Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for the ‘İslama Göre Cinsel Hayat’ Category

Cinsî münasebeti artıran dört şey vardır. İmam Gazâli

Posted by Site - Yönetici Ağustos 15, 2014

zambak,nane,sunbul

İmam Şafii yemeğin dört şekilde yenildiğini söyledi.

a) Bir parmakla yemek, bu kibarlıktandır.
b) İki parmakla yemek mütekebbirliktir.
c) Üç parmakla yemek sünnettir.
d) Dört ve beş parmakla yemek oburluktur.

Dört şey vardır ki, bedeni takviye ederler:

1) Et yemek
2) Güzel kokular sürünmek
3) Cinsî münasebette bulunmadan yıkanmak
4) Keten giymek

Dört şey vardır ki, bedeni zayıflatır:

1) Çok cinsî münasebette bulunmak
2) Çok üzülmek
3) Aç karnına çok su içmek
4) Otururken arkasını kıbleye çevirmek

Dört şey vardır ki; insanın gözünün nûrunu artırır:

1) Kıbleye doğru oturmak
2) Uyku ânında gözüne sürme çekmek
3) Yeşile bakmak
4) Temiz elbise giymek

Dört şey vardır ki, gözü zayıflatır:

1) Pisliğe bakmak
2) Asılmış insanın ölüsüne bakmak
3) Kadının fercine bakmak
4) Otururken arkasını kıbleye çevirmek.

Cinsî münasebeti artıran dört şey vardır:

1) Serçe eti yemek
2) Itrifili ekber (birkaç maddeden mürekkeb bir ilâcdır) almak
3. Habbet’il-Hazra ile bademden yapılan Füstuk denilen ilâcı yutmak
4) Maydanoz yemek

Dört çeşit yatma (uyuma) şekli vardır:

1) Sırtüstü yatmak
Bu tarzda uyumak peygamberlerin uykusudur. Peygamberler,bu şekilde uzanarak yer ve göklerin yaratılışını düşünürlerdi.
2) Sağ yana yatmak
Bu tarz uyumak, âlim ve âbid kimselere mahsusdur.
3) Sol tarafı üzerine uyumak
Böyle uyumak sultanların ve padişahların uykusudur. Onlar yediklerini hazmetmek için bu şekilde yatarlar.
4) Yüzüstü uyumak
Bu şekilde uyumak, şeytanlara mahsustur.

Aklı artıran dört şey vardır:

1) Fazla konuşmayı terketmek
2) Misvak kullanmak
3) Sâlih kimselerle oturmak
4) Âlimlerle oturmak

Dört şey vardır ki, ibadetten sayılır:

1) Abdestsiz adım atmamak
2) Çok secde etmek
3) Camilerden hiç ayrılmamak
4) Çokça Kur’an okumak

Yine İmam Şafiî şöyle demiştir: ‘Aç karınla hamama girip çıktıktan sonra yemeği tehir eden bir kimsenin nasıl olup da ölmediğine hayret ediyorum‘.

Yine şöyle demiştir: ‘Veba hastalığına Binefsec (Menekşe)den daha faydalı bir şeyin olduğunu zannetmem. Hasta olan kimse onunla hem yağlanır, hem de içer’.
En doğrusunu Allah bilir!

Kaynak : İhya-i Ulumu’d-Din – İmam Gazâli

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İhya-i Ulumuddin, İslama Göre Cinsel Hayat | 2 Comments »

İnsanda Şehvetin Meydana Gelmesinin Kaynağı İkidir.

Posted by Site - Yönetici Şubat 4, 2014

İnsanda Şehvetin Meydana Gelmesinin Kaynağı İkidir.

1- Nûrî şehvet,
2- Nârî şehvet.

Nurî şehvet, insanın göğsü nur ile dolup, damarlardan dökülecek şehvet, kalbi kuvvetlendirir. Kim bu nuru kendisinde bulursa onun yakînî ziyâde olur. Cima kuvveti çok olur.
Ebû Bekr-i Sıddîk (r.a.) hazretleri buyurdular: “Bütün şehvetler, kalbi karartır; ancak cima şehveti müstesna. Çünkü cima şehveti, kalbi sâf ve duru bir hâle getirir.
Peygamberler, sâlih insanlar, evliya ve âlimler çok evlenmişlerdir.
Süleyman Aleyhisselâmın üç yüz hanımı vardı. Bir rivayete göre de yüz nikahlı hanımı ve üçyüz cariyesi vardı.
Davud Aleyhisselâm in yüz hanımı ve üç yüz cariyesi vardı. (Davud Aleyhisselâm ve Hazret-i Süleyman’ın şeriatında dörtten fazla evlenmek caiz ve meşru idi…) Peygamberlerin, salih ve evliyâ’nın şehvetinin kaynağı nefs-i em mâ re değildi….
Bu konuda daha geniş bilgi için bakınız: Mürşid-i Müteehhilîn, s. 8-9,

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri: 4/637.

 

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İslama Göre Cinsel Hayat | Etiketler: | 1 Comment »

Cima ve hamamın itidalini bildirir – Marifetname

Posted by Site - Yönetici Eylül 22, 2010

Cima ve hamamın itidalini bildirir - Marifetname

Cima ve hamamın itidalini bildirir - Marifetname

Sıhhat durumunda alışılan istifranın en güzel türleri bulunan cima ve hamamın itidalini bildirir.

Ey aziz, malum olsun ki, top bilginleri demişlerdir ki: Sıhhatteyken  alışılan boşalımların en kolay ve en faydalısı, cima ve hamamdır. Cimanın  en faydalısı, birinci hazımdan sonra vâki olanıdır. Bedenin hararet, rutubet ve kuruluğunda, boşluk ve doluluğunda itidali sırasında bulunandır.

Eğer o, hata ile bu itidallerin dışında bulunduysa; bedenin hararet, rutubet ve doluluğunda bulunan cimaın zararı, onun soğukluk, kuruluk ve  boşluğunda bulunandan daha az ve daha kolaydır. Cima şehveti kuvvet  bulmadıkça, âlet düşünmeksizin ve bakmaksızın yayılmadıkça, ona öne alma  ile girişme, vücuda zararlı bir oyundur.

Faydalı cimaın alâmetleri odur ki: Onun akabinde vücuda hafiflik, tam neşe, yemek isteği ve uyku gele. Ta ki fazla maddenin boşalımı hâsıl olmuş ola.  zira ki mutedil cima, tabii harareti def ile bedeni ferahlandırır. Yemem ve  beslenmeye bedeni hazırlar. Gazabı zayıflatıp, kötü vesveseyi ve sevda  düşüncelerini giderir. Balgam hastalıklarının  çoğu onunla gider.

Çok olur ki, cimayı terk edenin menisinden kötü buharlar dimağına çıkıp, baş dönmesi  ve göz kararması gibi belalar başına gelir. Meni buharı, bedenin içinde hapsolup, kaplarına dolduğunda husyeleri şişer, kasık acısı ve beden ağırlığı hâsıl olur. Cima yapıldığında sürakte hafiflik ve şifa bulur. çok  cima, endamı boşaltır, kuvveti düşürür ve gözü zayıflatır. Mübtelasını  titretip, sinirlerini boşaltır. Acuzeye, çirkine, hastaya, küçük bâkireye  ve uzun süredir cima olunmayan dula cimadan kaçınılmak elzemdir. Zira ki  bular, elbette kuvveti çeker, âleti yumuşatır, rutubeti kurutur ve üzüntü  verir. Pişmanlığa sebep olur. Livata, tabiata aykırı ve zararlıdır. zira  ki ihanet ve eziyeti toplar, inzal zevkini önler. Genç ve güzel kadınla cima, vücuda sıhhat, hislere kuvvet verip, tabiatı mesrur ve kalbi huzur  dolu eder.

