GÖYNEM ( BEYSEHiR )

İLAHİ-KURAN-İSLAM-DİN-HABER-RESİM-VİDEO-TASAVVUF-BELGESEL-DUA-HADiS-TARİH-ŞİİR

Arşiv Nisan 15th, 2008

Hz osmanın’ın ağlatan şahadeti

Yazan: Admin Nisan 15, 2008

Hz osmanın’ın ağlatan şahadeti

Kuran okuyordu bir ara susuzluğun verdiği yorgunluğun verdiği tesirle uzaklara daldı kuran okurken… Diz üstü oturmuş kuran okurken başı öne eğildi uykuya dalmıştı birden bire … uykudayken rüyasında önünde bir koridor o koridorlar açılıyordu onu tutanlar götürüyorlardı burdan burdan diyorlardı… Sonra o koridorlardan geçti orda bir ışık kümesi gördü orada birileri oturuyordu yaklaşınca birden ne görsün… Allah’ın resulu oradaydı bir yanında hz ebu Bekir öteki yanında hz ömer vardı Allah’n resuluyla karşı karşıya kalmıştı Allah resulu bakıyor gülümsüyordu
Osman geldin mi ?
Geldim ya resul Allah
Seni susuz mu bıraktılar ?
Beni susuz bıraktılar ya resul Allah
Seni haps mi ettiler ?
Beni haps ettiler
Seni mescide indirtmiyorlarmı ?
Beni mescide indirmiyorlar
Sen aç mı kaldın ?
Ben aç kaldım ya resul Allah

Haydi osman acele et gel bu akşam seni bekliyoruz bereber iftar yapacağız ..
Birden sıçradı uyanmıştı cuma günü akşam üstüydü …
Naile geldi
ne oldu osman dedi
demin resulallahı gördüm beni çağırıyordu
ben gitmek üzereyim demekki !
Birden entarisini çıkardı bana şalvar getirin dedi hayatı boyunca şalvar giymemişti …
O an şalvar giydi sadece o an ve okadar edepliydiki biraz sonra şehit edileceğinden edep yeri açılmasın diye şalvar giyecekti, biliyorduki o zalimler onu yerde sürükleyeceklerdi kapı zorlanıyordu
Ve eşine dediki terk edin burayı beni yanlız bırakın beni kuranla başbaşa bırakın.
Kuran önündeydi başını önüne eğmişti sadece kurana bakıyordu kapıyı kıranlara bakmıyordu bile sonra birisi içieri girdi sakalından tuttu onu ve o an başını kaldırdı baktı birde ne görsün sevdiği bir insanın oğluydu sevdiği bir dostunun oğluydu ve şunu dedi : Baban görseydi bunu , sana ne diyecekti o an gözlerinden yaşlar geldi ağlıyordu halife , Delikanlı bırakıp kaçtı sonra üst üste başına gelen demir darbeleri meleklerin haya ettiği o büyük insan o büyük nur mekanın utandığı o insanın kanı kuranın üzerine damlıyordu

*ONLARA KARŞI SANA ALLAH YETER *AYETİ ÜZERİNE DAMLIYORDU KANI

üçgün boyuca kimse ona yanaşamıyordu cesedini dahi kaldırtmıyorlardı naile elini uzatmış ona inen darbeleri durdurmaya çalışırken Nailenin eli kopmuştu
üçgün sonra 12 sahebe gece karanlığında osamnın yanına gidiyorlardı elbisesi kan içersindeydi beyaz elbisesi beyaz saçı beyaz sakalı kana bulanmıştı

O çoktan iftara gitmişti resulun yanındaydı çok özlediği dostların yanındaydı çile bitmişti

Sırtladılar onu yıkamadılar şehit`ti çünkü elbisesini çıkarmadılar kanla gidecekti hesaba hesap sormak için sırtta giderken boşta kalan mübarek başı kaplıara çarpıyordu tak diye sesler geliyordu ve baki mezarlığının uzağındaki doğrusu kağıtların atıldığı yere gömdüler çünkü oraya müsade ediyorlardı… gecenin geç saatinede gömdüler onu .
Medine mahzundu sahabenin şehitleri çoktan hz Osmanı misafir almışlardı yanındaydılar hz Osmanı çok sevmişlerdi 83 yaşındaki rahmet bereket insanı tek başına tebükü satın alan adam Allah resulunun uhud dur bakalım üstünde şehit var dediği adam garip bir şekilde toprağa verildi

Medine hz Osmanı hiç unutmayacaklardı bu rahmet adamı gitmeyecekti ve son olarak hz Osman medinedeki sakin Medinedeki o sessiz insan .

