‘HABERLER’ Kategorisi için Arşiv
Posted by Site - Yönetici Şubat 9, 2011

Mason'dan ŞOK eden teklif!
Mason’dan ŞOK eden teklif!
Eski başbakanlardan Şemsettin Günaltay’ın İmam Hatip Liselerinin kurulmasında aktif rol alan müderris Celalettin Ökten’e mason olması karşılığında üniversite hocalığı teklif ettiği ortaya çıktı.
Timaş Yayınları’ndan çıkan “Dindar Bir Doktor Hanım” isimli eserde Cumhuriyet’in yakın tarihinde yaşanan olayların perde arkasına ilişkin çarpıcı anlatımlara yer veriliyor. Türkiye’nin ilk kadın doktorlarından Ayşe Hümeyra Ökten’le yapılan söyleşiyi konu alan eserde, Ökten’in yakın tarihe ışık tutan ifadeleri dikkat çekiyor.
Cumhuriyet’in kurulmasının ardından başlatılan inkılap hareketlerinin toplumdaki yansımalarına değinen Ökten, o yıllarla ilgili şunları dile getiriyor: “O zamanki en önemli sıkıntıyı ilim adamları yaşadı. Birden Arapça, din dersleri ortadan kalktı. O ihtiyar dedeler ve nineler bir kenara atıldı. Bir gece içinde sıfır oldular. Üstelik, çocuğu torunu mektepte sürekli onların aleyhinde telkin alır, dindarlar ‘softa, yobaz‘ diye anlatılırdı. Camilere, imam ölünce yeni imam tayin edilmediğinden kapanırdı. Tekkeler yasaklanınca kimse gitmedi. Orası boş kaldı, metruk oldu. Bu sefer yanındaki evlerde oturanlar oraya ya ot doldurup atını bağladı, ya da fukara ise girdi oturdu. “
Ökten, 1949′da 18. T.C. Hükümeti’ni kuran ve Demokrat parti iktidarına kadar başbakanlık görevini sürdüren Şemsettin Günaltay hakkında şu ifadelere yer veriyor: “Babam bir keresinde Beyazıt meydanında Şemsettin Günaltay’a rastlamış. 1940′lı senelerdi. O seneler mebustu. Babamın medreseden de ahbabıymış. Babama ‘Hoca gel mason ol, seni üniversiteye alalım, liselerde, orta mekteplerde sürünme. Şimdi üniversitede Arapça dersi var ama müsteşrikler okutuyor.‘ demiş. Babam mason olmayacağı için reddetmiş“
CİHAN
Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, HABERLER, MASONLUK NEDiR, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | 1 Yorum »
Posted by Site - Yönetici Kasım 28, 2010

Burj Al Arab: Dünyanın en büyük haçı!..
Burj Al Arab: Dünyanın en büyük haçı!..
Pazar’ları başarabildiğim ölçüde siyaset dışına çıkmaya çalışacaktım. Çünkü, siyasetin ötesinde büyük bir yaşam var… Aslında siyaset denilen bilim de bunu düzenlemeye çalışmıyor mu?..
Neyse, çoğu zaman başaramadım ama geçen Pazar, Dubai’ye gidişten söz etmiştim. Şimdi de, orada gördüklerime sıra geldi.
Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri’nin en gözde kenti. Arkasından, başkent Abu Dabi geliyor.
Bayram tatilinde gördüğüm Dubai ve Abu Dabi’nin iyi ve kötü yönlerini yazarak, yorumu sizlere bırakacağım. Böyle bir kentte(ülkede) yaşamak ister misiniz, varın siz karar verin.
İYİ YANLARI:
Bırakın şehirler arası yolları, Dubai’nin merkezi bile altı gidiş altı gelişli kaymak gibi asfalta sahip. Bizde “duble yol” diye övünenlerin kulakları çınlasın!..
Şeriatla yönetiliyor ama, ne yerlisi ne de yabancısının herhangi bir rahatsızlığını görmedik, duymadık. Ne Kayseri’deki gibi “içki içeni ve satanı” fişliyorlar ne de taciz ediyorlar.
Bizde “ileri demokrasiye geçtik” diyenlerin kulakları çınlasın!..
Rehberimizin ilk günkü uyarılarının hiçbiri yaşamda geçerli değildi.
5 gün boyunca, ne sokakta ne de kapalı alanlarda bir tek “üniformalı polis” görmedim. Suç oranı sıfıra yakın imiş. Bir metropole dönen kentte hırsızlık bile olmaması dünyada az görülen bir durum.
Bizde insanı kanser eden, AVM’ler de bile olağan olan x-ray cihazı da yoktu. Kimse kimsenin üstünü aramıyor, hırsız ya da terörist muamelesi yapmıyor.
Türkiye’yi “Polis devleti” yapmak isteyenlerin de kulakları çınlasın!..
Metro yapmışlar, yerin üstünden kenti görerek gidiyorsunuz. Japonya gibi.
Bizde başkentin metrosunu bile yapamayanların da kulakları çınlasın!..
Dubai, her şeyin “en” i ve “ilk” i ile meşhur. En uzun bina, en büyük AVM, en pahalı bilmem ne, çölün ortasında kayak merkezi, v.s.
Taksiler en ucuz şey. Buna rağmen taksiciler de kazançlarından memnun.
Mülteci Müslümanlar da, yabancılar da..
Yazmakla bitmez, burada keselim.
KÖTÜ YANLARI:
Şimdi de kötü yanlarına bakalım. (Yine siyasetten kurtulamadık!..)
Dünyanın “ilk yedi yıldızlı oteli” diye övündükleri Burj Al Arab oteli var. İlk girişte etkileniyorsunuz. Biz de etkilendik.
Ama çıkarken, “Bizim Çırağan Oteli’nin eline su dökemez” diyerek çıkıyoruz. Ve daha nice otelimizin…
Burj Al Arab’ın mimarı bir İngiliz’miş. Ülkesine döndükten sonra söylediği “ilk” söz, “Müslüman ülkeye dünyanın en büyük haçını diktim” olmuş.
Burada da bir “ilk” söz konusu. Ama negatif.
Karadan ve yanlardan baktığınızda otel bir yelkene benziyor. Halkın görmediği deniz cephesinden bakınca gerçekten tam bir haç. (Ben de bizim Antalya Lara’da dikilen bir haçı yıllar önce burada yazmıştım. Onu yapanlar da atlama kulesi diyordu!..)
Hediyelik eşyalarda bile bu haçı gizliyorlar, birçoklarında haçın artısını kırmışlar.
“Ilımlı İslam” tam anlamıyla uygulanıyor. Batı sermayesi, inanılmaz gökdelenler, iş merkezleri, dev yatırımlarla ülkeye girmiş.
Kapitalizm ve emperyalizm kendisine “oyuncak bir ülke” yaratmış.
Ne Müslüman ne de Hıristiyan bir ülke.
Siyasal kimliği yok.
HHH
Evet, tekrar soruyorum. Böyle bir ülkede yaşamak ister misiniz?
Hulki CEVİZOĞLU
Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, HABERLER, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | 2 Yorum »
Posted by Site - Yönetici Ağustos 29, 2010

Usame Bin Ladin CIA ajanı!
Usame Bin Ladin CIA ajanı!
ABD karşıtı sert açıklamalarına alışık olduğumuz eski Küba lideri Fidel Castro bu kez kesin konuştu. Litvanyalı ünlü bir komplo teorisyeni olan Daniel Estulin’i ziyaretinde çarpıcı açıklamalarda bulunan Castro, 11 Eylül saldırılarını düzenlediği varsayılan El Kaide örgütünün lideri Usame bin Ladin’in aslında CIA ajanı olduğunu ve son dönemde ABD istihbaratına ait gizli belgeleri ifşa ederek tartışma konusu olan Wikileaks sitesinin de bizzat bin Ladin tarafından kurulduğunu söyledi. Castro, iddiasına gerekçe olarak da yine Wikileaks’de yayınlanan belgeleri gösterdi.
“WiKiLEAKS BELGELERi BUNUN KANITI“
CIA’in Usame’yi ‘satın aldığını’ iddia eden Castro, eski ABD Başkanı George W. Bush’un korku ortamına ihtiyaç duyduğu her dönemde bin Ladin’in derhal devreye girerek tehditler savurduğunu anımsattı. “Bush hiçbir zaman bin Ladin’in desteğinden mahrum kalmadı. O başkalarının adamıydı” diyen Castro “Bush ne zaman dünyayı korkutmak istese o (Usame) ortaya çıkıyor ve yapacaklarına dair bir hikaye uydurarak insanları korkutuyordu” şeklinde konuştu. Binlerce gizli ABD belgesinin Wikileaks’de yayınlanması Usame’nin gerçekte kimin için çalıştığının bir kanıtı olduğunu söyleyen Castro, “Belgeler kanıtlıyor ama tam olarak bunun nasıl olduğunu göstermiyor” iddiasını dile getirdi. Sağlık sorunları nedeniyle uzun süre ortalıkta görünmeyen Küba lideri, dünyanın bir nükleer savaşın kıyısında olduğu uyarısında da bulundu.
Habervakti
-
Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, HABERLER, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | » yorum bırak;
Posted by Site - Yönetici Ağustos 23, 2010

Ürperten işbirliği! Misyonerler “kürt kilisesi açalım” teklifinde bulundu.
Ürperten işbirliği! Misyonerler “kürt kilisesi açalım” teklifinde bulundu.
Misyoner gruplar İslam karşıtlığı ile bilinen BDP’ye “kürt kilisesi açalım” teklifinde bulundu. “İslam Kürtleri asimile ediyor” düşüncesiyle BDP de bu teklife sıcak baktıklarını bildirdi.
İstihbarat kaynaklarına göre, misyonerlik faaliyetlerinde bulunan şahıslar/gruplar son süreçte özellikle kürt kökenli vatandaşlarımıza yönelik faaliyetlerine ağırlık verdiler. Dernekleşme çabası içerisine de giren bu gruplara İHD ve BDP’nin de destek verdiği bildiriliyor. Bu grupların kürt kökenli vatandaşlarımızın
Hıristiyanlaştırılmasının kendilerine olumlu yansımalarının olacağını değerlendirdikleri ifade ediliyor. Ülkemizdeki misyoner unsurların İsrail’in güvenliğini garanti altına alabilmek ve Ortadoğu ile Orta Asya’ya açılabilmesini sağlayabilmek amacıyla kürt kökenli vatandaşlarımızı Hıristiyanlaştırmaya çalıştıkları, bu amaçla Mersin başta olmak üzere diğer bazı illerimizde kürt kilisesi açmanın planlarını yaptıkları, bu anlamda BDP’nin de ciddi destek verdiği kaydediliyor.
BDP VE DTP’NİN İSLAM KARŞITLIĞI
Doğu ve Güneydoğu bölgemizin muhafazakar bir yapısı bulunmakla birlikte bu bölgeden oy alan BDP’nin tabanı ile çelişen bir anlayışı benimsediği, bazı milletvekillerinin “Güneydoğuda laikliğin kalesi biziz. Cemaatlerin faaliyetlerinden rahatsızlık duyuyoruz. Biz olmasak Güneydoğu İslam şeriatına teslim olur. Küçükler için Kuran kursuna geçit vermek şeriat devletine giden yolda en büyük adım olur” yönünde beyanlarda bulunduğu biliniyor. Teröristbaşı Öcalan’ın bile daha önce İncil okuduğu ve bütün kürtlerin İncil okuması yönünde beyanat verdiği, kendisine tutuklanmadan önce Vatikan televizyonundan kürtçe İsa Mesih’in yaşantısıyla ilgili film seyrettirildiği şeklindeki söylemlerin de bu amaçla kullanıldığı biliniyor.
TEMAS 14 TEMMUZ’DA SAĞLANDI
Edindiğimiz bilgilere göre, misyoner gruplarının gözü İslam karşıtlığı ile bilinen BDP’nin üzerinde. BDP ile ortak bir takım projeler içerisine girebileceklerini düşünüyorlar. Nitekim misyoner grupların 14 Temmuz günü Mersin’de BDP Siyaset Akademisi’nin açılışında BDP Milletvekili Ayla Akat Ata’ya Mersin başta olmak üzere Türkiye’nin farklı şehirlerinde kürt kilisesi kurmak istediklerini ve bu konuda yardımlarına ihtiyaçları olduğunu söyledikleri iddia ediliyor. Misyoner grupların BDP’li Ayla Akat Ata’ya “Kürtlerin İslamiyet’i kabul etmeleriyle birlikte Araplar tarafından sömürülerek kürt kimliklerinden uzaklaştırıldıkları” ifade ettikleri ileri sürülüyor. BDP Milletvekili Ata’nın da “Kürt kilisesine olumlu baktıklarını, kürt kiliselerin kurulmasına ilişkin her konuda destek vereceklerini ve her zaman yanlarında olduklarını” söylediği iddialar arasında.
14 TEMMUZ’DA MERSİN’DEYDİM AMA…
BDP Milletvekili Ayla Akat Ata, 14 Temmuz günü Mersin’de olduğu bilgisini doğrularken, “Ancak orda partililer dışında hiç kimseyle bir temasım olmadı. Türkiye’de sadece Müslümanlar yaşamıyor evet, çeşitli dinlere mensup kişiler var ve hepsinin inancına saygı duymak gerekir. Ancak kilise açılması yönünde bir talep gelmedi bana” dedi.
habervaktim.com
..
Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, HABERLER, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | » yorum bırak;
Posted by Site - Yönetici Haziran 23, 2010

Ermeni mezalimi
ABD’DEN ŞOK RAPOR
Monday, 22 June 2009 07:25
ABD eski Başkanı Reagan’ın danışmanı Fein: “Beyaz Saray araştırma yaptı, Ermenilerin 2 milyon Müslüman Osmanlı’yı katlettiği ortaya çıktı. Ermeniler, kendi arşivlerini açmıyor, çünkü bu gerçeğin ortaya çıkmasını istemiyor…” dedi.
ABD Başkanı Ronald Reagan’ın hukuk danışmanlığını yapan Bruce Fein, sözde Ermeni soykırımı iddialarını değerlendirdi. Ermenilerin bu iddialarının son derece asılsız olduğunu belirten Fein, Reagan’ın başkan olduğu 1981′de bu konunun Beyaz Saray tarafından araştırıldığını ve iddiaların asılsız olduğunun belgelendiğini söyledi. İşte sözde Ermeni soykırımı konusunda Fein’in açıklamaları:
“Osmanlı İmparatorluğu’nun azınlıklara karşı “müthiş” sayılabilecek bir özen gösterdiği gerçeğini unutmamak gerekir. Azınlıklar, kendi dini özgürlüklerini ve hayatlarını son derece rahat bir şekilde sürdürdü.
Ermeni terör çeteleri I. Dünya Savaşı sırasında Fransa ve Rusya ile birlikte Osmanlıları öldürdü. Bu rakamın 2 milyon civarında olduğu bir gerçek. Ermeni kayıplarının ise 500 bin civarında olduğu araştırmalarla kanıtlandı. Burada asıl önemli konu, Ermenilerin ihanetidir. Osmanlı da kendisini savundu. Özellikle ABD’de yaşayan Ermeniler, soykırım yalanı ile büyük getirim sağlıyor. ABD yönetimi de büyük paralar döndüğü için Ermenileri karşısına almak istemiyor. Ermeniler ısrarla kendi arşivlerini açmıyor. Çünkü yıllardır soykırım yalanı ile dönen getirimi kaybetmek istemiyorlar. Arşivler açıldığı anda gerçek ortaya çıkacak.”
Bu makaleyi gönderen Zeynep Dikici’ye teşekkür ederiz
..
Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, HABERLER, TARİH, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | » yorum bırak;
Posted by Site - Yönetici Haziran 18, 2010

Darbecilerin ecdad saygısızlığı
Darbecilerin ecdad saygısızlığı
27 Mayıs darbecilerinin Süleymaniye Camii’ndeki 453 yıl önce yapılmış orijinal İznik çinilerinin üstünü Horasan harcı yerine çimentoyla kapattıkları ortaya çıktı.
İstanbul Vakıflar 1. Bölge Müdürü İbrahim Özekinci, Süleymaniye Camii’nin restorasyonu sırasında, 27 Mayıs ihtilalinin ardından 1960′lı yıllarda caminin içinin tamamen çimentoyla sıvandığını gördüklerini belirterek, “Çimentodan arındırma işlemleri sırasında da Süleymaniye Camii’nin bize bir sürpriz hazırladığını gördük. O da fil ayaklarında 453 yıl önce yapılmış orijinal İznik çinileri olduğuydu” dedi. Uzun yıllardır Süleymaniye sevdasıyla cami için ne yapabileceklerini düşündüklerini belirten Özekinci, 2007 yılında çok kapsamlı bir restorasyon çalışmasına başladıklarını hatırlattı.
Caminin statik yapısının araştırıldığını, yapının maketlerinin yapılıp simülasyon tekniği ile 7 ve 8 şiddetinde depremler uygulandığını anlatan Özekinci, caminin ve özellikle kubbesinin çok sağlam olduğunun görüldüğünü söyledi.
DARBECİLER YÜZLERCE YILLIK YAPININ ÜSTÜNE ÇİMENTO DÖKMÜŞ!
Özekinci, yapılan restorasyon çalışmalarıyla ilgili olarak “1960′lı yıllarda caminin içinin tamamen çimentoyla sıvandığını gördük. En büyük çalışmalarımızdan biri Süleymaniye’nin bu çimentodan arındırma işlemleri oldu. Çimentodan arındırma işlemleri sırasında da Süleymaniye Camii’nin bize bir sürpriz hazırladığını gördük. O da fil ayaklarında 453 yıl önce yapılmış orijinal İznik çinileri olduğunu tesbit ettik. Bu raspa çalışmaları ile ortaya çıktı. Fakat bu çinilerimizin üzerinde ise 19. yüzyılda hattat Abdülfettah Efendi tarafından yazılmış hat levhalarımız da var. Şimdi bilim kurulumuz buradaki işlemi nasıl çözeceği noktasında karar aşamasında. Hem çinileri, hem de o hat levhayı korumak durumundayız” şeklinde konuştu.
Özekinci, Süleymaniye Camii’nin bu yıl içinde ibadete açmaya çalışacaklarını da kaydetti.
Kaynak : VAKİT
Bu yazıyı bize gönderen M.Emin Çzler bey’e teşekkür ederiz
..
Yazı kategorisi: DiGER KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, HABERLER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | » yorum bırak;
Posted by Site - Yönetici Mayıs 29, 2010

HÜDÂYÎ YOLU
HÜDÂYÎ YOLU
Ahmed Han, yaptırmak istediği büyük caminin temel atılmasına hocasını da davet etti. Böylece temele ilk kazmayı Aziz Mahmud Hüdâyî hazretleri vurdu ve padişahın kendisi de yoruluncaya kadar temel kazdı…
Sultanahmet Camiinin açılışı ve ilk cuma hutbesini okumak için de yine büyük veli davet edildi. Fakat o sabah bastıran sağanağın ardından öyle bir fırtına patladı ki; Üsküdar’dan Sarayburnu’na geçmek imkânsız oldu… Hüdayi hazretleri ise söz vermişti; kimsenin denize açılamadığı o havada kiraladığı kayığa besmeleyle bindi. Yanına atlayan sadık talebeleriyle birlikte Sarayburnu’na doğru açıldılar…
İşte o zaman beklenmedik bir şey daha oldu: Allahü tealanın izniyle Hüdâyî hazretlerinin kerameti zuhur etti: Azgın deniz her yönden kayığa bir boy mesafe kala duruluyor, fırtınanın korkunç dalgaları kayığa hiç tesir etmiyordu!.. Böylece o gün Aziz Mahmud hazretleri ve yanındakiler sanki bir tünel içinden geçer gibi karşıya geçip, endişeyle kendilerini bekleyen Sultan Ahmed Han ile buluştular.
Üsküdar ile Sarayburnu arasındaki bu yola “Hüdayi Yolu” dendi ve bazı kayıkçılar yıllarca, fırtınalı havalarda bu yolu kullandılar.
*
Bu yol… Yani Aziz Mahmud Hüdâyî hazretlerinin geçip gittiği o dualı yol; Üsküdar ile Eminönü-Sarayburnu arasında; köpürse kudursa bile denizin tesir etmediği bir geçittir... İşte bu yüzden, şu anda, tam da aynı çizgiye… Yani Üsküdar ile Eminönü-Sarayburnu arasına, suyun altına döşenecek tüplerle yapılmakta olan geçidin ismine de; “HÜDÂYÎ YOLU” denmesi, en münasiptir!..
“Tüp geçitten geçtim” demek yerine; Aziz Mahmud hazretlerinin sandalıyla çizerek, bugünler için işaret ettiği “HÜDAYİ YOLU”ndan geçmek isteyenler; bu ismin yayılmasına çaba göstermelidirler…
Lütfen sizlerde bu yazıyı paylaşın..
..
Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, HABERLER, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | » yorum bırak;
Posted by Site - Yönetici Mayıs 14, 2010

Camileri parti binası yapmışlar.
Camileri parti binası yapmışlar.
Başbakanımızın İnönü döneminde camilerle ilgili sözleri bana eski bir tartışmayı hatırlattı. 1966 yılında, İsmet Paşa muhalefet lideriyken, kendi döneminde camilerin kapatılmadığını iddia edince, dönemin önde gelen gazetecilerinden Mehmed Şevket Eygi, Yeni İstiklal Gazetesi`nde vatandaşlara bir çağrıda bulunarak “CHP döneminde yıkılan, satılan, kiraya verilen, depo ve müze yapılan camiler hakkında resim, yazı ve bilgi” göndermelerini istemişti. Gelen yazı ve resimlerin bir kısmı Yeni İstiklal Gazetesi`nde yayınlandı. 2003 yılında ise bu mesele Mehmed Şevket Eygi tarafından “Yakın Tarihimizde Câmi Kıyımı” adıyla kitaplaştırıldı. Kitabın başlığının altında ise “Kapatılan, satılan, yıkılan, kiraya verilen, depo yapılan, CHP ocağı, saz ve içki evi, spor kulübü lokali haline getirilen, müzeye dönüştürülen binlerce mâbedin hazin hikayesi” şeklinde bir ibare vardır. Bu kitap, Türk tarihinin bu en acı hadisesini teferruatlı olarak anlatır.
CAMİ KAPATMAK İÇİN KANUN
15 Kasım 1935`te “Cami ve mescitlerin tasnifine ve tasnif harici kalacak cami ve mescit hademesine verilecek muhasasat (maaş, ödenek) hakkında” bir kanun çıkarıldı. 2845 numaralı kanunda “Tasnif harici tutulan cami ve mescitler usul ve mevzuata göre kendilerinden başkaca istifade edilmek üzere kapatılır” hükmü vardı. Bu tarihten sonra yüzlerce cami kapatıldı, depo yapıldı, satıldı, yıktırıldı, parti binası bile yapıldı.
Anadolu`nun birçok yerinde yüreği parçalanan vatandaşlarımız birleşerek yapılış amacı dışında kullanılan cami ve mescitleri satın alıp, tekrar ibadethaneye dönüştürmeye çalıştılar. Tokat`ta Kâbe Mescit isimli ibadethane 1940`lı yıllarda kiraya verilerek, tuz deposuna dönüştürülmüştü. 1949`da satışa çıkarılınca dört Tokatlı burayı satın alıp, tekrar ibadethaneye dönüştürdü. 4 Ocak 1967 tarihinde Yeni İstiklal Gazetesi`ne gönderilen bir mektupta Tokat`ta 33 cami ve mescitin yıktırıldığı ve bir kısmının arsasının satıldığı ifade edilmişti.
MESCİT PARTİ BİNASI OLDU
Anadolu Hisarı Barutçular Sokak`ta bulunan Göksu Mesciti (Mihrişah Valide Mesciti) Mihri Şah Sultan tarafından yaptırılmış, İkinci Mahmud tarafından yenilenmişti. Göksu Mesciti ibadethanelikten çıkarılarak, CHP Ocağı yapıldığı gibi, üzerine de partinin simgesi altı ok konulmuştu. Çok partili dönemde Göksu Mesciti tekrar ibadethaneye dönüştürüldü.
KONYA`DA DEPO YAPILAN CAMİLER
Şevket Eygi`ye mektup gönderen Mevlüt Çınar, Konya`daki durumu şöyle ifade etmişti:
İnönü istibdadı zamanında Konya`daki ibadethanelerin durumu şöyledir:
1- Sultan Alaaaddin Camii: Depo oldu; 2- İplikçi Camii: Müze oldu; 3- Kışla Camii: Depo oldu; 4- Battallar Camii: Depo oldu; 5- Paşa Camii: Depo oldu; 6- Cıvıllıoğlu Camii: Depo oldu; 7- Kapu Camii: Depo oldu; 8- Sultan Selim Camii: Depo oldu; 9- Sahibata Camii: Depo oldu; 10- Sadreddin Konevi Camii: Depo oldu; 11- İnce Minareli Camii: Depo ve Müze oldu; 12- Havacı Camii: Depo oldu; 13- Karadayı Camii: Depo oldu.
Mehmed Şevket Eygi, Câmi Kıyımı, s. 38-39.
Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, HABERLER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | 1 Yorum »
Posted by Site - Yönetici Nisan 10, 2010

Bu yazı camide telefonu kapattırdı
Bu yazı camide telefonu kapattırdı
Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde bir caminin kapısına asılan, ”Yaratan ile irtibata geçmek için yaratılanla irtibatı kesiniz” yazısı, cep telefonlarının kapatılmasında sözlü uyarılardan daha etkili oldu.
Arifağa Camisi müezzini Cengiz Bektaş, AA muhabirine, ibadet sırasında çalan cep telefonlarından hem din görevlilerinin hem de cemaatin rahatsız olduğunu söyledi.
Cemaate özellikle vaazlar sırasında sık sık uyarılarda bulunduklarını ve camiye girerken cep telefonlarının kapatılmasını ya da sessiz konuma alınmasını istediklerini ifade eden Bektaş, buna pek uyulmadığını gözlemlediklerini anlattı.
Bektaş, ”son çare olarak” caminin giriş kapısına ”Yaratan ile irtibata geçmek için yaratılanla irtibatı kesiniz’‘ yazısını astıklarını belirterek, ”Bu yazı, sözlü uyarılarımıza göre cemaatte daha fazla etkili oldu. Artık namaz kılmak için camiye gelenler cep telefonlarını kapatmaya ya da sessiz konuma almaya daha fazla özen gösteriyor” dedi.
Bu yazıyı gönderen M.Emin Özler bey’e teşeküür ederiz.
…
Yazı kategorisi: DiGER KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, HABERLER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | 4 Yorum »
Posted by Site - Yönetici Ocak 21, 2010

Camiler kiliseye mi dönüşüyor!
Camiler kiliseye mi dönüşüyor!
Koltuk değnekleriyle camiye gelen bir engelli vatandaşı görüyorum. Cami merdivenlerinden zorla çıkarak kendini içeriye zar-zor atıyor. Namaz kılmak için oturacağı bir sandalye arıyor. Çok geçmeden cami kenarında dizilmiş sandalyelere gözü ilişiyor ve oraya yönelerek bir sandalye çekip oturuyor.
Bir yandan, engelli olmasına rağmen ibadet gayretine imrenip ona gıpta ile bakarken diğer yandan “bu camide ne kadar da çok sandalye varmış” diyorum. Camiye ve cemaate gelmek onlar için gerekli olmasa da (çünkü evlerinde kılmaya ruhsat var) keşke diyorum engelli kardeşlerimize çok daha rahat hareket edecekleri güzel mekanlar ve imkanlar sunulsa diye içimden temennilerde bulunuyorum.
Az ötede bastonunu ters çevirip halılara bastırarak gelen bir başka müslümanı görüyorum. Onun da gözü oturacağı sandalyeyi arıyor. Sonuçta aynı yerden bir sandalye de o çekerek duvar kenarında yerini alıyor. “İhtiyarlık bu, kolay değil!” diyorum ve cemaat sayısını artırdığı için yaşlı amcaya da minnetle bakıyorum. Onlar da olmasa camiler boş kalacak diyorum.
Gözüm orta yaşlı bir başka kişiye takılıyor. O da ne?! Normal yürüyen ve hiçbir şeyden destek almadan gelen bu kişinin de sandalyelerin bulunduğu tarafa doğru yöneldiğini görüyorum. Önce “galiba diyorum, engelli veya yaşlı bir müslümana yardım etmek istiyor!” diye düşünürken tahminim boşa çıkıyor. Bu kişinin de oradaki sandalyelerden birini altına çekerek güzelce oturduğunu şaşkınlıkla izliyorum.
Yarım yüzyılı çoktan devirmiş yaşımla maziye kısa bir yolculuk yapıyorum. Önceki yıllara göre çok fazla miktarda camilerde sandalye sayısının son zamanlarda hayli arttığını fark ediyorum. Hatta, camilerde sandalye, tabure, koltuk ve benzeri oturakların hiç mevcut olmadığı zamanları da düşünerek bugünleri görünce yarınlardan endişe edip “acaba, camilerimiz giderek kiliseye mi dönüşüyor?!” diyor, korku ve endişe arası bir düşünceye kapılıyorum!
Bu düşünceler beni Cumhuriyetin ilk yıllarındaki ateşli tartışmalara götürüyor. Camileri modernleştirme adına mecliste yapılan konuşmalarda bazı mebusların “camilere kiliselerdeki gibi masa sandalye koyalım, müslümanlar ibadetlerini sandelyede oturarak yapsınlar!” şeklinde teklifler sundukları dönem aklımıza geliyor. O dönemde şiddetle reddedilen bu teklifi acaba biz cami cemaati olarak kendi ellerimizle hayata geçirmenin adımlarını mı atıyoruz?…
Camilerde sandalye sayısı o kadar çok arttı ki, korkum bu gidişle cemaat safları sandalyelerle dolacak!… O sandalyelerin sahipleri de belli olduğu için yerinden kaldırılmayacak olan o sandalyeler, camilerin sedirleri gibi oturma mekanları haline gelecek!..
Oysa, ne engelliler ne de yaşlılar için dinen böyle bir uygulamaya hiç ihtiyaç yok! Hz.Peygamber efendimiz (a.s) döneminde engelli yok muydu? Yaşlı mevcut değil miydi? Hem de fazlasıyla. Doğuştan engelliler, savaş mağdurları, gaziler, ihtiyarlar ve sakatlar için, ne asr-ı saadette nede sonraki halifeler ve mezhep imamları dönemlerinde böyle oturaklı bir uygulamaya gidilmemiştir!
Peki bu insanlar namazlarını nasıl kılacaklar? Bunun da cevabı fıkıh kitaplarında etraflıca verilmiştir. Ayakta durabilecek kadar gücü olanlar ayakta başlayarak, buna gücü yetmeyenler de yere çöküp oturduğu yerden güçleri nereye kadar yetiyorsa oraya kadar namaz rükünlerini yerine getirerek namaz kılacakları bütün ilmihal kitaplarında anltılır. İma (ki vücut ve baş eğerek yapılan hareketler) ile namaz kılmak bile mümkün olduğuna göre camilere sandalye koymaya, bunları çoğaltmaya gerek var mı?
sandelyede kilinabilir diye cumhuriyet donemine kadar uygulayan olmusmu?
Hele hele çarşıda pazarda rahatça dolaşıp camiye yürüyerek gelen bir müslümanın sandalyeye oturarak namaz kılması, kabul edilebilir bir durum olmasa gerek!
M.Emin ozler – Hollanda
Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, HABERLER, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ, İLGİNÇ | » yorum bırak;