GÖYNEM ( BEYSEHiR )

İLAHİ-KURAN-İSLAM-DİN-HABER-RESİM-VİDEO-TASAVVUF-BELGESEL-DUA-HADiS-TARİH-ŞİİR

‘ŞEYTAN’ Kategorisi için Arşiv

Şeytandan Şikâyet ?

Posted by Site - Yönetici Nisan 30, 2012

Şeytandan Şikâyet ?

Hikâye olunduğu gibi: Adamın biri, Şeyh Ebû  Medyen  (k.s.)’a geldi.
-  “Bu şeytan bizden ne istiyor?” diyerek şeytanı ona şikâyet etti.

Şeyh de buyurdu:
-  “Senden az önce de şeytan geldi; o da senden şikâyetçiydi” dedi.

Adam, büyük bir şaşkınlıkla sordu: -”Şeytanın benden şikâyeti neydi?

Şeyh buyurdu. Şeytan: -”Yakında o gelip beni şikâyette bulunacaktır. Lakin Allahü Teâlâ hazretleri, beni dünyâya mâlik kıldı Mülkümde benimle çekişen kişinin imanını almadan ben teselli olmam. Kim elini dünyâ   ve   dünyânın   süslerinden   çekerse,   o   kişi,   dünyânın yorgunluk ve mihnetinden kurtulup istirahate nail olmuştur” dedi.

Kaynak:İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri: 2/275.

Yazı kategorisi: DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, RUHU`L BEYAN TEFSİRİNDEN KISSALAR, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ, ŞEYTAN | » yorum bırak;

Şeytanın Vesvesesinin Mertebeleri

Posted by Site - Yönetici Mart 20, 2012

Şeytanın Vesvesesinin Mertebeleri

Akâmi’l-Mercân isimli kitap’ta buyuruldu: Şeytanın Adem oğluna vesvese vererek, onu çağırdığı şeyler şu altı mertebeye münhasırdır.

Birinci mertebe: Küfür, şirk ve Allah Rasûlü (s.a.v.) hazretlerine düşmanlık mertebesidir. Eğer şeytan, Adem oğlunu bu yönden elde eder ve isteklerine kavuşursa, bundan dolayı yorgunluklarını unutur. Çünkü şeytan istediğini elde etmiştir. Şeytanın kuldan istediği ilk şey budur.

İkinci mertebe: Bid’at mertebesidir. Bu mertebe yâni birini bid’at ehli yapmak, şeytana göre fâsıklıktan ve isyandan daha sevimli gelir ve hoşuna gider. Çünkü insan bir günah işlediğinde, tevbe edebilir. Halbuki bid’atın tevbesi yoktur. Çünkü bid’atın sahibi düştüğü sapık yolun sahih, doğru, hak yol olduğunu sanmaktadır. Bundan dolayı bid’attan asla tevbe etmez.

Üçüncü mertebe: Her türden büyük günahlardır. Şeytan insana büyük günahları işletmekten aciz kalır ve bunu başaramazsa dördüncü mertebeye döner.

Dördüncü mertebe: Küçük günahları işletir. Küçük günahlar bir araya geldiklerinde yâni toplandıklarında büyük günah olur. Büyük günahlar, çok kere sahibini helak eder. Bundan dolayı Efendimiz (s.a.v.) hazretleri şöyle buyurdular:
Sizi    sakındırırım;    küçük   günahlardan.    Çünkü    küçük günahlar, bir kulda toplanır ve zamanla onu helak ederler.“  Başka bir hadîs-i şeriflerinde şöyle buyurdular:
Sizi küçük günahları umursamayan davranışla; dan sakındırırım! Çünkü bu, bir çöle inen topluluğa benzer. Bu topluluktan biri, küçük bir odun parçası getirip büyük bir ateş yakarlar. Sonra onun üzerinde yemek pişirip doyasıya yerler.  
Eğer şeytan bundan da aciz kalır ve başarılı olamazsa, beşinci mertebeye intikal edr. (t/272)

Beşinci mertebe: Mubahlar ile iştigaldir. Kendisinde sevâb ve azab bulunmayan, mubah olan işler ile meşgul olmasını sağlar. Belki mubahların en büyük cezası, mubahlar ile meşgul olurken sevapları kaçırmak ve boş yere zaman harcamaktır. Eğer şeytan bundan da âciz kalıp başarılı olmazsa, altıncı mertebeye yönelir.

Altıncı mertebe: Faziletçe düşük ameller mertebesidir. Fazilet ve sevap bakımından daha faziletli ve üstün ameller varken, şeytan kişiye bunları bıraktırarak fazilet ve sevabı daha düşük amellere yöneltir ve teşvik eder. Böylece faziletin elden çıkmasını temin edecek ve daha üstün amelin sevabını kaçırtacaktır.
Şeytan, faziletli amelden, mefdûle (yâni kendisinden daha faziletli amel bulunan az faziletli amellere), Efdâl (en faziletli amelden) faziletli amelilere çeker. Böylece faziletli amellerden serlere çekmesi mümkün olsun diye kişiyi, kolay olan faziletli amellerden kişiyi zor ve meşakkatli olan faziletli amellere çeker. Sürekli iki rekat nafile namaz kılmayı alışkanlık haline getiren kişiyi, o iki rekatten soğutmak ve onu tamamen taatten nefret ettirmek için, ona yüz rek’at namaz kıldırtir.

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri: 2/238-240.

.

Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, RUHU`L BEYAN TEFSİRİNDEN KISSALAR, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ, ŞEYTAN | » yorum bırak;

Şeytanın Yaratılış Gayesi Ve İşi

Posted by Site - Yönetici Mart 15, 2012

Şeytanın Yaratılış Gayesi Ve İşi

Allahü Teâlâ hazretleri, şeytanı pis ile temizi, iyi ile   kötüyü birbirinden ayırt etmek için yarattı.
Allahü Teâlâ hazretleri, peygamberleri, kendilerine saidler tabi olsunlar ve iyi insanlar onları örnek alsınlar diye yarattı. Şeytanı da kendisine şakiler tabi olsunlar, kötü insanlar onun yolunda yürüsünler diye yarattı. Böylece iki kesimin arasındaki fark ortaya çıkmış olur.

Şeytan ateşe dellâldir, dünyâ çığırtkanlığı yapar  ve   ateşe   çağırır.   Onun   işi,   Cehennem   simsarlığıdır, insanların arasına ayrılık koymaktır. Şeytanın sermâyesi dünyâdır. Şeytan dünyâyı kâfirlere arzettiğinde kendisine: -”Bunun ücret ve karşılığı nedir?” denilir. Şeytan: -”Dünyaya sahib olmanın karşılığı, dini terketmektir,” der. Kâfirler, dinin karşılığında dünyâyı satın alırlar.

Zâhidler, dünyâyı terkederler. Şeytanın kendilerine arzettiği dünyâdan yüz çevirirler.
Ona rağbet edenler ise, kalblerinde ne dinin ve ne de dünyânın terkini görmezler. Yâni dini de terketmezler, dünyâyı da bırakmazlar. Onlar, şeytana:
-”Dünyadan bize bir tadımlık ver de bakalım dünyânın tadı nasıl bir şeymiş?” derler. Şeytan, onlara: -”Bana rehin verin” der.
Onlar da bir tadımlık dünyânın karşılığında, işitmelerini ve görmelerini verirler. Bundan dolayı, dünyâ erbabı, dünyalığın haberlerini işitmeyi ve dünyânın ziynetlerini, süslerini müşahede edip görmeyi çok severler. Çünkü hakikatte onların işitme ve görmeleri, şeytanın yanında rehindir. Şeytan onlardan rehin aldıktan sonra dünyalıktan bir tadımlık verdi.

Bundan dolayı dünyâ ehli, zahidlerin dünyânın ayıbı hakkındaki konuşmalarını işitmezler, duymazlıktan gelirler. Onlar, dünyâyı asla çirkin görmezler, belki dünyalık, gözlerine hep güzel görünür. Dünyanın süs ve metâıni hep hoş görürler. Zîrâ: Bir şeyin sevgisi kör ve sağır eder,” denildi.

Arif kişiye gereken, zahid olması ve dünyâdan kaçması, dünyâya rağbet etmemesidir. Dünyalıktan ancak ve ancak helâl ve temiz olanı kabul etmelidir.

Hasan Basrî (r.h.) buyurdular: Helâl temizdir. Helal için kıyamet gününde suâl yoktur. O da, elbette elde edilmesi gerekendir. Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:
-”Allahü Teâlâ hazretlerinin, Âdem oğluna hibe ettiği her şeyde sevap vardır. Adem oğlu avret yerini örtmek için bir elbise alıp giymesinde, açlığını gideren bir ekmek alıp yemesinde ve kuş yuvası kadar da olsa bir ev alıp girmesinde sevap vardır.” Efendimiz (s.a.v.) hazretlerine sordular:
-”Yâ Râsûlellah! Tuz nasıldır?” Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:
-”Tuz kendisinden hesap sorulan nimetlerdendir,” buyurdular.

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri: 2/240-241.

Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, RUHU`L BEYAN TEFSİRİNDEN KISSALAR, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ, ŞEYTAN | » yorum bırak;

Fitili ateşlemek…

Posted by Site - Yönetici Ekim 10, 2010

 

Fitili ateşlemek...

Fitili ateşlemek...

 

Fitili ateşlemek…

Dünyadaki her türlü kötülüğün sorumlusu olarak gösterilen şeytanın yolu bir köye düşmüş, sırtını bir ağaca dayamış ve buzağısı kazığa bağlı olan ineği sağan genç bir kadını uzaktan izlemeye başlamış.

Şeytan, kadını epeyce izledikten sonra buzağının ipini biraz gevşetmiş. Buzağı da annesinin

sağılmasını aç karnına izlemeye daha fazla dayanamamış, debelendikçe boynundaki ip biraz daha gevşemiş ve sonunda hepten çözülmüş. Koşarak annesini emmeye giden buzağı, süt kovasına çarpmış ve bütün sütler yere dökülmüş. Sağdığı süt ziyan olunca siniri tepesine çıkan genç kadın, eline

geçirdiği odunu buzağının kafasına vurmuş, yavru kan içinde yere yıkılmış. Yavrusuna saldırıldığını gören inek bir tekmede kadını öldürmüş. Uzaktan geçmekte olan kadının kayınpederi, ineğin gelinini öldürdüğünü görüp, elindeki tüfekle ateş ederek ineği öldürmüş. Silah sesini duyan koca koşup gelmiş. Karısını yerde cansız yatar, babasını da elinde tüfekle görünce, silahını çekip tek atışta  babasını öldürmüş.

Kısa bir süre sonra gerçeği öğrenen genç adam bu kadar acıya  dayanamayacağını düşünüp bir kurşun da kendi kafasına sıkarak canına  kıymış.

Şeytan gülerek,”Şimdi herşeyin sorumlusu olarak beni görürler, buzağının ipini gevşetmekten başka ne yaptım ki ben” demiş…

Bu hikayeyi gönderen degerli arkadaşım Hasan Hüseyin Er’e teiekkür ederim.

,

Yazı kategorisi: DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ, ŞEYTAN | » yorum bırak;

Şeytan Neden Secde’den Kaçındı?

Posted by Site - Yönetici Temmuz 23, 2010

Şeytan Neden Secde'den Kaçındı?

Şeytan Neden Secde'den Kaçındı?

Şeytan Neden Secde’den Kaçındı?

Rivayet olunduğuna göre, Hak Teâlâ Hazretleri tarafından, Şeytana:

-”Âdem Aleyhisselâm’in kabrine secde et, senin tevbeni kabul edeyim, günahlarını bağışlayayım,” denildi. Şeytan:

-”Ben Adem’in kalıbına, cesed ve bedenine secde etmedim: nasıl olur da onun mezar ve ölüsüne secde edeyim,” dedi.

Yine haber’de geldiğine göre, Allahü Teâlâ Hazretleri, şeytanı her yüz bin senede bir ateşten çıkarır. Âdem Aleyhisselâm’ı da cennetten çıkarır ve ona secde etmesini emreder. Şeytan yine secde etmekten kaçınır. Âdem Aleyhisselâm’a secde etmeyen şeytanı yine ateşe döndürür.

Ve şeytan kâfirlerden (inkarcılardan) idi.”

Yani Allahü Teâlâ Hazretlerinin ilminde kâfir idi. Veya ken­disinin Âdem Aleyhisselâm’dan üstün olduğuna itikad ettiğinden Âdem Aleyhisselâm’a secde etme emrini çirkin gördüğü için kâfirlerden oldu. Şeytan kendisinin Âdem Aleyhisselâm’dan üstün olduğuna inanıyordu. Bir kişinin kendisinden daha üstün olduğu bir şeye secdeyle emredilmesi ve onunla tevessül etmesi güzel olmazdı.

Şu âyet-i kerime bunu anlatmaktadır: (Şeytan Âdem Aleyhis­selâm’a secde etmekle emir olunduğunda secde etmediğinde:)

Allah:  “Ey İblis! O benim kudretimle yarattığıma secde etmene ne engel oldu? Kibirlenmek mi istedin? Yoksa yüksek derecelerde bulunanlardan mı oldun?” dedi.Bu soruya şeytan şöyle cevab verdi: İblis dedi ki: “Ben ondan hayırlıyım. Beni âteşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın. Şeytan sadece kendisine emredileni terketmekle şey­tan olmadı. Kendisini Âdem Aleyhisselâm’dan üstün ve daha hayırlı olduğunu iddia etmesiyle lanete uğradı. Ehli sünnet ve’l-cemaatin mezhebin de, şakî olan kişi gerçekten said olabilir. Saîd kişi de şakî olabilir. Kâfir kişi Müslüman olduğu zaman, Müslü­man olduğu âna kadar kâfir idi. İslâmı tasdik ve ikrar etmesiyle Müslüman olduğundan, Allahü Teâlâ Hazretleri onun geçmiş olan bütün  günahlarını  bağışlarMüslüman  kâfir olduğu  zaman, bundan Allaha sığınırız, bu vakte kadar Müslüman sayılırdı. Ancak eskiden yapmış olduğu bütün ameli yanar, silinir.

Sonra Allahü Teâlâ Hazretleri, şeytan için, “Ve şeytan kâfirlerden idi,” buyurdu. Halbu ki o zaman şeytandan başka kâfir yoktu. Ondan sonra kâfirlerin olacağı Allah’ın bilgisi dâhilinde olduğundan onun kâfirlerden olduğunu zikretti. Yani şeytan kendisinden sonra inkâr eden kâfirlerden idi, demektir. Bu Allahü Teâlâ Hazretlerinin Adem Aleyhisselâm ve eşi Hazreti Havva’ya yasak edilen ağaçtan yememelerini tenbih ederken

buyurdukları: “(Eğer yasak edilen ağaçtan yerseniz) ikiniz de zalimlerden olursunuz,” kavli şerifine benzemektedir.

Mesnevî’de Buyuruldu:

(Âlimler) buyurdular: Melekler ( Adem a.s.), secde ettiklerinde, İblis İmtina etti. Âdem Aleyhisselâm’a yönelmedi ve hatta sırtını ona çevirdi. Bu şekilde secde eden meleklere doğru dikilip kaldı,

Melekler secde halinde tam yüz sene kaldılar. (Başka bir rivayette) melekler, secde halinde beşyüz sene kaldı, denildi. Melekler secdeden başlarını kaldırdılar. Şeytan hâlâ orada ayaktaydı, onlara tariz etmekte ve secde etmekten imtina etmekten pişman da değildi. Melekler, şeytanı orada durup, kendileriyle beraber secde etmediğini görünce, Allahü Teâlâ Hazretlerinin rızası için ikinci kez secdeye kapandılar. Melekler bu şekilde iki secde yapmış oldular. Secde’nin biri Âdem Aleyhisselâm içindi: diğeri Allahü Teâlâ Hazretleri için. Şeytan, meleklerin yapmakta olduğu secdeleri gördü, onların yaptığı gibi yapmadı. İşte bu, şeytanın secde etmekten kaçınmasıdır. Şeytan Âdem Aleyhisselâm’a secde etmekten kaçınıp secde etmediğinden dolayı Allahü Teâlâ Hazretlerinin onun, sıfatını, halini, suretini, şeklini ve nimetini değiştirdi. Böylece şeytan bütün çirkinlerden daha çirkin oldu. Allahü Teâlâ buyurdular:

Her halde Allah bir kavme verdiğini onlar nefislerindekini bozmadıkça- bozmaz.. Bazıları, şeytan secde etmemekle; şeytanın cesedi, domuzların şekline, yüzü de maymun yüzüne dönüştü. Şeytanın nesli ve zürriyeti vardır. Neshedilenin nesli olmuyorsa da lâkin istediğinde, bir bakışla bakar ve onun bakma­sıyla nesli olur.

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri Tercümesi cilt 1

Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, H.Z ADEM, RUHU`L BEYAN TEFSİRİNDEN KISSALAR, YORUMLAR, YORUMSUZ, ŞEYTAN, İBRETLİK | 2 Yorum »

Şeytanın en sevdiği şey, insanı Kur’ân-ı Kerim ve ilimden alıkoymaktır

Posted by Site - Yönetici Nisan 18, 2010

Şeytanın en sevdiği şey

Şeytanın en sevdiği şey

Şeytanın en sevdiği şey, insanı Kur’ân-ı Kerim ve ilimden alıkoymaktır

İbnü Abbas (r.a.) Hazretlerinden rivayet olundu. Buyurdular ki: Her akşam şeytanın aveneleri (ona tâbi olanları) efendilerinin yanına dönerler. Her biri şeytanın önünde konuşup ona yaptıklarını rapor verip anlatırlar. Şöyle yaptım, böyle yaptım, Falanca zahidi aldattım, derler. Hatta en küçükleri,Ben falanca sabiyyi (çocuğu) Kur’ân-ı Kerimi okumaktan alıkoydum,der. Hemen şeytan yerinden kalkar. Onu alıp yanına oturtur ve onun yaptığıyla neşelenip sevinir.

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri

Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, RUHU`L BEYAN TEFSİRİNDEN KISSALAR, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ, ŞEYTAN | Etiketler: | » yorum bırak;

ŞEYTAN KİME DÜŞMAN?

Posted by Site - Yönetici Nisan 9, 2010

ŞEYTAN KİME DÜŞMAN?

Vehb bin Münebbih’den rivayet olunduğuna göre Allahü Teâlâ, İblis’e Peygamber Efendimizin (s.a.v.) yanına varıp her sorduğuna cevap vermesini emretti, İblis, elinde asa bulunan bir pir-i fani suretinde Peygamber Efendimiz’e, geldi.

Resulüllah (s.a.v.) Sen kimsin diye sordular, Ben İblis’im.” dedi. Resulüllah Niyegeldin.” buyurdular. Allahü Teâlâ yanına, gelip her sorduğuna cevap vermemi emretti dedi. Peygamberimiz Ümmetimden kaç düşmanın vardır?” diye sual ettiler. On beş kısım insandır ki ilki sensin, Adil imam (idareci), mütevazı zengin, dürüst tacir, ihlâslı âlim, nasih (emr-i bil-ma’ruf ve nehyi ani’l-münkerde bulunan) mü’min, halim (yumuşak huylu ve merhametli) mü’min, tevbeye devam eden mü’min, haramlardan ve şüphelilerden uzak duran mü’min, taharete (temizliğe) devam eden mü’min, çok sadaka veren mü’min, güzel ahlaklı mü’min, Kur’an hafızı ve Kur’an-ı Kerim’i devamlı okuyan, geceleri insanlar uyurken namaza kalkan mü’mindirdedi.

Fazilet Takvimi  – 23 Aralık 2008 Salı

Yazı kategorisi: DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, YORUMLAR, YORUMSUZ, ŞEYTAN | » yorum bırak;

MUSA ALEYHİSSELAM İLE ŞEYTANIN MÜLAKATI

Posted by Site - Yönetici Mart 24, 2010

MUSA ALEYHİSSELAM İLE ŞEYTANIN MÜLAKATI

MUSA ALEYHİSSELAM İLE ŞEYTANIN MÜLAKATI

MUSA ALEYHİSSELAM İLE ŞEYTANIN MÜLAKATI


İblis, Musa Aleyhisselâm’a geldi ve şöyle dedi :

-“Şüphesiz ki Allah seni kendisine Rasül ve Kelîm olarakseçti.” Musa A.S:

-“Evet, seçti. Ama sen ne istiyorsun ve sen kimsin?” diye sordu. İblis dedi ki:

-“Ben İblisim, Allah’ın yarattıklarından bir yaratığım. Senin vasıtan ile rabbine tevbe etmek istiyorum.

