Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for the ‘Hadis-i Şerifler’ Category

İŞİD’i anlatan hadisler

Posted by Site - Yönetici Ekim 10, 2014

ISID’i anlatan hadisler

İŞİD’i anlatan hadisler

Adı geçen “örgüt”ü, işledikleri cinayetler sebebiyle tarihteki Hâriciler’le irtibatlandırmak ve onlar hakkındaki hadislerle bunları izah etmek mümkünse de, direkt olarak söz konusu gürûhu anlatan hadisler de mevcuttur. Bu meselenin en mühim kaynağı da Nuaym bin Hammâd’ın (rh. d. 151/771- v. 228/843) Fiten isimli eseridir.

IŞİD ortaya çıkmazdan önce birileri bu hadisi nakledip hatırlatsa; belki de hayret eder, anlamakta güçlük çekebilirdik. Fakat IŞİD’in ortaya çıkışından sonra bunu okuduğunuzda, gerçekten de onlarla bire bir mutabık / uyumlu olduğunu mütâlaa ediyorsunuz. Bu mutabakat, Rasûlullah Efendimizin (s.a.v.) istikbâle mâtuf mûcizelerinden birini daha gözlerimizin önüne seriyor.
Yukarıda ismini zikrettiğimiz eserde nakledilen hadislerden birisi, Hz. Ali’ye (r.a.) isnad ediliyor. Söz konusu hadis, usûl-i hadis ıstılâhına göre merfû değil, mevkuf cinsinden bir hadistir. Bir de senedinde hıfzı itibarıyla zayıf olan Abdullah ibn Lâhia (r.a.) bulunmaktadır ki, bu zât muhaddislerce zayıf bir râvi addedilmiştir. Bununla birlikte, hadisin metnine baktığınızda, anlatılanların gerçekten de zikredilen zümreye birebir mutabık olduğunu hayretle müşahede ediyorsunuz. Hadiste şöyle buyrulmaktadır:

Siyah bayrakları gördüğünüzde yerinizden kıpırdamayın. Ellerinizi ve ayaklarınızı hareket ettirmeyin (harekete geçmeyin). Sonra kendilerine ehemmiyet verilmeyen zayıf bir topluluk zuhur eder. Kalpleri demir parçaları gibidir. Onlar devlet sahipleridir (hüm ashâbü’d-devleh). Ne söz ne de ahit tanırlar. Hakk’a çağırırlar ama kendileri Hak ehli değildir. İsimleri künyedir. Nisbetleri ise köy ve şehirlerdir. Saçları kadın saçı gibi uzatılmış ve salınmıştır. Aralarında ihtilaf çıkıncaya kadar bakidirler. Sonra Allah hakkı dilediğine verir…” [el-Fiten, Hâfız Nuaym bin Hammad, Dâru’l-Beyân el Arabî, Ezher civarı Kahire, Hadis no: 558, s. 136]

Açıklama: Bilindiği gibi Ebubekir Bağdadî künyesi ile karşımıza IŞİD liderinin asıl adı, İbrahim Avad İbrahim Ali Bedri. Oysa bu kişi, o ismi tayyetmiş ve Ebubekir’i seçmiştir. Siyah bayrakları ve halife ünvanı gibi, ismi de sahtedir. Bu sahtekânı ikinci sahteciliği, nisbetindedir. Samarra’lı olduğu halde kendisini Bağdad’a nisbet etmiştir? Niye? Herhalde psikopatlığıan olsa gerek!

Hadis-i şerif ümmet için bir ikaz / uyarı mahiyetindedir. Müslümanlardan onlara uymamaları ve onlardan uzak durmaları isteniyor. Onların lehinde harekete geçmeyin ve kandırılmayın, onlara katılmayın denilmek isteniyor.

Bu durumda ilan ettikleri hilafet gibi, siyah bayrakları da sahte! Zira, başka hadislerde siyah bayraklılardan en azından üç kısmından bir kısmının Hz. Mehdi’ye müzâhir olacakları ifade edilmekte… Burada ise farklı bir siyah bayraklılar grubundan bahsedilmektedir. Bunlar müteşabih topluluktur. Mesih’in yerini almaya namzet Deccâl ve avanesi gibi müteşabih (benzeşik) bir topluluktur. Hz. İsa’nın (aleyhisselâm) ifadesindeki gibi onları meyve ve eserlerinden tanırsınız. Bunlar psikopatlar topluluğudur.

IŞİD ile alakalı ikinci bir hadis de Ebu Hureyre (r.a.) tarikiyle rivayet edilmiştir. Bu hadisin senedi Rasûlullah Efendimize (s.a.v.) kadar ulaşıyor. Mevkuf değil, merfûdur. Bu hadise göre Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır:

Benden sonra size dört fitne gelecektir. Birincisinde, kanlar(ın dökülmesi) helâl kılınacak…

İkincisinde hem kanlar hem de mallar helâl kılınacak…

Üçüncüsünde ise hem canlar hem mallar hem de uçkurlar helâl kılınacaktır.

Dördüncüsü ise örten, kapatan, bürüyen kör ve sağır (eden) bir fitnedir; denizdeki dalgalar gibi kabarır, hareket eder. Hiç kimse ona karşı bir sığınak bulamaz. Şam’da tayf (hayâl) ve karaltı gibi dolaşır; Irak’a çöreklenir. Eliyle ve ayaklarıyla el-Cezîre’yi vurur (hadisteki el-Cezîre’nin Suudi Arabistan olmayıp, bu isimle anılan Irak’taki Kürt bölgesinin olması muhtemel). Ümmet, derinin tabakhanede çekiştirilmesi gibi çekiştirilir, belâya mâruz kalır. Kimse ‘yeter, yeter!’ diyemez ve bir yerden kalksa, diğer yerde patlak verir ve (oraya) çöreklenir.” (A.g.e. ve müellif, Hadis no: 87, s. 31]

Hadislerin senedi hakkında ne denilirse denilsin; metni tamamen günümüze ve IŞİD’e intibak ettiği bir vâkıadır / gerçektir. Bunda hiç şüphe ve tereddüt yoktur. Nuaym bin Hammad (rh.) de hakikaten meşhur bir muhaddistir, Buhari’nin (d. 194/256 – v. 810/869) hocaları ve kaynakları arasında yer alır. Bilhassa fiten ve ahirzaman alâmetleri ile ilgili hadislerin rivayetinde iştihar etmiştir. Bu yönüyle sahâbeden Huzeyfe bin Yeman (r.a.) hazretlerine benzer. O da şerden sakınmak için Rasûl-i Ekrem Efendimize (s.a.v.) gelecekteki fitnelerden ve şer dönemlerden sormuştur. Günümüzde genellikle IŞİD’in yöntem ve icraatlarına karşı çıkan âlimler, bu nevzuhur hareketi -yukarıda işaret ettiğimiz gibi- Hâricî hareket şumûlünde / çerçevesinde değerlendirmişler ve onları Hâricîler hakkındaki hadislerle anlatmaya çalışmışlardır. Lakin Nuaym bin Hammad’ın (rh.) mezkür rivayetleri, IŞİD ile alakalı olarak Hâricîleri içine alan umum hadislerin dışında hususi hadislerin de mervî olduğunu gösteriyor. Sıhhat derecesi münakaşalı olsa da bu rivayetler Rasûlullah Efendimizin (s.a.v.) meseleyi ümmetine bildirdiğini net bir şekilde ifade ediyor.

IŞİD gerçekten de kaba-saba anlayış-tavır ve hareketleriyle İslâm âlemine büyük zarar vermiş ve Suriye’de mücadeleyi uzatmış, kilitlemiş ve kayıpları artırmış ve masumların helâkine sebep olmuştur.

Bu fitne dönemlerinde bilenlerin ilimlerini ortaya koymaları hayatî değerde öneme sahiptir. Bunu ehl-i bid’atın bütün renkleri hususunda da yapmalıyız. Hizbullah gibi mevzularda zamanında gerekli uyarılır / ikazlar yapılmadığı için ümmetin gözüne ve yüreğine âdeta perde inmiştir. Doğru ile yanlışı ayırt edemediğinden yanlış büyümüş ve IŞİD gibi bünyeye zarar vermiştir. Mesele mezhep farklılıkları /içtihadî ihtilaflar değil, ümmetin perişanlığıdır. Ehl-i bid’at meselesi hafife alınabilecek bir fitne değildir; İslâm ümmetini parçalayan ve düşmanlarının emellerine hizmet eden bir zararlı unsurdur. Humeynî devriminin sonuçları ve Ebubekir Bağdadî’nin faaliyetleri bizi kendimizi yeniden gözden geçirmeye sevk etmelidir. Başkalarının şöyle veya böyle yönlendirmeleriyle yollarımızı ayırmamalı, asla tefrikaya düşmemeliyiz. Bâtılla büyüyüp çoğalmaktansa, hak ile hakkaniyet üzere yalnız kalmak evlâdır.

Halis Ece.

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Hadis-i Şerifler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

Mü’min, Kâfir ve Münafık

Posted by Site - Yönetici Mayıs 16, 2014

Şeytan,cehennem. Mü'min, Kâfir ve Münafık  Keşşaf; c. 1, s. 713, 293

Mü’min, Kâfir ve Münafık

Efendimiz (s.a.v.) hazretleri, mü’minlerin, kâfirlerin ve münafıkların misâlini nehre atılan şu üç kişinin haline benzetirlerdi.
Mü’min nehri geçendir. (Yüzerek sâhil-i selâmete ulaşmıştır.)
Kafir, (suyun ortasında ayakta) durmuş.
Münafık da nehrin (dibine) inmiştir (ve ortasına doğru ilerlemiştir.) Hatta suyu ortaladığında çıkmaktan âciz kaldı. Kâfir, münâfık’a sesleniyor:
-“Bana doğru gel, boğulmaktan kurtulursun!” Mü’min de ona sesleniyor:
-“Sudan kurtulmak İçin bana doğru gel!” Münafık sürekli i-kisinin arasında gidip gelmektedir. (Kah mü’mine yaklaşıyor, sonra kâfirin sesine kulak verip ona doğru gidiyor… Kâh kâfire yaklaşıyor, sonra mü’minin sesine kulak verip ona doğru geliyor…
Böylece suyun içinde boğulmak üzere bocalayıp duruyor…)
Münafık bu iki durumun arasında gidip geliyor. Üzerine bir su geldiği zaman onu boğar. İşte münafık kişi, ölünceye kadar böyle bir şek, şüphe ve tereddüdün içindedir…
Ey gönlünde (kalbinde) nifak bulunduran kişi! Dikeni halk içinde çiçek göstermektedir.
Nifak yapan herkes Önde bulunuyor. Fakat sonuçta ne halka yanaşabilir ve ne hakka…

Kaynak : Keşşaf; c. 1, s. 713, 293

 

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Hadis-i Şerifler, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Aldanılan İki Nimet

Posted by Site - Yönetici Nisan 14, 2014

Aldanılan İki Nimet

Hadis-i şerifte buyuruldu:
Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular: -“İki nimet vardır ki insanların çoğu o ikisi konusunda aldanmışlardır.
(Onlar:)
1-Sıhhat
2- ve Boş zamandır.” …

Bu hadis-i şerifin manâsı şöyledir:
Allâhü Teâlâ hazretleri kime bu iki nimeti verirse, bunlar:
1 - Sıhhattir. Sıhhat, cesedin afiyetle sıhhat bulmasıdır.
Sıhhat, sağlıklı kişilerin başında oturan bir taç gibidir ki, onu ancak hastalar görür.
2- Boş olmaktır. Boş olmak, dünya işlerinden fariğ olup; dünya ile ilgili bir meşgalenin olmaması ve ta’lik etmesi yani bağlamış olmasıdır.

İşte bu iki nimet kimde hâsıl olursa; hemen Allâhü Teâlâ hazretlerinin vacip (ve farzlarını) yerine getirmek için meşgul olmalıdır.
İşte bu durum, insanların çoğunun kendisi sebebiyle aldandıkları (sağlık ve boş zamanlarında yapmaları gereken şu ibâdetlerdir:)
1 - İbâdetlerdeki hazzı,
2- Allâhü Teâlâ hazretlerine itaat nasibini,
3- Nefsini hizmet yolunda harcamak,
3- Âhiretinde kendisine menfaat verecek olan şeyleri tahsil etmek,
4- Taat çeşitlerine sarılmak,
5- Allah’a yaklaştıracak ameller işlemektir…

Allâhım! Bizleri hayatından faydalanan kişilerden eylel Hastalık ve sıhhat hallerinde Sana yönelen kişilerden eylel Göz açıp kırpıncaya kadar olsa bile bizi Senden kesme! Bizleri kalben sana vasıl olmaktan meşgul etme! Sen ğafûr ve rahîm’sin!

İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri: 5/525-526

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Hadis-i Şerifler, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Müslümanı Öldürmek?

Posted by Site - Yönetici Nisan 12, 2014

Müslümanı Öldürmek?

Hadis-i şerifte buyuruldu:
Dünyanın zevali (tahrip ve yok edilmesi), Allâhü Teâlâ hazretlerine elbette Müslüman kişinin öldürülmesinden daha ehvendir.”
Sünen-i Ebû Davud: 2619

Öldürülmeye Sevinen

Bu konuda buyuruldu:
-“Bir adam meşrikte (doğuda) öldürülse, diğeri de tâ mağribte (batıda) o kişinin öldürülmesine râzî olsa (ve sevinse), o kişinin öldürülmesine (kati günahına) ortak olmuş olur.

Ebû Hüreyre (r.a.) hazretlerinden rivayet olundu. Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdu:
-“Kim bir mü’minin öldürülmesine yarım kelime kadar da olsa katkıda bulunur ve kaatile yardımcı olursa; o kişi kıyamet günü Allâhü Teâlâ hazretlerine gözlerinin arasında:
-“Allâhü Teâlâ hazretlerinin rahmetinden mahrum,” olarak yazılmış olduğu halde Allâhü Teâlâ’ya kavuşur. (Hesap vermek için kıyamete getirilir.)”
-“Muhakkak ki bu insan, Allâhü Teâlâ hazretlerinin binâsıdır. Allâhü Teâlâ hazretlerinin binasını yıkan kişi melûndur.”
Mezâhib-i Erbaa, c, 5, s. 222,

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Hadis-i Şerifler, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Yaşadığınız Gibi Ölürsünüz Ve Öldüğünüz Gibi De Diriltilirsiniz !

Posted by Site - Yönetici Nisan 10, 2014

Yaşadığınız Gibi Ölürsünüz Ve Öldüğünüz Gibi De Diriltilirsiniz !

İbni Abbâs (r.a.) hazretlerinden rivayet olundu: Buyurdular:
-“Cebrail Aleyhisselâm, Efendimiz (s.a.v.) hazretlerine geldi. Buyurdu:
-“Ey Muhammed (s.a.v.)! Rabbin sana selâm ediyor ve (işin gerçeğini bildiği halde) buyuruyor ki:
-“Niye ben onu kederli ve üzüntülü görüyorum?” Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:
-“Ümmetim hakkında (düşündüm) kıyamet günü ümmetimin hâli ne olacak diye tefekkürüm uzadı (daldım)…” Cebrail Aleyhisselâm sordu:
-“Küfür ehli hakkında mı yoksa islâm ehli hakkında mı?” Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:
-“Lâ ilahe illallah Muhammedür’-Rasûlüllah- Allâhtan başka ilâh yoktur. Muhammed (s.a.v.), Allah’ın rasûlüdür!” diyen hakkında…”

Cebrail Aleyhisselâm, Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin ellerinden tuttu. Onu “Benî Seleme” mezarlığına götürdü. Sonra Cebrail Aleyhisselâm, sağ kanadıyla bir mezara vurdu ve:
-“Allah’ın izniyle kalk!” buyurdu. Mezarda beyaz ve nurânî yüzlü bir adam;
-“Lâ ilahe illallah Muhammedür’-Rasûlüllah- Allâhtan başka ilâh yoktur. Muhammed (s.a.v.), Allah’ın rasûlüdür!” diyerek mezarından kalktı. Sonra Cebrail Aleyhisselâm ona:
-“Mekânına dön!” buyurdu. O yine eskiden olduğu gibi mezarına döndü.
Sonra Cebrail Aleyhisseâm, sol kanadıyla bir mezarı vurdu.
Ve:
-“Allah’ın izniyle kalk!” buyurdu.
Mezardan siyah yüzlü ve gözleri gök (mavi) olan bir adam;
-“Vay! Benim hasretim! Vay benim pişmanlığım! Yazıklar olsun bana!” diyerek kalktı. Cebrail Aleyhisselân ona da;
-“Mekânına dön!” dedi. O eskiden olduğu gibi mezarına döndü….”
Bu hadise üzerine Efendimiz (s.a.v.) hazretleri:
-“Yaşadığınız gibi ölürsünüz ve öldüğünüz gibi de diriltilirsiniz!” buyurdular. (2/264) Herkes işlemiş oldugu iş üzere âkibette cân verip ölür.
Câbir (r.a.)’dan rivayet olundu. Buyurdular: -“Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinden işittim, diyorlardı: -“Her kul. öldüğü şey üzere diriltilir.” [ Sahih-i Müslim: 5126,]

İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri 5/501-503.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Hadis-i Şerifler, Kıyamet, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

“Firdevs” Cennetini İsteyin.

Posted by Site - Yönetici Nisan 4, 2014

“Firdevs” Cennetini İsteyin.

Ebû Hüreyre (r.a.) hazretlerinden rivayet olundu. Efendimiz (s.a.v.) hazretleri
buyurdular:
-“Kim,
1- Allah’a iman eder,
2- Allah’ın Resulü (s.a.v.) hazretlerine inanır,
3- Namazını kılar,
4- Ramazan-ı şerif orucunu tutar,
(5- Eğer üzerine farz olursa, zekatını verir, hacceder ve diğer ibâdetlerini yaparsa;) onu cennete koymak Allâhü Teâlâ hazretlerinin üzerine hak’tır. 0 kişi ister cihâd etsin ve isterse doğmuş olduğu yerde otursun…

Sahabe-i kiram hazerâtı buyurdular:
-“Ya Resûlellah (s.a.v.)! Bunu insanlara müjdelemiyelim mi?
Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:
-“Muhakkak ki cennette yüz derece vardır. Allahü Teâlâ o dereceleri Allah yolunda cihâd edenler için hazırladı. İki derecenin arası, gök ile yer arası gibidir…
Allâhü Teâlâ hazretlerinden istediğiniz zaman ondanFirdevscennetini isteyin. Çünkü o, cennetin en ortası, en üstünü ve cennetin yücesidir.
Firdevsin üstünde Rahmanın arşı vardır.
Cennet ırmakları Firdevsten kaynayıp akarlar…

Kaynak : Sahih-i Buhârî: 2581

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Cennet, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Hadis-i Şerifler, Tavsiyeler, Türkiye | Leave a Comment »

Kıyamet Günü iflâs Edenler

Posted by Site - Yönetici Nisan 3, 2014

Kıyamet Günü iflâs Edenler

Ebû Hüreyre (r.a.) hazretlerinden rivayet olundu. Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:
-“Biliyor musunuz, müflis kimdir?” Sahabe-i kiram (r.a.) hazerâti buyurdular:
-“Bizim aramızda (örf ve ticâret geleneklerine göre) müflis, (zarar edip) dinâr, dirhemi, malı, eşyası ve parası olmayan kişidir!

Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:
-“Benim ümmetimden müflis: Kıyamet günü namaz, zekât ve oruç ile gelir. Ve şuna sövmüş, şuna iftira etmiş, şunun malını yemiş, bunun kanını dökmüş ve şunu dövmüş (ve benzeri günahlarla kıyamete) gelir. (Dünyada kılmış olduğu namaz, vermiş olduğu zekâtın tutmuş olduğu orucun, gitmiş olduğu haccın ve diğer ibâdetlerin) hasenatı (ve sevapları) şuna verilir. İyilikleri haksızlık ettiği bu kişilere dağıtılır. Eğer üzerinde olan kul hakkı bitmeden önce, hasenat ve sevapları tükenirse, mazlumların hatâ ve günahları alınıp kendisinin üzerine atılır. Sonra kendisi de cehenneme atılır, (işte asıl müflis budur. Çünkü ticarî hayatında iflâs eden kişi, kalkınabilir; cehenneme giden ise…..)”

Müsned-i Ahmed: 8686.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Hadis-i Şerifler, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

Riyakâr Kurrâlar ( Hafızlar )

Posted by Site - Yönetici Nisan 1, 2014

beyazit camii,fatih camii,istanbul manzara

Riyakâr Kurrâlar ( Hafızlar )

