GÖYNEM ( BEYSEHiR )

İLAHİ-KURAN-İSLAM-DİN-HABER-RESİM-VİDEO-TASAVVUF-BELGESEL-DUA-HADiS-TARİH-ŞİİR

‘ADAB-I MUAŞERET’ Kategorisi için Arşiv

Tırnak Kesmenin Şekli Ve Günü

Posted by Site - Yönetici Aralık 9, 2011

Tırnak Kesmenin Şekli Ve Günü

Kim tırnakları cuma günü keserek kısaltırsa, Allahü Teâlâ, onu, gelecek cumâ’ya kadar ve üç günde ziyadesiyle belâlardan muhafaza eder.”

Kim tırnaklarını cuma günü keserse o günün misline (öbür cumaya) kadar, korunmuş olur. Yine hadis-i şerifte buyuruldu:

Kim fakirlikten, göz ağrısı şikâyetinden, alaca hastalığı ve delilikten emin olmak istiyorsa, perşembe günü ikindiden sonra tırnaklarını kessin,

İmam Nevevî hazretleri, zikrettiler: Tırnak kesmede müstehab olan. ayaklardan önce ellerin tırnaklarından kesmeye başlamaktır. Tırnak kesilirken, önce sağ elin şehâdet parmağıyla başlanır. Sonra orta parmak, sonra yüzük parmağı, sonra küçük parmak ve en son baş parmağın tırnakları kesilir. Sonra sol ele döner. Sol elde küçük parmaktan başlanır, yüzük parmağı ve sonra diğerleri (orta parmak, şehâdet parmağı ve baş parmağın) tırnaklan sırayla kesilir. Sonra ayaklara geçilir. Sağ ayağın küçük parmağından başlanır; sol ayağın küçük parmağından bitirilir. (Sağ ayak parmaklarına küçük parmaktan başlanıp sırayla kesilir; sol ayağın parmaklarına ise baş parmaktan başlanıp küçük par¬mağa doğru sırayla kesilir.) İmam Gazalî hazretleri, Ihyâ-u Ulumiddin kitabında bu şekilde zikretti.

“Mafsallarınızı iyice temizleyin. Tırnak mafsallarıdır. Parmakların üzerinde olup, kirin içinde toplandığı yerdir. Bu kelimenin müfredi, (parmak boğumu) denir. Bu kelime, be ve cim harflerinin zammesi ve aralarında bulunan ra’nın sükûnüyle şeklinde) okunur. Bu da her mafsalın sırtına (dış tarafına) denir. Parmak boğumlarının sırtına denir. İki akdin parmak bağlantı yerlerinin iç tarafına (iki mafsalın bağlandığı yere) ise, (parmağın el ayasına bitişik olan boğumu) denir. Bu kelimenin cemii, parmakların el ayasına bakan boğum yerleri demektir. Parmakların sırtlarında bulunan boğumların tam karşılığındadır. Boğumlar, parmakların kemikleridir. Her parmakta, iki  (parmakların elin dışında görünen boğumu) ve üçte tane de (parmağın el ayasına bitişik olan boğumu) vardır.  Baş parmak hariç.  Baş parmağın;  bir   (parmakların elin dışında görünen boğumu) iki tane de (parmağın el ayasına bitişik olan boğumu) vardır. Parmak boğumlarında kirler toplanmasın diye temizlik emir olundu. Zira parmak mafsallarında kirin kalmasıyla kişi cenabet kalabilir. Bu kirler, su ile derinin arasına geçerler. Kurtubî tefsirinde de böyledir.

Mücâhid’den rivayet olundu; buyurdular: Bir ara Cebrail Aleyhisselâm’in gelmesi yavaşladı. Efendimiz (s.a.v.) hazretleri sordular:

-”Seni bana gelmekten alıkoyan nedir?” Cebrail Aleyhisselâm: -”-”Ben size nasıl geleyim ki? İçinizden bâzıları, tırnaklarını kesmiyorlar,  bıyıklarını almıyorlar, parmak mafsallarını iyice temizlemiyorlar ve dişlerini misvaklamiyorlar,” dedi ve sonra şu âyeti okudu:

“(Cebrail dedi ki: Ey Muhammedi) “Biz senin Rabbinin emri olmadıkça inmeyiz. Önümüzdeki ve ardımızdaki (bütün geçmiş ve gelecek şeyler) ve bunların arasındakiler hep O’nundur. Rabbin de (seni) unutmuş değildir?