Zira ki tabiat ona eğilimli olduğundan, meni boşalması çok olup,  o fazla madde bedenden gider. Cima şekillerinin en iyisi odur ki: Kadını  sırtı üzerine yatırıp, açılmış baldırları arasında dize gele. önce uyun,  konuşma ve iltifat ile göğüs, dudak ve yanağını öpmeli. Göğüs ve kasığını ovmalı. Sonra âletiyle bız’a sürmeli ve kadının gözüne bakmalı. ta ki  şehvetin şiddetinde ikisi de eşit ola. Vakta ki kadının gözü değişip, göğsünden menisi ayrılmakla ister ki erkeği göğsüne ala.  O zaman üzerine düşüp, sokma ve çekme ile inzali vaktine hazır ola. İnzalden sonra kadının  karnı üzerinde bir miktar kala. Ta ki iki meni karışıp, rahme girmeye yol  bula. Evlat arzu eden bu âdab üzere hareket kıla. Ta ki inzalı kolay olup, kadın dahi ondan lezzet ala. Tam bir çocuk vücuda gelip, hepsi âfiyet bula. Boşalma tamam ola. Zinhar kendi yatıp kadını üzerine almasın. Ta ki artan meni mesane yolunda  kalmasın ve onda kokuşup, hastılak olmasın. Bız’ın rutubeti ona damlayıp, ondan, ondan, mesane iltihabı kalmasın. Cimaı tahrik eden şeylerin biri, insanların cima ettiğine muttali olmaktır.

Kasık kıllarını kesmek   şehveti uyandırır. Bu durumda başka şeyler düşünerek, bu arzuyu yenmek  gerekir.

BEYT

Nazar-ı şehvet için rup-u zenan ağ olsun

Zeni olmazsa kişinin sağ eli sağ olsun

Deyip, eliyle istimna etmek, üzüntü ve sıkıntıya sebebtir. Cima ile  boşalımı terk edinin cildinin içinde olan hararetle rutubetten bit oluşup, harekitiyle ürer. Kâh olur ki, bit bedende defaten hâsıl olur. bu derece çoğalır ki, rengi sarartıp, uykuyu kaçırır ve şehveti keser. Onun için erkekler ziyade bitli olur. Onun ilacı beden ve elbiseyi temizlemede ihtimamdır. Tuzlu su ile yıkanmaktır. Sonra tatlı su ile yıkanmaktır.

Hamamın en iyisi, binası eski, içi geniş, suyu tatlı, sıcaklığı orta olandır. Onun ilk odası soğuk ve rutubetli, ikincisi sıcak ve rutubetli, üçüncüsü sıcak ve kuru olandır. Böylece vücud sıhhatini koruyup, ter boşalımı için hamama giden onun sıcak olan üçüncü odasına yavaşlıkla girsin. Ondan çıktığında yine yavaş yavaş dışarı gelsin. Hamamın içinde uzun bekleme, baygınlık, bulanıklık, ıztırap, kuruluk ve hafakan verir.

Mizacı kuru olan, suyu havadan çok kullanmalıdır. Şu halde rutubete şiddetli ihtiyacından, evinin döşemesine su serpip yatmalıdır. Rutubetli buharı çoğaltmak için, hamamın içine su dökmeli ve hapsetmelidir. Mizacı rutubetli olan havayı, sudan çok kullanmalıdır. Şu halde ayrışma ve kurumaya ihtiyacının çokluğundan, su kullanmadan önce, çok terlemelidir.

Sıhhatini koruma bakımından hamamda çok ter ayrışması gerekir. Zira ki cildi, rutubetli ve kızarmıştır. Beden pörsümeye ve sıkıntı gelmeye başlarsa, o vakit süratle dışarıya gelmelidir. Hamamdan sonra, örtünme ve kurulanma her mevsimde ziyade kılınmalıdır. Zira ki beden, hamamın havasından daha soğuk olan havaya çıkar. Beden hamamın suyundan emip, çektiğinden, onun ârizî hareketi, ondan süretle gidiy, tabii olarak soğuk olan su, soğukluğunu bulduğunda, bedeni dahi soğutur. Eğer hamam, yemekten sonra vâki olduysa, bedenin yağlanmasına sebeb olur. Lakin sirke balı içerse, hastalıktan emin olur. İtidal üzere yağlanır. Eğer hazmolunduktan sonra hamama giderse, yağlanır ve hastalıktan emin olur.

Midenin boş olduğu zaman hamam yapmak, bedeni kurutur. Zira ki aslî hareket ile arazî harareti toplar. Riyazeti az olan kimse, hamamda terlemeyi çoğaltsın. Ta ki riyazî hareketlerle ayrışacak fazlalıklar, hamam ile ter olup gitsin. Bu boşalma ile vücut, mizacının itidaline yetsin.

Soğuk su ile yıkanma, gençlerin bedenine güç verir. Yaz günlerinde, öğle öncesi sıcak mizaclı ve normal etli olan kimselere sıhhattir. Ama ihtiyarların, çocukların, ishal ve nezlesi olanın, hazmı eksik olanın bedenine zarar ve ziyan eder.Kültürlü kaplıcaları kullanma, yani kükürtten kaynayan ve galeyan eden sıcak su ile yıkanma, fazlalıkları atıcı, titreme ve felce ilaçtır. Uyuzu iyileştirir, mafsal ve romatizmaya şifa verir. Madenî suların hepsi, beden kokularını giderir, yaralara merhemdir. Bu ilaçların vücuda olan menfaatlerini Allah Taâlâ en iyi bilir.

Kaynak : Marifetname – Erzurumlu ibrahim Hakki hazretleri

..

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Marifetname, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İslama Göre Cinsel Hayat | 4 Comments »

Peygamberimizin Hz. Aliye Evlilik öğüdü !

Posted by Site - Yönetici Ağustos 25, 2010

Peygamberimizin Hz. Aliye Evlilik öğüdü !

Peygamberimizin Hz. Aliye Evlilik öğüdü !

Peygamberimizin Hz. Aliye Evlilik öğüdü !

Özellikle yeni evlenen ve evli olanların bu hadisi şerifleri hıfz (ezber) etmeleri kendilerini birçok sıkıntıdan kurtarıp dünya ve ahıret saadetine nail olmalarına vesile olacaktır.

Hazret-i Fâtıma-tüz-zehrâyı “radıyallahü teâlâ anhâ” hazret-i Alîye “radıyallahü teâlâ anh” tezvîc (nikah) etdiklerinde buyurdukları vasıyyetleri beyânındadır.

Hazret-i Alî “radıyallahü teâlâ anh” rivâyet eder.
Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” buyurdular ki:

* Yâ Alî! Gelini kendi evine götürdüğün zemân çorabını ayağından çıkar. Ayağını yıka. O suyu evin bütün köşelerine saç. Böyle yapınca Allahü tebâreke ve teâlâ hazretleri senin evinden yetmiş dürlü fakîrliği dışarı çıkarır. Yetmiş dürlü bereketi evine dâhil eder. Yetmiş rahmeti sana nâzil kılar. O gelin ile ve onun bereketi evin köşelerine erişir. O gelin delilikden ve diğer hastalıklardan emîn olur.

* Yâ Alî! Gelini ilk hafta yoğurt yimekden ayran yimekden sirke ve ekşi yimekden men’ et! Hazret-i Alîkerremallahü vecheh” “Yâ Resûlallah! neden ötürü bu şeyleri vermemem gerekdirdiye sordu. Buyurdu ki: (Ondan dolayı ki turşu ve yoğurt ve ayran rahmde evlâd olmasına mâni’ olur. Evde bir hasır olması doğurmayan kadından iyidir.) Hazret-i Alî dedi ki: Yâ Resûlallah! Sirkenin illeti nedir. Buyurdu ki: (Sirke yiyen kadının hayzı zahmetli olur ve temizliği uzar. Keşenç yimek hayzı karında habs eder. Eğer Hak Sübhânehü ve teâlâ hazretleri bir evlâd verirse doğumu zor olur. Ammâ ekşi elmâ yimek hayz kanını keser. Onun ardından başka hastalık zuhûr eder.)
Sonra Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdu ki:

* Yâ Alî ayın evvelinde ortasında ve sonunda ehline yakın olma ki o hanımda ve o evlâdda cüzzam ve dîvânelik (delilik) ve pislik olmasından korkulur.

* Yâ Alî! Ehline asr (ikindi) nemâzından sonra yakın olma. Eğer Allahü tebâreke ve teâlâ bir evlâd nasîb ederse ahvel (şaşı) olur ve şeytân şaşı evlâda sevinir.

* Yâ Alî! Ehline yakınlık (cima) etdiğin vakit çok konuşma ki eğer bir evlâd olursa yiyici olur. Avret yerine bakma. Sohbet (cima) esnâsında gözünü yumma. Evlâda körlük getirir.

* Yâ Alî! Kendi ehline bir başka kadının şehveti ile yakın olma ki eğer bir evlâd olur ise muhannes (kadına benzeyen erkek) olur. Kadınlara benzemeye çalışır.

* Yâ Alî! Cünüb olduğun zemân kat’i olarak Kur’ân-ı azîm-üş-şânı okumayasın ki korkulur ki gökden bir ateş inip seni yakar. Cünüb hâlde sohbet (cima) etme. Senin bir su kabın ehlinin bir su kabı olsun. Ayrı ayrı su kapları ile temizleniniz. Eğer bir su kabından ikiniz yıkansanız şehvet şehvet üzerine düşer (tekrar cima ederseniz). Aranıza düşmanlık düşer. Korkulur ki talâk ve iftirâka müncer olur. 

* Yâ Alî! ikiniz de ayakda iken sohbet (cima) etmeyiniz eşekler böyle yapar. Eğer çocuk olur ise döşeğe bevl (idrar) eder.

* Yâ Alî! Ehlinle bayram geceleri buluşma! Eğer çocuk olur ise altı parmağı veyâ dört parmağı olur.

* Yâ Alî! Ehlinle meyve ağacı altında buluşma ki eğer çocuk olur ise kâtil olur kan dökücü olur. Halka zulm eder.

* Yâ Alî! Ay ışığında (Açık havada ay ışığının altında) ehline yakın olma. Meğer bir yerde örtünülmüş olasın. Eğer bir çocuk olursa fakîrlikden ömür boyu kurtulamaz.

* Yâ Alî! Ezân ile ikâmet arasında ehline yakın olma ki eğer bir çocuğunuz olur ise kan dökmeğe hevesli olur.

* Yâ Alî! Hanımın hâmile olduğu zemân abdestsiz ona yakın olma. Eğer çocuk olursa kör gönüllü ve bahîl (cimri) elli olur.

* Yâ Alî! Şa’bânın ortasında Berât gecesi ehline yakın olma eğer aranızda bir çocuk olursa derisinde tüylerinde ve yüzünde kötü nişânlar olur.

* Yâ Alî! Hanımına bacısının (baldızının) şehvetiyle yakınlık etme ki eğer bir çocuk olursa hırsız olur ve halkın felâketi onun eli ile olur.

* Yâ Alî! Ehline etrâfında dıvâr olmıyan damda yakın olma ki eğer aranızda bir çocuk olursa münâfık ve mürâi mübtedî’ (bid’at sâhibi) ve kumarbâz olur.

* Yâ Alî! Sefere çıkacağın gece ehline yakın olma ki eğer bir çocuk olursa malını harâm yerlere harc edici olur. Sonra meâl-i şerîfi “Malını saçıp dağıtanlar şeytânın kardeşleridir” âyet-i kerîmesini okudular.
(İsrâ sûresi 27.ci âyet-i kerîmesi.)

* Yâ Alî! Üç günlük seferden geldiğin gecesi ehline yakınlık etme. Bir çocuk olursa zâlim olur.

* Yâ Alî! Pazartesi gecesi ehline yakınlık edersen aranızda bir çocuk olursa hâfız-ı Kur’ân olur. Allahü tebâreke ve teâlâ hazretlerinin kısmetine râzı olur.

* Yâ Alî! Salı gecesi ehline yakınlık edersen çocuk hâsıl olursa mü’min olur ve iyi huylu olur. Rahîm gönüllü (yumuşak kalbli) cömert elli yalandan bühtândan ve gıybetden temizlenmiş dilli olur.

* Yâ Alî! Perşembe gecesi ehline yakınlık et ki eğer çocuk olur ise hikmeti çok hakîm olur. Ve ilmi çok âlim olur ki ilmi ile âmil olur. Perşembe günü öğleden evvel ehline yaklaşsan eğer aranızda bir çocuk olursa aslâ şeytân ona ölene kadar yaklaşamaz. Dünyâda ve âhıretde selâmetde olur. Eğer Cum’a gecesi ehline yakınlık edersen bir çocuk olur ise Kâri-i Kur’ân olur. Veyâ hatib olur. Veyâ Vâiz olur. Eğer Cum’a günü hanımına yakınlık edersen bir çocuk olursa âlim olur. Dindârlığı ile ma’rûf ve meşhûr olur. Eğer Cum’a gecesi îşâ (yatsı) nemâzından bir sâat sonra ehline yakınlık edersen eğer bir çocuk olursa ebdallar (velîler) cümlesinden olur.

* Yâ Alî! Ehline gecenin evvel sâatinde (başında) yakınlık etme ki eğer bir çocuk olursa câdı ve kâhin olur. Dünyâyı âhıret üzerine tercîh eder.

* Yâ Alî! Benim vasıyyetlerimi ezberle ki Allahü teâlânın izni ile sana fâide versin.

Kaynak :  (Menakıb-ı Çihar-ı Yari Güzin)

..

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Evlilik, Güncel, Gündem, Genel, H.z Ali, Kadın - Bayanlar İçin, Nasihat, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İlginç, İslama Göre Cinsel Hayat | 10 Comments »

Masturbasyon (El ile Boşalma), Sebebleri ve Zararları

Posted by Site - Yönetici Nisan 7, 2010

Masturbasyon (El ile Boşalma), Sebebleri ve Zararları

El ile boşalma, aslında bekarlık döneminde bile zarurî görülemeyecek bir işlemdir. Çünkü Yüce Allah, insanda atılmayan veya atılamayan fazla birikimleri giderecek bir düzen yaratmıştır. Gerektiğinde, bu düzen (rüyalanmak) devreye girmekte, insanı rahatlatmakta ve zarar görmekten kurtarmaktadır. Diğer meşru yol ise evliliktir.

Mastürbasyon Haram mıdır?
1- Kocasının karısı eliyle veya kadının kocasının yardımıyla boşalması helaldir.(İhya Terc. Ali Aslan, 3/420. İbn-i Abidin, 4/27.)
2- Kadın veya erkek kişinin kendi eliyle boşalması ise müctehidlerimizin değerlendirmelerine göre şöyle açıklanabilir.
a- Mutlak haramdır,
b- Mubahdır,
c- Vacibtir.

Mutlak Haramdır Diyenler: Şafiî mezhebi müctehitleri mastürbasyonun mutlak haram olduğu görüşündedirler.
Mubahtır Diyenler; Kişinin eşi yoksa, evlenmeye de maddî gücü müsaid değilse zinaya düşmemek veya vücudundaki -rüyalanma yoluyla da atılamayan- zararlı birikimi gidermek için mastürbasyon yapması mubahtır.
Hanefî ve Hanbelî mezhebi müctehitleri bu görüştedir.
Vacibtir Diyenler: Eğer mastürbasyon yapmaksızın zinadan korunulamayacağına kanaat hasıl olursa, bu durumda yapılması vacib olur. Çünkü iki şerden daha az zararlı olanın tercihi İslamî bir kuraldır.

Bu durumda böyle yapan bir denklem kurmuş sayılır; kendisine ne sevap, ne de günah vardır; ne mükafat görür, ne de azaba uğratılır.

Esasen mastürbasyon, büyük günahlardan sayılmaz. Bir mukayese yapacak olursak mesela; yabancı kadınların bakılması haram olan yerlerine bakmak mastürbasyondan daha günah, yabancı kadınla kucaklaşıp öpüşmek ona bakmaktan daha çok günah, zina etmek ise onlardan çok büyük günahtır… Şu var ki, mastürbasyon küçük günahlardan sayılsa bile, özürsüz olarak sık sık tekrarlanıp devam ettiği takdirde -zararları büyüdüğü gibi günahları da büyüyerek gitgide büyük günahlara dahil olabilir. Zira küçük günahlar da ısrarla tekrarlanırsa, büyük günaha dönüşür. Yeri gelmişken, günde beş vakit namaz kılmanın, küçük günahların affına sebep olduğunu da hatırlatalım…

Oruçlu iken, oruçlu olduğunu bile bile mastürbasyon yapan kimse, inzal olup meni gelirse orucu bozulur; sadece gününe gün kazası gerekir. Bu durumda kefaret gerekmeyeceği gibi, mastürbasyon halinde inzal vaki olmamış yani şehvetle meni akmamışsa -“mezi“denilen ince sızıntı gelse bile- bununla oruç bozulmaz, gusül de gerekmez. Bunu alışkanlık haline getirmemişse fetva böyle ise de takva açısından bunları yapmamak daha uygundur.

Kadınların masturbasyonunun hükmü erkeklerin masturbasyonunun hükmü gibidir.
Yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere mastürbasyon mutlak haram olarak görülemeyeceği gibi, şartsız helal olarak da görülemez.

Mastürbasyon Sebepleri ve Zararları:
Erkeklerin hemen hemen hepsine yakın bir kısmı, kadınların da yarısı kadarı gençlik devrelerinde az çok bu işe başvururlar. Bu da en çok 14-20 yaşları arasında cereyan eder. Bir kısmı sadece cinsi baskının hafifletilmesi için arasıra seyrek olarak yapar. Bazısı da bir zevk vasıtası yaparak alışkanlık halinde, her fırsatta sık sık mastürbasyonu tekrarlar.

Mastürbasyon Sebeplerini Şöyle Özetleyebiliriz:
1- Normal cinsi münasebetten uzak kalmak,
2- Mastürbasyonu alışılmış bir zevk vasıtası haline getirmek ,
3- Cinsi münasebetten çeşitli sebeplerden dolayı nefret etmek,
4- Cinsi münasebetten yeteri kadar zevk alamamak, (evliler için),
5- Cinsi isteğin fazla artması,
6- Mastürbasyonu teşvik eden, şahısların tesirinde kalmak,
7- Açık-saçık manzaralar, şehveti tahrik edici söz ve yazılar,
8- Cinsel organlarında temizlik noksanlığıyla meydana gelen kaşınmalar,
9- Cinsi arzuların çocuklarda erken uyanması,
10- Bazı çocukların küçük yaşta merak ve görmesiyle cinsel organıyla oynamayı alışkanlık yapmaları… vs.

Zararlı Yönüne Gelince:
Seksolog ve hekimlerin bu konudaki görüşleri çeşitlidir. Bu görüşleri üç maddede toplayabiliriz:
1) Mastürbasyonun zararsız olduğunu savunanlar,
2) Zararlı olduğunu söyleyenler,
3) Çok zararlı olduğunu iddia edenler,

Bunların içinde, çoğunluğun kabul ettiği ve hakikate en uygun olanı ikinci görüştür. Şüphesiz ki, fazla mastürbasyonun ruhi, bedeni, cinsi, manevi…birçok zararları mevcuttur. Fakat, mastürbasyonun tamamen zararsız olduğunu ileri sürmek gerçeğe pek uzak olduğu gibi, onu son derece tehlikeli göstererek, gençleri korku ve karamsarlığa düşürmek de yersizdir. Mütehassısların bazıları, bir-iki haftada bir yapılan mastürbasyonun vücuda pek zararlı olmadığı görüşündedir. Şu kadar ki, bu durumdaki mastürbasyonun da uzun zaman devam etmesinin, zararlı olacağını bilmelidir. Hemen hemen bütün fikirler, aşırı mastürbasyonun gençleri tahrip edici bir illet olduğu noktasında toplanmaktadır.

Gerçekten gençlerin büyük derdi olan mastürbasyon, geniş açıdan ele alındığı zaman, bunun birçok yönleriyle zararlı bir illet olduğu görülür.

Acaba Mastürbasyon Kaç Günde Bir Yapılırsa Zararlıdır?

Buna verilecek cevap şudur: “...Bu, her insana göre değişir. Nasıl ki normal cinsi münasebetlerin sayısı da her insan için değişiktir. Bir kaide tespit etmek lazım gelirse şöyle söyleyebiliriz: Kendinizi çok bunalmış hissetmedikçe mastürbasyon yapmayınız. Sırf mastürbasyonun zevkini tatmak için, kendi kendinizi suni olarak tahrik eder ve iradenizi tam bir gevşekliğe uğrattıktan sonra masturbasyon yapmaya kalkışırsanız, işte o zaman ifrat yolunu tutmuşsunuz demektir

Mastürbasyon ne kadar çok veya az yapılırsa, zarar nispeti de ona göre çok veya az olur. Yani “çoğu çok zarar, azı az zarar” demek uygun olur.

Halbuki ihtilam (uyku ve rüyada meni boşanması), dolan kabın taşması gibi fazla olan meninin kendiliğinden boşalmasıdır. Cinsel temastan uzak olanlar için, bu bir ihtiyaçtır ve bir mahzuru da yoktur. Mastürbasyon ise, zoraki bir boşalma olduğundan, ihtilamdan çok farklı ve zararlı bir özelliği vardır.

İlk gençlik devrelerinde ara-sıra yapılan mastürbasyonlar, psikolojik yönüyle normal sayılabilir. Fakat olgunluk çağında, alışkanlık halinde sık sık buna başvurmak, bir nev’i cinsi sapıklık konusuna girer.

Mastürbasyondan korunma çareleri de vardır. Bundan korunmanın en iyi çaresi, şehvet hislerini kontrol altına almaktır. Bunun için de ilmi, ameli, ailevi, manevi.. cihetten çeşitli önleme imkanları bulunabilir. Bununla beraber bu alışkanlığın tamamen, birden bırakılması pek kolay değildir, lakin, yavaş yavaş vazgeçilmesi daha kolay ve mümkündür. Şunu da önemle belirtelim ki, mastürbasyon ne kadar çok yapılırsa, bu arzu inadına körüklenir. Mastürbasyonun çok kötü bir özelliği de budur.

Yaygın olduğu yerler ise: Yatılı okullar, kışlalar, hastaneler, hapishaneler, iş kampları, gemi tayfalarında… bekar kalmış, boşanmış vb. kimseler arasındadır. Bu tatmin şekli, genellikle gençler arasında yaygın olmakla beraber, gençlik çağını arkada bırakmış birçok kimseler de bu illete bağımlıdır. Bir de, gençlerden yalnız ve avare kimseler için, bu illet pusuda hazırdır! Kadın-erkek karışıklığının mevcut olduğu, çeşitli genç kitleler arasında ve daha ziyade sıcak mevsimlerde mastürbasyon nisbeti daha çok yaygındır.

Bir hadiste: “Elini nikahlayan mel’undur” buyurulmuştur. Saîd b. Cübeyr’in rivayet ettiği bir hadiste: “Zekerleriyle oynayan bir ümmete Allah azab etmiştir“, Ata’nın bir rivayetinde: “Elleri hamile olarak haşredilecek bir kavim duydum” bunların elleriyle mastürbasyon yapanlar olduğunu sanıyorum” demiştir.

Ayrıca Allah (c.c.), evlenme imkanı bulamayanların, imkan buluncaya kadar iffetlerini korumalarını emretmiş böyle bir yöntem uygulasınlar dememiştir. Rasulüllah Ef’endimiz de: “Gençler! İmkan bulanlarınız evlensin, çünkü bu, gözü ve iffeti daha iyi korur. Bunu yapamayan oruç tutsun, çünkü orucun bunu sağlayacak bir kamçısı vardır” buyurmuş ve bekarlara çare olarak orucu göstermiştir. Eğer mastürbasyon mubah olsaydı, çare olarak o gösterilirdi. Çünkü o daha kolay bir yoldur, denmiştir.

Ancak bu konudaki hadislerin bir kısmının zayıf oluşu sebebiyle, çoğunluğun haram görmesine karşılık, mastürbasyonu mahzursuz gören alimler de vardır.

Mesela Ahmed b. Hanbel bunu, tıpkı kan aldırmaya benzetmiş ve ihtiyaç duyulduğunda, vücuttaki fazlalıkları dışarı atmaktan ibaret olduğu için caiz olduğunu söylemiştir.

Hanefîlerce genel olarak haram görülmüş, ancak; kişi bekarsa, ya da hanımdan uzakta ise ve de şehvet kafasını aşırı meşgul ediyorsa, ya da zinaya düşme endişesi varsa ve bunu kendisini teskin için yaparsa bunda günah olmayacağı umulur. Ama zevlenmek ve şehvetlenmek için yaparsa günahkardır, denmiştir.

İmam-ı Şafiî önceki görüşünde caiz olduğunu söylerken, sonraki görüşünde haram olduğu kanaatına varmıştır.

Mesele Resulüllah’ın amcaoğlu İbn Abbas’a sorulduğunda:

Zina yapmaktansa bu iyidir” cevabını vermiştir. Bütün bunlara göre; mastürbasyon genellikle hoş görülmemiş, fıtrata (normal yaratılışın gereğine) zıt bir eylem kabul edilmiş, cinsel sapma halini alması, psikolojik hastalık oluşturması gibi olumsuz yönleri hesaba katılarak, haram, ya da mekruhtur denmiştir. Ancak daha büyük zaarlara düşme endişesi olduğu yerde; “iki zarardan başka alternatif yoksa, küçük olan zarar tercih edilir“, “zaruretler haram şeyleri mubah kılar” kurallarınca yapılması caiz görülmüş, hatta zina endişesi kesin ise, vacip bile olur denmiştir. Alışkanlık oluşturması ve zevk için yapılması ise ittifakla haramdır. Hanımının eli vs. azaları ile yapılması ise her halukarda caizdir, helaldir. (Dr. Faruk Beşer: Hanımlara Özel Fetvalar, Cilt 1, Seha Neşriyat)

Bu kötü adet, daha çok ergenlik çağına yeni girenlerle gençler arasında oldukça yaygındır. Baş sebebi ise, kadınların yarı çıplak kırıtarak, süs yerlerini teşhir ederek, erkeklerin iştihasını çekecek kıyafet ve davranışlar göstererek sokaklarda dolaşmalarıdır.

Kadınların bu tahrik edici halleri hemen birçok eğlence ve mesire yerlerinde göze çarpmaktadır. Aynı şekilde kadınları tahrik eden unsurlar da toplumda çokça yaygındır.

Sözünü ettiğimiz tahrik sebebi umumi yerlerde cereyan edenidir. Bir de temsillerde, filmlerde gösterilenler var ki, bunlar daha tehlikeli ve daha acıdır.

Bir de gençlerin devamlı okudukları fotoromanlar, cinsel kıssalar vardır ki, bunlar gençlerin nefsi ve aklı, aynı zamanda ahlakı üzerinde, fiziksel ve ruhsal yapılarında kötü te’sirler meydana getirmektedir.

İşte bu kabil şeyler, kız olsun, erkek olsun gençleri yavaş yavaş zinaya, hayasızlığa, bozguna ve rezil bir hayata itmeğe yetiyor. Başka bir şey düşünmeye gerek bırakmıyor.

Ergenlik çağındaki bir genç, kendisini kötü yollardan alıkoyacak ilahi kontrol inancı taşımıyorsa, işlediği günahlarda Allah’tan korkmuyorsa, ileride bir hesap vereceğini düşünmüyorsa, çok sürmez şu iki durum arasında kalır ki bunun bir üçüncüsü yoktur.

a) Ya cinsel duygu ve isteğini haram yollardan karşılar bununla kendini tatmin etmeye çalışır.
b) Ya da şehvetinin hiddetini hafifletmek için mastürbasyon yapar.
Aşırı mastürbasyonun temel sebebi, hormon bozukluğu da olabilir. Tedavi için ilgili hekime müracaat etmelidir.

AŞIRI MASTÜRBASYONUN ZARARLARI

1) Psikolojik Yönden:
1- Aşırı mastürbasyon düşkünlerinde üzüntü, dalgınlık ve aşağılık duygusu meydana gelir. Her mastürbasyondan sonra umumiyetle bir pişmanlık ve ruh sıkıntısı kendini gösterir. Yapılan bu işin de olgunluktan uzak bir durum arz ettiği hatıra geldikçe bu işi yapanlar, bir aşağılık ve suçluluk duygusuna kapılarak, moral kırıklığına uğrarlar.

2- Mastürbasyon alışkanlığı, bir kısım sinir bozukluklarına yol açar. Fazla sinirlenmeler, el ve kol titremesi, baş dönmesi, uykusuzluk, kalça ve bacaklarda dermansızlık, yorgunluk hasıl olur.

3- Mastürbasyon alışkanlığı, insanı aşk ve sevgiden mahrum eder. Sevgi, insan için bir ihtiyaç olduğu gibi, eşler arasındaki cinsi münasebetlerin başarılı ve neşeli olması da, her ikisinde müşterek sevgi ve anlaşmanın varlığına bağlıdır. Evlilikteki saadet temelleri, sevgi bağları üzerinde kurulur. Evlenen çiftçilerin, sadece bedenlerinin birleşmesi evlilik saadetini meydana getiremez; bedenle birlikte her iki ruhun aşk ve sevgiyle birleşip kaynaşmaları lazımdır. Masturbasyona çok düşkün olanlar ise, ruhun derinliklerinden fışkıran bu sevgi pınarından, gereken hisseyi alamazlar. Mastürbasyon, sevgi cevherini köreltmektedir.

4- Fazla mastürbasyon, hafıza zayıflığı, dikkatsizlik ve unutkanlık yapar. Buna düşkün kimselerin, bir şeyi ezberlemeleri güçleşir. Ezberlediklerim de çabuk unuturlar. Bir konuyu okurken, bütün dikkatlerini toplayamazlar. Dikkat dağınıklığı meydana gelir. Okuduklarını da kolay anlayamazlar. Bunun için, fazla masturbasyona düşkün olan talebeler derslerinde zorluk çekerler. Henüz buluğa ermemiş çocuklarda, mastürbasyon ile meni gelmediğinden, diğer zararlara pek hedef olmazlarsa da, aşırı mastürbasyon bu çocuklarda, beyin ve sinir sarsıntısı yapar, zihni gelişmeye mani olur.

5- Mastürbasyonla meşgul olanların, şehvet hayalleri ve şehevi düşünceleri artar. Masturbasyoncu genç, gece yatağına girdiği zaman, körü körüne bir sürü şehvet hayalleriyle zihnini meşgul eder. Aklı fikri bu duygularla meşguldür. Bu suretle hem masturbasyona daha fazla müptela olur, hem de iyi şeyler düşünmeye fırsat bulamaz.

2- Aşırı Mastürbasyonun Bedensel, Cinsel ve Sosyal Zararları:

Erkekler, genellikle bu işi elle görürler. Seyrek olarak yastık ve yatağa sürtme şeklinde de yaparlar. Batıda pornografinin serbestlik kazanması sonucu seks shoplarda değişik aletler satışa sunulmuştur. Dünyadaki porno pazarı 59 milyar dolar’dır. İnsanı maddi yönden sömürmeye yönelik bu tür gereçler, bunları kullanan erkeklerde ruhsal çöküntülere neden olmaktadırlar. Tıbbi seksoloji açısından bu tür alışkanlıklardan kaçınılması önerilmektedir.

Mastürbasyon, insanı ölçüsüzlüğe sevk keder. Aslında masturbasyon insanı tatmin etmez; doygunluk ve rahatlık meydana getirmez. İnsanın cinsi zevk ve hislerini tatmin edilmemiş bırakarak, daha fazla tahrik eder, azdırır. Bundan dolayıdır ki masturbasyona devam edenlerin, bu arzuları gittikçe şiddetlenerek bu işi fazla ileri götürürler. Bu da zararı arttırır. Haddinden fazla cinsi münasebetler de zararlıdır; fakat mastürbasyonun fazlası çok daha zararlıdır.