Hadis-i şerifte buyuruldu:
-“Muhakkak ki cehennem ateşinde bir vadi vardır ki, cehennem (bile) günde dört yüz kere ondan (Allah’a) sığınıyor. 0 vadi riyakâr kurrâlar için hazırlanmıştır.”
Tirmizi: 2305,
Bu hadis-i şerif şu değişik metinlerle geçmektedir:
Ebû Hüreyre (r.a.)’dan rivayet olundu. Buyurdular: Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:
-“Hüzün kuyusudan, Allah’a sığının” buyurdular.
Sahabe-i kiram (r.h.) hazerâtı sordular:
-“Ya resûlallah (s.a.v.) Hüzün kuyusu nedir?”
Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:
-“Cehennem’de bir vâdi’dir. Cehennem (bile) günde yüz kere ondan Allah’a
sığınmaktadır. Biz dedikki:
-“Ya Resûlallah (s.a.v.)! Oraya kimler girer?”
Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:
-“Amelleriyle (halka) riyakârlık (ve gösteriş) yapan kurrâlar girerler!”
Tirimizi

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Hadis-i Şerifler, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

H.z Allah Kullarını Nasıl Razı Edecektir ?

Posted by Site - Yönetici Nisan 1, 2014

H.z Allah Kullarını Nasıl Razı Edecektir ?

Allâhü Teâlâ hazretlerinin kullarını râzî edeceğini Efendimiz (s.a.v.) hazretleri şöyle beyân ettiler:

Enes (r.a.) hazretleri buyurdular:
-“Biz Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin huzurunda oturuyorduk. Gördük, Efendimiz
(s.a.v.) hazretleri tebessüm etti. Hatta dişleri bile göründü.
Hazret-i Ömer (r.a.) sordular:
-“Seni güldüren nedir ya Rasülallah !

Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:
-“Ümmetimden iki kişi. Rabbü’l-lzzetin huzurunda diz çöktürülmüş bir halde hesâb
veriyorlardı. Onlardan biri:
-“Ya Rabbi! Bu kardeşimden benim hakkımı al!” dedi.
Allâh’ü Teâlâ hazretleri:
-“Kardeşinin hakkını ver!” dedi. 0:
-“Ya Rabbi! Benim hasenat ve sevâblanmdan bir şey kalmadı!” dedi.
Allâh’ü Teâlâ
hazretleri, talibe (hakkını arayan kişiye):
-“Nasıl yapalım? Onun hasenat ve sevâblanndan bir şey kalmadı!” dedi.
O kişi:
-“Ya Rabbi! Benim günahlarımı üstlensin!” dedi.

(Enes r.a.) buyurdular: (Bunun üzerine) Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin gözlerinden yaşlar akmaya başladı.
Efendimiz (s.a.v.) hazretleri sesli ağladı.

Sonra Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:
-“Bu o büyük gün içindir. O gün kişi, kendisinden günahını yüklenecek birine
muhtaç olur!”
Hakkını taleb eden kişiye, Allâh’ü Teâlâ hazretleri buyurur:
-“Başını kaldır! Cennetlere bak!
O kişi, başını kaldırır ve der ki:
-“Ya Rabbi! Gümüşten şehirler ve altından saraylar görüyorum. İncilerle donatılıp
süslendirilmişler! Ya Rabbi! Bunlar hangi peygamberindir? Hangi sıddîkındır? Hangi şehidindir?
Allâh’ü Teâlâ hazretleri, buyurdu:
-“Kim ücretini verirse onundur!” Adam sordu:
-“Ya Rabbi! Bunların ücretini vermeye kimin gücü yeter?” dedi.
Allah buyurdu:
-“Sen!” Adam:
-“Ne ile?” dedi. Allâh’ü Teâlâ hazretleri buyurdular:
-“Kardeşini affetmekle...!”
-“Ya Rabbi! Kardeşimi affettim!” dedim.
Allâh’ü Teâlâ hazretleri buyurdu:
-“Kardeşinin elinden tut; onunla cennette gir!
Sonra Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:
-“Allah’tan korkun! Ittikâ edin! Kardeşlerinizin arasını düzeltin!
Muhakkak’ki Allâh’ü Teâlâ hazretleri, kıyamet günü mü’minlerin arasını İslah edip düzeltecektir.

Kaynak : Kenzü’l-Ummâl: 8873

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Hadis-i Şerifler, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Aman Emânete riâyet Edeleim LUTFEN…

Posted by Site - Yönetici Şubat 22, 2014

Aman Emânete riâyet Edeleim LUTFEN…

Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:
-“Emânete riâyet etmesi olmayanın imanı yoktur. 
Ahdine (sözüne) sâdık olmayanın dini yoktur.

Müsned-i Ahmed: 11035.
İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri: 5/270

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Hadis-i Şerifler, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 438 takipçiye katılın