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri,

.

Yazı kategorisi: ADAB-I MUAŞERET, BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, RUHU`L BEYAN TEFSİRİNDEN KISSALAR, YORUMLAR, YORUMSUZ | Etiketler: | » yorum bırak;

Yemekte Dört Şey Farzdır

Posted by Site - Yönetici Eylül 23, 2009

Yemekte Dört Şey Farzdır

Yemekte Dört Şey Farzdır

Yemekte Dört Şey Farzdır

Denilir ki, yemekte dört şey farzdır:
1-  Ancak helâl’den yemek,
2-  O nimetin Allâhü Teâlâ hazretlerinden olduğunu bilmek,
3-  Yediklerine râzî olmak,
4- Allâhü   Teâlâ   hazretlerine   asla   isyan   etmemektir;   bu yemeğin kuvveti kendisinde olduğu müddetçe  (o kuvvetle günah işlememektir…)

Yemekte dört şey sünnettir:
1- Yemeğin başında besmele çekmek,
2- Yemeğin sonunda Allâhü Teâlâ hazretlerine hamd etmek  ,
3- Yemekten önce ellerini yıkamak ve yemekten sonra ellerini ve ağzını yıkamak, (3/334)
4-Yemekte  otururken   (eğer yer sofrasında  ise)  oturma esnasında, sol ayağını yere koyup sağ ayağını dikmektir… 

Yemeğin Edebleri Dörttür

Yemekte dört şey edeplerdendir:
1 - Kendi önüne gelen taraftan yemek,
2-  Lokmalarını küçük yapmak,
3-  Yemekleri tam çiğnemek,
4-  Yemek  esnasında   başkasının   lokmalarına   (ve   ağzına) bakmamaktır… 

Yemekte Şifâ

İki şey şifâ’dır
1 - Sofraya dökülen ekmek kırıntılarını yemek,
2- Tabağı sünnet etmek… 
 
Yemekte Mekruh Olan Şeyler

Yemekte iki şey mekruhtur:
1 - Yemeği koklamak,
2- Yemeğe üflemektir. 

Sıcak Yemek

Yemeği sıcak olarak yememelidir. Ta yemeği soğutup öyle yemelidir. Muhakkak ki yemeğin lezzeti sıcaklıkta ve bereketi de soğuk olmasındadır… 

Akıllı Kişinin İşi

Aliâhü Teâlâ hazretlerinin rızâsını talep etmek için çalışan akıllı kişiye düşen vazife;
1- Helal gıda tahsil etmeli,
2-   Nimet ve fazileti veren Aliâhü  Teâlâ  hazretlerine çok şükretmeli,
3-  (Ve asla unutmamalı ki) Aliâhü Teâlâ hazretlerinin kulun üzerinde, zahirî ve bâtinî bir çok nimetleri; gizli ve aşikâr bir çok lütufları bulunmaktadır…
 

   Her yemekten sonra mutlaka yemek duasını okumalıyız. Gerek kısa veya gerekse uzun olsun fark etmez. Ama mutlaka yemek duasını okumalıyız. Yemek duasını öğrenmeli ve çocuklarımıza öğretmeliyiz. Nüzhetü’l-Mecâlis” isimli mevize ve malumat deryası kitabda şöyle buyurulmaktadır:
Hazret-i Ebû Bekir Sıddîk (r.a.)tan Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinden rivayet ettiler: -”Kim, yemekten boşaldıktan bir ihlâs sûresini okursa, Allâhü Teâlâ hazretleri o kişi için kırmızı yakuttan cennette bir şehir yaratır. Ve onun yemiş olduğu her lokma sebebiyle ona on hasene yazar...”
Nüzhetü’l-Mecâlis, c. 1,s. 28,

Kaynak
  İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri, Fatih Yayınevi: 9/787.
  İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri, Fatih Yayınevi: 9/787.
  İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri, Fatih Yayınevi: 9/787-788.
  İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri, Fatih Yayınevi: 9/788.
  İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri, Fatih Yayınevi: 9/788.

İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri

Yazı kategorisi: ADAB-I MUAŞERET, BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, RUHU`L BEYAN TEFSİRİNDEN KISSALAR, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMSUZ | 3 Yorum »

UYUMANIN ÂDÂBI

Posted by Site - Yönetici Nisan 30, 2009

UYUMANIN ÂDÂBI

UYUMANIN ÂDÂBI

UYUMANIN ÂDÂBI

Yatarken ve uyandığı zaman misvak kullanmak sünnetir. İbn-i Abbas(r.a.) Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in nezdinde gecelemişti. Peygamberimiz’in yatmadan önce misvak kullanıp abdest aldığı, uyandığı zaman da yine  misvak kullanıp abdest aldığını bildirmiştir.

Sağ yanı üzerine, kıbleye karşı yatmak müstehaptır. Sağ yanı üzerine mü’minin, sol yanı üzerine yatmak hükümdarların, sırt üstü yatmak peygamberlerin, yüzü koyu yatmak kâfirlerin yatmasıdır. En doğrusu sağ avucunu sağ yanının altına koyup, uyuyuncaya kadar Allah’ı zikretmektir. Yatarken ihlas ve Muavezeteyni (Felak ve Nâs surelerini) okuyarak ellerinin içine nefes edip ellerini yüzüne, başına ve diğer uzuvlarına sürmelidir.
 
Hz. Âişe (r.a.) şöyle rivayet etmiştir.

“Peygamber Efendimiz (s.a.v) her gece yatağına girerken, ellerini birleştirir, içine nefes eder ve İhlâs, Felak ve Nâs surelerini okur, sonra da gücü yettiğince vücudunu meshederdi. Önce başaından başlar, sonrayüzünü ve vücudunun diğer kısmını da meheder ve bunu üç defa yapardı.”

Peygamber Efendimiz (s.a.v.);
“Gece Bakara sûresinin son iki âyetini (Amenerresûlü’yü) okuyana bu iki ayet her şey için kâfi gelir.” buyurmuştur.”

 

Yazı kategorisi: ADAB-I MUAŞERET, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | 1 Yorum »

YEMEK ADABI

Posted by Site - Yönetici Ağustos 18, 2008

www.yukarikayalar.wordpress.com

www.yukarikayalar.wordpress.com

YEMEK   ADABI

·         Yemek, helal ve temiz olmali, supheli olmamalidir.

·         Yemekten ønce ve sonra elleri yikamalidir. Rasul-i Ekrem ( s.a.v.) : ” Yemekten evvel ve sonra elleri yikamak fakirligi yok eder.” buyurmustur.

·         Sofrada edebli oturmalidir. Yaslanarak yeyip icmek mekruhtur.

·         Yemegi, Allahu Teala`ya kulluk ve ibadete  guc yetirmek  niyetiyle yemelidir. Peygamber Efendimiz ( s.a.v.): ” Ademogluna, belini  dogrultacak bir kac lokma kafidir. Eger bu kadarla yetinemezse midesini uce bølmeli ; bir kismini yemek, bir kismini su ile doldurmali, ucte birini de nefes almasi icin birakmalidir” buyurmustur.

·         Iyice acikmadan yememeli, doymadan elini yemekten cekmelidir.

·         Coluk cocugu toplayip birlikte yemelidir. Nitekim hadis-i serifde : ” Bir arada yiyiniz, sizin icin bereketli ve mubarek olur.” buyurulmustur. Diger bir hadis-i serifde ; ” Yemegin hayirlisi, kalabalikla yenilen yemektir.” buyurulmustur.

Fazilet takvimi    02.08.2008

Yazı kategorisi: ADAB-I MUAŞERET, BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | » yorum bırak;

Peygamberimizin (s.a.v) Yeme Icme Adabi

Posted by Site - Yönetici Nisan 10, 2008

Peygamberimizin (s.a.v) Yeme Icme Adabi


Allah, insani adeta butun varliklarin merkezine yerlestirmis. Canli ve cansiz her seyi onun etrafinda pervane etmis. Insanlik aleminin merkezine de rizki koymus.

Bu temel olcuyle, yeme icme adabinin ana hatlari ortaya cikar. O da, istifade edecegimiz bir nimeti, elimize aldigimiz bir rizki Allah’in adiyla yemeye baslamak; nimete saygili olmak, tasidigi sanat incelikleri uzerinde tefekkur, yedikten sonra da Allah’a hamd etmektir.

Ikinci onemli adabi, yeyip ictiklerimizin helalden olmasidir. Bu da hem dinen kullanimi yasak olmamasi, hem de hakkimiz olmasina baglidir. Islamî usullerle kesilmemis hayvan eti, domuz ve diger yenmeyen canlilardan beslenmek ve sarap icmek yasak olanlara ornektir.

Hz. Peygamber, gunde iki kere yemek yerdi. Az yemeyi tavsiye ederdi. Haram olan yiyecek ve icecekler haric, diger yiyecekleri yerdi. Sadece et veya sadece sebze yemek gibi tek yonlu beslenmezdi.

Bazi yemekleri daha cok sevse de, hicbir yemek icin “sevmiyorum” ifadesini kullanmazdi.
[Yani:cogumuzun bazi yemekler icin dedigini demezdi]

Yemek davetlerine katilirdi
.[Yani:davetlere icabet eder,bizler gibi mazeret beyan etmezdi.]

Yemege baslamadan once ve yemekten sonra ellerini yikardi.
[Yani:bizler gibi ellerinin her zaman temiz oldugunu dusunmezdi]

Besmele ile baslar, uygun ve kisa bir dua ile bitirirdi.
[Yani:Bizler gibi sukursuz bir sekilde yemeyip; insan olmanin verdigi sorumlulukla Rabbine sukrederdi.]

Sag eliyle yerdi. Sol eliyle yiyenleri ikaz ederdi. Ortaya konulmus yemegin, kendi onune gelen kismindan yerdi. Yemek yerken saga, sola dayanmaz, yaslanarak yenilmemesini tavsiye ederdi. Yuzu koyun uzanarak yemek yemeyi yasaklardi. Yemegin israf edilmesini menederdi.
[Yani:bizler gibi yemegin dibini asla birakmaz,tam aksine ekmekle sunnetler, ekmek kirintilarini toplar ve parmaklarini bile yalardi.]

Sogan, sarimsak gibi kokusu baskalarini rahatsiz eden yiyecekleri yedikten sonra toplum icine girmeyi hos karsilamazdi.
[Yani:Bizler gibi dusuncesizlik etmez,pis kokan bir seyi yemeden once defalarca dusunur "acaba birisi rahatsiz olur mu" diye dusunur; bazen sevdigi bir seyi bile yemezdi.]

Yemege ve suya uflemeyi yasaklardi. Yemegin cok sicak yenmemesi gerektigini soylerdi. Yemek ve su kaplarinin agzini kapatmayi tavsiye ederdi. Aile fertlerinin yemegi bir arada yemelerini tavsiye eder ve beraber yenen yemegin bereketli oldugunu belirtirdi.
[Yani:bizler gibi ayri ayri yemez, mumkunse birkac kisiyle beraber yemek yerdi.]

Asiriya kacmadan konusup sohbet ederdi.

Bu ve benzeri sunnetlerinden hareketle yeme icme adabi soylece sayilmistir:

