
18 Apr 2008 için Arşiv
Hotmail hesabı nasıl kapatılır?
Yazan: Site - Yönetici Nisan 18, 2008
Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, GENEL, GÜNCEL, GÜNDEM, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | Etiketler: Hotmail, mail, msn | » yorum bırak;
GARİP GERÇEKLER
Yazan: Site - Yönetici Nisan 18, 2008

GARİP GERÇEKLER
İşte, uzmanların yaptığı araştırmalar sonucunda ortaya çıkan şaşırtıcı gerçeklerden bazıları:
- Bir yılan 3 yıl uyuyabilir.
- Bal bozulmayan tek gıdadır.
- Ördeğin sesi yankı yapmaz.
- Denizyıldızları’nın beyni yoktur.
- Üzüm mikrodalga fırında patlar.
- İnsan yılda en az bin 460 rüya görür.
- İçtiğimiz sular 3 milyar yaşındadır.
- Karınca iki hafta su altında yaşayabilir.
- İnsan kalbi dakikada 60-80 defa çarpar.
- “Pi” sayısının bir milyarıncı rakamı 9′dur.
- Dünyada insanlardan daha çok tavuk var.
- İnsanın kalça kemiği betondan daha sağlamdır.
- Türkiye’de Mehmet adında 1 milyon 229 kişi var.
- Sabahları elma kahveden daha fazla uykunuzu açar.
- Yerçekimsiz ortamda mum alevi küre şeklinde olur.
- Otomobil sayısı insan sayısından 3 kat daha hızlı artıyor.
- Doğum gününüzü en az 9 milyon kişiyle paylaşıyorsunuz.
- Bir bardak sıcak su, buzdolabında soğuk sudan daha çabuk donar.
- Dünyada bir yılda gerçek paradan daha fazla Monopol parası basılıyor.
- Eksi 90 derecede nefesimiz, havanın ortasında donar ve düşer.
- Vücudumuzdaki tüm damarları uç uca ekleseniz 19 bin 200 kilometre eder.
- Çin’de İngilizce konuşan kişi sayısı Amerika’dan daha fazladır.
- Elma, soğan ve patatesin tadı aynıdır. Fark sadece tamamen kokularından kaynaklanır. Aslında hepsi tatlıdır.
“ABD’DE BİRÇOK OTELDE 13. KATTA ODA BULUNMAZ”
- 13 rakamının uğursuz olarak bilinmesi nedeniyle ABD’de birçok otelde 13. katta oda bulunmaz.
- En uzun boylu insan 1940 yılında ölen 2.72 metre boyunda ABD’li R.P. Wadlow olmuştur.
- Kibrit kutusu büyüklüğündeki altın külçesi yufka gibi açılarak bir tenis kortu büyüklüğüne kadar yırtılmadan uzatılabilir.
- İnsan daha çok oksijen alabilmek ve vücudundaki karbon gazını boşaltmak için esner.
- İnsan bir günde 28-33 bin litre hava, 500-700 litre oksijen, 2 kilogram yiyecek tüketir.
- Dünyanın en hızlı kuşu boğazlı kırlangıçtır. 3 saniye süreyle saatte 128 km. sürate ulaşmıştır.
- Ünlü basketbolcu Michael Jordan bir yılda Nike’tan Nike’ın Malezya fabrikası personelinin hepsinden fazla para kazanıyor.
- ABD, Ohio’da lisans olmadan fare yakalamak yasaktır.
- Eğer aynı zamanda aksırır, hıçkırır ve gaz çıkarırsanız, patlarsınız.
- Aşık olduğumuzda beynimiz “phenylethylamine” üretir. Bu kalp atışınızı hızlandırır ve sizi mutlu yapar. Bu kimyasal madde çikolatada da vardır.
- Uzayda yerçekimi olmadığı için astronotlar ağlayamaz. Çünkü gözyaşı aşağı düşmez.
- Birinci Dünya Savaşı’nda Fransa ülkedeki tüm taksileri devraldı ve askerler cepheye bu taksilerle taşındı.
- 1994 Dünya Kupası’nda, Bulgaristan futbol takımının 11 oyuncusunun hepsinin isminin sonu “OV” ile bitiyordu.
- Sivrisinek kovucu spreyler sinekleri kovmaz, sizi gizler. Sivrisineğin alıcılarını bloke ederek sizin orada olduğunuzu anlamalarını engeller.
- Kahve sarhoş bir insanın ayılmasına yardımcı olmaz. Hatta çoğu zaman alkolün etkisinin artmasına yol açar.
- Kereviz yerken harcanan kalori, kerevizin içindeki kaloriden daha fazladır.
- Bir pire, kendi büyüklüğünün 150 kat yüksekliğine zıplayabilir. Bu oranı tutturmak için insanın yaklaşık 30 metre zıplaması gereklidir.
- Klinik ölüm sonrası insan 5 dakika içinde hayata geri getirilebilir. 5 dakika sonra beyin hücreleri ölmeye başlar, ama yine de bu süreyi 5 dakika daha uzatmak mümkündür.
- İnsan uzun süre bir böbrek ve bir akciğerle, midesiz, dalaksız yaşayabilir, ama karaciğersiz bir dakika bile yaşayamaz.
- Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır.
Alinti : www.bilgicagi.net
Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GENEL, GÜNCEL, GÜNDEM, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ, İLGİNÇ | » yorum bırak;
Hamd ve Şükür – 1
Yazan: Site - Yönetici Nisan 18, 2008

Hamd ve Şükür – 1
“(Allah Teâlâ) buyurdu ki: Ey Musa! Şüphesiz ki ben seni risâletlerimle (sana gönderdiklerimle), kelâmımla (sana konuşmamla, zamanındaki bütün) insanlardan mümtaz kıldım (seni onların başına seçtim). Şimdi şu (lûtfumdan) sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!” (1)
“Öyleyken Rabbinizin hangi nimetini yalanlayabilirsiniz?” buyuran Allah Teala, hamdin ve şükrün öneminden dolayı Rahman suresinde defalarca bu ikazı tekrarlamıştır.
Allah Teala’ya hamdetmek-şükretmek öylesine mühim ki; namaza, her rek’atta okuduğumuz Fatiha suresindeki “Hamdolsun olsun âlemlerin Rabbi olan Allah’a” diye başlıyoruz.
Buradaki hamd-şükür, aynı zamanda bana ibadet etme imkanı lütfedip, bu fırsatı değerlendirmeyi bana nasip ettiği için Allah’a hamd u senalar-şükürler olsun demektir ki, bu nimet -malum olduğu üzere- herkese de nasip olmuyor.
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.): “el-Hamdulillahi Rabbi’l-âlemin, dediğin zaman, muhakkak ki Allah’a şükretmiş olursun.” buyurarak bunun da şükür sayılacağına dikkat çekmiştir.
***
Hazret-i Âişe (ra) anlatıyor ki: “Rasûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.), geceleri mübârek ayakları şişesiye kadar ibâdet için ayakta kalırdı. Ben kendisine:
“Yâ Rasûlallah! Sizin geçmiş ve gelecek günahlarınız bağışlandığı halde niçin böyle yapıyorsunuz?” dediğimde, Rasûlüllah (s.a.v.):
“Çok şükreden bir kul olmayayım mı?” buyurdu. (2)
Mevzumuza bu örneklere bakacak olursak şükür, kulun nimetler karşısındaki teşekkür halidir.
Hamd ise “Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’a mahsustur. Böyleyken (bunca âyet ve deliller ortadayken) kâfirler hâlâ Rablerine başkalarını (bir takım putları) eşit sayıyorlar.” (3)
Ayet-i kerimede, “karanlık ve aydınlığı” yaratan / var eden diye buyruluyor. O halde karanlıktaki sabır, aydınlıktaki şükür gerektirecek hallerin bütünüdür hamd…
Şükredilecek her hale hamd edilebilir; fakat, hamd edilecek her vaziyete şükredilmez. Bize verilen bir ihsana-in’âma-ikrama hem şükür hem de hamd edebiliriz. Fakat mesela bir yakınımızın, sevdiğimiz birinin ölümü gibi hallerde şükretmez, ancak sabır ile hamd edebilriz.
***
ŞÜKÜR VE HAMDDEN HANGİSİ DAHA KIYMETLİDİR?
Şükür ve hamdden hangisi daha kıymetlidir sorusuna gelince…
Sünen-i ibn Mace’de, Abdullah bin Ömer’e dayanarak kaydedildiğine göre, Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor:
“Allah’ın kullarından biri, ‘Ya Rabbi, sana zatının ululuğuna, saltanatının yüceliğine yaraşır biçimde hamd ederim‘ dedi.
Bu sözün değerini ölçemeyen kulun amellerini yazmakla görevli melekler ne yazacaklarını bilemediler. Bunun üzerine Allah’ın huzuruna çıkarak: “Ya Rabbi! Senin kullarından biri öyle bir söz söyledi ki, onu nasıl değerlendirip yazacağımızı bilemiyoruz” dediler.
Allah Teala, -kulunun ne dediğini daha iyi bildiği halde- meleklere: “Kulum ne dedi?” diye sordu. Melekler:
“Ya Rabbi! O, ‘Ey Rabbim! Sana zatının ululuğuna ve saltanatının yüceliğine yaraşır biçimde hamd ederim’ dedi” diye cevap verdiler. Bunun üzerine Allah Teala o meleklere:
“Kulumun o sözünü ağzından çıktığı gibi yazın. O sözün karşılığını, kulum kıyamet günü huzuruma geldiğinde bizzat ben kararlaştırıp veririm…” buyurdu.
***
ŞÜKÜRLE ALAKALI DİĞER BAZI AYETLER
“Ey iman edenler! Size verdiğimiz nimetlerin iyi-temiz (helâl) olanlarından yeyin. Eğer siz gerçekten yalnız Allah’a kulluk ediyorsanız, O’na şükredin.” (4)
“Ve düşünün / hatırlayın ki, Rabbiniz şöyle ilan etmiş / bildirmiş idi: Andolsun! Eğer siz şükrederseniz, elbette ben de size (nimetimi) arttrırım. Fakat nankörlük ederseniz, muhakkak ki benim azabım çok şiddetlidir.” (5)
“Ey Davut hanedanı! Siz (Allah’a) şükr için çalışın. Bununla beraber kullarım içinde (hakkıyla) şükreden pek azdır.” (6)
İbn Ata Hazretleri, “… Eğer siz şükrederseniz, elbette ben de size (nimetimi) arttrırım…“ ayetine şöyle bir tefsir-açıklama getirmiştir: Eğer sizler benim Hidayetime şükrederseniz, ben de size hizmetimi arttırırım, ihsanımı bol yaparım; eğer hizmetime şükrederseniz, ben de size müşahedemi arttırırım; eğer müşahedeme şükrederseniz, ben de size velayetimi (dostluğumu) arttırırım; eğer sizler velayetime şükrederseniz, ben de size ru’yetimi (Cemâlimi seyr etmeyi) arttırırım. (7)
Hadis-i kudsidi buyrulmuştur ki: “İnsanlar ve cinler ile benim aramda müthiş ve mühim bir hadise var ki; o da, onları ben yaratırım ama onlar başkasına giderler taparlar. Onların rızkını ben veririm, ama onlar gider başkasına teşekkür ederler.” (8)
Üçüncü ayetin tefsirinde Ebussuud Efendi merhum buyurmuş ki: “Bir kulun ‘şekûr‘ olabilmesi ancak ve ancak her nimetin Allah’ın fazlı u keremi ile husule geldiğini iyi bilmesi, inanması ve tam bir muvahhid olması ile mümkündür.“
***
ŞÜKÜR İÇİN ÜÇ ASIL VARDIR Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GENEL, GÜNCEL, GÜNDEM, YORUMLAR, YORUMSUZ | Etiketler: Hamd, Şükür | » yorum bırak;
Hamed ve Şükür – 2
Yazan: Site - Yönetici Nisan 18, 2008

Hamed ve Şükür – 2
PEYGAMBERİMİZE Mİ’RAC’DA ALLAH TEALA’DAN BEŞ VASİYET
Âlemlerin Rabbi olan Mevla-yi zû’l-Celâl ve’l-Kemâl hazretleri Mi’rac gecesi Habibi‘ne beş vasiyette bulunmuştur:
1. Kalbini dünyaya bağlama: Çünki dünyayı senin bekan (orada devamlı kalman) için halk eylemedik.
2. İnsanlardan bir şey bekleme: Sen ne isteyeceksen, Rabbinden iste. O sana kâfidir.
3. Hayy ve kayyûm olan Allah’tan başkasına istinad edip / dayanıp, sakın güvenme: Çünki onların hepsi fanidir.
4. Halka ve dünyaya meyledip, aralarına karışma: Onlardan kalben daima uzak ol, uzakta dur, benimle ol.
5. Salat-i Teheccüd’e devam et. (1)
Ebu Hureyre (r.a.) hazretleri demiştir ki: “Beş şey kime nasip olursa, o kimse şu beş şeyden mahrum olmaz:
1. Bir kimseye Allah’ın nimetlerine şükretmek nasip olursa, o kimse mutlaka daha fazla nimete mazhar olur. Çünki Hz. Allah, “Andolsun, eğer siz nimetime şükr ederseniz, ben de size nimetimi arttırırım.” buyuruyor. (2)
2. Kim ki musibete sabrederse, karşılığında ona mutlaka sevap-mükâfat vacip olur. Zira Hz. Allah buyuruyor ki: “Ancak Allah yolunda sabredenlere mükafat(lar)ı hesapsız ödenecektir.” (3)
3. Kime günahlara tevbe etmek nasip olursa, ona tevbenin kabulu ve ilahi mağfiret hasıl olur. Zira Cenab-ı Hak, “O Allah’tır ki, kullarından tevbeyi kabul buyurur, kötülükleri-günahları afv eder ve O bütün yaptıklarınızı bilir.” buyuruyor. (4)
4. Allah’a dua ve iltica etmek kime nasip olursa, o kimse de er veya geç icabetden mahrum kalmaz. Çünki Hz. Allah, “Bana dua edin, ben de size karşılığını vereyim.” buyuruyor. (5)
5. Kim ki muhtaçlara, zayıflara yardım ederse, karşılığını mutlaka görür; Allah onu asla mahrum bırakmaz. Çünki Hz. Allah, “Her neyi hayra harcarsanız, Allah onun arkasından (dünyada ve ahirette) size karşılığını mutlaka verir.” buyuruyor. (6) Sebe’ suresi, 39; Tenbihu’l-Gafilin Tercümesi, C. 2, S. 599.
***
RASÛLÜLLAH EFENDİMİZİN NİMETE HÜRMETİ
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), Hz. Aişe validemizin hücresinde, duvarın dibine düşmüş ve tozlanmış bir parça ekmek görüyor. Hemen onu alıyor, siliyor ve yiyor. Sonra da Hz. Aişe’ye şöyle buyuruyor:
“Ya Aişe! Allah’ın nimetine karşı güzel davran ve bil ki, bir hane halkına küsen bir nimet, onlara bir daha zor geri döner.” (7)
***
Hz. Ömer’in oğlu Abdullah (r.anhüma) nimete hürmet eden kölesini azad ediyor.
Hz. Abdullah kölesi ile beraber bir yolculuğa çıkmışlardı. Yolda atılmış bir parça ekmek gördüler. Abdullah b. Ömer hazretleri kölesine, o ekmeği yerden almasını emretti… Akşamleyin de Hz. Abdullah kölesine, “O yerden kaldırdığın ekmek parçası nerede? Onu getir” dedi. Kölesi de onu yediğini söyleyince, Hz. Abdullah bunun üzerine kölesine “Haydi git, seni azad ettim! Artık hürsün. Zira ben Rasûlüllah’tan (s.a.v.) şöyle işittim: “Kim ki yerde bir ekmek parçası görür, yerden kaldırır ve onu yer ise, daha lokma midesine inmeden Allah onun bütün günahlarını bağışlar.” Bu durumda ben, Allah tarafından bağışlanmış bir kimseyi yanımda köle olarak tutmaktan hayâ ederim, buyurdu.” (8)
Şeyh Efdaleddin hazretleri buyuruyor ki: “İnsan, ömrü boyunca Allah’ın bir nimeti karşılığında kor bir ateş üzerinde secdeye kapansa, yine de Allah’ın o bir nimetinin şükrünü eda etmiş olamaz.”
