu olay üzerine Bakara Suresi`nin 229. ayeti nazil oldu. Ayet-i kerime anlaşmayı iptal etmiyor, hatta ortak aile hayatını sürdürme sevgisi yok olunca, hanımın aldığı mehri verip de nikahını ortadan kaldırmasını meşru görüyor; ancak erkeğin fırsatçılık edip de kadından veremeyeceği miktarda mal istememesini de tavsiye ediyordu.

Bu hadise üzerine fıkıhta hüküm şöyle tespit edildi:

Kadın ayrılmak istediği beyine bir şeyler vererek kendini boşatabilir! Yeter ki beyi fırsatçılık edip de kadından veremeyeceği miktarda haksız mal isteğinde bulunmasın.

5 Yanıt to “Nikah Ve Bir Boşanma Olayı”

  1. şerife şevvalçetin said

    Namazlarda niyet
    Sual: Namazda niyeti kalb ile mi yapmalı yoksa dil ile mi?
    CEVAP
    Namaza başlarken, niyetin dil ile de söylemek hakkında kitaplardaki bilgiler kısaca şöyledir:
    Niyetin yeri kalbdir. Dil ile de söylenmesi iyidir. Dil ile söylenmezse bir şey gerekmez. (El Kâfi, Fetava-i Hindiyye)

    Peygamber efendimizin namaza başlarken dil ile niyet ettiği bildirilmemiştir. Sahabe ve tabiinden de böyle bir şey bildirilmemiştir. Hılye’de dört mezhep imamından da dil ile niyet edilebilir haberi bildirilmemiştir. Niyeti dil ile yapmanın bid’at olduğunu bildiren âlimler vardır. Fetih sahibi bunu nakletmiştir. Hılye’de de, (Belki en uygunu, kalbi toparlamak için dil ile söylemek bid’at-i hasene olur) demiştir. (Redd-ül Muhtar)

    Hanefi’de namaza dil ile niyet bid’attir, vesveseden kurtulmak için caiz görülmüştür. (Mezahib-i erbea)

    İmam-ı a’zam hazretlerinin fetvalarını bildiren El-ihtiyar kitabında, (Niyet, o namazın hangi namaz olduğunu kalben bilmektir. Bu işte dil ile söylemeye itibar yoktur) buyuruluyor.

    Dürer ve gurer’de, (Hidaye’de bildirildiğine göre. Niyet kalb ile, hangi namazı kıldığını bilmektir. Dil ile söylemeye itibar edilmez. Kalbin hazır olması için dil ile de söylenmesi müstehaptır, iyi olur) buyuruluyor.

    Halebi’de (Niyet kalb iledir, dil ile de söylenmesi müstehaptır. Kalben niyet edip de, dil ile söylenmese mahzuru yoktur) buyuruluyor.

    İslam âlimlerinin göz bebeği olan imam-ı Rabbani hazretleri, Kâbil müftüsüne yazdığı 186. Mektubunda buyuruyor ki:
    (Âlimler, namazda, kalb ile niyet etmekle beraber, ağız ile de söylemek müstehap olur demiştir. Halbuki, Resulullah efendimizin, Eshab-ı kiramın ve Tâbiin-i ızâmın söz ile niyet ettikleri, zayıf bir haber ile dahi bildirilmemiştir. Ağız ile niyet etmek bid’attir. Bu bid’ate hasene diyorlar. Halbuki, bu bid’at, yalnız sünneti yok etmekle kalmıyor, farzı da yok ediyor. Çünkü çok kimse, yalnız ağızla niyet ederek kalb ile niyet etmiyor. Resulullahın sünnetine bir şey katmamalı ve Onun Eshab-ı kiramına uymalıdır.) [C.1, m.186]

    [İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki: (Niyet, yalnız kalb ile olur. Yalnız söz ile niyet etmek bid’attir. Kalb ile niyet edenin, şüpheden, vesveseden kurtulmak için, söz ile de niyet etmesi caizdir.]