1. Yemekten evvel ve sonra elini yikamak,

2. Yemegi kendi onunden almak,

3. Sag eliyle ve oturarak yemek,

4. Lokmayi agza gore almak ve iyice cignedikten sonra yutmak,

5. Lokmayi yutmadikca ikinci lokmaya el uzatmamak agzinda lokma ile konusmamak,

6. Suyu icmeden evvel bardaga bakmak,

7. Suyu bir solukta icmemek,

8. Bardagin icine nefes vermemek,

9. Baskalarini tiksindirecek soz ve hareketten kacinmak,

10. Baskasinin lokmasina ve yedigine bakmamak,

11. Lokmayi agzina korken kafasini tabaga dogru uzatmamak,

12. Yemekte israf etmemek, lokmasini ve aldigi yemegi bitirmek,

13. Agzindan bir sey cikarmak gerektiginde yuzunu sofradan cevirmek ve sol eli ile almak,

14. Disleriyle koparmis oldugu lokmayi yemege batirmamak.

15. Helalinden, temiz yemek ve Allah’a sukretmek,

16. Sofra sahibiyse, utanmamalari icin herkes yeyip bitirmedikce sofradan el cekmemek ve kalkmamak (az yiyen biriyse agir yemeli ve yer gibi davranmali),

17. Once yasca veya mevkîce buyuk olanin baslamasi,

18. Mecbur kalmadikca sokaklarda yemek yememek.

Alinti : www.bilgicagi.net

Yazı kategorisi: ADAB-I MUAŞERET, BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, EDEP&HÜRMET&SAYGI, GÖRGÜ KURALLARI, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, NASİHAT, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | Etiketler: , , , , , | 2 Yorum »

MİSAFİRE İKRAM

Posted by Site - Yönetici Mart 9, 2008

MİSAFİRE İKRAM

Misafiri ağırlamak İslam’ın sünnetlerindedndir. Peygamber Efendimiz ( sav ) şöyle buyurmuşlardır .:

“Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse misafire ikram etsin .

Allah’a ve ahiret gününe iman eden ,komşusuna eziyet etmesin .

Allah’a ve ahiret gününe iman eden ya hayır söylesin veya sussun

Misafir rızkı ile gelir , ev sahibi mağfiret edilmiş olarak döner.

Misafir girmeyen bir eve melek de girmez.”

“Bir kimsenin sofrası kurulu olduğu müddetçe melekler onun için istiğfar ederler .”

Ziyafet veren , misafir ağırlayanların ilki İbrahim ( as ) dır .
O, misafiri olmadan yemek yemez ,yemek yiyeceği zaman misafir aramak için hayvanına biner ,birkaç mil mesafeden ikram edecek kişi arardı .

Fazilet.

Yazı kategorisi: ADAB-I MUAŞERET, BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | » yorum bırak;

EDEP

Posted by Site - Yönetici Şubat 13, 2008

EDEP

Osmanlı’da sadaka taşları varmış, ihtiyacı olan sadaka taşının üzerindeki keseden, yabancı elçilerin de şaşkın şehadetleriyle, sadece ihtiyacı kadarını alırmış. Aynı şey yolların üzerinde vakıflar tarafından kurulan konaklarda da uygulanır, yolcu eğer ihtiyacı varsa yatağının başucundaki keseden alabilirmiş. Binitine ücretsiz bakılır, ücretsiz üç gün yemek verilirmiş.

Eskiden “Kapıyı kapat!” denilmezmiş. Allah (c.c.) kimsenin kapısını kapatmasın diye düşünülürmüş. “Kapıyı ört, ya da sırla” denilirmiş. Kapının kapanmadan yavaşça örtülmesi edebdenmiş.

“Lambayı söndür” demezlermiş. Allah (c.c.) kimsenin ışığını söndürmesin, “Lambayı dinlerdir” derlermiş. Lamba yakılmaz, uyandırılırmış. Uyuyan birisi uyandırılmak için sarsılmaz veya adı ile çağırilmazmış. “Agah ol erenler” derlermiş. Nezaket, incelik, edeb her işin başı imiş de ondan… Ona eren uyanık olurmuş. İnsanların sözü kesilmez, işaret ve işmar edilmez, fısıltılar, gizli konuşmalar hoş karşılanmazmış.

Hanımlar “Efendi” derlermiş beylerine, “siz” derlermiş. Hanımefendiliklerini gösterirlermiş. Gezerken yere yumuşak basılır, ses çıkarmamaya çalışılırmış. Yerdeki haşerata basmamaya özen gösterdiği için, adı “Karınca basmaz Efendiye” çıkan insanlar varmış.

Kapıdan çıkarken arkasını dönmemek, geri geri çıkmak edebmiş.Kapı eşiğindeki ayakkabılar, dışarıya doğru değil, içeriye doğru çevrilirmiş. “Git bir daha gelme!” der gibi değil de, “gitsen de ayağının yönü buraya dönük olsun” der gibi dizilirmiş.


Eskiler hayatı o kadar nurani, o kadar temiz, o kadar manâlı yaşarmış.

“Komşuya hatır soran sıra sıra terlikler, Ölçülü uzaklıkta yakın beraberlikler.” diye tarif eder Üstad N. Fazıl bu hali…

Eskiler “Edeb Ya Hu!” derler, Onu görüyor gibi yaşamaya çalışırlarmış. O varken başkasına bakmaz, Onu unutmuş gibi hallere girmezlermiş. Ezel ve Ebed Sultanı’nın huzurunda nasıl hareket edilmesi gerekiyorsa öyle hareket etmek isterlermiş. “Bizi takip eden, her halimizi perdesiz, engelsiz gören, şu anda bizim durumumuza bakan Allah var!” der gibi, o mânâyı hatırlatmak için her yere “Edeb Ya Hu!” yazarlarmış. “Allah’ın huzurunda edeb” demekmiş bu…
İnsan nerede olursa olsun Allah’ın huzurunda değil midir?

Yazı kategorisi: ADAB-I MUAŞERET, BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, EDEP&HÜRMET&SAYGI, GÖRGÜ KURALLARI, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, NASİHAT, OSMANLILAR, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ, İLGİNÇ | » yorum bırak;

Gülme adabı

Posted by Site - Yönetici Şubat 8, 2008

Gülme adabı

Gülümsemek, güler yüzlü olmak, az gülmek, gülünç olmak, gülmek, çok gülmek, kahkahayla gülmek, yapmacık gülmek, boş yere gülmek, alay edici, incitici ve küçümseyici gülmek, güldürmek, boş yere güldürmek fiilleri arasında farklar vardır. Bunların hiçbirisi diğeriyle aynı fiil değildir. Dereceleri ve aldıkları hükümler de ayrı ayrıdır. Bunlardan bazısı teşvik edilmiş, bazısı mubah görülmüş, bazısından ise sakındırılmıştır.

Bunları sırasıyla görelim:

1- Gülümsemek, güler yüzlü olmak ve az gülmek sünnettir. Bunlarda sadaka sevabı vardır. Bunlar kalbe hayat verir. Ruha huzur verir. İnsanları kaynaştırır, insanlar arasında güven, sıcaklık ve yakınlaşma meydana getirir. Dostlukları arttırır. Düşmanlıkları öldürür, husûmeti kırar. Kırgınlıkları önler. Şeytandan gelen kini, nefreti, öfkeyi, kızgınlığı, küskünlüğü söndürür ve yok eder.

Peygamber Efendimiz (asm) gülümserdi ve güler yüzlü idi. İnsanlara somurtmazdı. Kızdığında kızgınlığını belli etmezdi. Buyurmuştur ki: “Güler yüzle insanlara selâm vermen sadakadır.”1 “Allah yumuşak ve güler yüzlü kimseyi sever.”2 “Siz mallarınızla bütün insanları memnun edemezsiniz. Öyle ise, güler yüzlülüğünüz ve güzel huyunuzla onları memnun ediniz.”3 “Allah Müslüman kardeşine surat asan kimseye buğz eder.”4 “Allah’tan kork ve hiçbir iyiliği küçümseme. Bu, su isteyen birisine kovandan su vermek veya Müslüman kardeşini güler yüzle karşılamak dahî olsa.”5

2- Çok gülmek, kahkahayla gülmek, yapmacık gülmek, boş yere gülmek, alay edici, incitici ve küçümseyici gülmek ve boş ve batıl şekilde güldürmek ise derece derece yasaklanmıştır. “Hazret-i Peygamber (asm) çok susar, az gülerdi.”6

Kur’ân gereksiz gülmeye taraftar değildir. Buyurur ki: “Ağlayacak yerde gülüyorsunuz!”7

Konuyla ilgili uyarıcı hadisler ise şöyledir: “Az gül. Çünkü çok gülmek kalbi öldürür.”8

“Siz benim bildiğimi bilseydiniz az güler çok ağlardınız. Yüksek dağlara çıkar, sızlanarak Allah’a yalvarırdınız. Çünkü kurtulup kurtulamayacağınızı bilemiyorsunuz.”9

“Kim gülerek günah işlerse, ağlayarak Cehennem ateşine girer.”10

“İki çeşit gülme vardır: Bir gülme vardır ki, Allah sever. Bir gülme vardır ki, Allah gazap eder. Allah’ın sevdiği gülme şudur: Kişi görmeyi arzuladığı bir din kardeşiyle karşılaşır ve onu gördüğünden dolayı sevinir. Allah’ın gazap ettiği gülme ise, kişi incitici, eziyet verici, küçük düşürücü, alay edici, kaba veya batıl bir sözü hem gülmek ve hem de başkalarını güldürmek amacıyla söyler. Bu yüzden yetmiş kat Cehennem uçurumundan aşağı yuvarlanır.”11

“Ölüm kendisini kovaladığı halde, dünyayı kovalayan kimseye şaşarım. Kendisinden gafil olunmadığı halde, gaflete dalan kimseye şaşarım. Allah kendisinden râzı mıdır, kızgın mıdır bilmediği halde kahkahayla gülen adama şaşarım.”12

“Bana az önce şu duvarın kenarında Cennet ve Cehennem gösterildi. Hayrın yapılmasının ve şerden kaçınılmasının önemli sonuçları olduğunu bu günkü kadar görmedim. Eğer benim bildiğimi bilseydiniz az güler, çok ağlardınız.”13

“Acıkmadan yemek, uyku gelmeden uyumak, şaşkınlık yaşamadan yapmacık olarak gülmek, musîbet ânında feryad etmek, nîmet ânında gayr-ı meşrû şekilde çalgı çalmak Allah katında büyük gazaba sebep olan şeylerdendir.”14

“Allah şu altı hasleti çirkin görür:

1- Namazda lüzumsuz hareketler,
2- Sadakayı başa kakmak,
3- Orucu tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunmak,
4- Kabirlerin yanında gülmek,
5- Cünüp olarak mescide girmek,
6- İzinsiz başkasının evine göz atmak.”15

Başkasını küçük düşürücü ve alay edici olmamak ve ölçüsüz olmamak kaydıyla ise normal gülmeler mubahtır.

Dipnotlar: Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: ADAB-I MUAŞERET, BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, NASİHAT, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | 1 Yorum »

BANYO ADABI

Posted by Site - Yönetici Şubat 7, 2008

BANYO ADABI

Banyo yaparken veya gusül abdesti alırken avret yerlerini örtmek ve konuşmamak banyo adabındandır. Ancak gusül geçerli olur.

BANYO ADABI:
1- Banyo yapmadan önce misvakla dişimizi temizlemeliyiz.
2- Banyoya,Allah’ın huzuruna temiz çıkmak gibi, güzel düşüncelerle girmelidir.
3- Sol ayağımızla banyoya girmelidir.
4- Girerken “Bismillahirrahmanirrahim, pisliklerin her cinsinden ve kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım” demeliyiz.
4- Banyoyu kimsenin göremeyeceği şekilde kapatmalıyız.
5- Hamamda setr-i avrete riayet etmeli ve peştamal giymelidir.
6- İlk girişimizde sağ ve sol omuzlarımızı yıkamalıyız.
7- Suyu lüzumundan fazla israf etmemeliyiz.
8- Banyoda suyun sıcaklığı gibi ürperten hallerde cehennemi düşünmeli, bununla cehennem arasında mukayesede bulunmalıdır.
9- Banyoda konuşmamalı, aşikare Kur’an ve ilahi gibi şevler söylememelidir.
10- Akşama yakın, akşam ile yatsı arasındaki vakitlerde banyoya girilmemelidir.
11- Banyoda su dökünürken ayakta su dökünmelidir. Oturarak su dökünmemelidir.
12- Banyoda küçük büyük abdest bozulmaz. Peygamberimiz bu hususta da önemle durur. ” Sizden biriniz banyo yaptığı yere idrar etmesin. Sonra bu idrar ettiği yerden abdest almasın. Vesvesenin çoğu bundan ileri gelir.”
13- Banyo, yıkanan tarafından güzelce temizlenir. Nahoş görüntülere meydan verilmez. Sabun, saç ve pis su artıkları giderilir. Kirli çamaşır asılmaz. Kirli olarak bırakılmaz.
14- Herkesin özel banyo peştamalı olur ve kendi peştamalını kullanır.
15- Banyodan evvel saç, bıyık gibi yerleri uzamışsa düzeltmeli ve kısaltmalıdır.
16-Koltuk altlarında biten tüyleri azami kırk günde bir yolmak ve tıraş etmek müstehaptır.
17- Kasıkları azami kırk günde bir temizlemek sünnettir.
18-Sağ gözümüze üç, sol gözümüze iki sürme çekmek ve sürme çekerken sağdan başlamak Peygamberimizin bir sünnetidir.
19 - Kestiğimiz tırnakları, tüyleri bir parçaya sararak toprağa gömmeli ya da yakmalıyız.

