Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for the ‘Diger Konular’ Category

BEYŞEHİR GÖL FESTİVALİ RESİMLERİ – 2009

Posted by Site - Yönetici Aralık 23, 2009

BEYŞEHİR GÖL FESTİVALİ RESİMLERİ – 2009

NOT : Resimleri büyük boy görmek için resimlerin üzerine tıklayınız.

BEYŞEHİR GÖL FESTİVALİ RESİMLERİ – 2009

BEYŞEHİR GÖL FESTİVALİ RESİMLERİ – 2009

BEYŞEHİR GÖL FESTİVALİ RESİMLERİ – 2009

BEYŞEHİR GÖL FESTİVALİ RESİMLERİ – 2009

BEYŞEHİR GÖL FESTİVALİ RESİMLERİ – 2009

BEYŞEHİR GÖL FESTİVALİ RESİMLERİ – 2009

BEYŞEHİR GÖL FESTİVALİ RESİMLERİ – 2009

BEYŞEHİR GÖL FESTİVALİ RESİMLERİ – 2009

BEYŞEHİR GÖL FESTİVALİ RESİMLERİ – 2009

BEYŞEHİR GÖL FESTİVALİ RESİMLERİ – 2009

BEYŞEHİR GÖL FESTİVALİ RESİMLERİ – 2009

BEYŞEHİR GÖL FESTİVALİ RESİMLERİ – 2009

BEYŞEHİR GÖL FESTİVALİ RESİMLERİ – 2009

BEYŞEHİR GÖL FESTİVALİ RESİMLERİ – 2009

BEYŞEHİR GÖL FESTİVALİ RESİMLERİ – 2009

BEYŞEHİR GÖL FESTİVALİ RESİMLERİ – 2009

BEYŞEHİR GÖL FESTİVALİ RESİMLERİ – 2009

BEYŞEHİR GÖL FESTİVALİ RESİMLERİ – 2009

BEYŞEHİR GÖL FESTİVALİ RESİMLERİ – 2009

BEYŞEHİR GÖL FESTİVALİ RESİMLERİ – 2009

Posted in Bölgemizden Resimler, Beyşehir Göl Festivali Resimler, Diger Konular, Fotograflar, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye | Etiketler: | Leave a Comment »

Dünyayı ayağa kaldıran görüntü

Posted by Site - Yönetici Aralık 22, 2009

Dünyayı ayağa kaldıran görüntü

Dünyayı ayağa kaldıran görüntü

Dünyayı ayağa kaldıran görüntü

Hindistan’da ayaklarıyla şifa dağıttığını iddia eden ve kendisini yarı tanrı ilan eden Jamun Yadav tüyleri diken diken etti.

Batı Hindistan’ın Katihar kentinde küçücük çocuğun üzerine çıkan Yadav, neredeyse çocuğun kaburgalarını kırıp, boğacak. Ancak o aynı görüşte değil. “Şifa dağıtıcısı”, açlıktan bir deri bir kemik kalmış olan küçücük çocuğun “soğuk algınlığını tedavi” etmeye çalışıyor!

İngiliz The Sun gazetesinin haberine göre, olayın duyulmasının ardından Yadav,  önce gözaltına alındı ardında da  mahkemeye çıkarıldı.

Emniyet yetkilileri ise konuyla ilgili olarak, “Bu bir rezalet. Onu tutukladık. Aileler bu sözde iyileştirme yöntemini bilmeden çocuklarını teslim etmiş. Mahkemede savunmaya ihtiyacı olmadığını, Tanrı adına konuştuğunu iddia ediyor. İlginç bir duruşma olacak” açıklamasında bulundu.

Internethaber

Posted in Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Yorumlar, İlginç | 2 Comments »

Âdem Aleyhisselâmın İstiğfar Duası

Posted by Site - Yönetici Aralık 22, 2009

Adem a.s Cennetten yeryüzüne indirildigi tepe

Adem a.s Cennetten yeryüzüne indirildigi tepe

Âdem Aleyhisselâmın İstiğfar Duası

Ibnü Mes’ûd (r.a.) Hazretlerinden rivayet olundu: Allahü Teâlâ Hazretlerine en sevimli kelime, babamız Âdem Aleyhisselâm’ın hatâ (zelleye) düştüğü zaman, söylediği şu kelimelerdir:

Allahım! Hamdinle seni teşbih ediyorum. Senin adın müba­rektir. Şerefin yücedir. Senden başka ilâh yoktur. Ben nefsime zulmettim. Beni bağışla. Senden başka günahları bağışlayan yoktur.

