Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for the ‘Diger Konular’ Category

Bu ümmetten çok sayıda insanın hesap sorulmaksızın cennete gireceğine dâir nakledilegelen hadisler:

Posted by Site - Yönetici Ocak 12, 2010

1

1

Bu ümmetten çok sayıda insanın hesap sorulmaksızın cennete gireceğine dâir nakledilegelen hadisler:

Önceki sayfalarda bildirildiği gibi bu ümmetten yetmiş bin kişi, hesap sorulmadan cennete girecektir. Sahih-i Müslim’deki bir rivayette şu ifade yer almaktadır:

Onlardan her bin kişi ile birlikte yetmiş bin kişi daha cennete girecek­tir.

İmam Ahmed b. Hanbel’in rivayet ettiği bir hadisteyse şöyle denmektedir:

Onlardan her bir kişiyle yetmiş bin kişi daha cennete girecektir.”

Buharı ve Müslim’in sahihlerinde… Ebû Hüreyre’den rivayet olunduğu­na göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

Ümmetimden bir zümre cennete girecektir. Onlar yetmiş bin kişi olup yüzleri, dolunay gecesindeki ay gibi parlaktır.” Orada hazır bulunan Ukkâşe b. Mihsan kalkıp: “Ey Allah’ın Rasûlü! Beni de o zümreden kılması için Al­lah’a duâ et” dedi. Rasûlullah (s.a.v.) onu cennetliklerden kılması için Al­lah’a dua etti. Bunun üzerine Ensar’dan bir adam kalkıp dedi ki: Ya Rasülal-lah, beni de onlardan kılması için Allaha dua et. Rasûlullah (s.a.v.) ona şöy­le cevap verdi: “Bu hususta Ukkâşe seni geride bıraktı.

Buharî ve Müslim’in sahihlerinde… İbn Abbas’tan rivayet olunduğuna göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Ümmetler bana arz edildi. Bir peygamber gördüm; beraberinde bir top­luluk vardı. Bir peygamber gördüm;, beraberinde bir iki adam vardı. Bir pey­gamber de gördüm ki, beraberinde hiç kimse yoktu. Kalabalık bir topluluk

gördüm. Onları kendi ümmetim sandım. Bana: “Bu, Musa ve kavmidir. Ama sen ufuka bak” denildi. Baktım; öncekinden daha büyük bir topluluk gör­düm. Bana denildi ki: “Bu, senin ümmetindir. Beraberlerinde yetmiş bin ki­şi daha hesaba çekilmeden ve azâb görmeden cennete girecektir.” Bu hadisin bir yerinde şu ifade de mevcuttur: “… Onlar ki, hırsızlık yapmazlar. Uğursuz­luğa inanmaz ve Rablerine güvenip dayanırlar.”

Müslim… İmrân b. Husayn’dan rivayet etti ki; Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

Ümmetimden yetmiş bin kişi hesaba çekilmeksizin ve azaba uğramak-sızın cennete girecektir. Onlar, vücutlarına dağlama yaptırmaz, uğursuzluğa inanmaz ve Rablerine güvenip dayanırlar.

Hişâm b, Amman,. Ebû Ümame’den rivayet etti ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

Rabbim, ümmetimden yetmiş bin kişiyi, onlardan her bin kişiyle birlik­te yetmiş bin kişiyi daha hesaba çekmeksizin ve azaba uğratmaksızın cenne­te koyacağını; ayrıca Aziz ve Celil olan Rabbimin avucuyla üç avuç insanı da cennete koyacağını bana va’detti.”