Cünüp iken traş olmak….

Cünüp bir kimsenin yıkanmadan önce vücut kıllarını alması, traş olması, tırnak kesmesi vs.. şeyler mekruhtur.Eğer bir kimse yıkanmadan, cünüplükten kurtulmadan önce vücut kıllarını
( etek, koltuk altı vs..) temizlerse, onun her kılı kıyamet gününde gelir ve şöyle der: ” Ya Rabbi.. Ona sor.. Neden beni yıkamadan zayi etti…

Demek ki cünüp olan bir kimse önce cünüplükten kurtulacak.
Sonra temizlik yapacaktır. Kişi cünüp değil ise önce temizliğini yapar sonra yıkanır..

Tırnak kesmenin, traş olmanın en evlası hafta da bir olanıdır.
Ortası onbeş günde birdir. Kırk günü geçirmek ise sakıncalıdır…

Yazı kategorisi: ADAB-I MUAŞERET, BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, FIKIH, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | » yorum bırak;

KIZ VE ERKEK KARDEŞLERİN AYNI YATAKTA YATMALARI DOĞRU MUDUR?

Posted by Site - Yönetici Ocak 30, 2008

KIZ VE ERKEK KARDEŞLERİN AYNI YATAKTA YATMALARI DOĞRU MUDUR?

İslami inancımız gereği, erkek ve kız kardeşlerin ne küçüklüklerinde, ne de buluğa erdikleri dönemde birbirlerine karşı şehevî duygular beslemeleri mümkün değildir. Fakat “her ihtimale karşı” tedbir almak da ebeveynin asli vazifeleri arasındadır.

Buna göre âkil-bâliğ olma öncesinde kardeşlerin aynı yatağı paylaşmaları caiz olsa da, buluğ çağına erdikten sonra yataklarının kesinlikle ayrılması gerekir.

Çocukların yatakları yedi yaşından itibaren ayırmaya başlanır, on yaşında yatakları ayırmak vacip olur.

Çoğunlukta olan görüşe göre çocukların yataklarını ayırma yaşı yedidir.Aliyyu’l Kâri:
“Çocuk yedi yaşında annesinin, kız kardeşinin ve diğerlerinin yatağından uzaklaştırılır. Zira bu yaş onun cinsel duygularının geliştiği yaştır”


İmam Nevevi “on yaşından sonra erkeğin erkekle, kadının kadınla aynı yatakta yatmalarının asla caiz olmadığını söylemiştir.

Çeşitli imkansızlıklar altında kıvransak da, mutlaka kardeşlerin yatakları ayrılmalıdır. Buna göre; Erkeklerle kızların yatağını engeç yedi yaşında, kızların kendi aralarında, erkeklerin kendi aralarında yataklarını engeç on yaşında ayırmak gerekir.

Yazı kategorisi: ADAB-I MUAŞERET, BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, SORU ve CEVAPLAR, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | » yorum bırak;

 
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 68 other followers