Tevbemin kabul olunmasını iste.” Musa Aleyhisselâm bu duruma sevindi. Abdest aldı, Allah’ın dilediği kadar namaz kıldı ve dua etti. Duasında şöyle dedi :

-“Ya Rabbi ! Muhakkak İblis senin Kerim olan zatının yaratıklarından bir yaratıktır ve

sana tevbe etmek istemektedir. Allâh’ü Teâlâ Musa Aleyhisselâm’a şöyle vahyetti :

-“İstediğimi yerine getirirse duasını kabul ederim. Adem Aleyhisselâm’ın kabrine secde etmesini

emrediyorum Ya Musa. O (nun kabrin)e secde ettiği zaman tevbesini kabul eder, günahlarını af ederim. Ayıplarını örter, kıyamet günü açığa çıkarmam.”

Musa Aleyhisselâm (Allâh’ü Teâlâ’nın) bu emrini İblis’e tebliğ etti. (İblis-i) Lain öfkelendi,

kibirlendi ve dedi ki :

-“Ben onun dirisine secde etmedim, ölüsüne nasıl secde ederim ?

(Bu istek) ebediyyen gerçekleşmez.” Sonra Musa Aleyhisselâm’a şöyle dedi :

-“Ey Musa! Benim için rabbine şefaat etmen sebebi ile benim üzerimde hakkın var.

Sana üç şey tavsiye edeyim :

1. Öfkelendiğin zaman beni hatırla. Çünkü kanın cesette cereyanı gibi ben de senin kalbinde cereyan ederim.

2. Düşman ile karşılaştığın zaman beni hatırla. Çünkü adam harpte düşman ile karşılaştığı zaman karşısına iki kişi çıkartırım. O adama, hanımını, ehlini, malını ve çoluk-çocuğunu hatırlatırım, o da geriye döner.

3. Mahremin olmayan bir kadın ile oturma. Çünkü ben, o kadından sana, senden de ona bir elçiyim.

Tefciruttesnim fi kalbin selim>>>bilgicagi.net

..

Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, H.Z MUSA, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ, ŞEYTAN, İBRETLİK, İLGİNÇ | » yorum bırak;

ŞEYTANIN ÇOCUKLARI, İSİMLERİ VE VAZİFELERİ…

Posted by Site - Yönetici Mart 6, 2010

ŞEYTANIN ÇOCUKLARI, İSİMLERİ VE VAZİFELERİ…

Birinci sura kadar yaşayacağı için, İblis’e nesil verildi.

İblis’in birçok çocukları vardır. Her birinin isimleri ve görevleri vardır.

1. Hanzeb.

Namazda vesvese verir. Namazda böyle bir şey hissedince Allah’a sığın.

2. Velhan.

Temizlikte çok su kullandırarak vesvese verir. Çok su kullandırır,

sonra da gülüp alay eder.

3. Zellenbur.

Bu da çarşılarda esnafa bozuk mal satmayı, yalan yemini,

malını methetmeyi, malın kusurunu gizlemeyi ve insanları aldatmayı

güzel gösterir.

4. Vesnan.

Uyku şeytanıdır. Namaz ve diğer ibadetler için kafayı ve göz kapaklarını

bastırır, zina ve hırsızlık gibi haramlar için insanı uyarır.

5. Betr.

Musibet şeytanıdır. Bağırıp çağırma, yüze tokat vurma gibi cahiliye

adetlerini güzel gösterir.

6. Dasim.

Yemek şeytanıdır. İnsan besmele çekmediğinde, onunla yemek yer,

eve girer, yatakta uyur, besmele ile dürülmemişse elbiseleri giyer,

karı koca arasında düşmanlık meydana getirmeye çalışır.

7. Metun veya mesût.

İnsanlar arasında yalan haberleri yayar, sonra onların aslı çakmaz.

Kişinin her duyduğunu konuşması yalan olarak kendine yeter.

8. El Ebyaz.

Peygamberlere ve velilere musallat olan şeytandır.

Peygamberlere bir zararı dokunamaz, veliler ise onunla mücadele ederler.

Allah’ın korudukları selâmettedir, korumadıkları ise sapıtırlar

(Gazali’nin Bidayet-ül Hidaye şerhi).

Kaynak : Tefcirut-Tesnim c.1 s.19

..

Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ, ŞEYTAN | 10 Yorum »

ŞEYTANIN ADI

Posted by Site - Yönetici Mayıs 16, 2009

ŞEYTANIN ADI

İbnü Abbas (r.a.)’nın rivayetine göre, Şeytan, Allah’a isyan ettigi zaman, lanete ugradı ve şeytan oldu.

Bu rivayet onun Allah’a isyan edip lanete ugradıktan sonra ‘’ Şeytan ‘’ diye isimlendirildigine dalalet eder.Lanetten önce şeytanın adı, Azazil veya Nail idi, İstiaze de kendisinden Allah’a sıgınılan şeyler, alay etmek , kötülük ve dedikodu yapmak, vesvese vermek gibi şeytanın zararları ve kabahatları ile kayıtta anmak ki, böylece şeytanın umumi şerlerinden sıgınılmış olsun.

‘’ Ravdatü’l-Ahbar ‘ da şöyle deniliyor: ‘’ Şeytanlar, erkek ve dişidirler. Dogarlar ölmezler, belki ( kıyamet sabahına kadar ) ebedidirler.Cinler, erkek ve dişidirler, dogarlar ve ölürler.Melekler, erkek ve dişi degiller, dogmazlar,yemezler ve içmezler.’’

Bundan şeytan ve cinlerin hakiki nesneler oldukları ve var oldukları sabit oldu.Cin ve şeytanların varlıgını felsefeciler,doktorlar ve benzerlerinden çok az bir kısım hariç, kimse inkar etmez.

Hüccetü’l-İslam İmam Gazali Hazretleri, sünneti ihya eden, insan ve cinlerin müftüsüydü.Bir gün cinlere, havadis ( dünyada olup biten garip şeyleri ) sordu. Cinler:

‘’ İmam Zemahşeri Hazretleri tefsirle alakalı bir kitap yazmaktadır. Kur’anı Kerimin yarısına yetişti,’’ dediler. İmam Gazali Hazretleri,cinlerden, Zemahşeri Hazretlerinin yazmış oldugu tefsiri kendisine getirmelerini istedi. Cinler, Zemahşeri Hazretlerinin yazmış oldugu tefsiri istinsah ettiler,hepsini yazdıler, aslını yerine koydular ,aslını yerine koydular,kopyasını getirdiler. Zemahşeri Hazretleri, Gazali Hazretlerinin yanına geldiginde, Gazali Hazretleri, o tefsiri kendisine gösterdi.Zemahşeri Hazretleri,hayret etti,şaşırdı. Şöyle dedi:

‘’ Eger bu tefsir benim ise ben onu gizledim.Gizli yazıyorum.Benden başka kimse tefsir yazdıgımı bilmiyor.Bu nereden geldi ? Yok eger bu tefsir başkasının ise, bir kitabın, lafız,mana,konuluş ve tertipte bu kadar birbirine benzemesini akıl kabul etmez. Bu mümkün degildir.’’ Bu konuşma üzerine imam Gazali Hazretleri şöyle buyurdu:

‘’ Bu tefsir (senindir) bize cinlerin eliyle ulaştı,’’ dedi. Zemahşeri Hazretleri o güne kadar  cinleri inkar ediyordu. O mecliste cinlerin varlıgını itiraf etti.

Kaynak : Ruhu’l – Beyan Tercümesi – cilt 1 – sahife 27 – 28

Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, RUHU`L BEYAN TEFSİRİNDEN KISSALAR, TAVSİYELER, YORUMLAR, YORUMSUZ, ŞEYTAN | 2 Yorum »

 
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 68 other followers