Kaynak – Ölüm ve Ötesi – İbni Kesir


Posted in Ölüm Ve Ötesi - İbni Kesir, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Hadis-i Şerifler, Yorumlar | 2 Comments »

AZ TAMAH ÇOK ZARAR GETİRİR

Posted by Site - Yönetici Ocak 11, 2010

AZ TAMAH  ÇOK ZARAR  GETİRİR

AZ TAMAH ÇOK ZARAR GETİRİR

AZ TAMAH  ÇOK ZARAR  GETİRİR

Saf bir adamın, güzel bir koçu vardı. Boynuna ip bağlamış,ardından çekip götürüyordu. Hırsızın biri sezdirmeden ipi kesip, koçu çaldı.

Adam bir süre ipi sürükledikten sonra, arkasına dönüp baktığında koçun çalındığını anladı. Dövünerek, bağırarak sağ sola koşmaya başladı.

Koçu çalan hırsız da bir kuyunun başında,”Eyvahlar olsun, eyvahlar olsun” diye ağlıyordu.Koçunu çaldıran saf adam, merak edip yaklaştı ve,”Hayrola arkadaş! Senin de mi koçun çalındı? Neden ağlıyorsun?” diye sordu. Hırsız,

‘İçinde 100 altın bulunan kesem, kuyuya düştü. Ne yapacağımı bilemiyorum. Kuyudan altın dolu kesemi çıkartırsan, sana beşte birini gönül rızasıyla veririm” dedi.

Saf adam, bu teklif karşısında hiç tereddüt etmedi.”Allah bir kapıyı kapar, on kapıyı açar. Koç gittiyse de deve geliyor’‘ diyerek soyunup kuyuya indi. Hırsız da elbiseleriyle birlikte nesi varsa, hepsini alıp kaçtı.

Koçunu çaldıran zavallı saf adam, tamahı yüzünden elbiselerinden de oldu.

***

İnsan yolunu aydınlığa çıkaracak tedbiri, elden bırakmamalıdır. Tamah huyu hırsıza benzer. Hayal gibi her an, değişik bir sûretle ve hileyle insanı aldatır.

Kaynak : Mesnevi’de geçen hikayeler.


Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Mesnevi’de Geçen Hikayeler - Mevlana, Tavsiyeler, Yorumlar | Leave a Comment »

Yağmur

Posted by Site - Yönetici Ocak 10, 2010

Yağmur

Yağmur

Yağmur

İbni Mesûd (r.a.) Hazretleri, Efendimiz (s.a.v.) Hazretlerinden rivayet ettiler.

Hiçbir sene diğer seneden daha fazla yağmur yağmaz. Lâkin, bir kavim isyanları irtikâb edip günahlar işledikleri zaman, Allahü Teâlâ o yağmuru başka yere sarfeder. Eğer bütün toplum günah işlerse Allah, yağmuru (sırasıyla) ormanlık, dağ ve deniz­lere yağdırır.

Kaynak : Rûhu’l-Beyan Tefsiri Tercümesi

..

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

Minare`den müzik yayını

Posted by Site - Yönetici Ocak 10, 2010

Minare`den müzik yayını

Rize hiç bu kadar şenlenmemişti !

Rize Müftülüğünce yaptırılan merkezi ezan sistemine farklı frekans karıştırılınca kentteki 170 caminin hoparlörlerinden yaklaşık 5 dakika boyunca şarkı ve türkü sesi duyuldu.

İl Müftüsü İlyas Serenli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dün saat 20.30 sıralarında merkezi ezan sistemi için kurulan yayın sistemine farklı bir verici ile giriş yapılarak şarkı ve türkü çalındığını söyledi.

Olayı öğrenir öğrenmez görevlilerin müdahale ettiğini belirten Serenli, “Sesleri duyar duymaz görevli arkadaşlarımız Yeni Orta Cami’deki merkezi sistemi kapattı. Sistemi devre dışı bıraktık ancak cami hoparlörlerinden çok hoş olmayan sesler çıktı” dedi.

Rize’de 170 camide merkezi ezan sistemi uygulandığını bildiren Serenli, şunları kaydetti: “Zaman zaman arıza olabiliyordu ancak dün yaşanan olay birileri tarafından sabote edildiği izlenimi veriyor. Cami hoparlörlerinden şarkı, türkü dillendirildi. Hiç kimseyi suçlamıyoruz ancak camiler insanların hassas olduğu konular. Cami hoparlörlerinden sisteme girerek böyle bir şey yapmak hoş değil.

Bunun tedbirlerini alacağız. Yarından itibaren ilgili mercilere müracaat ederek bu tür sabotajları önlemeye çalışacağız.

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye, Yorumlar, İlginç | Etiketler: | Leave a Comment »

Münafıkların Âhiretteki Durumu

Posted by Site - Yönetici Ocak 10, 2010

Münafıkların Âhiretteki Durumu

Münafıkların Âhiretteki Durumu

Münafıkların Âhiretteki Durumu

Denildi ki: Münafıklara, yaptıklarına muvafık olarak muamele edilir. Bu (münâfiklara yapılacak muamele), haberde varid oldu:

Münafıklar Cehennem ateşine atılıp; orada uzun süre azab gördüklerinde, Rahman Allah’dan yardım isteyeceklerdir. Onlara:

-“İşte kapılar! Muhakkak Cehennemin kapıları açıldı. Hemen buradan çıkın.” denilir. Münafiklar, hızlıca kapılara koşarlar (Kapılara hücum ederler). Tam kapıya geldiklerinde kapı tekrar üzerlerine kapanır. Cehennemin kuyularına derekelerine, şeytan ve tağutlar ile birlikte geri döndürüleceklerdir. Cenâb-ı Allah, onlar için:

Haberin  olsun  ki,   kâfirler  hep  hile  kuruyorlar.   Ben   de kurarım onların hilelerine hile.”

Hadis-i şerifte:

Kıyamet günü, bir nefere (bir cemaate) cennete girmesi emrolunur. Cennete yaklaşır ve hatta kokusunu almaya başlarlar. Cennetin köşklerine ve Cenab-ı Allah’ın cennet ehline hazırladığı nimetleri görürler. Nida olunurlar:

-“Onları çevirin! Onların cennette nasibleri yoktur“(denilir). Geçmişte ve gelecekte hiç kimsenin görmediği ve dönmediği büyük bir pişmanlık ve hasretle dönerler.

Onlar:

-“Ya Rabbi! Senin evliya kullarına hazırlamış olduğun sevâb ve mükâfat bize göstermeden önce keşke bizi Cehenneme atsaydın” derler.

Allah c.c:

-“Ben bunu size göstermeyi murad ettim. Çünkü siz benimle halvet ettiğiniz zaman, büyüklükle ön plana çıktınız. (İbâdet etmediniz.) Amma insanlar ile karşılaştığınız zaman onlara saygı gösterdiniz, insanlara riyakârlık ettiniz. Kalblerinizde olanın hilâfina (içinizde olmayan imanı) izhâr ettiniz. Dünyaya hazırlandınız. Benden korkmadınız. İnsanlara hürmet ettiniz, saygı gösterdiniz, benim kadrimi bilmediniz, beni yüceltmediniz. Siz dünya hukukunu çiğnemekten kendinizi tuttunuz. Fakat kötülükleri benim için terketmediniz.” Yani insanlar için, kötülükten kendinizi alıkoydunuz. Benim için değil. Öyleyse bu gün, sizin hürmetiniz yani   çok  sevabınız  olmasıyla  beraber,   size   “Elîm   azab“ımı tattıracağım.


Ruhu’l Beyan Tefsiri Tercümesi – cilt – 1

..

Posted in Cennet & Cehennem, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Yorumlar | Leave a Comment »

NASİHAT……. BELALAR GÜNAHLARA KEFFARETTİR

Posted by Site - Yönetici Ocak 9, 2010

BELALAR GÜNAHLARA KEFFARETTİR

BELALAR GÜNAHLARA KEFFARETTİR

NASİHAT……. BELALAR GÜNAHLARA KEFFARETTİR

Bir mü’minin dünyada musibet ve belaya ugraması,bir kötülügün uzaklaştırılması için veya günahlarının kefareti veya derecesinin yükseltilmesi içindir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu: ‘’ Allahü Teala buyurur ki ; Herhangi bir kulumu gözlerinden mahrum bırakmak suretiyle imtihana tabi tuttugumda,sabrederse, gözlerine karşılık ona cenneti veririm. ’’

Şu hadis-i şerifler hastalıkların kulun günahlarına kefaret oldugunu ifade etmektedir.’’ Müslümana fenalık,hastalık,keder,hüzün,eza,iç sıkıntısı arız olsa,hatta vücuduna bir diken batsa,şüphesiz Allahü Teala musibetlerden biri sebebiyle o müslümanın suçlarını ve günahlarını örter,bastırır.’’

’Kendisine hastalık isabet eden hiçbir Müslüman yoktur ki, Allahü Teala onun hatalarını ve günahlarını, agacın yaprakları döküldügü gibi dökmesin.’’

İbn-i Abbas (r.a.) Ata bin Ebi Rebah’a; ‘’ Sana cennet ehlinden bir kadını göstereyimmi ? ’’ dedi. Ata (r.h.);’’ Evet,göster ’’ dedi. İbn-i Abbas (r.a.) ‘’ Şu siyah kadın yok mu? İşte bu kadın bir kere Resülallah’a gelip ‘’ ‘’ Ya Resulallah, sara hastalıgım tutuyor ve üstüm başım açılıyor.Allah’a benim için dua buyurun’ dedi. Resülüllah (s.a.v.) ‘ Ey kadın! İstersen hastalıgına sabret. Bunun karşılıgında sana cennet vardır.İstersen afiyet vermesi için Allah’a dua ederim’ buyurdu. Kadın ; Hastalıgıma sabredecegim.Ancak sara tuttugu zaman üstümün başımın açılmaması için dua buyurunuz’ diye rica etti. . Resülüllah (s.a.v.) de dua etti .

Peygamber Efendimiz (s.a.v.),sıhhatli insanlarınhastalıga maruz kalanlara yardım etmesi icab ettigini bildirmiş ve amalara; görmeyenlere yol göstermenin, sagır ve dilsizlere meramlarını ifadede yardımcı olmanın sadaka oldugunu haber vermiştir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) herhangi bir bela ve musibetin şiddetinden dolayı ölümü istemeyi yasaklamış ve şöyle buyurmuştur; ‘’ Sizden biriniz kendisine ( hastalık gibi ) bir zarar isabet ettiginden dolayı sakın ölümü temenni etmesin! Eger muhakkak temenni etmek zorunda kalırsa şöyle söylesin; Allah’ım , yaşamak benim için hayırlı oldugu müddetçe beni yaşat, ölmek hayırlı oldugu zaman da beni öldür.’’

Kaynak: Fazilet Takvimi – 07-Ocak-2010

..

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Nasihat, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | 2 Comments »

Tesbih duası

Posted by Site - Yönetici Ocak 8, 2010

Tesbih duası

Tesbih duası

Tesbih duası

Allahümme entesselemü veminkesselam, tebarekte ya zel celali vel ikram.

Ala Rasüline salavat ( Allahümme salli ala seyyidine muhammedin ve alaa  aali seyyidina muhammed )

Sübhanallahi  velhamdülillahi velâ ilahe illallahü vallahü ekber velâ havle velâ guvvete illa billahil aliyyil azim.

33 sübhanallah


33 elhamdülillah


33 allahüekber

Allhüekber, Lailahe illallahü vahdehüla şerikeleh lehül mülkü ve lehül hamdü yuhyi ve yümit vehüve hayyün la yemüt biyedihil hayr ve hüve ala kulli şey`in kadir.

www.yukarikayalar.wordpress.com

……

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

Çin’den dini faaliyetlere kısıtlama

Posted by Site - Yönetici Ocak 7, 2010

Büyük Mefkure Dernegi’nin Beyşehir göl festivalindeki açtıkları Dogu Türkistan standı

Büyük Mefkure Dernegi’nin Beyşehir göl festivalindeki açtıkları Dogu Türkistan standı

Çin’den dini faaliyetlere kısıtlama

Çin yönetimi, Doğu Türkistan’ın Uygur Özerk bölgesinde dini faaliyetler üzerindeki kısıtlamaları artırıyor. Uygulama 1 Şubat’ta başlayacak.

Çin, 6 ay önce olayların yaşandığı Sincan Uygur Özerk bölgesinde dini faaliyetler üzerindeki kısıtlamaları artırıyor.

Çin Ulusal Radyosu’nun haberine göre, 1 Şubat’ta uygulamaya konacak yeni güvenlik önlemlerinin, terörizm ve ayrılıkçı hareketlerle mücadelede emniyet güçleri ile adalete yardımcı olması hedefleniyor.

Yetkililer, Orta Asya’ya sınır otonom bölgede terörle karşı karşıya kalındığını öne sürüyor.

Doğu Türkistan Uygur Özerk Bölgesi’nin başkenti Urumçi’de, 5 Temmuz’da meydana gelen olaylarda, Çin makamlarına göre, 197 kişi hayatını kaybetti, bin 700 kişi yaralandı.

NOT: Resimler Büyük Mefkure Dernegi’nin Beyşehir göl festivalindeki açtıkları Dogu Türkistan ( Çin zulmüne son )standı’dan alınmıştır.Genç dernek yöneticilerine teşekkür ederiz.

Doğu Türkistan

Doğu Türkistan

Doğu Türkistan

Doğu Türkistan

1

1

Doğu Türkistan

Doğu Türkistan

Doğu Türkistan

Doğu Türkistan

Doğu Türkistan

Doğu Türkistan

Posted in Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | 2 Comments »

Nefsine Ağla

Posted by Site - Yönetici Ocak 7, 2010

Nefsine Ağla

Nefsine Ağla

Nefsine Ağla

Aşure günü bütün Halepliler, şehrin Antakya kapısında toplanırlar ve Ehl-i beyt’in yasını tutarlardı. Yezid’in,Şimr’in yaptığı zulümleri bir bir sayarak, feryat edip ağlarlardı. Sesleri bütün ovayı, çölü kaplardı.Yine böyle bir aşure günü, şehire garip bir şair geldi. Merak edip kalabalığın bulunduğu tarafa doğru gitti. İnsanları feryadü figan içinde görünce kendi kendine, ”Herhalde büyük bir bey öldü. Bu kalabalık sıradan biri için toplanmaz” dedi.Topluluğa yaklaşıp birine sordu:

Ben yabancıyım, onun için bilmem. Ölen kimsenin özelliklerini bana söylerseniz, güzel bir mersiye yazarım.Şairliğim için de bir azık parası verirsiniz” dedi.Bu sözleri duyanlardan biri,”Sen deli misin, yoksa Ehl-i beyt düşmanı mısın? Aşure gününden haberin yok mu? Ehl-i beyt için üç gün yas tutmanın,100 sene ibadetten daha değerli olduğunu bilmiyor musun?”dedi.

Şair,”Her mümin Hz. Muhammed’i ne kadar çok seviyorsa, onun ciğerparesi Hz. Hüseyin efendimizi de o kadar çok sever. Doğru ama Yezid’in devri nerede? Aradan kaç yıl geçmiş? Kerbelâfaciasının haberi buraya ne kadar geç gelmiş? Körlerin gözleri bile, o kötülükleri gördü. Sağırlar bile, onların acıklı hikâyesini işitti. Siz şimdiye kadar uyuyor muydunuz?Kerbelâ’yı yeni mi duydunuz? Yas tutup elbiselerinizi parçalıyorsunuz” dedi.

***

Ey uyuyakalanlar, gaflet uykusuna dalanlar! Hz. Hüseyin’e değil, asıl siz kendinize yas tutun. Kendi yıkık, gönlünüze yıkık meşrebinize ağlayın, feryat edin. Çünkü sizin gönlünüz dünyadan başka bir şeyi görmüyor.Nerede imanın yüzünüze düşürdüğü nur? Nerede dinin size lutfettiği mutluluk?

Allah’ın lutuf ve ihsan denizine daldığınız halde, neden eliniz avucunuz bomboş?

Kaynak : Mesnevide gecen hikayeler

….

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Mesnevi’de Geçen Hikayeler - Mevlana, Türkiye, Yorumlar | 1 Comment »

Avret Mahallini Örtmek

Posted by Site - Yönetici Ocak 6, 2010

Avret Mahallini Örtmek

Avret Mahallini Örtmek

Avret Mahallini Örtmek

Şu âyet ile avret mahallinin örtülmesi farz kılınmıştır: “Ey Âdemoğulları, her mescide güzel elbiselerinizi giyerek gidin...” Bundan maksad namaz için avret mahallini örtmektir. Âyette özellikle mescidler zikredilmiştir. Çarşılardaki insanlar, mescidlerdekinden daha fazla olduğu halde, burada mescidi zikretmesinin en mühim sebebi, asıl maksadın namaz için setrü’l-avret olduğunu ortaya koymaktan başka bir şey değildir. Bu da gösteriyor ki, avret mahallini örtmek, namazın şartlarındandır ve farzdır. Şayet maksad, insanlardan sakınmak için avret mahallini örtmek olmuş olsaydı, emir vücub için hakikat olurdu.

İnsan kendi evinde yalnız olsa bile, örtünmesi mendub`tur. Rivayet edildiğine göre, Rasûlullah (sas) huzurunda avret mahallinin açılması meselesi zikredilince şöyle bir sual soruldu: “Birimiz yalnız olsak hüküm nedir?” Şöyle cevab verdiler:Allah, kendisinden haya edilmeye daha çok lâyıktır.”

Kadının İhtiyacını Temin Etmek Kocasına Aittir

Erkeklerin kadınlara su taşımak için bazı kablar temin etmeleri gerekir. Çünkü kadın abdest almak ve içmek için suya muhtaçtır. Abdest yerine teyemmüm etse bile, su içmeden edemez. Nehirlerden, kuyulardan ve havuzlardan su almak için çıkması, mümkün olmaz. Kadın evinde oturmakla emrolundu: Allah şöyle buyuruyor: “Evlerinizde oturun. Eski cahiliyyede olduğu gibi, açılıp saçılmayın...” Bunları getirmek, erkeğin vazifesidir. Çünkü Şeriat, nafakanın teminini erkeğe yüklemiştir. Su da nafakaya dahildir. Erkeğin suyu avucu ile getirmesi de mümkün olmaz. Bu işi için su kabı temin etmesi gerekir. Çünkü bir hakkın yerine getirilmesine imkân hazırlayan şeyin de temini gerekir.

Vazifeler Tam Olarak Yapılmalıdır

Zikrettiğimiz şeylerden birisini yerine getirmek isteyen kimse, şu âyete göre tam olarak yapmalıdır: “İpliğini sağlamca büktükten sonra söküp bozan (kadın) gibi olmayınız.” Bu âyette Allah’ın zikrettiği kimseler, bir ibadete başlayıp da onu tamamlamayanlardır. Bir kadın ki, önce ipi eğiliyor, sonra da geri bozuyor. Bu kadın ne iplik, ne de pamuk sahibi olabilir. Bir kimse yemekten, içmekten ve bir evde oturmaktan kaçınsa da, bunun neticesinde ölse, o kimsenin Cehennem’e girmesi gerekir. Çünkü bu kimse, kasden canına kıymıştır. Sanki bir demir parçası ile kendisini öldürmüş gibidir. Rasûlullah (sas) şöyle buyuruyorlar: “Kim kendisini bir demir parçası ile öldürürse, demiri elinde olduğu halde kendisini Cehennem’e getirir.”