Birgün Medineye gittiğinizde hz Osmanı ziyaret edin ve o hüznü yaşayacaksınız hz Osman hep yanlız dır sedece kuranıyla başbaşa kalmıştır …

Yazı kategorisi: DiGER KONULAR, H.Z OSMAN, YORUMLAR, YORUMSUZ | Etiketler: , | 1 Yorum »

YEMEK DUASI – SOFRA DUASI - TAAM DUASI

Yazan: Admin Nisan 15, 2008

YEMEK DUASI – SOFRA DUASI - TAAM DUASI

Elhamdu lillah ( 2 Kere)

Elhamdu lillahillezii etamenaa vesegaanee vecealenee minel muslimiyn.

Elhamdu lillehi rabbil alemiyn vessaleeti vesseleemu alaa seyyidinaa Muhammedin ve alaa eelihii ve sahbihii ecmaiyn.

Vagfu anne vagfirlenaa verhamnaa ente mevlanaa fensurnaa alel gavmil kefiriyn. ( 3 Kere )

Allahumme salli alaa seyyidinaa Muhammedin biadedi envaairrizgi velfutuuhaat yaa baasitullezii yebsuturrizga limen yesaau bi gayri hisaab. Ubsut aleynaa rizgan veesian min kulli cihetin min hazeeini gaybike bigayri minneti mahluug bi mahzi fazli keramike bigayri hisaab.

Yaa ekramel ekramiyn veya erhamerrahimiyn,

iftahilbaabe yaa Allah ( 3 Kere ) Yaa Allahu yaa kafii yaa fettaah yaa mufettih fettih bil hayr.

Allahummegfir sahibe hezettaami vel eekiliyn.

Allahummec al devletehum daaimen evleedehum aalimen saaliha velaa tusallit aleyhim zalimen.

Allahumme zid velaatengus nigmeten kesiyraten bihurmetil FATIHA…

NOT : Tavsiyemiz orjinali arabca`dan øgrenilmesi daha guzel olur, Arabca bilmeyen kardeslerimiz tabiiki turkce`den øgrenebilirler.

Duadaki bazi harfler ikiser yazilmistir, bu o harfleri biraz uzatarak okumak anlamina gelir, Hatamiz var ise bildirin LUTFEN..

ARAPCA`SI

MANASI :


Hamd Allaha mahsustur. Hamd Allaha mahsustur. Hamd Allaha mahsustur.

Hamd bizi doyuran, sulayan, ve bizi müslümanlardan eyleyen Allaha mahsustur.

Hamd alemlerin rabbi olan Allaha mahsustur. Salatu selam efendimiz Muhammed s.a.v. ile O´nin al ve ashabinin tamami üzerine olsun.

Bizi afv eyle , bizi magfiret eyle , bize rahmet eyle ( Allahim ). sen bizim mevlamizsin; kafir kavimler üzerine- galib gelmemiz icin - bize yardim eyle.
Bizi afv eyle , bizi magfiret eyle , bize rahmet eyle ( Allahim ). sen bizim mevlamizsin; kafir kavimler üzerine- galib gelmemiz icin - bize yardim eyle.
Bizi afv eyle , bizi magfiret eyle , bize rahmet eyle ( Allahim ). sen bizim mevlamizsin; kafir kavimler üzerine- galib gelmemiz icin - bize yardim eyle.

Allahim rizkin ve fetihlerin her cesidinin adedi kadar, Efendimiz Muhammed Mustafa´ya s.a.v. rahmet eyle.

Ey istedigine rizki hesabsiz olarak yayan Rabbim! Mahlukata minnet ettirmeden, sadece kereminin fazliyla, kendi gayb hazinelerinden, her cihetten bizim üzerimize hesabsiz olarak rizk sac ; ey ikram edicilerin en cömerdi ve ey merhamet edicilerin en merhametlisi.

Ya Allah ( hayra ait ) her kapiyi ac,Ya Allah ( hayra ait ) her kapiyi ac,Ya Allah ( hayra ait ) her kapiyi ac,

Ya Allah ya Kafi , ya Fettah , ya Müfettih ! Hayirli olarak ac ( hayirli fetihler nasib eyle )

Allahim bu yemegin sahibi ve yiyenleri magfiret buyur. Allahim onlarin devletlerini daim, evladlarini alim, salih eyle.
Onlar üzerine zalimleri musallat etme !

Allahim Fatiha suresinin sirri hürmetine, -bize- bir cok nimetler fazlalastir, noksanlastirma !

NOT: Üstteki arabca taam duasinda cok büyük kerametler vardir. Yemeklerden sonra bu duá´ya devam edilen evde bereket kesilmez. Ve O ailenin cocuklari anne ve babasina asi olmazlar.

Kaynak : Dua kitabi

Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GENEL, GÜNCEL, GÜNDEM, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | Etiketler: | 15 Yorum »

Yörüklerde aile ve kadın

Yazan: Admin Nisan 15, 2008

Yörüklerde aile ve kadın

Milli kültürümüzün sahip olduğu dinamiklerin belirlenmesinde, milli bünye analizlerinin büyük payı olduğu bilinmektedir. Sosyal yapımızın ana eksenini teşkil eden Türk boy sisteminin incelenmesi, milli kültür sahasındaki araştırmalara da ışık tutacaktır.

Anadolu konar-göçer kültürünün halk kültürümüzdeki yeri ve önemi bu açıdan bizim için son derece ciddi bir konudur.

Yörük hayatı bir bütün halinde incelendiği zaman bir yığın, şekilsiz bir kümeleşme” olmadığı görülür. “Toplum yapısı ne sadece basit bir varlık olarak ve ne de sert bir şekilde yekpâre kalıplanmış çok sıkı bir tesanütle kaskatı donuk” olan Yörük dünyasında son derece yumuşak, katılmaları kolaylaştıran, geçişini sağlayan” bir dünya görüşünün hakimiyeti hemen sezilir.

Çadırdan, mühendisin projesiyle kurulmuş eve; kıl çulhadan, karyola ve masaya rahatça geçmişler. Her yerde Yörüklerin yerleşik hayata, zirai kültüre, köy ve şehir yaşayışına hayret edicek derecede kolaylıkla ve kısa zamanda intibak edişilerini müşahede kabildir. Bu kültür değişmesini, tekâmül vetiresini şöyle bir şema içinde gösterebiliriz:

- Çadırda elbiselerin konduğu ala çulhaların” yerini; çeyiz sandığı, konsol, gardrop almıştır.

- Yer minderi, sedir yerini; divan, sandalye, koluğa terk etmiştir.

- Peynir ve su koymaya mahsus deriden yapılmıştuluk, tulumyerini; tahta-ahşap ve bakır kaplara bırakmıştır.

- Yer sofrası yünden örülmüş bir bez örtü olup, yemek onun üzerinde yenilerek köy yerleşme ile sofra bezinin üzerine kasnak ve sini (ya da tepsi) konularak daha sonra masa, sandalye, herkese ayrı porselen servis tabakları, kullanılmaya başlanmıştır.

Eski Türk göçeberinde sosyal organizasyonun çok mürekkep (fazla karışımdan meydana gelmiş, birleşik) ve türlü yasa’ya müstenit kaide, müeyyide ve şekillerle oldukça mükemmel olduğunu görüyoruz. Boyların, oymakların teşekkülü, hakkı-hukuku, vazifesi, mevkii, kudreti belli, muayyen kaidelere göre her zaman tatbik edilmesi elzem mrasimlere tabi idi.

Göçebelerde dini tevekkül ve kanaatkârlık, örf, adet, töreye dayanan