GÖYNEM ( BEYSEHiR )

İLAHİ-KURAN-İSLAM-DİN-HABER-RESİM-VİDEO-TASAVVUF-BELGESEL-DUA-HADiS-TARİH-ŞİİR

‘MÜZİK’ Kategorisi için Arşiv

RUHUN DEĞİL NEFSİN GIDASI MÜZİK!

Posted by Site - Yönetici Ocak 16, 2011

RUHUN DEĞİL NEFSİN GIDASI MÜZÜK!

RUHUN DEĞİL NEFSİN GIDASI MÜZÜK!

RUHUN DEĞİL NEFSİN GIDASI MÜZİK!

Simanın caiz olduğu ve caiz olmadığı yerler vardır. Bazıları, kitaplardaki sima kelimesini çalgı olarak tercüme ettikleri için mubah çalgılar da var zannedilmektedir. Aşağıdaki yazıların tamamı İslam âlimlerinin kitaplarından alınmıştır. Nereden alındığı da sonunda yazılıdır. Kendimize ait tek cümle yoktur.
Aletsiz, çalgısız nağmeli sese sima denir. Çalgı aleti ile birlikte olan insan sesine gına [müzik] denir. Gına haramdır. (Dürr-ül mearif)
Lokman suresinin 6. âyetindeki lehv-el hadis ifadesini âlimler musiki, çalgı aleti olarak bildirmiştir. İbni Mesud hazretleri yemin ederek lehv-el hadis’ten kasıt, çalgı aleti ve musiki olduğunu söylemiştir. (Tefsir-i ibni kesir, Tefsir-i medarik) [İbni Mesud gibi büyük bir zata inanmayan cahillere ne denir ki?]
(Mevahib-i aliyye) ismindeki tefsirde, lehv-el hadis âyeti şöyle tefsir ediliyor:
Yalan hikayeler yazarak veya şarkıcı kadınlar tutup herkese ses nağmeleri dinleterek, Kur’an dinlemelerine engel olmaya çalışanlara Cehennem ateşini müjdele! (Mevâkib tefsiri)
Bir hadis-i şerifte de buyuruluyor ki:
(Üçü hariç, her lehv bâtıldır.) [Deylemi]
Demek ki lehv, bir oyun, bir eğlence, bir çalgı olduğu için böyle buyuruluyor.
Müfessirler, İsra suresinin 64. âyetinde şeytana, (Vestefziz… bi savtike [Sesinle oynat]) demenin çalgı ile oynat demek olduğunu, bu âyetin, her çeşit çalgıyı haram ettiğini bildirmişlerdir. (Şeyhzade)
Müfessirler Enam suresinin 70. âyetini, (Dinlerini [şarkı ile, musiki ile] oyun ve eğlence haline sokanlardan uzak dur) şeklinde tefsir etmişlerdir.
(Şimdi siz bu söze [Kur’âna] mı şaşırıyorsunuz? Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz ve siz gafletle oynuyorsunuz.) [Necm 59-61]
Medarik tefsirinde entüm samidün ifadesi, (Kur’an okunduğunu işittikleri zaman onu dinletmemek için teganniye [şarkı türkü söyleyerek şamataya] başlarlar, oynarlardı) diye açıklanıyor. İbni Abbas ve Mücahid hazretleri de bu ifadenin şarkı olduğunu söylemiştir. (İgaset-ül-Lehfan)
Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Peygamberin emrine uyun, yasak ettiğinden sakının!) [Haşr 7]
(Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.) [Nisa 80]
(O Peygamber, güzel şeyleri helal, çirkin, pis şeyleri haram kılar.) [Araf 157]
(O, kendisine vahyedilenden başkasını söylemez.) [Necm 3, 4]
(Aralarındaki anlaşmazlıkta seni hakem tayin edip, verdiğin hükmü tereddütsüz kabullenmedikçe, iman etmiş olmazlar.) [Nisa 65]
(Allah ve Resulü, bir işte hüküm verince, artık inanmış kadın ve erkeğe, o işi kendi isteğine göre, tercih, seçme hakkı kalmaz.) [Ahzab 36]
(Kur’anı sana insanlara açıklayasın diye indirdik.) [Nahl 44]
Şimdi Resulullah efendimiz, yukarıdaki âyet-i kerimeleri nasıl açıklamışsa ona bakalım:
(İlk teganni eden şeytandır.) [Taberani]
(Sesini gına ile yükseltene şeytan musallat olur.) [Deylemi]
(Rahmet melekleri, ceres, [çan, zil, çıngırak] bulunan yere girmez.) [Nesai]
(Rahmet melekleri, köpek ve çan bulunan kafileye yaklaşmaz.) [Müslim, Ebu Davud, Tirmizi]
(Ceres, şeytanın mizmarıdır.) [Müslim, Ebu Davud, Nesai] [Mizmar çalgıdır]
(Şarkıcı kadını dinlemek, yüzüne bakmak haramdır. Parası da haramdır. Kimin eti haramdan beslendi ise, ona Cehennem ateşi layıktır.) [Taberani]
(Cenab-ı Hak, zurna, gırnata, ud, def gibi bütün çalgı aletlerini, cahiliyet döneminde tapınılan putları kaldırmamı emretti.) [İ.Ahmed]
(Bir zaman gelecek, ümmetimden bazısı, zinayı, ipek giymeyi, içki içmeyi, mizmarı [çalgıyı] helal addedecektir.) [Buhari]
(Musiki, kalbde nifak hasıl eder.) [Beyheki]
(Suyun otu büyüttüğü gibi, şarkı, oyun ve eğlence kalbde nifakı büyütür. Allah’a yemin ederim ki, suyun otu büyüttüğü gibi, Kur’an ve zikir de, kalbde imanı büyütür.) [Deylemi]
(Rabbim bana içkiyi, kumarı, darbukayı ve şarkı söyleyen kadınları haram kıldı.) [İ. Ahmed]
(Resulullah çalgı aletleriyle para kazanmayı yasakladı.) [Begavi]
(Ümmetimden bazıları, içkilere başka isim vererek içerler. Şarkıcı kadın ve çalgı aletleriyle eğlenirler. Allahü teâlâ, onları yerin dibine batırır da domuzlar ve maymunlar kılar.) [İbni Mace]
(Şu beş şey zuhur ederse, ümmetimin helaki hak olur: Birbiriyle lanetleşme, içki içme, ipekli giyme, çalgılar ve erkeğin erkekle, kadının kadınla iktifa etmesi.) [Deylemi, Hâkim]
(Ben, mizmarları [çalgıları], putları yok etmek için de gönderildim.) [İ.Ahmed, Ebu Nuaym, İbni Neccar]
(İblis, yer yüzüne indikten sonra, ya Rabbi bana ev ver dedi. Hamamlar senin evin. Yemek istedi. Besmelesiz yenen yemekler senin denildi. Müezzin istedi. Mizmarlar [çalgılar] müezzinin denildi. Yazıların dövme, hadislerin yalandır. [elçin] kâhinler, falcılar, tuzağın da kadınlardır.) [İbni Ebiddünya, İbni Cerir]

MÜZİK RUHUN DEĞİL NEFSİN GIDASIDIR
Hamd; ancak Allah’a mahsustur. Salât-ü selâm; Rasûlullah’ın, O nun A’li ve Ashab’ının ve de Kıyamete kadar onların yoluna ittiba edenlerin üzerine olsun…
Allah’ın kullarını saptırmada ve O’nun yolundan kaydırmada Şeytanın kullandığı araçların başında müzik ve türevleri olan şarkılar, türküler vb. gelmektedir.
Müzik, İnsanın dili ve kalbinde meydana getirdiği kötü etkilerden dolayı Allah’ın Kitabının dinlenilmesine bir set olmaktadır. Böylece Kuran- kerimde bildirilen şeylere karşı bir gaflet meydana gelir ve şeytanın yolu açılmış, Rahmanın yoluna engel konulmuş olur.
Müzik, İnsanı gaflete sevk ederek, namazla kaim olan ve erişilen tüm güzelliklerin aksi etkiler doğurur. Namazın kötülük ve aşırılıktan menetmesine karşın, müzik bunlara yol açar. Müziği kendinden bir parça haline getiren bir kimse, bu haliyle Allah Azze ve Celle nin hoşnut olacağı yola asla ulaşamaz.
İnsanların beyinlerini kontrol altına almada müziğin büyük bir etkisi vardır. Yahudi, Hıristiyan ve diğer işbirlikçilerinden müteşekkil Şeytan orduları, uluslararası iletişim ağını ellerine geçirerek korkunç bir şekilde nefisleri tahrik edici unsurları kullanmaya başladılar. Bunun için kadın erkek şarkıcılardan bir ordu tesis ettiler.
Allah Azze celle’nin, hakkında hiçbir hüküm indirmediği bu fiillerini içki ve maddeyle pekiştirdiler. Ancak bundan sonra halkları İslama karşı birtakım hedeflere hizmet eder bir hale getirebildiler. Genç kızlarımızı insan görünüşlü kurtların pençesine düşüren nice şarkıların varlığı bir vakıadır. İslam vahdetinden uzaklaştıran, İslam’ı karalayan ırkçı yada yöresel gazellerin, ilhâdi (ateist) düşüncenin yayılmasında çok etkisi olmuştur…
Şarkı nedir: Birtakım duyguları tahrik kastıyla, seslice bir ritim takip edilmek suretiyle okunan şiir ya da nesire şarkı denir. Çalgı aletleri eşliğinde olabileceği gibi, alet yardımı olmaksızın da söylenebilir.
Müzik nedir: Yunan asıllı (fr. musique; lat. musica; yun. musikeden) bir kelime olan müzik, Ud, keman, davul, ney, darbuka vb. âletlerle yapılan sanat dallarının tümüne verilen addır.
Alimler müzik, şarkı ve türküleri sevk ettiği unsurlardan dolayı çeşitli terimlerle adlandırmışlar, boş söz (lehv); hevâ, batıl, yalan söz (zûr); ıslık (mükâ); alkış (tasdiye); zinâ davetçisi (rukiyyetüzzinâ); şeytan sesi (savtuş-şeytân); nifak yeşerten (münbitun-nifak) gibi isimleri onu tarif etmek için kullanmışlardır.

Müziğin özellikleri ve zararları kısaca şunlardır:

* Haramlara teşvik eder ve onları güzel gösterir.
* Fıskı, fücuru ve azgınlığı emreder.
* Nefsi şehevi fiillere iter.
* İnsanın adalet ve mürüvvetini giderir
* Kalbi meşgul ederek Allah’ın zikrinden alı kor.
* Kalbi karartarak iyilik ve kötülüğü ayırt edemez bir hale getirir.
* Şeytani hal ve fiillere güç vererek kötü işlerin yolunu açar.
* İnsanın sözlü ifade yeteneğini azaltır, zihni boş ve faydasız şeylerle meşgul eder.