    Niyet, kalb ile olur. Yalnız söylemek ile niyet edilmiş olmaz. Kalb ile birlikte olmak şartı ile söyleyerek niyet etmek caiz olur da denildi. Kalb ile niyet, söz ile niyete benzemezse, kalbdeki niyete bakılır. İbadetlerde niyetin söz ile yapılacağını bildiren hiçbir hadis-i şerif ve haber mevcut değildir. Dört mezhebin imamları da bildirmemiştir. (İslam Ahlakı)

    İbadetler yapılırken, yalnız ağız ile söylemeye niyet denmez. Kalb ile niyet edilmezse, dört mezhepte de namaz sahih olmaz. Resulullahın ve Eshab-ı kiramın ve Tâbiinin ve hatta dört imamın ağız ile niyet ettikleri işitilmemiştir. Hanefi’de, abdest alırken yüzü yıkarken, kalb ile niyet etmek sünnettir. [Ağız ile de niyet etmek, sünnettir, müstehaptır ve bid’attir denildiği İbni Âbidin’de yazılıdır. Sünnettir veya bid’attir denilen bir şeyi yapmamak lazım olduğu, Berika, Hadika ve İbni Âbidin’de bildirilmektedir. Bunun için ağız ile niyet etmemelidir. (S. Ebediyye)

    Sözün özü şudur ki, niyetin yeri kalbdir. Kalb ile niyet edenin, şüpheden kurtulmak için, söz ile de niyet etmesi iyi olur.

    BU BİLGİLERİDE PAYLAŞIRSANIZ SEVİNİRİM

    Beğen

  2. NIMET said

    SELAMUN ALEYKUM
    HOCAM
    erkek nikahli hanimina sunu soyle yaparsan filani eve katarsan seni bosarim veya benden bossun gibi sozlerde bulundugu zaman ne yapmak gerekir?

    Beğen

  3. NIMET said

    SELAMUN ALEYKUM
    HOCAM
    herhangi bir tartismadan dolayi erkek kizginlikla ofkeyle nikahli hanimina ”sunu soyle yaparsan filani eve katarsan seni bosarim veya benden bossun” gibi sozlerde bulundugu zaman ne yapmak gerekir?
    bu gibi sozleri soyleyen beyler eksik degil ve kulak ardi edilip beraberce yasanildigi takdirde durum ne olur?
    dua ile
    Allaha emanet olalim

    Beğen

  4. Aleykumselam nimet hanim,

    Nikah, kizginlikla,sarhosken veya saka ilede olsa kocasi karisina “Bosamak niyetiyle” sunu soyle yaparsan, filani eve katarsan seni bosarim veya benden bossun derse nikahin 3 bagindan birisi gider ve iki bag ile nikah devam eder,ileriki zamanlarda mesela 3-5 sene sonra bu veya buna benzer kelimeleri søylerse “Bosamak niyetiyle” nikahin 3 bagindan birisi daha gider ve bir bag ile nikah devam eder, sonralari da ayni niyetle bir kere daha søylese ozaman nikahin tamami gitmis ve hanimi ondan bosanmis olur,
    Nikah cok ince ve øzel bir konudur,øzellikle beyler nikah hususunda cok ama cok dikkatli olmalidir,Sinirli olsalar bile niyetlerine bosanmayi almamalidir.Sarhosken bile bosasalar nikahlari duser yani bos olurlar.

    Beğen

  5. önder said

    Slm hocam eşimle ayrildik.üç tane yavrum var.1 senedir ayrıyız ama boşanmadik.hocam eşim beni hep aldadiyorum ve yine hayatında bir kadın var bu kadin eşimi bizden ayiriyor.ben istemiyorum hep dua ediyorum allaha her namazlarimin arkasından evine bana çocuklarına dönsün o kadindan vaz geçsin diye.beni tekrar sevsin tekrardan eskisi gibi aşık olsun diye.ne yapmalıyım hocam bana dua öğretin.bana ve çocuklarıma dönsün.

    Aleykumselam Kardesim.

    Bol bol hasbunallahi ve nimel vekil duasini okuyun.
    Allah mutlulugunuzu daim eder insaallah.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

 
%d blogcu bunu beğendi: