GÖYNEM ( BEYSEHiR )

İLAHİ-KURAN-İSLAM-DİN-HABER-RESİM-VİDEO-TASAVVUF-BELGESEL-DUA-HADiS-TARİH-ŞİİR

21 Nov 2008 için Arşiv

SADIK BİR DOST – İBRETLİK

Yazan: Site - Yönetici Kasım 21, 2008

SADIK BİR DOST

SADIK BİR DOST

SADIK BİR DOST –  İBRETLİK

Geçen yıl Afyonda yaşlı bır amca eşegi ile kırsal alanda giderken kışın soguguna dayanamadı ve donarak hayatını kaybetti. Amcanın donmuş cesedi  tam 4 güun soguk karın uzerinde kaldı. Yaşlı amcanın  sadık dostu eşegi 4 gün amcanın başucunda bekledi. Eşek açlıktan amcanın asasını kemirerek hayatta kalabildi.Amcanın cesedini 4 gün sonra bulabildiler.Allah rahmet eylesin.

Bir hyvan olan eşek 4 gün boyunca sahibinin başucunda nöbet tutarak ona vefasını gösterirken acaba bizler bu hayvan kadar olabiliyormuyuz.Bizlerde sahibimizi ( Bizi yaratan ve bizlere hesapsız rızık veren Allaha ) karşı vefamızı gösterebiliyormuyuz ona kulluk edebiliyormuyuz ?

Cok ibret verici bir vakıa

Yazı kategorisi: DiGER KONULAR, GENEL, GÜNCEL, GÜNDEM, HABERLER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ, İBRETLİK, İLGİNÇ | » yorum bırak;

Âmenerresûlü’nün fazîleti

Yazan: Site - Yönetici Kasım 21, 2008

Amenerrasulu

Amenerrasulu

Âmenerresûlü’nün fazîleti

 

Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

Bekara sûresinin sonundaki iki âyeti (Âmenerresûlüyü) geceleyin okuyana, bunlar ona kâfidir.

Bekara sûresinin başından dört âyeti, Âyet-el kürsîyi ve bunu takip eden iki âyeti ve sûrenin sonunda bulunan üç ayeti kim okursa ona ve ehline o gün şeytan yaklaşamaz, kötü olan hiçbir şeyle karşılaşmaz. Bu âyetler deliye okunursa Allahü teâlânın izniyle iyileşir.”

Allahü teâlâ, gökleri ve yeri yaratmadan iki bin yıl önce bir kitab yazdı ve o kitabdan iki âyet indirerek Bekara sûresini bu iki âyetle kapadı. Bu iki âyet, bir evde üç gece okunmazsa, Şeytân o eve yaklaşır.”

Âmenerresûlü’yü öğrenin!.. Kadınlarınıza, çocuklarınıza da öğretin. Çünkü bunlar hem Kur’ân-ı kerîm, hem de duâdır.”

Dört şey Arş-ı a’zam altındaki hazineden indirildi. Fâtiha, âyet-el-kürsî, Âmenerresûlü, Kevser sûresi.”

Hazret-i Ömer buyurdu ki:

Akıllı kişi Bekara sûresinin sonunda bulunan âyetleri (Âmenerresûlü) okumadan uyamaz.”

Hazret-i Ali buyurdu ki: “Bekara sûresinin sonundan üç âyet-i kerîmeyi okumadan uyuyan bir kimseye ben akıllı diyemem.”

İmâm-ı Nevevî buyurdu ki: Bu âyet-i kerîmelere okumak geceyi ihyâ etmeye kâfidir. Bazıları da, kötülüklerden korunmasına kâfi gelir demişlerdir.

İbni Âbidîn buyuruyor ki:

Defin bittikten sonra, birkaç dakika etrafında oturup veya çömelip, sessizce Bekara sûresinin başını ve sonunu okumak meyyit için duâ ve istigfâr etmek müstehabdır.”

Abdullah ibni Mes’ûd buyurdu ki:

Resûlullah efendimize Mi’racda üç hususi şey verildi. Birincisi beş vakit namaz. İkincisi, Âmenerresûlü, Üçüncüsü Ümmetinden Allaha hiç bir şeyi ortak koşmadan ölenlerin günâhlarına şefaat etme.”

Allâme Bedreddin Aynî buyurdu ki:

Âmenerresûlüyü okuyanlar için, bu âyetler, gece ibâdet, vird ve zikr yerine geçer. Sevâb ve fazîlet olarak yeter. O gece, olması muhtemel âfetlerden, şeytanın, insanların ve cinlerin şerrinden korur.”

[Âmenerresûlü Kur'ân-ı kerîmin 50. sayfasındadır.]

 

Mehmet  Oruc  365 gun dua

Yazı kategorisi: 365 GÜN DUA, BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GENEL, GÜNCEL, GÜNDEM, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | » yorum bırak;

EHL-İ KÜFRE BENZEMEKTEN SAKINMAK

Yazan: Site - Yönetici Kasım 21, 2008

www.yukarikayalar.wordpress.com

www.yukarikayalar.wordpress.com

EHL-İ KÜFRE BENZEMEKTEN SAKINMAK


İbn-i Ömer (r.a) teşebbüh (benzemek) hakkında şöyle buyururlar: “Bir kimse müşriklerin arzına ev binâ edip, onların bayramlarına katılmak sûretiyle onlara benzerse, o kimse kıyâmet günü onlarla berâber haşrolunur.” (Feyzü’l-Kadir, 104)
İmâm-ı Rabbânî Hazretleri de; “İki dîni tasdik eden dahi, şirk ehlinden sayılır. İslâm hükümleri ile küfrü bir araya getirmeye teşebbüs eden dahi müşriktir. Halbuki küfürden teberrî etmek (uzaklaşmak), şirk şâibelerinden sakınmak tevhiddir.’ buyurarak, şöyle devâm eder:
Hindûların büyük bildikleri günlere tâzîm, Yahûdîlerce bilinen âdetlere uymak, küfrü îcâp ettirir. Nitekim ehl-i İslâm’ın câhilleri, bilhassa kadınlar, küffârın belli günlerindeki küfür merâsimini icrâ etmektedirler. Bunları, kendileri için de bayram kabul edip, kızlarının ve kardeşlerinin evlerine onlar gibi hediyeler yollarlar… Böylelikle o merâsîme tam mânâsı ile îtinâ ederler.” (Mektubât-ı Şerife, 3 /41)
İmâm-ı Rabbânî Müceddid-i Elf-i Sânî Hazretleri, böyle merâsimleri icrâ ile ehl-i küfre benzeyenlerin acıklı sonunu şu ifâdeleriyle haber verirler:
“Bir defâsında, bir hastanın ziyâretine gittim. Ölümü yaklaşmıştı. Hâline teveccüh ettiğim zaman gördüm ki kalbi, şiddetli zulmet içinde. Her ne kadar bu zulmetin kalkması için teveccüh ettiysem de kalkmadı. Çokça teveccühten sonra bilindi ki, bu zulmetler, kendisinde saklı duran küfür sıfatından nâşîdir. Bu sıkıntıların menşei dahi, küfür ehli ile dost geçinip durmasıdır. Bundan sonra belli oldu ki bu zulmetlerin def’i için teveccüh, yerinde bir iş değildir. Zîrâ onun bu zulmetlerden temizlenmesi cehennem azâbına kalmıştır. Ki küfrün cezâsı da odur. Ve bana mâlum oldu ki, onda îmandan bir zerre miktarı mevcuttur ve bunun bereketiyle cehennemde ebedî kalmaktan kurtulacaktır. (Mektubât-ı Şerîfe, 1/266) 2005’den 

fazilet.com

Yazı kategorisi: DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GENEL, GÜNCEL, GÜNDEM, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | » yorum bırak;