Hüküm açısından, teganni çeşitleri Şarkı ve türküler, mübah ya da haram olmak üzere hüküm açısından ikiye ayrılır:
Mübah teganniler: Çalgı aletleriyle eşlik edilmeksizin sadece bir nâmeyle ve seslice ardı ardına söylenen sözlerdir brda şiirdir . Ancak, bunun mübah olması için bazı şartlar vardır:

1. Muhtevasında: İçkiye, kadına teşvik, İslam ve Müslümanlarla alay etmek, kafirleri övmek gibi Islama aykırı sözler bulunmamalı.
2. Erkeklerin görmemesi için yeterli önlemler alınmış olsa da, erkeklerin duyma ihtimali varsa eğer, bülûğ çağına ermiş bir kadın tarafından söylenmemeli.
3. Farzların edasını engellememeli, sonuçta buna sevk etmemeli.
4. Aşırılığa gidilmemelidir.

Mübah Olan Teganni Çeşitleri:

1- İş ve çalışma sırasında: İş esnasında sıkıntıyı azaltmak, bıkkınlığı gidermek ve azmi artırmak için söylenen ilahiler, marşlar ve güzel nağmeler.
2- Savaş kasidesi ve nağmeler. Mücahidleri teşvik etmek için söylenir.
3- Beşikteki çocuğu sakinleştirmek için annenin söylediği ezgi ve ninniler.
4- Kadınların düğün, sünnet merasimleri ve bayramlarda alet kullanmadan ya da yalnız zilsiz tef kullanarak söyledikleri ezgi ve dizeler. Ancak bu durumda, tefden başka çalgı aletinin olmamasına, erkeklerin değil kadınların çalmasına, tefin kenarlarında zil bulunmamasına, ayrıca aşırılığa giderek bu ruhsatın aşılmamasına dikkat edilme zorunluluğu vardır.

Haram teganniler:
Yukarıdaki şartları taşımayan her tür melodi, ezgi, şarkı ve türkü çeşidi bu gruba dâhildir.
Çalgı aleti eşliğinde söylenen her nevi ezgi, şarkı ve türkü haram olan gruba girer. Dolayısıyla bunlar, farzın edasını engelleyen; İslama aykırı sözler ihtiva eden; kadının erkeğe hitaben söylediği, içkiye, fuhşa çağıran; harama götüren; ehl-i fücûrun besteleyip söylediği haram sınıftan olup kesinlikle caiz değildir.
Bunların tümü Allah’ı anmaktan alı koyar ve insanın yaratılış gayesi oları Allah’a kulluktan tamamen uzaklaştırır.

KUR’AN-DAN DELİLLER

Birinci ayet: “İnsanlardan öyleleri var ki, herhangi bir ilmi delile dayanmadan Allah yolundan saptırmak ve sonra da onunla alay etmek için boş sözü (lehvel-hadîsi) satın alır. İşte onlara rüsvay edici bir azap vardır.”(Lokman, 6)
Abdulah b. Mesud Radıyallahu Anha, lehvel hadisin ne olduğu sorulduğunda, Allah’a andolsun ki, bu çalgıdır diye cevap verdi ve bunu üç kere tekrarladı. Sahabenin önde gelenlerinden İbni Abbas, İbni Ömer ve Cabir b. Abdullah Radıyallahu Anhum da lehvel-hadîsin şarkı olduğunu söylemişlerdir. (İbn Kesir, Taberi)
Tefsir usulünde, Sahabe sözü ve icma ettikleri takdirde Tâbiin sözünün de delil kabul edildiği bilinen bir kuraldır. Bu ayetle ilgili olarak da Sahâbe ve Tâbiin’in tamamı, aksi hiçbir görüş olmaksızın lehvel-hadîs’i müzik olarak tefsir etmiştir.
İkinci ayet: “Allah, (Şeytana defol) git dedi. Onlardan kim sana uyarsa, iyi bilin ki, Cehennem hepinizin cezasıdır. Mükemmel ve tam bir cezai Onlardan gücünün yettiği kimseleri sesinle (davetinle) yerinden oynat (şaşırt): Süvarilerinle, yayalarınla onları yaygaraya boğ, mallarına ve evlatlarına ortak ol, kendilerine vaadlerde bulun. (Onları oyala dur.) Şeytan insanları aldatmadan başka bir vaadde bulunmaz. Şurası muhakkak ki, benim (ihlaslı) kullarım üzerinde senin hiçbir ağırlığın (hakimiyetin) olmayacaktır. (Onları) koruyucu olarak Rabb’in yeter.” (isra-63/65)
Tabiinden olan müfessirlerin imamı Mücahid Rahmetullahi Aleyh, bu ayetteki sesinle (bi-savtike) ifadesiyle ilgili olarak; bu; şarkı, müzik, çalgı aletleri, boş ve batıl sözlerdir demiştir. Dahhâk b. Mezâhim de, çalgı aletlerinin sesidir demiştir. (Tefsir Kurtubi 10/288)
Üçüncü ayet: “Şimdi siz bu söze -Kur-âna- mı şaşırıyorsunuz? Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz ve siz habersizce eğleniyorsunuz?” (Necm- 59/61)
İbni Abbâs Radıyallahu Anhüm ayetteki eğleniyorsunuz ifadesinin şarkı olduğunu söylemiştir. Zira Yemen lehçesinde, bizi eğlendir (Esmid lenâ) denildiğinde, bize şarkı söyle (ğanni lena) anlamı kastedilir. Mücâhid Rahmetullahi Aleyh de buradaki ifadenin anlamının, şarkı olduğunu söylemiştir. Aynı şekilde Yemenliler, falan eğlendi (semede fülân) dedikleri zaman, (ğanne fülân) falanın şarkı söylediğini anlatmak isterler. (İğasetül-Lehfan.1/258)
Dördüncü ayet: “Onların (müşriklerin), Beytullah yanındaki duaları da ıslık çalmak ve alkıştan başka bir şey değildir.” (Enfal, 35)
Islık çalmak (mükâ), alkış (tasdiye); nağme ve tempo tutmak gibi davranışlardır.

MÜZİK RUHUN GIDASIMI!
Bazı kimselerin diline doladığı ve çok garip olan bu söz, Kur’ândan ve Sünnetten kopanları insanların, eksikliğini yüreklerinin derinliğinde hissettiği bir boşluğu doldurmak, ne olursa olsun kendisiyle her zaman güçlü oldukları kaynaklara dönmesini engellemek amacıyla üretilmiş basit felsefeden öte bir şey değildir.
Böylece Allah düşmanları kendilerince alternatif(!) bir din oluşturma eğilimi göstermiş insan maneviyatına, ihtiyaç duyduğu desteği müzikle verebilecekleri vehmine kapılmışlardır. Bununla da kalmayıp, bu yolla halkları ve en önemlisi gençleri etki altına almayı başarmışlardır. Hatta bu doğrultuda sözde İslami olan “yeşil pop”(!) tartışmaları bile yapılmaya başlanmıştır. Müslümanları dağın öte yanındaki büyük felaketi görmeye ve yükümlü olduğumuz sorumlulukları eda etmeye davet ediyoruz… Ruh, ancak böyle gıdalanır!
Son olarak…
İslam’da müziğin hükmü açıklandıktan ve müslümanın bundan uzak durması, kaçınması gereken haramlardan biri olduğu belli olduktan sonra, bu günaha düşen kimse artık, Allah Teala ve Rasûlü (S.A.V.) in emrine boyun eğmeli ve teslimiyet içinde olmalıdır ki, hayat bulsun:
“Ey İman edenler! Hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah ve Rasûlüne (onların çağrılarına) uyun…” (Enfâl, 24)
Şayet kişi, böyle bir günahın içinde değilse, artık Allah’a hamdederek, hak üzere sabit kalmasını O’ndan dilesin ve kardeşlerine nasihatta bulunsun

Bu yazıyı gönderen degerli  ŞERİFE ŞEVVAL KARDELEN hocamizdan Allah razı olsun,Sizlerinde dualarını bekleriz.

.

 

Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, MÜZİK, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ, ŞERİFE ŞEVVAL KARDELEN | Etiketler: | 3 Yorum »

ÇALGILI -MÜZİKLİ İLAHİLER MODASI

Posted by Site - Yönetici Aralık 19, 2010

ÇALGILI -MÜZİKLİ  İLAHİLER MODASI

ÇALGILI -MÜZİKLİ İLAHİLER MODASI

ÇALGILI – MÜZİKLİ – İLAHİLER MODASI

Zamanımızda dans edecek derecede disko müzikleri gibi ilahi söyleme ve bunlara rağbet etme modası aldı başını gidiyor, din istismarcıları buluğ çağına girmiş kadın olma sıfatlarına malik genç kız çocuklarını bile para için ağlatarak sahnelere çıkarıyor ve bunlar vasıtası ile müslümanların inanç ve i’tikadlarını ifsad edip onları sömürüyorlar. Allah-ü teala kendisinin razı olduğu amelleri gerek kitabında gerek Resulleri vasıtası ile bildirmiştir, bildirdikleri emirler içersinde de; haşa “çalgılarla beni anın bana şükredin dememiştir..!” Hatta Resulullah “sallallahu aleyhi ve sellem” bu tür ilahilerin okunduğu mecliste en ön sırada oturmuş olsa hangi müslüman çalgılar ile kadınlı kızlı Allah’ı anabilir O’nu zikredebilir..? Allah insaf versin…

Dinimizislam.com tarafından İslam kitaplarından alıntı yapılan alt daki fetvaları elinizi vicdanınıza koyarak okuyun hangi alim neyi delil göstererek müziğe ruhsat veya izin vermiş bir tane bulamazsınız.Acizliğimiz ve kulluğumuz münasebeti ile bizlerden hatalar ve günahlar eksik olmaz fakat bu demek değildir ki işlediğimiz hata ve günahlardan müsterih olup onları beğenip taktir edelim böyle bir tutum bizlerin imanını zedeler hatta Allah korusun kati nasslardan birini inkarımız sebebi ile imanımızdan bile oluruz.

***

Nasslardan hüküm çıkaran ulemanın açıklamaları şöyledir:

İSLAM ALİMLERİ BUYURUYOR Kİ:

İbni Hibban’ın bildirdiği hadis-i şerifte, Resulullah, develerin boyunlarındaki ceresleri [çanları] çıkarmıştır. Halbuki çan şehveti tahrik etmez. Çan bulunan yere rahmet melekleri girmiyor. Artık çalgıyı, çalgı aletlerini siz düşünün. Şeyh-ul-İslâm Ahmed İbni Kemal efendi hazretleri Kırk Hadis kitabında buyuruyor ki:

(Mizmarları kırmak ve hınzırları öldürmek için gönderildim) hadis-i şerifindeki mizmar, bütün çalgı aletleridir. Bu hadis-i şerif, her çeşit çalgıyı ve domuz eti yemeyi yasak etmektedir.

Hazret-i Ebu Bekir, iki küçük cariyenin def çalıp şarkı söylediklerini gördü ve onları azarlayarak “Şeytanın çalgısını mı çalıyorsunuz?” dedi. (Buhari)

Hazret-i Ömer, ihramlı bir toplulukta şarkı söyleyen birine, “Allah senin ibadetini kabul etmesin” dedi. (İbni Ebid-dünya)

Eshabı kiramdan Enes bin Malik hazretleri “En pis kazanç, şarkı ve çalgı aletleriyle kazanılandır” dedi. (İbni Ebid-Dünya)

İbni Abbas hazretleri, “Çalgı aletleri haramdır” dedi. (Beyheki)

Âişe validemiz, bir evde şarkı söyleyen birini görünce ona, “Yazıklar olsun sana. Bu şeytandır, bunu çıkarın dışarı” dedi ve onu çıkardılar. (Buhari)

Fudayl b. İyad hazretleri, “Müzik ve şarkı, zinanın teşvikçisidir” dedi. (İbni Ebid-dünya)

Şeyhül İslam Ahmed İbn-i Kemal Paşazade,Risale-i Münire’debuyuruyor ki:

Cevâhir-i Fetâvâ kitabında (Raks [oyun], şarkı ve çalgı haramdır) diyor. İstihsân kitabında çalgı dinlemenin haram olduğu bildiriliyor. Hidâye kitabının sahibi, (Şarkı söyleyenin şahitliği kabul edilmez) diyor. Tefsir âlimlerinin büyüklerinden İmam-ı Kurtubi, “şarkı söylemek, ney çalmak ve raks etmek icma ile haramdır” diyor. Abdülkadir-i Geylani’nin (Raksa helal diyen kâfir olur) fetvası vardır. (Vesiletü’n Necat kitabı)

Şeyh Muhammed Rebhami hazretleri buyuruyor ki:

Saz, tanbur, def, ney ve diğer çalgı aletlerini çalmak, Allahü teâlânın emrini tutmamak olur.” (Riyad-ün-Nasıhin)

İmam-ı Şa’rani hazretleri buyuruyor ki:”Hakim-i Tirmizi’nin Nevadiru’l Usul adındaki kitapta rivayet ettiği hadis-i şerifte Resul-i Ekrem efendimiz, (Her kim şarkı sesine kulak verirse, onun ruhanileri dinlemesine izin verilmez) buyurdu. Oradakilerden biri tarafından, (Ya Resulallah, ruhaniler kimlerdir?) diye soruldu. Resulullah da, (Cennet ehlinin okuyucularıdır) buyurdu. (Muhtasar-ı Tezkire-i Kurtubi)

İmam-ı Birgivi hazretleri buyuruyor ki:

Saz dinlemekten kulaklarını korumalıdır.” (Risale-i Birgivi)

Şarkı, Kitap ve Sünnetle yasaklanmıştır.” (İmam-ı Kurtubi)

Şarkı ve müzik aletlerinin haram olduğu konusunda icma vardır.” (İbni Salâh)

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:

İmam-ı Şami, Mültekıt kitabında (Hiçbir âlim, teganniye mubah demedi) buyurdu. (mektubat-i rabbani 266. mektub)

Kur’an-ı kerimi musiki perdelerine uydurarak okumak haramdır.” (Fetava-i Bezzâziyye)

Çalgı çalmanın haram olduğu, icma ile bildirildi.” (Makamat-ı Mazheriyye)

Çalgı çalarak veya oyun arasında Kur’an okuyan kâfir olur.” (Tergib-üs-salât)

İmam-ı Münavi hazretleri (Nikahı herkese duyurun! Bunun için de, camide yapın ve def çalın) hadis-i şerifini açıklarken, (Mescitlerde def çalınmaz. Hadis-i şerif, mescid dışında çalınmasını, mescitte yalnız nikah yapılmasını emrediyor) diyor. (Hadika)

Dümbelek, ney, saz çalmak haramdır.” (Tahtavi şerhi)

(Mevlana hazretleri ney çalmamış ve dinlememiştir sonradan mevleviliğe sokulmuştur, kendisi zikrin bile gizlisini yapar idi.)

Teganni ile okuyan bir imamın arkasında kılınan namazın iadesi gerekir.” (Halebi)

Kur’an-ı kerimi, Arap şivesine uygun, tecvid ile ve güzel ses ile okumalıdır. Ebu Davud’daki hadis-i şerifte, (Kur’anı güzel sesle okuyun) buyuruldu. Yani “Allah’tan korkarak okuyun” demektir. Bu da, tecvid ilmine uyarak okumakla olur. Yoksa, harfleri, kelimeleri değiştirerek, manayı, nazmı bozarak teganni ile okumak haramdır. (Berika)

Teganni haramdır.” (Tıbb-ün-nebevi)

Kur’an-ı kerimi teganni ile okumak ve dinlemek haramdır. Burhâneddin-i Mergınânî hazretleri buyurdu ki:

Kur’an-ı kerimi teganni ile okuyan hafıza, ne güzel okudun diyen kimsenin imanı gider. Tecdîd-i iman gerekir. Kuhistânî de, böyle yazmaktadır. (Dürr-ül-müntekâ)

Teganni ile şarkı söylemek ve dinlemek haramdır. Tekkelerde ilahiler okuyarak raks etmek, oynamak, dönmek haramdır. Şimdi, dinden haberi olmayan fasıklar, böyle tarikatçılık yapıyorlar.” (Fetava-yı Hindiyye 5 Cild 352. sahife)

Allame Zahirüddin bin Cafer diyor ki:

(Mevlidde, salihlerle salevat okumak, her zaman sevaptır. Fakat, buna haram karıştırmak, mesela çalgı, şarkı, raks gibi şeyler yapmak büyük günah olur.)

Büyük âlim ibni Arabi hazretleri Fütuhat-ı Mekkiyye kitabında, raks ile ve dönerek olan simanın yasak olduğunu bildirmiştir. (Mektubat)

Sima esnasında raks (dans) günahtır.” (Merec-ül-bahreyn)

Kitab-ül-kırare’deki hadis-i şerifte, kıyamet alametleri sayılırken, (Kur’an-ı kerim mizmardan, [çalgılardan] okunur) buyuruluyor. (Tergib-üs-salât)

Ney de, diğer çalgılar gibi asla caiz değildir. Eğlence ve para kazanmak için şarkı söylemek haramdır. Her çalgıyı çalmak ve dinlemek, raks etmek caiz değildir.” (Redd-ül Muhtar- İbni Abidin)

Allahü teâlânın aşkı ile dolmuş, evliyanın büyüklerinden olan Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretleri, ney ve başka hiçbir çalgı çalmadı. Musiki dinlemedi ve raks etmedi. Zikrin kalb ile, sessiz olacağını Mesnevi’de bildirmektedir.” (S. Ebediyye)

Raks ile, söz ile [şarkı, çalgı ile] başkalarını eğlendiren şahit olamaz.” (Mecelle m. 1705)

İlahi, hasta olmayan kalbi yumuşatır, haram olmaz. (ilahiler ile) Çalgı çalmak ise bütün âlimlerce haramdır. (Makamat-ı Mazheriyye)

Hak sevgisi ile sima dinleyen sıddık, nefse uyup dinleyen zındık olur.” (Siyerül-aktab)

Sıkıntı gidermek için, kendi kendine nağme okumak caizdir. Fakat, başkalarını eğlendirmek için okumak caiz değildir. Her çalgı haramdır.” (Ahlak-ı alaiyye)

Keyf ve eğlence için, her çalgıyı çalmak ve dinlemek haramdır. Yalnız savaşta, askerin moralini kuvvetlendirmek için, bando, mızıka çalmak ve bunlara sulhta da hazırlanmak ve düğünlerde davul, def çalmak caizdir. Mescitlerde her çalgı haramdır.” (Ukud-üd-dürriyye)

İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki:

Eğlence veya para kazanmak için başkalarına şarkı söylemek, sözbirliği ile haramdır. Çalgı ile raks etmek büyük günahtır. Sıkıntısını gidermek için kendi kendine şarkı söylemek günah değildir. Çalgı olarak, yalnız kadınların düğünlerde def çalması caizdir.” (Redd-ül-Muhtar)

Fısk ve içki içilen yerlerde çalgı çalmak ve bunu dinlemek haramdır. Resulullah çobanın kavalını işitince, parmakları ile mübarek kulaklarını kapadı ise de, yanında bulunan Abdullah bin Ömer’e kulaklarını kapamasını emretmedi. Bu da, elde olmadan duymanın haram olmadığını göstermektedir. Bayramda, savaşta, hac yolunda, sahurda, düğünlerde ve askerlikte davul çalmak da caizdir. [Okullarda, millî ve siyasi toplantılarda bando, mızıka, mehter marşı çalmak caizdir.] (Hadika)

Def, tambur ve her çeşit çalgıyı evinde, dükkanında bulundurmak, kendisi kullanmasa bile, satmak, hediye etmek, kiraya vermek günahtır.” (Berika)

Müzik, nefsin gıdası, ruhun zehiridir, kalbi karartır.” (Dürr-ül mearif)

İlahileri çalgı ile, ney çalarak okumak bid’attir. Harama helal diyen ve haramı ibadete karıştıran kâfir olur.” (S.Ebediyye)

İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:

Resulullah efendimiz, geldiği bir evde, küçük zenci kızları [cariyeler] def çalıp şarkı söylüyorlardı. Şarkıyı bırakıp, Resulullahı övmeye başladılar. Resulullah efendimiz, (Onu bırakın, oyun arasında beni övmeyin. Beni övmek [mevlid, ilahi] ibadettir. Eğlence, oyun arasında ibadet caiz değildir) buyurdu. (K. Saadet)

[Bazıları, bu hadis-i şerife istinaden kadınların şarkı söylemesinin ve çalgının caiz olduğunu söylüyorlar. Şarkı söyleyenler cariye idi. Cariyenin avret yeri erkeğinki gibidir. Sesi de avret değildir. Hür kadınların sesi de avrettir, saçları kolları da avrettir. (Hadika, Berika)]

Her çeşit çalgı dinlemek haramdır.” (Fetava-i Bezzaziyye, Hadika, Ahlak-ı alaiyye)

Müzik bütün dinlerde büyük günahtır.” (Dürr-ül-münteka)

İncilin yasakladığı müziği, sonradan papazlar Hıristiyanlığa soktu.” (Mevahib-i ledünniyye şerhi Zerkani)

Bu yazıyı gönderen degerli  ŞERİFE ŞEVVAL KARDELEN hocamizdan Allah razı olsun,Sizlerinde dualarını bekleriz.