Bu hadisde geçen misalin te’vili de iki cihettendir:

Birincisi: Burada Rasûlullah (sas) asıl manayı gizleyerek meseleyi tehdit suretiyle zikrettiler. Bununla da yeminin veya şartın cevabı olan, Cehenneme girmeyi kasdetti-ler. Âyette şöyle buyuruluyor: “Sizden Cehenneme uğramayacak yoktur...” Ehl-i Sünnet ve’l Cemâate göre bundan maksad, Cehennemin dahili, içidir.

İkincisi: Bundan maksad, kulun fiilinin cezasını açıklamaktır. Yani onun fiilinin cezası, Cehenneme girmektir. Fakat yine de son söz, Allah’ın meşîetidir. Dilerse fazlı ile kulu affeder, dilerse, adaleti ile Cehenneme atar. Bu da şu âyet hakkında söylenenlerin bir benzeridir: “Kim bir mü’mini kasden öldürürse, cezası, içinde temelli kalacağı Cehennemdir...” Allah onu cezalandırırsa, bu onun cezasıdır. Fakat Allah, affedicidir, Kerimdir. Affetmeyi sever. Mü’minlerin hiçbiri ebedî olarak Cehennemde kalmaz.

Yiyeceklerin Zayi Edilmesi ve İsrafı Haramdır

Herkes yiyeceği ifsad etmekten menedilmiştir. İsraf da yiyecek maddesini ifsad etmek, boşa harcamak sayılır. Bunun için de Rasûlullah (sas) şöyle buyurdular: “Allah, dedikodudan, çok soru sormaktan ve malı boşa harcamaktan menetti.

Hasılı bir kimsenin helâl yolla kazanmış olduğu malı, zayi etmesi, israf etmesi, malla büyüklenip övünmesi ve malının çoğalması ile gururlanması haramdır. Malı ifsad etme şu âyetle haram kılınmıştır: “Karun, Musa’nın mille-tindendi. Fakat onlara karşı azdı. Biz ona, anahtarlarını güçlü bir topluluğun zor taşıdığı hazineler vermiştik. Milleti ona: Böbürlenme, Allah şüphesiz böbürlenenleri sevmez. Allah’ın sana verdiği şeylerde âhiret yurdunu da gözet. Dünyadaki payın’ da unutma. Allah’ın sana yaptığı iyilik gibi sen de iyilik yap. Yeryüzünde bozgunculuk isteme. Doğrusu Allah bozguncuları sevmez, demişlerdi.” “O, yeryüzünde iş başına geçti mi, orada fesad çıkarmağa, ekini ve zürriyeti kökünden kurutmaya koşar. Allah fesadı sevmez.

İsraf da şu âyetle haram kılınmıştır: “…Yiyin, için, fakat israf etmeyin. Çünkü Allah müsrifleri sevmez. ” “Onlar sarfettikleri zaman ne israf ederler, ne de cimrilik; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.” Bu âyetler gösteriyor ki, israf ta cimrilik te haramdır. Mendub olan ise, iki arasında orta bir yol takib etmektir. İsrafta saçıp savurma vardır. Âyette ise şöyle buyuruluyor: “Yakınına, düşküne, yolcuya hakkını ver. Elindekileri saçıp savurma.”

Kaynak: İmam Muhammed Şeybani – İslam İktisadında Helal Kazanç

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye, Yorumlar, İslam İktisadında Helal Kazanç | 1 Comment »

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 423 takipçiye katılın