Ya Rabbi, beni Muhammed (s.a.v.) Hakkı için bağışla!

Yine Efendimiz (s.a.v.) Hazretlerinden rivayet olundu: Âdem Aleyhisselâm dua ederken:

Ya Rabbi! Beni Muhammed (Mustafa) s.a.v. hazretlerinin hakkı için bağışla” dedi. Allah:

Muhammed Mustafa’yı nereden biliyorsun,” dedi. O:

Sen beni yaratıp içime ruh üflediğinde gözlerimi açtım. Arşın direklerinin üzerinde Lailaheillallah Muhammedenrasulullah Allah’dan başka ilah yoktur. Muhammed Allah’ın rasûlüdür” yazılıydı. Oradan muhlûkatinin en şereflisi ve en üstünü olduğunu anladım. Çünkü sen onun adını kendi adına yakınlaştırdın,” dedi. Allah:

Evet!” dedi. Ve böylece Âdem Aleyhisselâm, Efendimiz (s.a.v.) Hazretlerinin şefaatiyle bağışlandı.

Âdem Aleyhisselâm, cennetten indirilme anında söylediği ilk sözler şunlar:

Ya Rabbi! Sen vasıtasız olarak beni kudret elinle yaratmadın mı?” Allah:

Evet”, dedi. Âdem Aleyhisselâm:

Beni cennetine yerleştirmedin mi?” Allah:

Evet,” dedi. Âdem Aleyhisselâm:

Ya Rabbiî Senin gadabın rahmetini geçmedi mi?” Allah:

Evet!” dedi. Adem Aleyhisselâm:

Ya Rabbi!  Eğer ben kendimi düzeltir, sana döner ve tevbe edersem, sen beni yine cennetine koyar mısın?” Allah:

-“Evet” dedi.

İşte bu kelimeler, insanî ahidlerdir. Ademî mîsâk ve sözleşmelerdir. Halifeden, Hak Teâlâ Hazretlerine yapılan Rabbânî münâcâtlardır. Böylece Âdem Aleyhisselâm, masiyyetinden dönmekle, zellesini (günahını) itiraf etmekle, hatâ ve unutkan­lığından dolayı özür dilemekle Allaha tevbe etti. (0 da) tevbesini kabul etti.” Yani Rabbi ona rahmet ve tevbesini kabul etmekle döndü.

İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri Tercümesi cilt 1

..

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, H.z Adem, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Yorumlar | 1 Comment »

İsrafın Çeşitleri

Posted by Site - Yönetici Aralık 21, 2009

İsrafın Çeşitleri

İsrafın Çeşitleri

İsrafın Çeşitleri

İsrafın da bazı çeşitleri vardır: Doyduktan sonra yemek, israftır. Rasûlullah (sas) şöyle buyuruyorlar: “Âdemoğlu karnından daha kötü bir kab doldurmamıştır. Yemek gerektiğinde, üçte birini yemeğe, üçte birini suya, üçte birini de nefsin için ayır (Yani boş bırak).” Bir başka hadisde de “İnsanoğluna, kendisini ayakta, tutacak birkaç lokma yeter.” buyuruluyor. Kendisine yetecek kadar yiyen kimse levmedilmez. Çünkü o, vücudunun ihtiyacı olduğu için yemiştir. Doyduktan sonra yemekte, bir menfaat olmayıp aksine zarar vardır. Bu yiyeceği çöplüğe veya ondan daha kötü bir yere atmak demektir.

İnsanın kendi ihtiyacının fazlası olan yiyecekte başkasının da hakkı vardır. Çünkü bu yiyecek, karşılıklı veya karşılıksız bir başkasının eline geçtiğinde, onunla açlığını giderecektir. İnsan bu fazlalığı yemekle, başkasının hakkına tecavüz ediyor demektir. Bu ise haramdır. Doyduktan sonra yemek, bazan insanı hasta eder ve insan kendi kendisini yaralamış gibi olur.

Bu meselede asıl, şu hadistir: Rivayet edildiğine göre, bir adam Rasûlullah’ın (sas) meclisinde geğirdi. Rasûlullah (sas) kızdı ve buyurdu ki: “Geğirtini bizden uzaklaştır. Sen bilmiyor musun ki, Kıyamet günü insanların en uzun azab çekeni, dünyada en çok doyanlardır.” İbn Ömer (ra) hastalandığı zaman, Rasûlullah (sas) hastalığının sebebini sordu. Denildi ki: Onun midesi bozuldu. Rasûlullah (sas) “Bu nedendir?” diye sordular. Çok yemekten olduğunu öğrenince, şöyle buyurdular: “Şayet o ölseydi, cenazesinde bulunmazdım ve onun namazını kılmazdım.

Hz. Ömer’e (ra) “Senin için de cevâriş alalım mı?” diye sorduklarında, “Cevâriş ne işe yarar?” diye sual etti. “Yemeği hazmettirir.” dediler. Hz. Ömer (ra) onlara cevaben şöyle dedi: “Sübhanallah, mü’min doyduktan sonra da yemek yer mi ki?

Ancak bazı müteahhirîn ulemâsı (rh) bundan şu durumda olanları istisna ettiler: Bir kimsemin doyduktan sonra da yemesi için meşru bir sebeb varsa, o zaman yemesinde bir beis yoktur. Meselâ bir kimse, yeterli miktar yedikten sonra bir misafir çıkıp gelse, onu mahcub etmemek için onunla da beraber yer. Aynı şekilde ertesi gün oruç tutmak isteyen kimsenin gündüz oruca dayanmak için, doyduktan sonra yemesinde bir beis yoktur.

Mubah olan şeylerden çok ve çeşitli olarak yemek te israftır. Rasûlullah (sas) bunu Kıyamet alâmetlerinden saydılar ve buyurdular ki: “Onların sofralarında yemek kabları dolaşır. Bir taraftan da üzerlerine lanet iner.” Rivayet edildiğine göre, Hz. Aişe validemiz (ra) bir ziyafette idiler. Peşi peşine yemek kabları geliyordu. Ayağa kalktı ve şöyle demeğe başladı: “Birincisi yenilmedi mi? Şayet yenilmediyse ikinciye ne gerek var? Birincisi bize kâfi gelir. Rasûlullah (sas) böylesinden menettiler.”

Ancak bazı durumlar istisna edilebilir: Bir kimse aynı çeşitten usandığında, her çeşitten bir şey almak için, mubah olan yiyeceklerden bir araya toplayıp ibadet yapabilecek kadar onlardan alabilir.

Hikâye edildiğine göre, Haccâc, Abdülmelik b. Mervân’a yazdığı mektubda üç şeyden şikâyet etti: Yemekten ve kadınlardan acizlik, konuşmada güçlük çekme. Abdülmelik ona şu tavsiyeleri yazdı: Yemek çeşitlerini çoğaltmasını, her zaman cariyelerini yenilemesini ve konuşurken insanlardan başkasına bakmasını.

Yemek için ihtiyaç duyulduğunda, fazla çeşitte yemeği sofraya koymak ta israftır. Kendi ihtiyacından fazlasının başkasının hakkı olduğunu yukarıda açıkladık. Ancak misafirlerin grup grup gelip de yemek yemeleri gaye edinilmişse, o zaman bunda bir beis yoktur. Çünkü bu durum böyle bir şey için faydalıdır.

Ekmeğin ortasını yiyip kabuğunu bırakmak ta israftır. Bazı cahillerin lezzetli olduğunu zannederek yaptıkları gibi, ekmeğin kızaran yerini yemek te israftır. Ancak bu durum diğer kısmın bırakıldığı zamandır. Bir başkası da onu alsa, bir beis yoktur. Somunlar arasında bir tercih yapmada da bir mahzur yoktur. Yemekten kalkarken, ekmekle ağzını silmesi ve sonra da bu ekmeği sofrada bırakması da israftır. Çünkü bir başkası bunu çirkin görür ve yemez. Ancak bir kimsenin sildiği ekmeği yemesinde bir beis yoktur.

Bir kimsenin elinden düşen lokmayı terketmesi de israftır. Bu lokmanın alınıp yenilmesi gerekir. Çünkü bunu o halde terketmek, bu yiyeceği hafife almaktır. Onu yerden almak ise, hürmet etmektir. Biz ekmeğe gereken itinayı göstermekle emrolunduk. Rasûlullah (sas) şöyle buyuruyorlar: “Ekmeğe hürmet ediniz. Çünkü o, yerin ve göğün bereketindendir.” Ekmeğin hürmet görmesinin bir sebebi de, sofraya geldiğinde katığın beklenilmemesidir.

Katık gelmeden ekmekten yenilmeye başlanılır. Bunun sebebine gelince: Çünkü insan nimete şükretmek ve küfrân-ı nimetten de sakınmakla mükelleftir. Yere düşen ekmeği terketmede küfrân-ı nimet manası vardır. Katık gelmeden önce ekmekten yemeğe başlamakta da nimete şükrü izhar vardır. Aç olduğu zaman katık gelinceye kadar beklemede ise, bir nevi oyalanma vardır. Bundan da kaçınmak gerekir.

Bu konu ile ilgili şöyle bir hikâye anlatılır: Bir gün Ebû Hanife (rh) mecnun olarak dolaşan Behlül ile karşılaşır. Behlül, yola oturmuş yemek yiyor. Ebû Hanife ona der ki: “Yolda yemek yemeğe kendine cevaz veriyor musun?” Cevaben der ki: “Yâ Ebû Hanife, bunu bana sen mi diyorsun? Nefsim alacakmıdir. Ekmek te benim elimde. Rasûlullah (sas) “Zengin kimsenin borcunu ödemeyi uzatması zulümdür.” buyuruyor. Eve gelinceye kadar onun hakkına nasıl mani olabilirim ki?”

İnsanın dünya işleri ile devamlı olarak zihnini meşgul etmesi haramdır. Rasûlullah (sas) giyindiği bir elbise ile ilgili olarak sahabeden Mikdâd b. Esved’e (ra) şöyle dedi: “Zihnini mal ile meşgul etmekten kaçın. Kendine yetecek kadar olan maldan dolayı levmedilmezsin.

Mal ile ve malın çokluğu ile övünmek te haramdır. Al-lahü teâlâ şöyle buyuruyor: “Bilin ki, dünya hayatı, oyun, oyalanma, süslenme, aranızda övünme ve daha çok mal ve çocuk sahibi olmaktan ibarettir…” Bir başka âyette de şöyle buyuruluyor: ‘Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma.” Bir başka âyet: “Mal ve oğulları var diye (aldırış etmeyesin).” “Sizi çoklukla böbürle-niş (o derecede) oyaladı (ki) ta kabirler(e kadar gidib)

ziyaret ettiniz.” Bütün bu âyetler gösteriyor ki, malın çokluğu ile övünmek haramdır.

Kaynak:İslam itikadında helal kazaç .İmam Muhammed Şeybani H.z

..

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İslam İktisadında Helal Kazanç | Etiketler: | 1 Comment »

Adaletin Sillesi

Posted by Site - Yönetici Aralık 20, 2009

Adaletin Sillesi

Adaletin Sillesi

Adaletin Sillesi

Hastalıktan perişan olmuş bir adam doktora gitti. Hasta doktora,

Nabzıma bak da derdimi anla” dedi.

Doktor hastanın nabzına baktı, kalbini dinledi, iyice muayene etti. Hastanın ölümünün yakın olduğuna karar verdi. Hiç ümit yoktu. Hastaya,

Sana ne ilâç gerekir ne de perhiz. Gönlün ne istiyorsa onu yaparsan, hastalığın iyileşir” dedi.

Hasta, doktorun tavsiyesine sevindi. Ferahlamak için ırmak kenarına gezinti yapmaya gitti.

Irmak kenarında bir sûfî de oturmuş, elini yüzünü yıkıyordu.Çok güzel bir ensesi vardı. İçine, o güzel enseye bir sille vurmak isteği düştü. Doktor da gönlüne geleni yapmazsan,derdin artar demişti. Silleyi indirmezse dertlenecekti.sûfînin yanına yaklaşıp, ”yâ Allah” diye bir nâra atarak tokatı patlattığında, şırrak diye bir ses ortalığı inletti.

Sûfî kızgınlıkla yerinden fırladı.”Ahlâksız adam! Ben sana ne yaptım?” deyip, o da bir tokat aşkedeceği zaman, baktı ki adam ayakta zor duruyor. Vursa elinde kalacak. ”Yâ sabır” diyerek kısas yapmaktan vazgeçti.Yakasından tutup, doğru hâkimin huzuruna götürdü. Davasını anlatıp, şikâyetçi olduğunu söyledi. Hâkim, adamın hasta haline acıdı. Fazla ceza vermek istemedi. Hasta adama sordu:

Yanında ne kadar paran var?’‘ Hasta,

6 kuruştan başka bir şeyim yok” dedi. Hâkim,

O paranın 3 kuruşunu kendine ayır, 3 kuruşunu da senden şikâyetçi olan sûfîye ver” diyerek hükmünü verdi.

O sırada hasta adamın gözü, hâkimin ensesine kaydı. Hâkimin ensesi, sûfîninkinden daha da güzeldi. ”Enseye sille vurmanın cezası da azmış” diyerek, hâkimin yanına yaklaştı. Kulağına bir şey söyleyecekmiş gibi yaparak, okkalı bir silleyi de hâkimin ensesine yerleştirdi.Öfkeyle yerinden kalkan hâkime,

Al şu 6 kuruşu, aranızda bölüşün. Ben gidiyorum” dedi.

Hâkim,

Buraya gel, seninle daha işimiz bitmedi” deyince, hasta adam,

Hakim bey! Şüphe yok ki senin verdiğin bütün hükümler adalete göredir. Olaylara ve kişilere göre değişmez. Hükmünde yanlışlık, haksızlık olmaz” dedi.

Hâkim,

Bu da bize kaderin sillesi” diyerek adamı serbest bıraktı.

***

Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi, kardeşine de yapma.

Başkası için kazdığın kuyuya, kendinin de düşebileceğini unutma.

Kaynak : Mesnevı’de geçem hikayeler

..

Posted in Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Mesnevi’de Geçen Hikayeler - Mevlana, Yorumlar | Leave a Comment »

EZAN DUASI VE EZAN ADABI

Posted by Site - Yönetici Aralık 19, 2009

EZAN DUASI VE EZAN ADABI

EZAN DUASI VE EZAN ADABI

EZAN DUASI VE EZAN ADABI


1) Ezana tazim etmek,onu okunup  bitinceye kadar dinlemek

2)Ezana,gerek davetine uyup cemate giderek fiilen,gerekse ezandaki şehadetleri tekrar ederek sözle icabet etmek.

3)ezan bittikten sonra duasını okumak.Bu duayı okuyanların Peygamber Efendimizin şefaatine mazhar olacakları,bizzat Peygamber Efendimizden -sahih bir hadisle  -rivayet edilmiştir.

4)Ezann ile ikamet arasında istiğfar edip dualar yapmak.

5)Ezanı Allah’ın mafiretinwe davet kabul edip, onu ganimet bilmek

(Mecma’ul adap)

Câbir radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: Kim ezanı işittiği zaman şu duayı okursa, kıyamet gününde o kimseye şefâatim vâcip olur

Ezan Duası :

Allahumme Rabbe hazihi’d – da’veti’t – tâmmeh Vessalâtil kâimeh Âti Muhammedeni’l vesîlete ve’l fadîlete Veb’ashu makamen Mahmûdenillezî va’adteh inneke lâ tuhliful mîâd

Bu duânın meâli şöyledir:

Allâh’ım! Ey bu tam dâvetin, yâni mübârek ezânın ve kılınmak üzere bulunan namazın mukaddes Rabbi Peygamberimiz Hz Muhammed (sav)’e vesîleyi ve fazîleti ihsan et ve O’nu, kendisine va’d buyurmuş olduğun Makâm-ı Muhmûd’a eriştir Şüphe yok ki, sen va’dinden dönmezsin

Sa’d İbni Ebî Vakkas radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

Kim müezzini işittiği zaman: Tek olan ve ortağı bulunmayan Allah’tan başka ilâh olmadığına, Muhammed’in O’nun kulu ve resûlü olduğuna şahitlik ederim Rab olarak Allah’tan, resûl olarak Muhammed’den, din olarak İslam’dan razı oldum, derse, o kimsenin günahları bağışlanır

.

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Dualar, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

Gelin ve Görün Fakirlik insana Neler Yaptırtıyor.

Posted by Site - Yönetici Aralık 18, 2009

Gelin ve  Görün Fakirlik insana Neler Yaptırtıyor.

Değişik bir piton yılanı avcılığı yapıliyor.Yem olarak bir Afrikalı yerli bacağını kullanıyor.Dev piton yılanına yem olarak bacağını uzatıyor, beline kadar dev piton yılanının yuvasına kadar girip bekl iyor.Piton yılanı Afrika yerlisinin bacağını yutmaya başlıyor ve tuzak işliyor.DiğerAfrikalı yerliler adamı yuvadan çekiyorlar ve pitonu etkisiz hale getiriyorlar inanılması güç ve çok çok ilginç bir av lanma tekniği ile piton yılanı yakalanıyor.

Çok ilginç bir avlanma , videosunu izleyin.

Posted in Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Yorumlar, İbretlik, İlginç | Leave a Comment »

Hanımının kıymetini bil !

Posted by Site - Yönetici Aralık 18, 2009

Hanımının kıymetini bil !

Hanımının kıymetini bil !

Hanımının kıymetini bil !

Bursa Evliyâsından Tâcüddîn İbrâhim Karamânî hazretlerine,bir gün, yeni evli genç bir komşusu gelerek,hanımından şikâyette bulundu.

Büyük Velî rahmetullahi aleyh

sordu genç adama:

Hanımın namazını kılıyor mu evlâdım?

Kılıyor efendim.

Dışarda örtünüyor mu?

Örtünüyor efendim.

Ev işlerini yapıyor mu?

Yapıyor efendim.

Buyurdu ki:

Daha ne istiyorsun evladım.

Onun kıymetini bil.

Böyle hanım  (Cennet nîmetidir)

Ama hocam beni bazan üzüyor.

Sen onu hiç üzmüyor  musun oğlum?

Genç,

büktü boynunu.E, bazen oluyor efendim.

Bak oğlum!

Hanımını üzmek, (Ahmaklık alâmetidir)

Huysuz kişinin hanımı devamlı üzülerek,sonunda âsâbı bozulur, sinir hastası olur.

Hayat arkadaşı hasta olan bir eş mahvolmuş demektir.

Ve ilave etti:

Ona karşı, daima (Güler yüzlü, tatlı dilli) olmaya çalış!

Bunu yapabilirsen, rahât ve huzur içinde yaşar,Rabbinin de rızâsını kazanırsın!

Yüzü dost özü düşmandan usandım,

Dili mümin kalbi şeytandan usandım,

Dostum herkesin kahrı çekilirde…

Ben davasız müslümandan usandım.


Şemsi Tebrizi Hz leri

..

Posted in Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

PAPAZLARI SIRATTAN GEÇİRDİLER

Posted by Site - Yönetici Aralık 17, 2009

PAPAZLARI SIRATTAN GEÇİRDİLER

PAPAZLARI SIRATTAN GEÇİRDİLER

PAPAZLARI SIRATTAN GEÇİRDİLER

Fethullah Gülen’in onursal başkanlığını yaptığı Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın organize ettiği Mardin Dinler ve Barış sempozyumuz da yapılan skandal video olarak internete düşmesi ortalığı karıştırdı.

Dinlerarası Diyalog çalışmaları kapsamında Mardin’de yapılan sempozyuma dünyanın birçok noktasından isimleri misyonlelik faaliyetine karışmış birçok papaz katıldı.Sempozyum da Papazlar Sırat-i Müstekim denen köprüden geçirildi.İslam inancına göre Sırat-i Müstekimden sadece Mü’münler geçeceğine rağmen papazların temsili bir köprüden geçirilmesi ile cennetin kapıları sözde Papazlara açılmış oldu.

İŞTE O SKANDAL VİDEO…

PAPAZLARI SIRATTAN GEÇİRDİLER

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | 1 Comment »

HİCRİ YILINIZ KUTLU OLSUN

Posted by Site - Yönetici Aralık 17, 2009

HİCRİ  YILINIZ  KUTLU  OLSUN

HİCRİ  YILINIZ  KUTLU  OLSUN

HİCRİ YILINIZ KUTLU OLSUN

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 374 takipçiye katılın