.

Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, MÜZİK, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ, ŞERİFE ŞEVVAL KARDELEN | Etiketler: , , | 6 Yorum »

MÜZİK – Teganni, Raks ve Semâ caizmi ?

Posted by Site - Yönetici Haziran 20, 2010

Teganni, Raks ve Semâ

Teganni, Raks ve Semâ

MÜZİK – Teganni, Raks ve Semâ caizmi ?

İmâm-ı Rabbânî Müceddid-i Elf-i Sânî Ahmedel-Fârûkî es-Serhendî (k.s.) hazretlerinden:

Raks, (mûsıkî refâkatinde yapılan düzenli hareket) ve semâ (dönmek), hakîkatte oyun ve eğlenceden ibârettir. Allah Teâlâ şu âyet-i kerîmeyi tegannîden men için inzâl buyurmuştur:

İnsanlar arasında, (bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve bir eğlence için)boş lafa müşteri çıkan adam vardır. (S. Lokman, 6)

“İbn-İ Abbas (r.a.)’ın talebesi ve tabiînin büyüklerinden Mücâhid (r.a.) şöyle dedi:

Bu âyetİ- kerîmede geçen lehve’l-hadîs’ yani boş laf, tegannî(şarkı, türkü söylemek)dir. Medârikte ise, Lehve’l-hadis; kıssa, hikâye, yatsıdan sonraki konuşma ve şarkı-türkü söylemektir’ denilmektedir. İbn-İ Abbas ve İbn-i Mes’ûd (r.anhüm), bunun mânâsının tegannî olduğuna dâir yemin etmişlerdir.

O kimseler ki, yalancı şâhidlik etmezler.” (S.Furkân, 72)âyetİ- kerîmesini îzah ederken Mücâhid(r.a.) şöyle demiştir:Yani şarkı ve türkü söylenen yerlerde bulunmazlar.’

“İmam-ı Hüdâ Ebû Mansûr-i Mâtürîdî (r.a.)’den nakledildiğine göre, şöyle demiştir: Zamanımız kurrâlarından birine, tegannî ile Kur’an okurken, güzel okudun diyen kimse kâfir olur… Karısı kendisinden boş olur… Allah Teâlâ, onun hasenâtını iptal eder!

“Ebû Nariddebbûsî’nin bildirdiğine göre, Kaadı Zahîreddîn-i Harzemî (r.a.) şöyle buyurmuştur:“Bir şarkıcıdan veya başka bir yerden şarkı veya benzerî bir şey dinleyen, veya başka bir haram iş gören kimse; bunu inanarak veya inanmayarak güzel kabul etse, derhal mürted olur. Zira, dînin hükmünü bâtıl saymış olur. Dînin hükmünü bâtıl sayan bir kimsenin mü’min olmadığında bütün müctehidler ittifak etmişlerdir. Cenâb-ı Hakk, bu gibi şeylerden bizleri muhâfaza eylesin!

Tegannînin haram olduğuna dâir âyetler, hadîsler ve fıkhî rivâyetler o kadar çoktur ki, saymak zordur. Vaziyet anlatıldığı gibi olunca, bir şahsın, tegannînin mübah olduğuna dâir nakledeceği mensuh (hükmü kalkmış) bir hadîs veya şâz (hükümsüz)bir rivâyete îtibâr edilmez. Zira hiçbir fakîh, hiçbir vakit tegannînin mübah olduğu hakkında fetvâ vermemiştir. Raksedip ayakları vurmayı câiz görmemiştir. Nitekim bunlar, İmâm-ı Hümâm Ziyâeddîn-i Şâmî’nin, Mülkayıt isimli risâlesinde anlatılmıştır.

Sofiyyenin (tasavvuf erbâbının)amelleri, helâl ve haram mevzuunda senet değildir. Fakat onları ayıplayamayız da; mâzur görürüz. İşlerini Allah’a bırakınız.

Helâl ve haramı anlamakta, İmâm Ebû Hanîfe, İmâm Ebû Yûsuf ve İmâm Muhammed (rahimehullah)’in kavilleri mûteberdir. Şiblînin ve Ebû Hüseyin Nûrî(k.s.)’nin amellerine bakılmaz.

Bugün, şeyhlerinin amellerinden başka bir şeye bakmayan ve kulak asmayan sofiyye, raks ve semâ’ı dinleri ve şerîatleri hâline getirmişlerdir. Şeyhlerinin amellerine istinad edip, onu, tâatları ve ibâdetleri olarak kabûl etmişlerdir. Onlar öyle kimselerdir ki, dinlerini bir oyun bir eğlence haline getirmişlerdir…(S.A’râf, 51)

Yukarıdaki rivâyetlerden anlaşılmış oluyor ki; bir kimse, haram bir fiili güzel kabul ederse, İslâm zümresinden çıkar, mürted olur. Bunun üzerine, semâ ve raksmeclisine tâ’zim etmenin; hatta, onu ibâdet ve tâat hâline getirmenin şenâetini (fenalığını) düşünmek lâzımdır!..” (Mektûbât, 1, 266)


Kaynak : 17-18 Ekim 1997 Fazilet takvimi

..

Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, MÜZİK, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | 1 Yorum »

Kur’an Ve Sünnet’te Müzik

Posted by Site - Yönetici Şubat 14, 2010

Kur'an Ve Sünnet'te Müzik

Kur'an Ve Sünnet'te Müzik

Kur’an Ve Sünnet’te Müzik

Allah’ın kullarını saptırmada ve O’nun yolundan kaydırmada Şeytanın kullandığı araçların başında müzik ve türevleri olan şarkılar, türküler vb. gelmektedir. Müzik, İnsanın dili ve kalbinde meydana getirdiği kötü etkilerden dolayı Allah’ın Kitab’ının dinlenilmesine bir set olmaktadır. Böylece Kuran’da bildirilen şeylere karşı bir gaflet meydana gelir ve şeytanın yolu açılmış, Rahmanın yoluna engel konulmuş olur.

Müzik, İnsanı gaflete sevk ederek, namazla kâim olan ve erişilen tüm güzelliklerin aksi etkiler doğurur. Namazın kötülük ve aşırılıktan menetmesine karşın, müzik bunlara yol açar. Müziği kendinden bir parça haline getiren bir kimse, bu haliyle Allah Azze ve Celle’nin hoşnut olacağı yola asla ulaşamaz.

İnsanların beyinlerini kontrol altına almada müziğin büyük bir etkisi vardır. Yahudi, Hıristiyan ve diğer işbirlikçilerinden müteşekkil Şeytan orduları, uluslararası iletişim ağını ellerine geçirerek korkunç bir şekilde nefisleri tahrik edici unsurları kullanmaya başladılar. Bunun için kadın erkek şarkıcılardan bir ordu tesis ettiler. Allah Azze celle’nin, hakkında hiçbir hüküm indirmediği bu fiillerini içki ve maddeyle pekiştirdiler. Ancak bundan sonra halkları İslama karşı birtakım hedeflere hizmet eder bir hale getirebildiler. Genç kızlarımızı insan görünüşlü kurtların pençesine düşüren nice şarkıların varlığı bir vakıadır. İslam vahdetinden uzaklaştıran, İslam’ı karalayan ırkçı yada yöresel gazellerin, “ilhâdi’ (ateist) düşüncenin yayılmasında çok etkisi olmuştur…

Bu sebeplerden dolayı, sizlere faydalı olabilmek amacıyla genel olarak Kur-’ân ve Sünnete, hususan âlimlerin görüşlerine göre müziği ve hükmünü açıklayan bu risaleyi hazırladık. Yüce Allah’tan hatalarımızı düzeltip affetmesini, bizi rüşde erdirmesini, gönlümüz ve kalbimizdeki perdeleri hakkı görmemiz için kaldırmasını, duymayan kulaklarımızı açmasını ve bizi dosdoğru yoluna iletmesini istiyoruz. Şüphesiz, O buna Kâdirdir.

Şarkı nedir: Birtakım duyguları tahrik kastıyla, seslice bir ritim takip edilmek suretiyle okunan şiir ya da nesire şarkı denir. Çalgı aletleri eşliğinde olabileceği gibi, alet yardımı olmaksızın da söylenebilir.

Müzik nedir: Yunan asıllı (fr. musique; lat. musica; yun. musike’den) bir kelime olan müzik, Ud, keman, davul, ney, darbuka vb. âletlerle yapılan sanat dallarının tümüne verilen addır.

Alimler müzik, şarkı ve türküleri sevkettiği unsurlardan dolayı çeşitli terimlerle adlandırmışlar, “boş söz (lehv); hevâ, batıl, yalan söz (zûr); ıslık (mükâ); alkış (tasdiye); zinâ davetçisi (rukiyyetü’zzinâ); şeytan sesi (savtu’ş-şeytân); nifak yeşerten (münbitu’n-nifak)” gibi isimleri onu tarif etmek için kullanmışlardır.

Müziğin özellikleri ve zararları kısaca şunlardır:

*

Haramlara teşvik eder ve onları güzel gösterir.
*

Fıskı, fücuru ve azgınlığı emreder.
*

Nefsi şehevi fiillere iter.
*

İnsanın adalet ve mürüvvetini giderir.
*

Kalbi meşgul ederek Allah’ın zikrinden alıkor.
*

Kalbi karartarak iyilik ve kötülüğü ayırt edemez bir hale getirir.
*

Şeytani hal ve fiillere güç vererek kötü işlerin yolunu açar.
*

İnsanın sözlü ifade yeteneğini azaltır, zihni boş ve faydasız şeylerle meşgul eder.

Hüküm açısından, teğanni çeşitleri Şarkı ve türküler, mübah ya da haram olmak üzere hüküm açısından ikiye ayrılır:

Mübah teğanniler: Çalgı aletleriyle eşlik edilmeksizin sadece bir nâmeyle ve seslice ardarda söylenen sözlerdir. Ancak, bunun mübah olması için bazı şartlar vardır:

1. Muhtevasında: İçkiye, kadına teşvik, İslam ve Müslümanlarla alay etmek, kafirleri övmek gibi İslama aykırı sözler bulunmamalı.
2. Erkeklerin görmemesi için yeterli önlemler alınmış olsa da, erkeklerin duyma ihtimali varsa eğer, bülûğ çağına ermiş bir kadın tarafından söylenmemeli.
3. Farzların edasını engellememeli, sonuçta buna sevk etmemeli.
4. Aşırılığa gidilmemelidir.

Mübah Olan Teğanni Çeşitleri:

1- İş ve çalışma sırasında: İş esnasında sıkıntıyı azaltmak, bıkkınlığı gidermek ve azmi artırmak için söylenen ilahiler, marşlar ve güzel nağmeler.

2- Savaş kasidesi ve nağmeler. Mücahidleri teşvik etmek için söylenir.

3- Beşikteki çocuğu sakinleştirmek için annenin söylediği ezgi ve ninniler.

4- Kadınların düğün, sünnet merasimleri ve bayramlarda alet kullanmadan ya da yalnız zilsiz tef kullanarak söyledikleri ezgi ve dizeler. Ancak bu durumda, tefden başka çalgı aletinin olmamasına, erkeklerin değil kadınların çalmasına, tefin kenarlarında zil bulunmamasına, ayrıca aşırılığa giderek bu ruhsatın aşılmamasına dikkat edilme zorunluluğu vardır.

Haraın teğanniler:

Yukarıdaki şartları taşımayan her tür melodi, ezgi, şarkı ve türkü çeşidi bu gruba dahildir.

Çalgı aleti eşliğinde söylenen her nevi ezgi, şarkı ve türkü haram olan gruba girer. Dolayısıyla bunlar, farzın edasını engelleyen; İslam’a aykırı sözler ihtiva eden; kadının erkeğe hitaben söylediği, içkiye, fuhşa çağıran; harama götüren; ehl-i fücûrun besteleyip söylediği haram sınıftan olup kesinlikle caiz değildir. Bunların tümü Allah’ı anmaktan alı koyar ve insanın yaratılış gayesi oları Allah’a kulluktan tamamen uzaklaştırır.

KUR’AN’DAN DELİLLER

Birinci ayet: İnsanlardan öyleleri var ki, herhangi bir ilmi delile dayanmadan Allah yolundan saptırmak ve sonra da onunla alay etmek için boş sözü (“lehve’l-hadîs”i) satın alır. İşte onlara rüsvay edici bir azap vardır.(Lokman, 6)

Abdulah b. Mesud Radıyallahu Anh’a, “lehve’l hadis”in ne olduğu sorulduğunda,Allah’a andolsun ki, bu çalgıdır’ diye cevap verdi ve bunu üç kere tekrarladı. Sahabenin önde gelenlerinden İbni Abbas, İbni Ömer ve Cabir b. Abdullah Radıyallahu Anhum da “lehve’1-hadîs”in şarkı olduğunu söylemişlerdir. (İbn Kesir, Taberi)

Tefsir usûlünde, Sahâbi sözü ve icma ettikleri takdirde Tâbiin sözünün de delil kabul edildiği bilinen bir kuraldır. Bu ayetle ilgili olarak da Sahâbe ve Tâbiin’in tamamı, aksi hiçbir görüş olmaksızın “lehve’l-hadîs”i müzik olarak tefsir etmiştir.

İkinci ayet: Allah, (Şeytana “defol) git” dedi. Onlardan kim sana uyarsa, iyi bilin ki, Cehennem hepinizin cezasıdır. Mükemmel ve tam bir cezai Onlardan gücünün yettiği kimseleri sesinle (davetinle) yerinden oynat (şaşırt): Süvarilerinle, yayalarınla onları yaygaraya boğ, mallarına ve evlatlarına ortak ol, kendilerine vaadlerde bulun. (Onları oyala dur.) Şeytan insanları aldatmadan başka bir vaadde bulunmaz. Şurası muhakkak ki, benim (ihlaslı) kullarım üzerinde senin hiçbir ağırlığın (hakimiyetin) olmayacaktır. (Onları) koruyucu olarak Rabb’in yeter. (isra-63/65)

Tabiin’den olan müfessirlerin imamı Mücahid Rahmetullahi Aleyh, bu ayetteki “sesinle’ (“bi-savtike’) ifadesiyle ilgili olarak; “bu; şarkı, müzik, çalgı aletleri, boş ve batıl sözlerdir” demiştir. Dahhâk b. Mezâhim de, “çalgı aletlerinin sesidir” demiştir. (Kurtubi 10/288)

Üçüncü ayet: Şimdi siz bu söze -Kur-’ân’ a- mı şaşırıyorsunuz? Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz ve siz habersizce eğleniyorsunuz? (Necm- 59/61)

İbni Abbâs Radıyallahu Anhüms ayetteki “eğleniyorsunuz” ifadesinin şarkı olduğunu söylemiştir. Zira Yemen lehçesinde, bizi eğlendir (Esmid lenâ) denildiğinde, bize şarkı söyle (“ğanni lena) anlamı kastedilir. Mücâhid Rahmetullahi Aleyh de buradaki ifadenin anlamının, şarkı olduğunu söylemiştir. Aynı şekilde Yemenliler, falan eğlendi (“semede fülân) dedikleri zaman, (“ğanne fülân) falanın şarkı söylediğini anlatmak isterler. (İğasetü’l-Lehfan.1/258)

Dördüncü ayet: Onların (müşriklerin), Beytullah yanındaki duaları da ıslık çalmak ve alkıştan başka bir şey değildir. (Enfal, 35)

Islık çalmak (mükâ), alkış (tasdiye); nağme ve tempo tutmak gibi davranışlardır.

SÜNNET’TEN DELİLLER

*

Yemin ederim ki, ümmetimden bir topluluk gelecek; zinayı, içkiyi, ipek elbiseyi ve çalgı aletlerini helal sayacaktır.” (Buhari)

Hadisin metninde yer alan “el-meâzif”, bütün çalgı aletlerini ve onlarla eğlenceyi de kapsayan, bu anlamda geniş bir ifade alanı olan bir kelimedir. Siyer kitaplarında hakkında genişçe yer verildiği üzere bu, Rasûlullah (S.A.V.)’in az sözle çok şey ifâde etme (“cevâmiu’l-kelim”) vasfındandır.

*

Rabbim Azze ve celle bana içkiyi, kumarı, “kûbe”yi ve şarkı söyleyen kadınları haram kıldı.” (Sahih, İmam Ahmed, 1/274)
*

Kûbe”: -Maalesef onsuz neredeyse hiçbir teğanninin olmadığı- darbukadır.
*

Bu ümmet içerisinde zillet, zulüm ve çöküntü olacak”. Müslümanlardan biri, “bunlar ne zaman olacak” diye sordu. Rasûlullah (S.A.V.) “içki içilip, kadın oynatıldığı, çalgı aletleriyle şarkı söylenip eğlenildiği zaman diye cevap verdi.” (Tirmizi)
*

Ümmetimden bazı insanlar, içkiye başka isimler vererek içerler. Şarkıcı kadınlar ve çalgı aletleriyle başlan iner kalkar. Allah, onları yerin dibine batırır da domuzlar ve maymunlar kılar.” (İbni Mace)
*

İki ses mel’undur. -Bunlar- nimet anında çalgı sesi, musibet anında vahlama sesidir.-” (Silsületü ehâdisi’s-sahiha”, 427)
*

Ümmetimden bir kısım insanlar aşağılanacak, zillete düşüp zulme uğrayacaklardır”. Sahabeler sordu: “Yâ Rasulallah! Bunlar, Lâ ilâhe İllallah şehâdetinde bulunacaklar mı?” Efendimiz (S.A.V.) şöyle cevap verdi, “Evet, ama, o zaman içki içilecek, çalgı aletleri çalınacak, ipek elbiseler giyilecek”. (Hasen, İbni Ebi Şeybe, 5/164)
*

“Rasûlullah (S.A.V.) çalgı aletleriyle para kazanmayı yasakladı.” (sahih, El-Beğavi;”şeru’s-sünne”8/22)
*

İbni Ömer Radıyallahu Anh’ın kölesi Nâfi anlatıyor: İbni Ömer’in peşinden gidiyordum. Kaval çalmakta olan bir çobana rastladık. İbni Ömer hemen ellerini kulaklarına tıkayarak yürümesini hızlandırdı ve bana “Ey Nâfi! Bir şey duyuyor musun?” dedi. Ben de, hayır dedim. Bunun üzerine ellerini kulaklarından çekerek şöyle dedi: “Bir gün Rasulullah (S.A.V.) ile beraberdim. O da bunun gibi bir şey işitince böyle yapmıştı.” (Ebu Davud) Müfessir Kurtubi Rahmetullahi Aleyh, İbni Ömer’den bu rivayeti naklettikten sonra şöyle diyor: “Böyle bir ses karşısında bile onlar bu tür bir tavır takınıyorlarsa, çağımız şarkı ve çalgı aletleri karşısında durum ne olur?! ..”
*

Rasûlullah (S.A.V.) “Zil Şeytanın çalgısıdır” demiştir.(Müslim). Bir başka rivayet de, “Köpek ve zilin bulunduğu yere melekler girmez” şeklindedir. (Müslim)


Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, MÜZİK, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | 2 Yorum »

MÜZİKLİ İLAHİ DİNLENİRMİ..

Posted by Site - Yönetici Aralık 31, 2009

MÜZİKLİ İLAHİ DİNLENİRMİ..

Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, MÜZİK, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | » yorum bırak;

MEVLANA CELALEDDİN-İ RUMİ

Posted by Site - Yönetici Mart 27, 2009

MEVLANA CELALEDDİN-İ RUMİ

MEVLANA CELALEDDİN-İ RUMİ

MEVLANA CELALEDDİN-İ RUMİ

Mevlana Celaleddin-i Rumi, asıl adı Muhammed, lakabı Celaleddin,ünvanı Hüdavendigar olup ‘’ Mevlana ‘’ diye meşhur olan bu zat devrin büyük alimlerindendir.1207 ( H.604 ) tarihinde Belh şehrinde dogdu ve 1273 ( H.672 ) senesinde Konya’da vefat etti.

Mevlana zahiri ve Batıni ilimlerde allame olup aşk,vecd ve cezbe ehli idi. Şunun kesinlikle iyi bilinmesi gerekir:Mevlana, Ney,rebap,tanbur gibi çeşitli çalgı aletlerini çalmamış ve onlarla zikir etmemiştir.Mevlevi tarihine baktıgımız zaman, Ney,rebap tanbur gibi çalgı aletlerinin çalınarak yapılan tören ve sema meclisleri, ilk defa onbeşinci asırda ortaya çıkmıştır. İlk Mevlevi bestelerinin bestelenmesi de aynı zamana rastlar. Bu tarih Mevlana Hazretlerinin yaşadıgı dönemden 3-4 asır sonradır. Çalgı aletleri,Mevlana tarafından degil : gerçek aşk, vecd ve cezbeden yoksun olan bazı cahil kişiler tarafından zamanla Mevlevi tarikatına sokulmuştur. Ruhu’l Beyan tefsirinin kaynaklarından biri olan Mesnevi’nin birinci beytinde geçen ‘’ Ney ‘’ kelimesi bizim bildigimiz çalgı aleti olan ney degil : Mürşidi kamil demektir. ‘’ Ney ‘’den maksad’ın mürşidi kamil oldugunu, rahmetli Abidin paşa dokuz türlü isbat etmiştir. Mevlana Hazretleri, ney çalmak, ilahi okumak, oynamak,zıplamak, dans etmek, sema dönmek şöyle dursun yüksek sesle zikir bile yapmazdı. O, zikri hafi yani gizli zikir ile meşguldü.

Bu konuda daha geniş bigi için bakınız : Merhum Abidin Paşa ‘’ Terceme-i ve Şerh-i Mesnevi Şerif  c.1 – sahife 17

 

Ruhu’l Beyan Tercümesi  cilt 1 sahife 25 – 26

Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, H.Z MEVLANA, KİM KİMDİR, MÜZİK, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | » yorum bırak;

Müzik Büyük “Afyon”dur

Posted by Site - Yönetici Mart 23, 2009

Müzik Büyük Afyondur

Müzik Büyük "Afyon"dur

Müzik Büyük “Afyon”dur

Hamd; ancak Allah’a mahsustur. Salât-ü selâm; Rasûlullah’ın, O nun A’li ve Ashab’ının ve de Kıyamete kadar onların yoluna ittiba edenlerin üzerine olsun… 

Allah’ın kullarını saptırmada ve O’nun yolundan kaydırmada Şeytanın kullandığı araçların başında müzik ve türevleri olan şarkılar, türküler vb. gelmektedir.

Müzik, İnsanın dili ve kalbinde meydana getirdiği kötü etkilerden dolayı Allah’ın Kitabının dinlenilmesine bir set olmaktadır. Böylece Kuranda bildirilen şeylere karşı bir gaflet meydana gelir ve şeytanın yolu açılmış, Rahmanın yoluna engel konulmuş olur.

Müzik, İnsanı gaflete sevk ederek, namazla kaim olan ve erişilen tüm güzelliklerin aksi etkiler doğurur. Namazın kötülük ve aşırılıktan menetmesine karşın, müzik bunlara yol açar. Müziği kendinden bir parça haline getiren bir kimse, bu haliyle Allah Azze ve Celle nin hoşnut olacağı yola asla ulaşamaz.

İnsanların beyinlerini kontrol altına almada müziğin büyük bir etkisi vardır. Yahudi, Hıristiyan ve diğer işbirlikçilerinden müteşekkil Şeytan orduları, uluslararası iletişim ağını ellerine geçirerek korkunç bir şekilde nefisleri tahrik edici unsurları kullanmaya başladılar. Bunun için kadın erkek şarkıcılardan bir ordu tesis ettiler.

Allah Azze celle’nin, hakkında hiçbir hüküm indirmediği bu fiillerini içki ve maddeyle pekiştirdiler. Ancak bundan sonra halkları İslama karşı birtakım hedeflere hizmet eder bir hale getirebildiler. Genç kızlarımızı insan görünüşlü kurtların pençesine düşüren nice şarkıların varlığı bir vakıadır. İslam vahdetinden uzaklaştıran, İslam’ı karalayan ırkçı yada yöresel gazellerin, ilhâdi (ateist) düşüncenin yayılmasında çok etkisi olmuştur…

Şarkı nedir: Birtakım duyguları tahrik kastıyla, seslice bir ritim takip edilmek suretiyle okunan şiir ya da nesire şarkı denir. Çalgı aletleri eşliğinde olabileceği gibi, alet yardımı olmaksızın da söylenebilir.

Müzik nedir: Yunan asıllı (fr. musique; lat. musica; yun. musikeden) bir kelime olan müzik, Ud, keman, davul, ney, darbuka vb. âletlerle yapılan sanat dallarının tümüne verilen addır.

Alimler müzik, şarkı ve türküleri sevk ettiği unsurlardan dolayı çeşitli terimlerle adlandırmışlar, boş söz (lehv); hevâ, batıl, yalan söz (zûr); ıslık (mükâ); alkış (tasdiye); zinâ davetçisi (rukiyyetüzzinâ); şeytan sesi (savtuş-şeytân); nifak yeşerten (münbitun-nifak) gibi isimleri onu tarif etmek için kullanmışlardır.

Müziğin özellikleri ve zararları kısaca şunlardır:

* Haramlara teşvik eder ve onları güzel gösterir.

* Fıskı, fücuru ve azgınlığı emreder.

* Nefsi şehevi fiillere iter.

* İnsanın adalet ve mürüvvetini giderir

* Kalbi meşgul ederek Allah’ın zikrinden alı kor.

* Kalbi karartarak iyilik ve kötülüğü ayırt edemez bir hale getirir.

* Şeytani hal ve fiillere güç vererek kötü işlerin yolunu açar.

* İnsanın sözlü ifade yeteneğini azaltır, zihni boş ve faydasız şeylerle meşgul eder.

Hüküm açısından, teganni çeşitleri Şarkı ve türküler, mübah ya da haram olmak üzere hüküm açısından ikiye ayrılır:

Mübah teganniler: Çalgı aletleriyle eşlik edilmeksizin sadece bir nâmeyle ve seslice ardı ardına söylenen sözlerdir. Ancak, bunun mübah olması için bazı şartlar vardır:

1. Muhtevasında: İçkiye, kadına teşvik, İslam ve Müslümanlarla alay etmek, kafirleri övmek gibi Islama aykırı sözler bulunmamalı.

2. Erkeklerin görmemesi için yeterli önlemler alınmış olsa da, erkeklerin duyma ihtimali varsa eğer, bülûğ çağına ermiş bir kadın tarafından söylenmemeli.

3. Farzların edasını engellememeli, sonuçta buna sevk etmemeli.

4. Aşırılığa gidilmemelidir.

Mübah Olan Teganni Çeşitleri:

1- İş ve çalışma sırasında: İş esnasında sıkıntıyı azaltmak, bıkkınlığı gidermek ve azmi artırmak için söylenen ilahiler, marşlar ve güzel nağmeler.

2- Savaş kasidesi ve nağmeler. Mücahidleri teşvik etmek için söylenir.

3- Beşikteki çocuğu sakinleştirmek için annenin söylediği ezgi ve ninniler.

4- Kadınların düğün, sünnet merasimleri ve bayramlarda alet kullanmadan ya da yalnız zilsiz tef kullanarak söyledikleri ezgi ve dizeler. Ancak bu durumda, tefden başka çalgı aletinin olmamasına, erkeklerin değil kadınların çalmasına, tefin kenarlarında zil bulunmamasına, ayrıca aşırılığa giderek bu ruhsatın aşılmamasına dikkat edilme zorunluluğu vardır.

Haram teganniler:

Yukarıdaki şartları taşımayan her tür melodi, ezgi, şarkı ve türkü çeşidi bu gruba dâhildir.

Çalgı aleti eşliğinde söylenen her nevi ezgi, şarkı ve türkü haram olan gruba girer. Dolayısıyla bunlar, farzın edasını engelleyen; İslama aykırı sözler ihtiva eden; kadının erkeğe hitaben söylediği, içkiye, fuhşa çağıran; harama götüren; ehl-i fücûrun besteleyip söylediği haram sınıftan olup kesinlikle caiz değildir.

Bunların tümü Allah’ı anmaktan alı koyar ve insanın yaratılış gayesi oları Allah’a kulluktan tamamen uzaklaştırır.

KUR’AN-DAN DELİLLER

Birinci ayet:İnsanlardan öyleleri var ki, herhangi bir ilmi delile dayanmadan Allah yolundan saptırmak ve sonra da onunla alay etmek için boş sözü (lehvel-hadîsi) satın alır. İşte onlara rüsvay edici bir azap vardır.”(Lokman, 6)

Abdulah b. Mesud Radıyallahu Anha, lehvel hadisin ne olduğu sorulduğunda, Allah’a andolsun ki, bu çalgıdır diye cevap verdi ve bunu üç kere tekrarladı. Sahabenin önde gelenlerinden İbni Abbas, İbni Ömer ve Cabir b. Abdullah Radıyallahu Anhum da lehvel-hadîsin şarkı olduğunu söylemişlerdir. (İbn Kesir, Taberi)

Tefsir usulünde, Sahabe sözü ve icma ettikleri takdirde Tâbiin sözünün de delil kabul edildiği bilinen bir kuraldır. Bu ayetle ilgili olarak da Sahâbe ve Tâbiin’in tamamı, aksi hiçbir görüş olmaksızın lehvel-hadîs’i müzik olarak tefsir etmiştir.

İkinci ayet:Allah, (Şeytana defol) git dedi. Onlardan kim sana uyarsa, iyi bilin ki, Cehennem hepinizin cezasıdır. Mükemmel ve tam bir cezai Onlardan gücünün yettiği kimseleri sesinle (davetinle) yerinden oynat (şaşırt): Süvarilerinle, yayalarınla onları yaygaraya boğ, mallarına ve evlatlarına ortak ol, kendilerine vaadlerde bulun. (Onları oyala dur.) Şeytan insanları aldatmadan başka bir vaadde bulunmaz. Şurası muhakkak ki, benim (ihlaslı) kullarım üzerinde senin hiçbir ağırlığın (hakimiyetin) olmayacaktır. (Onları) koruyucu olarak Rabb’in yeter.” (isra-63/65)

Tabiinden olan müfessirlerin imamı Mücahid Rahmetullahi Aleyh, bu ayetteki sesinle (bi-savtike) ifadesiyle ilgili olarak; bu; şarkı, müzik, çalgı aletleri, boş ve batıl sözlerdir demiştir. Dahhâk b. Mezâhim de, çalgı aletlerinin sesidir demiştir. (Tefsir Kurtubi 10/288)

Üçüncü ayet:Şimdi siz bu söze -Kur-âna- mı şaşırıyorsunuz? Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz ve siz habersizce eğleniyorsunuz?” (Necm- 59/61)

İbni Abbâs Radıyallahu Anhüm ayetteki eğleniyorsunuz ifadesinin şarkı olduğunu söylemiştir. Zira Yemen lehçesinde, bizi eğlendir (Esmid lenâ) denildiğinde, bize şarkı söyle (ğanni lena) anlamı kastedilir. Mücâhid Rahmetullahi Aleyh de buradaki ifadenin anlamının, şarkı olduğunu söylemiştir. Aynı şekilde Yemenliler, falan eğlendi (semede fülân) dedikleri zaman, (ğanne fülân) falanın şarkı söylediğini anlatmak isterler. (İğasetül-Lehfan.1/258)

Dördüncü ayet: “Onların (müşriklerin), Beytullah yanındaki duaları da ıslık çalmak ve alkıştan başka bir şey değildir.” (Enfal, 35)

Islık çalmak (mükâ), alkış (tasdiye); nağme ve tempo tutmak gibi davranışlardır.

SÜNNET’TEN DELİLLER

Yemin ederim ki, ümmetimden bir topluluk gelecek; zinayı, içkiyi, ipek elbiseyi ve çalgı aletlerini helal sayacaktır”. (Buhari)

Hadisin metninde yer alan el-meâzif, bütün çalgı aletlerini ve onlarla eğlenceyi de kapsayan, bu anlamda geniş bir ifade alanı olan bir kelimedir. Siyer kitaplarında hakkında genişçe yer verildiği üzere bu, Rasûlullah (S.A.V.) in az sözle çok şey ifâde etme (cevâmiul-kelim) vasfındandır.

Rabbim Azze ve celle bana içkiyi, kumarı, kûbe’yi ve şarkı söyleyen kadınları haram kıldı”. (Sahih, İmam Ahmed, 1/274)

Kûbe: -Maalesef onsuz neredeyse hiçbir teganninin olmadığı- darbukadır.

Bu ümmet içerisinde zillet, zulüm ve çöküntü olacak. Müslümanlardan biri, bunlar ne zaman olacak. diye sordu. Rasûlullah (S.A.V.) içki içilip, kadın oynatıldığı, çalgı aletleriyle şarkı söylenip eğlenildiği zaman diye cevap verdi. (Tirmizi)

Ümmetimden bazı insanlar, içkiye başka isimler vererek içerler. Şarkıcı kadınlar ve çalgı aletleriyle başlan iner kalkar. Allah, onları yerin dibine batırır da domuzlar ve maymunlar kılar. (İbni Mace)

İki ses mel’undur. -Bunlar- nimet anında çalgı sesi, musibet anında vahlama sesidir.” (Silsületü ehâdisis-sahiha, 427)

Ümmetimden bir kısım insanlar aşağılanacak, zillete düşüp zulme uğrayacaklardır. Sahabeler sordu: Yâ Rasulallah! Bunlar, Lâ ilâhe İllallah şahâdetinde bulunacaklar mı? Efendimiz (S.A.V.) şöyle cevap verdi, Evet, ama o zaman içki içilecek, çalgı aletleri çalınacak, ipek elbiseler giyilecek.” (Hasen, İbni Ebi Şeybe, 5/164)

Rasûlullah (S.A.V.) çalgı aletleriyle para kazanmayı yasakladı. (sahih, El-Beğavi;şerus-sünne 8/22)

İbni Ömer Radıyallahu Anh’ın kölesi Nâfi anlatıyor: İbni Ömer’in peşinden gidiyordum. Kaval çalmakta olan bir çobana rastladık. İbni Ömer hemen ellerini kulaklarına tıkayarak yürümesini hızlandırdı ve bana Ey Nâfi! Bir şey duyuyor musun? dedi. Ben de, hayır dedim. Bunun üzerine ellerini kulaklarından çekerek şöyle dedi: Bir gün Rasulullah (S.A.V.) ile beraberdim. O da bunun gibi bir şey işitince böyle yapmıştı. (Ebu Davud)

Müfessir Kurtubi Rahmetullahi Aleyh, İbni Ömer’den bu rivayeti naklettikten sonra şöyle diyor: Böyle bir ses karşısında bile onlar bu tür bir tavır takınıyorlarsa, çağımız şarkı ve çalgı aletleri karşısında durum ne olur?

Rasûlullah (S.A.V.) “Zil Şeytanın çalgısıdır demiştir”.(Müslim).

Bir başka rivayet de, Köpek ve zilin bulunduğu yere melekler girmez şeklindedir. (Müslim)

Bir zil, meleklerin nefret etmelerine sebep oluyorsa, insanda her türlü his ve duyguyu uyandırıp harekete geçiren çağdaş elektronik müzik aletleri karşısındaki durum ne olur acaba? Bunun tahribatını varın siz düşünün…

İnsanoğluna zina yapmasından dolayı günahı yazılır. Bunun cezasını her nasılsa çekecektir. Gözün zinası (harama) bakma, kulağın zinası (haram ve müstehcen olan şeyleri) dinlemektir”. (Müslim)

ŞARKI VE MÜZİK HAKKINDA, SAHABE, TABİİN VE DÖRT İMAMDAN NAKLEDİLENLER

Sürekli Allah’ın zikriyle meşgul olan Osman Radıyallahu Anh, Allah’ın kendisine bir lütfu olarak hiçbir zaman bu masiyete bulaşmamıştır. Şöyle demektedir: Ne şarkı söyledim, ne de boş hayallere daldım (bu iki masiyetten uzak kaldım). (İbni Ebi Asım, 2/595)

İbni Ömer Radıyallahu Anhumâ ihramlı bir topluluğa uğradığında, içlerinden biri şarkı söylüyordu. Ona: Allah senin ibâdetini kabul etmesin emi, Allah seni işitmesin emi! dedi. (İbni Ebi-d-Dünya, Zemmül-Melahi)

İbni Mes’ud Radıyallahu Anh, “şarkı, kalpte nifak bitirir” demiştir.

Enes bin Malik Radıyallahu Anh, “en pis kazanç, şarkı ve çalgı aletleriyle kazanılandır” dedi. (İbni Ebi-d-Dünya Zemmül-Melahi)

İbni Abbas Radıyallahu Anh, “tef haramdır, çalgı aletleri haramdır, kûbe (yukarıda geçti) ve ney de haramdır” dedi. (Beyhaki. 10/222)

A’işe Radıyallahu Anhâ validemiz, bir ziyarette bulunuyordu ki evde başını sallayarak şarkı söyleyen bir adam gördü ve ona, Yazıklar olsun sanâ. Bu şeytandır, bunu çıkarın dışarı dedi, o da çıkartıldı. (Buhari, Edebül-müfred)

Ömer b. Abdülaziz şarkı hakkında; başlangıcı şeytandan, sonu da Allah’ın gazabıdır demiştir.(sireti Ömer de İmam Acûri rivayet etmiştir.)

Vâki b. el-Cerrâh, İbni Ömer’in yaptığı gibi çalgı aletlerini alın ve onu sahibinin başında kırın dedi (Hilal, 126)

Fudayl b. İyâd Rahmetullahi Aleyn, müzik ve şarkı, zinanın teşvikçisidir dedi. (İbni Ebid-Dünya)

İmam Ebu Hanife Radıyallahu anh, şarkı ve müziğin haram olduğunu oldukça sert bir şekilde savunuyor ve onu dinlemeyi günah sayıyordu. (İbnilCevzi, Teblisul-İblis)

İmam Mâlik Radıyallahu anh’a şarkıdan soruldu. O da bizim oralarda bu işi günah içinde yüzenler (fasıklar) yapar dedi. (İbni Ebi-d-Dünya, Zemmül-Melâhi)

İmam Şâfi Radıyallahu anh, Şarkı batıla benzeyen, insanı oyalayan boş ve çirkin bir sözdür. Kim onu çok dinlerse sefihtir (beyinsizdir) ve şehadeti kabul edilmez. Şarkı çirkin ve haramdır. Nitekim Allahu Telâla Allah küfrü, fıskı ve isyanı size kötü göstermiştir (Hücurat, 7) buyurmaktadır. İmam Şafi sözüne şöyle devam etmiştir: Irakta şarkı -tağbîr- denilen bir şey terk ettim ki, onu insanları Kur-ândan uzaklaştırmak için zındıklar keşfetmiştir.

İmam Ahmed Radıyallahu anh, “Kâval, ney, zurna, tanbur, saz, kemençe ve benzerleri haramdır” dedi.

İmam Şâbi Rahmetullahi Aleyh, şarkı söyleyen de, dinleyen de melundur demiştir. (ibni Ebid-Dünya)

Dahhâk Rahmetullahi Aleyh, şarkı kalbi öldürür, Rabbi öfkelendirir demiştir. (İbni Ebid-Dünya)

İmamı Kurtubi Rahmetullahi Aleyh, şarkı, Kitap ve Sünnetle yasaklanmıştır. Demektedir.

İbn-i Salâh Rahmetullahi Aleyh de, şarkı ve müzik aletlerinin haram olduğu konusunda icmâ vardır demiştir.

İCMADAN DELİLLER

Bilindiği üzere Selef-i Salihinin (Sahabe, Tâbiin ve Etbâut-Tâbiin -Allah celle Celaluhu hepsinden razı olsun-, bir meselede görüş birliğine varması olan icmâ, Kitap ve Sünnet’ten sonra İslâmın üçüncü kaynağıdır.

Dolayısıyla icmâ kesin hüccet olup, muhalefet etmek caiz değildir.

Allah Azze ve celle “Her kim de kendisine doğru yol ap-açık belli olduktan sonra Peygambere muhalefet eder ve müminlerin yolundan başkasına giderse, biz de onu döndüğü yolda bırakır, (Ahirette) Cehenneme atarız. O, ne kötü bir dönüş yeridir.” (Nisa, 115)

Bu ayeti kerimede, müminlerin yolundan başka bir yola giden bir kimsenin sonunun (Allah korusun) Cehennem olacağı uyarısı vardır. Müslümanların icmâsı haktır, her kim onların icmasına ters düşerse, bu ayet-i kerimede bildirilen cezaya müstahak olmasından korkulur.

Müzik hakkında Kur’ân-ı Kerim ve Sünnet-i Nebeviyye ışığında, en hayırlı devir olan Sahabe, Tâbiin ve Tebei Tâbiin-in-Allah onlardan razı olsun sözlerinden çıkan ortak hüküm, şarkı söylenmesini, çalgı aletlerinin çalınmasını ve dinlenilmesini, hakkında hiçbir ruhsat olmaksızın yasaklamış ve bununla iştiğal edenlerin çalgı aletlerinin başlarında kırılmasını emretmiştir.