Cüneyd-i Bağdadi hazretlerine, “şükür hakkında ne dersin?” diye sorduklarında şöyle buyurdu: “Şükür odur ki, Allah’ın verdiği nimetler ile Allah’a karşı gelip günah işlemeyesin ve o nimetler ile kuvvet kazanıp, kullarına zulum etmiyesin.” (9)
***
NİMETLERİN KADRİ-KIYMETİ
1. Halife Mansur, İbn Semmak Hazretlerinden nimetin kadri ve şükrü hakkında kendisine va’z etmesini istiyor. Hem de elinde bir kâse soğuk su vardır, onu içiyor. İbn Semmak Hazretleri diyor ki:
- “Ya Mansur! Eğer şu Arabistan çölünde şu sıcakta şu suyu bulamasan, bu içtiğin bir bardak suya mülkünün yarısını verir miydin?” Halife Mansur:
- “Elbetde verirdim. Ciğerlerim yandıktan sonra mülkün ne kıymeti var? Can bu! Şaka değil” diyor. İbn Semmak Hazretleri:
- “Peki içtiğin bu suyu idrar yolu ile çıkaramasan, kıvranmaya başlasan, onu rahat çıkarma karşılığında da mülkünün diğer yarısını verir miydin?” Halife Mansur:
- “Elbette verirdim” diyor. O zaman İbn Sammak Hazretleri:
- “Ya Mansur! Demek ki senin bütün mülk ve saltanatın Allah’ın bir bardak suyuna bile muadil değil” buyuruyor.
2. Şakik-ı Belhi hazretlerine İbrahim bin Ethem hazretleri soruyor:
- “Siz Behlliler şükür hakkında ne yaparsınız?” Şakik-ı Belhi de:
- “Biz bulunca şükr eder, bulmayınca sabr ederiz” diye cevap verir. Bunun üzerine İbrahim bin Ethem Hazretleri:
- “Bunu Belh’in köpekleri de yapar. Asalı mesele; bulunca Allah yolunda vermek, bulmayınca da sabr edip şükr etmektir” buyuruyor. (10)
3. Ehlulallah’tan bir zat bir mağrada riyazat’tadır. Allah’a şöyle yalvarıyor:
“Ya Rabbi! Ben sana tam manası ile şükr eden bir kul olmak istiyorum. Bunun için ne yapmalıyım?” Hâtıf’tan ruhuna işleyen bir ses işitiyor:
“İstediğin şeyi yerine getirebilmen için, bu âlemde senden daha çok ilahi nimete ermiş kimsenin olmadığına inanarak şükretmen lazım!” Allah dostu:
“Ya Rabbi! Bu nasıl olur? Senin nebilerin, velilerin, âlimlerin-salihlerin, sultanların, nice nice büyük nimetlerine erdiler” diyor. Yine Hâtıf’tan gelen o ses:
“Onların her biri de benim tarafımdan ayrıca senin için birer nimet değiller mi? Nebiler olmasa, doğru yolu nasıl bulacaktın? Âlimler olmasa, kime uyacaktın? Amirler olmasa, evinde nasıl emin olup yatacaktın? Demek ki bunların her bireri de benden sana ayrı ayrı birer nimettir” buyuruyor. (11)
***
BİR LOKMAYA BİLE HÜRMETİN LÜZUMU Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: DiGER KONULAR, GENEL, GÜNCEL, GÜNDEM, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | Etiketler: Hamd, Nimet, Sujur | » yorum bırak;