Fazla mastürbasyonlar, çeşitli hastalıklara ve rahatsızlıklara sebep olabilir. Mastürbasyon, doğrudan doğruya hastalık yapıcı değil ise de, dolayısıyla buna sebep olur. Çünkü ölçüsüz mastürbasyonlarla, vücut kuvvetten düşerek bünyedeki kan tabii kudretini kaybettiğinden, bazı rahatsızlık ve hastalıklara yol açar.

Mastürbasyon müptelaları, cinsel münasebetten gereken zevki alamazlar. Bu işi mutlak alışkanlık haline getiren kimseler, cinsi münasebetlere -aile hayatında- önem vermezler. Bundan pek zevklenmezler. Bu hal, mastürbasyon düşkünü kadın ve erkeklerin her iki cinsinde görülebilir. İkisi de kendilerini tatsız zevk (!) alışkanlığına kaptırdığından, eşleriyle yaptıkları münasebetten tatmin olamazlar. Böyle kimseler için, mastürbasyon daha cazip görünür. Cinsi münasebetten sonra ayrıca masturbasyona el atmaktan çekinmezler.

Mastürbasyon, asla cinsi temas zevkine -onda birine dahi- ulaşamaz; fakat gençler için adatıcı bir illet kesilir. Mastürbasyon ile cinsel ilişki zevki arasında, gübrelik ve gülistan misali fark vardır. Kadın ve erkeği yaratan büyük San’atkar, onları öyle bir san’at ve ustalıkla yoğurmuş ki onların cinsel birleşme esnasındaki zevk alışverişi, başka hiçbir yapmacık usullerle elde edilemez…

Mastürbasyon neticesinde vücut yorulur, ruh sıkılır. Halbuki başarılı bir cinsel münasebette vücut dinlenir, ruh ferahlanır. Çünkü olgun bir cimada, karşılıklı olarak sevgi, heyecan ve hararetle, bir takım kimyevi elektrik alış-verişi vardır. Mastürbasyonda ise bunların hiçbiri olmadığı gibi, kıymetli kimyevi maddeler zorla kapı dışarı edilmektedir. Bunun neticesinde, insanda ferahlıktan uzak bir çöküntü ve yorgunluk oluşmaktadır.

Mastürbasyon alışkanlığı, bel gevşekliğine (erken boşalmaya ve idrar yolları da dahil olmak üzere diğer rahatsızlıklara) yol açar. Evlilik hayatında, erkeklerin şikayetlerinden en çok görüleni de bel gevşekliğidir. Yani erken inzal; cinsi münasebete başlar başlamaz, meninin hemen boşalmasıdır. Erkeğin böyle çabucak münasebeti bitirmesi, bilhassa kadını doyumsuz bırakır. Bu hallerin devamı ise, eşler arası huzursuzluğa yol açar. Bel gevşekliğinin çeşitli sebepleri olabilir ama, mastürbasyon da başta gelen sebenlerdendir. Bu ıztıraptan kurtulmanın bir çaresi de, mastürbasyonu terk etmektir.

Aşırı mastürbasyon alışkanlığı, kadınlarda cinsel soğukluğa da sebep olur. Cinsel soğukluk: Kadının cinsi münasebetten zevk duymaması, hissen soğuk ve isteksiz olmasıdır. Bu his soğukiuğunun çeşitli sebeplerinden biri de, alışkanlık haline getirilen aşırı mastürbasyondur.

İşin garip tarafı, bu tip bazı kimseler, evlendikten sonra da bu illeti devam ettirirler. Çok mühim bir evlilik vazifesi olan cinsel münasebet faaliyetlerinde, eşleriyle pek ilgilenmezler. Neticede eşler birbirlerinden uzaklaşırlar. “Cinsel isteklerini’ kendi kendine dindirmekten zevk alanlar, tenha yerleri sever, hep yalnız kalmak ister, fırsat buldukça bu kötü oyunu oynar.

Vajinaya bir takım cisimler sokarak mastürbasyon yapan kızların, “kızlık” nişanı olan bekaretlerine bir zarar gelebilir. Bu durumda bazı cisimlerin içeride kalarak, ameliyatı lüzum etmiş muhtelif vak’alarına, tıp tarihinde çok rastlanmıştır.
Mastürbasyon tiryakilerinden bazı gençler, bu fena işe başkalarını da alıştırırlar. Sadece kendi yaptıklarıyla kalmayıp, cemiyetin birçok çocukları ve gençleri arasında, bu kötü illetin yayılmasına sebep olurlar.

Bir diğer zararı da, çiftlerin birbirinden nefret etmesi, cinsel duygu duymamasıdır. Çünkü masturbasyoncu kişi, başka bir yoldan şehvetini tatmin ederek doygun kalmaktadır. Bunun manası, eşlerin birbirinden beklediğini bulamaması ve ümitlerinin kırılmasıdır. Sonunda eşler birbirinden uzaklaşır ve başka tatmin yolları ararlar. Gayri meşru yollara giderler.

Uzman ilim adamlarının mastürbasyon konusunda araştırma neticesi ortaya koydukları gerçek şudur: Aşırı masturbasyona devam edenler, çok tehlikeli akla yönelik hastalıklara maruz kalır. Bunları şöyle sıralıyabiliriz:

Zühul ve nisyan (unutma, geçiştirme), irade zayıflığı, hafızada gerileme, yalnızlığa heves, çabuk unutma, korku ve gevşeme, üzüntü ve sıkıntı, birtakım suçları işlemeyi tasarlama, intihar.

Buna benzer birtakım düşünceyi alt-üst eden, iradeyi iyice zayıflatıp şaşkınlaştıran, kişiliğin zedelenmesi gibi arazlar, illetler.

İslam hukukunun aşırı mastürbasyonun doğuracağı kötülükleri nazara alarak koyduğu hükümlere gelince, aşağıdaki deliller bunu yansıtmaktadır:

a) Allah (c.c.) buyuruyor:

Onlar ki namus ve iffetlerini (haramdan ve şüpheden) korurlar. Ancak eşlerine ve sahip oldukları cariyelerine karşı (cinsel arzu duyarlar da) bu yüzden kınanmazlar. Artık kimler bu meşru sınırı geçerse, işte onlar haddi aşanlardır.” (Kur’an-ı Kerim, Mü’minun: 6-7)

Bu ayetin genel mana ve hükmüne giren şudur: “Artık kim bu meşru sınırı aşar veya geçerse, işte onlar haddi aşanlardır.”

O halde evlilik yolundan başka bir yolda şehveti boşaltmak, zina, livata, el ile mastürbasyon gibi, ölçüsüzlük ve aşırılık haddi aşmak demektir.

Kaynak : Zehirliok sitesinden alintidir.

 

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İslama Göre Cinsel Hayat | Etiketler: , , , | Leave a Comment »

Bir babanın ogluna nasihatleri

Posted by Site - Yönetici Ekim 17, 2009

Bir babanın ogluna nasihatleri

Bir babanın ogluna nasihatleri

Bir babanın ogluna nasihatleri

Ey oglum!

Evin içinde hanımına karşı yumuşak ol,dininden taviz vermeden ona karşı merhametle muamele et.Dinin kaidelerinden taviz vermeye hiç yanaşma.Bunu ona güzelce anlat. Ve o senin dininden hiçbir zaman taviz vermeyecegini bilsin.Evinde şeriatın kurallarını tam tatbik edersen rahat edersin.Peygamber Efendimizin şu hadis-ı şerifi evliler için ne güzel bir müjdedir.

’Bir kimse hanımının yüzüne tebessümle baksa ona on sevap verilir.Öpse,yirmi sevap,kucaklasa, otuz sevap,beraber olursa üçyüz sevap yazılır.Beraber olduktan sonra guslettiklerinde suyun her damlası için bir melek yaratılır. O melekler karı ve koca için kıyamete kadar istigfar ederler.’’ İşte evliligin güzelligi olgum… Anla…

Kaynak :Erkeklerin vazifeleri-(Bir babanın olguna nasihatleri-Osmanlı yayınevi)- sayfa 17

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Nasihat, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İslama Göre Cinsel Hayat | 2 Comments »

PEYGAMBERİMİZİN BABA NASİHATİ

Posted by Site - Yönetici Ekim 6, 2009

Hz FATIMA (r.a) HIRKASI

Hz FATIMA (r.a) HIRKASI

PEYGAMBERİMİZİN BABA NASİHATİ

Peygamber Efendimiz kızı Fatıma’yı gelin edip Hazreti Ali Efendimizin evine götürülürken şu nasihatlerde bulunmuştur:

’Kızım,vücudunu temiz tut.Rabbini zikret… Vücudunu su ile temizle.Kocan sana baktıgı zaman ferahlık duysun.Gözlerine sürme sür.Sürme kadınlerın süsüdür.Başına zeytinyagı süren kadına şeytan zarar veremez.

Ey Fatıma! Kocan sana baktıgında gözlerini yumma ki sevgin artsın.Kocan başka tarafa baktıgı zaman sen onun yüzüne bak ki, bir ay oruç tutmuş gibi sevap kazanasın.

Ey Fatıma! Kocan seni yatagına çagırdıgı zaman gitmemezlik etme ki, Allah’ın la’netini kazanmayasın.

Ey Fatıma! Cinsi yakınlıkta kocanla şakalaş ki sana muhabbet etsin de başkasına muhabbet etmesin.

Ey Fatıma! Kocanın kusurunu ayıbını başkalarına eçma. Yoksa Allah’ın,Peygamberin,Meleklerin ve kocanın gadabını kazanmış olursun.

Ey Fatıma! Bu ögütleri bana Cebrail söyledi.’’

’Sen evdeki iç işleri gör,kocan da evin dışındaki işleri görsün.’’

Kaynak:

Erkeklerin vazifeleri-(Bir babanın olguna nasihatleri-Osmanlı yayınevi)-sahife15-16

 

Cima‘nın itidalini bildirir. Cima‘nın itidalini bildirir.

Cima‘nın itidalini bildirir.

Ey aziz, malum olsun ki,

Faydalı cimaın alâmetleri odur ki: Onun akabinde vücuda hafiflik, tam neşe, yemek isteği ve uyku gele. Ta ki fazla maddenin boşalımı hâsıl olmuş ola. zira ki mutedil cima, tabii harareti def ile bedeni ferahlandırır. Yeme ve beslenmeye bedeni hazırlar. Gazabı zayıflatıp, kötü vesveseyi ve sevda düşüncelerini giderir. Balgam hastalıklarının  çoğu onunla gider. Çok olur ki, cimayı terk edenin menisinden kötü buharlar dimağına çıkıp, baş dönmesi ve göz kararması gibi belalar başına gelir. Meni buharı, bedenin içinde hapsolup, kaplarına dolduğunda husyeleri şişer, kasık acısı ve beden ağırlığı hâsıl olur. Cima yapıldığında sürakte hafiflik ve şifa bulur. çok cima, endamı boşaltır, kuvveti düşürür ve gözü zayıflatır. Mübtelasını titretip, sinirlerini boşaltır. Acuzeye, çirkine, hastaya, küçük bâkireye ve uzun süredir cima olunmayan dula cimadan kaçınılmak elzemdir. Zira ki bunlar, elbette kuvveti çeker, âleti yumuşatır, rutubeti kurutur ve üzüntü verir. Pişmanlığa sebep olur. Livata, tabiata aykırı ve zararlıdır. zira ki ihanet ve eziyeti toplar, inzal zevkini önler. Genç ve güzel kadınla cima, vücuda sıhhat, hislere kuvvet verip, tabiatı mesrur ve kalbi huzur dolu eder. Zira ki tabiat ona eğilimli olduğundan, meni boşalması çok olup, o fazla madde bedenden gider.

Cima şekillerinin en iyisi odur ki:

Kadını sırtı üzerine yatırıp, açılmış baldırları arasında dize gele. önce oyun, konuşma ve iltifat ile göğüs, dudak ve yanağını öpmeli. Göğüs ve kasığını ovmalı. Sonra âletiyle bız’a sürmeli ve kadının gözüne bakmalı. ta ki şehvetin şiddetinde ikisi de eşit ola. Vakta ki kadının gözü değişip, göğsünden menisi ayrılmakla ister ki erkeği göğsüne ala.  O zaman üzerine düşüp, sokma ve çekme ile inzali vaktine hazır ola. İnzalden sonra kadının karnı üzerinde bir miktar kala. Ta ki iki meni karışıp, rahme girmeye yol bula. Evlat arzu eden bu âdab üzere hareket kıla. Ta ki inzalı kolay olup, kadın dahi ondan lezzet ala. Tam bir çocuk vücuda gelip, hepsi âfiyet bula. Boşalma tamam ola.

Zinhar kendi yatıp kadını üzerine almasın. Ta ki artan meni mesane yolunda  kalmasın ve onda kokuşup, hastılak olmasın. Bız’ın rutubeti ona damlayıp, ondan, ondan, mesane iltihabı kalmasın. Cimaı tahrik eden şeylerin biri, insanların cima ettiğine muttali olmaktır. Biri kadın seslerinin nağmesini duymaktır. Biri dahi hayvanların cima ettiğini görmektir. biri de cima ile ilgili hikayelerdir. Kasık kıllarını kesmek te şehveti uyandırır. Bu durumda başka şeyler düşünerek, bu arzuyu yenmek gerekir.

 

Kaynak : Erzurumlu İbrahım Hakkı hazretlerı – ’’Marifetname’’ isimli kitabından.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, H.z Fatıma, Nasihat, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İslama Göre Cinsel Hayat | 2 Comments »

BAGLI ERKEĞİN ÇÖZÜLMESİ !

Posted by Site - Yönetici Ocak 29, 2009

Balta

Balta

 

BAGLI  ERKEĞİN  ÇÖZÜLMESİ !

Nisabü’l –İhtisab’da Buyuruldu ;

Eğer bir kişi kendi eşine karşı cima edemiyor  ve başka kadınlara karşı açık ise,  o kişi sihre mübtela olmuştur.Büyü yolu ile baglanan bu kişilerin büyüden kurtulmalarının yolu ;

Bir demet, kamış alınır. İki başlı bir balta istenir. O kamış demeti  tutuşturulur ve baltanın ortasına konur.Balta tam kızar-dıgı zaman, ateşten cıkarılır. Bağlı bulunan kişi baltanın üzerine bevleder ( Yani küçük abdestini ..) Allah’ın izni ile şifa bulur.

Kaynak ; Ruhü’l – Beyan Tercümesi – cilt 1 – sahife 686

..

 

Posted in Büyü Yapmak !, Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İslama Göre Cinsel Hayat | 7 Comments »

HADİSLERDE CENNET KADINLARI VE ERKEKLERİNİN VASIFLARI

Posted by Site - Yönetici Ekim 27, 2008

Resulüllahın Yaptığı Ve Tavsiye Ettiği Dualar

HADİSLERDE CENNET KADINLARI VE ERKEKLERİNİN VASIFLARI

Allah` ın Rasulu ( s.a.v.) søyle buyurur :

- “ Cennetliklerin kadınları ( içinde öyle ) kadın vardır ki, bacagının beyazlıgı yetmiş kat giysi altından bile iligi görünurcesine görülür.

Işte bu özellik Allah`ın “ Onlar Yakut ve Mercan gibidirler.” Buyurarak açıkladıgı özelliktir.