İcmânın kesin bir hüccet olup, ona muhalefet edilemeyeceği ortaya çıktıktan sonra; Müzik ve mubah olmayanlar kapsamında belirtilen melodilerin haramlığı ihtilaflı bir konu mudur? Yoksa tartışma kapısının kapatıldığı ve bu hususta icma edilen haram bir konu mudur? gibi bir soru sorulursa şu cevap verilir:

Bu konu yukarıda geçtiği gibi Sahabelerin, Tâbiinin ve dört imamın, haramlığı üzerinde ittifak ettikleri bir meseledir. Çünkü ihtilaflı meselelerde fiili işleyenler üzerine bu kadar gidilmez; Fasık, facir, mel’un ve şeytan gibi sıfatlar yakıştırılmaz.

Müzik ruhun gıdasıdır (mı?)

Bazı kimselerin diline doladığı ve çok garip olan bu söz, Kur’ândan ve Sünnetten kopanları insanların, eksikliğini yüreklerinin derinliğinde hissettiği bir boşluğu doldurmak, ne olursa olsun kendisiyle her zaman güçlü oldukları kaynaklara dönmesini engellemek amacıyla üretilmiş basit felsefeden öte bir şey değildir.

Böylece Allah düşmanları kendilerince alternatif(!) bir din oluşturma eğilimi göstermiş insan maneviyatına, ihtiyaç duyduğu desteği müzikle verebilecekleri vehmine kapılmışlardır. Bununla da kalmayıp, bu yolla halkları ve en önemlisi gençleri etki altına almayı başarmışlardır. Hatta bu doğrultuda sözde İslami olan “yeşil pop”(!) tartışmaları bile yapılmaya başlanmıştır. Müslümanları dağın öte yanındaki büyük felaketi görmeye ve yükümlü olduğumuz sorumlulukları eda etmeye davet ediyoruz… Ruh, ancak böyle gıdalanır!

Son olarak…

İslam’da müziğin hükmü açıklandıktan ve müslümanın bundan uzak durması, kaçınması gereken haramlardan biri olduğu belli olduktan sonra, bu günaha düşen kimse artık, Allah Teala ve Rasûlü (S.A.V.) in emrine boyun eğmeli ve teslimiyet içinde olmalıdır ki, hayat bulsun:

Ey İman edenler! Hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah ve Rasûlüne (onların çağrılarına) uyun…” (Enfâl, 24)

Şayet kişi, böyle bir günahın içinde değilse, artık Allah’a hamdederek, hak üzere sabit kalmasını O’ndan dilesin ve kardeşlerine nasihatta bulunsun…

Sallallahu alâ Muhammedin ve alâ âlihi ve Sahbihi ecmâîn

VEL-HAMDÜ LİLAHİ RABBİL ALEMİN

Alinti

 

Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, MÜZİK, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | » yorum bırak;

MUSIKI ( Muzik ) ILE ILGILI HADISLER

Posted by Site - Yönetici Ekim 24, 2008

Musiki

Musiki

MUSIKI  ( Muzik ) ILE  ILGILI  HADISLER

 

·         Ummetimden bir kisim insanlar yanı baslarinda calgilar calinir, ( Cinselliklerini sergileyen ) kadin okuyucular sarkicilar – turkuculer søylerken ( Haramliligini yansitan ) asil adlarindan baska ( halallestirici ) isimler vererek alkollu ickileri icecekler.

 

Ne varki Allah ( da ) onlari yerlere batiracak ve onlardan bazilarin ( in dısları veya icleri ) i maymunlara ve domuzlara dønusturulecektir.” ( 4 )

 

·         Toplum icinde cinsellikle – musikiyi (muzigi) sunmayi meslek edinmis sanatci kadinlari dinlemek uzere ( musiki icra ettikleri yerlere gidip ) oturan kisinin kiyamet gunu`nde kulaklarina erimis kursun døkulur.” ( 5 )

·         ( Ey muminler! İyice biliniz ki haram`a varan ølculer icinde ) “musiki dinleyen kisiye Cennet`te Ruhanileri dinleme izni verilmez.”

          Soruldu :

n  Ruhaniler kimlerdir Ya Rasulellah !

n  Cennetlik`lere musiki ziyafeti cekecek okuyuculardir. “ ( 6 )

4)i.Mace K.Fıten B.22 (Hn.4020).

5) Kurtubi 14 / 53

6) Feyzul-Kadir 6 / 60, Kurtubi 14 / 54.

Kaynak : islama gøre cinsel hayat-  cilt 2 – sahife 92-93

Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, MÜZİK, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | 3 Yorum »

Hangi hallerde eve rahmet melekleri girmez

Posted by Site - Yönetici Aralık 3, 2007

Hangi hallerde eve rahmet melekleri girmez

Sual: Hangi hallerde eve rahmet melekleri girmez?
CEVAP
Günah işlenen yerlere, mesela kumar oynanan, içki içilen, herhangi bir çalgı aleti, mesela tv bulunan yerlere rahmet melekleri girmez. Böyle yerlerde namaz kılmak mekruh olur ve edilen dua da kabul olmaz.
(Nisabül-ahbâr)

Mekruh olarak kılınan namaz sahih olur. Yani o kimse, namaz borcundan kurtulursa da, namaz kılmakla hasıl olacak büyük sevaba kavuşamaz. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Canlı resmi, köpek ve cünüp bulunan yere rahmet melekleri girmez.) [Nesai]
(Sarhoş olan kimseye rahmet melekleri yaklaşmaz.) [Bezzar]

(Akraba ziyareti yapmayan kimselerin bulunduğu yere rahmet melekleri gelmez.) [Taberani]
(Heykel [ve her çeşit insan ve hayvan biblosu] bulunan odaya rahmet melekleri girmez.) [Müslim]

(Cers [çan, çıngırak]
bulunan odaya rahmet melekleri girmez.) [Nesai]
(Cers, şeytanın mizmarıdır.) [Müslim]
[
Mizmar her türlü çalgı aletidir. (Müncid)]

Bir ihtiyaç olmadan oyun, eğlence için cers takılı hayvana binmek mekruhtur. Cers bulunan kervana rahmet melekleri gelmez. (Tergib-üs-salât)

Şeyh-ül-İslam Ahmet ibni Kemal efendi hazretleri buyuruyor ki:
(Mizmarları kırmak için gönderildim) hadis-i şerifi, (Her çeşit çalgıyı yasak etmekle emrolundum) demektir. (Kırk hadis)

Allahü teâlâ, şeytana (Senin müezzinin mizmardır) buyurdu. (Ebu Nuaym)
Müezzin, ezan okuyan, insanları ibadete çağıran kimsedir. Şeytanın müezzini ise, insanları günah işlemeye çağırır. Bu da mizmarların her çeşididir.

Melek girmeyen eve şeytan girer. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Misafir, sofrada iken, melekler ev sahibine dua eder.) [Taberani]
(Sirke yiyen kimselere, iki melek, yemek bitinceye kadar dua eder.) [İbni Asakir]
(Melekler, sahura kalkan kimselere dua eder.) [İmam-ı Ahmed]
Eğer sofrada içki veya meleklerin girmesine mani olan bir şey varsa, o kişi meleklerin yapacağı bu duadan mahrum kalır.

Yine hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Bana salevat getirenin, günahlarının affolması için melekler dua eder.) [Ey oğul ilmihali]
(Allahü teâlânın zikredildiği yerlere, melekler rahmet saçar.) [Ebuşşeyh]
(Kur`an-ı kerimi hatmedene 60 bin melek dua eder.) [Hazinet-ül-esrar, Deylemi]
(Bir kimse, uygunsuzluk yapmadıkça, namaz kıldığı yerden ayrılıncaya kadar, melekler, “Ya Rabbi, buna rahmet et” diye dua ederler.) [Nesai]

Eğer salevat getirilen, zikredilen, Kur`an okunan ve namaz kılınan yerde, çalgı aleti veya meleklerin girmesine engel olan başka bir şey varsa, meleklerin yapacağı duadan mahrum kalınır.

Ölüm hastasının bulunduğu odada, hayzlı, cünüp, canlı resmi, kumar aleti, köpek, çalgı aleti ve rahmet meleklerinin girmesine engel olan başka şey bulunmamalıdır.

Mümin, ruhunu teslim edeceği vakit, rahmet meleklerini görüp, can verme acısını duymaz. O odaya rahmet melekleri girmezse, o kimse ölürken sıkıntılara maruz kalabilir.

Bir namaz vaktini cünüp geçirmek büyük günahtır. Sarhoş olmak, kumar oynamak ve çalgı çalmak haramdır. (Berika)

Kendisi kullanmasa bile, herhangi bir çalgı aletini evinde bulundurmak günah olur. (Hadika)

Kendi yapmasa bile, kötü şeyleri evinde bulundurmak kötü, kendi yapmasa bile, iyi şeyleri bulundurmak iyidir. Mesela, Kur`an-ı kerimi, okumasını bilmese de, bereketlenmek için evinde bulundurmak sevaptır. (Hindiyye)

Kendi oynamasa bile evde iskambil kağıdı, tavla gibi kumar aletlerini bulundurmamalıdır. Haramlardan, mekruhlardan kaçılırsa, rahmet meleklerinin yapacakları dualardan istifade ederiz. Melekler masumdur, duaları red edilmez.

Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, HARAM ve HELAL, MÜZİK, SORU ve CEVAPLAR, TÜRKİYE, TV, YORUMLAR, YORUMSUZ | 7 Yorum »

Bizim tercihimiz müzik dinlememekten yana ise

Posted by Site - Yönetici Eylül 13, 2007


Bizim tercihimiz müzik dinlememekten yana ise

Ebu Hureyre’den rivayetle:

Biri Resulullah Aleyhisselam Aleyhisselam Efendimizin huzuruna geldi ve şöyle sordu.
- Ben güzel sesi seven bir kimseyim ; cennettede güzel ses var mıdır?
Resulullah Aleyhisselam Efendimiz şöyle buyurdu:
-Evet vardır. Nefsimi kudret elinde tutan Yüce Allah’a yemin ederim ki Yüce Allah cennette bulunan bir ağaca şöyle vahyeder :
-Buradaki kullarım, dünyada iken bana ibadetle meşgul oldular, zikrime daldılar. Orada ne bir çalgı dinleyebildiler, ne de saza gittiler. Şimdi onlara güzel nameler dinlet…
Bundan sonra o ağaçtan , Yüce Rabbı tesbih ve takdis eden güzel sesler çıkmaya başlar. O sesin benzerini mahlukattan hiç kimse duymamıştır.

Kaynak: Günyetü’t Talibin / Abdülkadir Geylani

Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, HADİS, MÜZİK, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | » yorum bırak;

 
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 68 other followers