(Bilirsiniz) yakut bir taşdır. Içinden bir ip geçirip eline alsan saydamlıgı sebebiyle içinden geçirdigin ipi görürsün.” ( 1 )

- “ …. Saklanmış yumurta gibi bembeyaz olan Cennet kadınlarının tenlerinin inceligi yumurtanın kabugu içindeki beyaz kısmı örten seffaf zarın inceligi gibidir.” ( 2 )
– “…Cennet kadınlarından biri yeryüzüne dogsaydı bütün yeryüzunü aydınlatırdı. Yeryüzünün bütününe hoş kokular yayardı. Onlardan birinin baş örtüsü dünyadan ve içindekilerden daha hayırlıdır.” ( 3 )
– “ Cennet`te mümin kişinin bembeyaz vücüdlu iri gözlü eşlerinin musiki oturumlari vardır. Onlar, yaratılmışların bir benzerini dinlemedikleri nagmelerle şu güfteyi seslendirirler :

** Biz ebediyiz ölmeyiz

Güzeliz, Cazibemizi yitirmeyiz

Severiz, öfkelenip küsmeyiz

Bize eş olan ve bizim de kendilerine es oldugumuz kişiye müjdeler olsun. ” ( 4 )

- ” Cennetlikler, kadınları ile cinsi münasebette ( bulunacaklar ) bulundukları zaman onlar yine bakire olacaklardir.” ( 5 )
– ” Cennetliklerin en alt derecesinin seksen bin hizmetcisi ve yetmiş iki hanımı olacaktır. Ona ( eşleri ile cinsi munasebette bulunmasi için özel olarak ) San`a ile Cabiye mıntıkaları arası alanı dolduracak büyüklükde bir de çadır kurulacaktır. Kurulan bu çadır ise inci, yakut ve zebercedden yapılacaktır. ” ( 6 )
– ” Cennet`te mümin için ici boş bir inciden yapılmış altmış mil ( eninde ve ) boyunda bir çadır vardır. Bu çadırın her bir bölümünde bir eşi ile olacaktır.Mümin onlarla cinsi munasebette bulunacak, fakat onlardan biri digerini göremiyecektir.” ( 7 )

Cennet kadınlarının cogunlugunu cennet`likler icin özel olarak yaratılmış kadınlar teskil edecektir. Ne var ki dünya kadınlarından Cennet`e girecekler ibadetleri sebebiyle Cennet hurilerinden daha üstün olacaklardır.

- Ummü seleme ( R.A.) anlatıyor.

Allah`ın Resülü`ne sordum:

- Ya Resülellah ! Dünya kadınları ( ndan Cennet`e girecekler ) mi yoksa Cennet icin yaratılan huriler mi daha üstündür ? ( Ne buyurursunuz ?)
– Dıstan giyilen elbisenin içten giyilen iç çamaşırlara üstünlügü gibi dünya kadınları hurilerden daha üstündür.
– Peki bu nasıl olur Ya Resulellah !
– Namazları, oruçları ve yüce olan Allah`a yaptıkları diger ibadetleri ile olur. Allah onların yüzlerine nurunu sindirecek, vücudlarına da ipekler giydirecektir.

Onların Cennet`te ten renkleri beyazdir. Elbiseleri de yeşildir. Zinetleri ise sarıdır. Buhurlandıkları inciden, tarakları da altındandır. şu güfteyi søyler dururlar :

Ebediyiz biz, asla ölmeyiz.Cazibeliyiz, hiç mi hiç pörsumeyiz.Yerleşigiz, ebediyyen göç etmeyiz. Razıyız.asla öfkelenmeyiz.

Kendisi bize, bizim de kendisine eş oldugumuz kişiye müjdeler olsun.” ( 8 )

Dünya kadınlarının Cennet`likleri manevi bakımdan daha üstün oldukları gibi kadın olarak da daha şuh ve dilber olacaklardır. Zira Urub`luk sıfatı ile özellikle onlar vasıflandırılmışlardır.

Aşagıda sunacagımız hadisde Allah`ın Resulu bu gerçegi şöyle açıklamaktadir :

Cennetlik Dünya kadınları daha dilber olacaktır.

- ” Beni Hak ( bir kitab olan Kur`an ) la gönderen Allah`a yemin ederim ki sizler Cennet`liklerin eşlerini ve evlerini tanıdıklarından daha çok eşlerinizi ve evlerinizi tanıyor degilsiniz.

Cennet`e gireceklerin her biri Allah`ın kendisi için yarattıgı yetmiş iki zevce ile cinsi münasebette bulunacagı gibi imanları ve amelleri sebebiyle Cennet`e girmis dünya kadınlarından olan iki eşi ile de cinsi münasebette bulunacaktır.

Ne var ki dünya hayatında Allah`a ibadet etmeleri sebebiyle bu iki eş Allah`ın yarattıgı diger eşlere üstündur.

- Kişi bu ( eşlerinden birinin ) yanında iken ne o eşinden, ne de eşi kendisinden bıkkınlık duyar. Her yaklaşmasında ise eşini bakire bulur. Böyleyken cinsel organı sönmez. Eşi sizi duymaz. Ikisi için de boşalma yoktur. Ilişkileri surerken kişi birden şöyle bir uyarı alir :

· Senin ve eşinin ilişkiden usanmıyacagınızı biliyoruz. Ancak senin başka eşlerin de vardır.
· Kişi bu uyarıdan sonra ayrılıp çıkar Tek tek her bir zevcesi ile cinsi münasebette bulunur. Her birinin yanına geldigi eşi şöyle der :
” Cennet`te senden güzel hiç bir varlık yoktur.Cennet`te benim icin senden daha sevgili bir kimse de yoktur.” ( 9 )

Dip notlar:

1) Et-Tac 5/416. M.i. Kesir 3/423
2) I.Kesir 3/417
3) Et-Tac 5/416. M.i. Kesir 3/423.
4) Et-Tac 5/416.
5) M.i. Kesir 3/434.
6) M.i. Kesir 3/425.

Kaynak : islama gøre cinsel hayat, sahife 292-295. Cilt 2

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Cennet, Cennet & Cehennem, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Hadis-i Şerifler, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İslama Göre Cinsel Hayat | 3 Comments »

CİMÂ – islama göre cinsel hayat

Posted by Site - Yönetici Şubat 2, 2008

Cima - islama gore cinsel hayat

Cima - islama gore cinsel hayat

CİMÂ – islama göre cinsel hayat

İslâm’a göre cimâ’ın da bir takım adâbı vardır. Bunlar; birleşmeden önce euzü-besmele çekmek; örtü altında olmak; kıbleye karşı olmamak; aybaşı halinde yapmamak, dübürden sakınmak, kadına yumuşak davranmak; o da ihtiyacını giderinceye kadar terketmemek; ikinci defa ilişkide bulunacaksa eteğini yıkamak; gecenin başlangıcında ilişkide bulunacaksa uyumadan önce yıkanmak, hiç değilse abdest alıp öyle uyumak; sevgi ve ilgiyi artırıcı hareketlerde bulunmak ve:

“Allah’ım! Bizden ve bize vereceğin çocuktan şeytanı uzak kıl” diye dua etmek. Kim bu duayı okur da çocuğu olursa şeytan onu saptıramaz (Tecrid-i Sarih Tercümesi, XI, 303; Mansur Ali Nasıf et-Tâc, II, 3082; Gazâli, İhya’, Kahire 1967, II, 63-65).

İslâm cinsi arzuların meşru yoldan giderilmesini ister. Kadına dübürden yaklaşmayı yasaklaması Kur’anî nass ile belirlenmiştir. “Allah’ın size emrettiği yerden onlara gidin” (el-Bakara, 2/222) buyrulur. Bu bildiğimiz tenâsül yoludur. Arka yoldan yaklaşmak doğru değildir. Peygamber Efendimiz: “Hanımına arka yoldan yaklaşan kimse lanete uğramıştır.” buyurur. Başka bir hadîslerinde de:

“Erkeğe veya kadına arka yoldan yaklaşan kimseye Allah, rahmet bakışıyla bakmaz” buyururlar (Mişkâtü’l-Mesâbih, II, 184). Böyle davranmak küçük livata olarak kabul edilmiştir.

Adet gören veya lohusalık halinde bulunan kadınlarla cinsi ilişkide bulunmak haramdır. Nitekim: “Hayız zamanında kadınlarınızla cinsi münasebetten vazgeçin. “ (el-Bakara, 2/222) ayeti bunu açıkça ifade etmektedir. Cinsi münasebetten sonra gusletmek farzdır.
Şâmil İA

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Fıkıh, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye, İslama Göre Cinsel Hayat | 5 Comments »

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 479 takipçiye katılın