Yazan: Site - Yönetici Mart 24, 2008

Danimarkalı rahipler cehennemi tartışıyor
STOCKHOLM – Danimarka’da rahipler, İncilde cehennem ile ilgili bir açıklamanın yer almadığını belirterek, dinle ilgili yeni açıklamalarda bu konuya yer verip vermemeyi tartışıyor.
Danimarka’da artan cehennem ile ilgili tartışmaların, Norveç’te bu konuyla ilgili olarak yapılan ve 2010 yılına kadar bitirilmesi planlanan yeni İncil çevirilerinden kaynaklandığı bildirildi. Danimarka’nın Aorhus kentinde bir kilisede görev papaz Jacob Holm, gazetelere yaptığı açıklamada, cehennemin insanların hayattayken içlerinde yaşadıkları bir hal olduğunu belirterek, “İnsanların sonsuza kadar cezalandırıldığı bir cehennem hayatı yok. İncilde de böyle bir tarif bulunmuyor” dedi.
Cehennem tanımının ilk kez Ortaçağ’da yapıldığını ve İncil’e bu dönemde girdiğini kaydeden papaz Jacob Holm, “Tanrı bize sonsuz sevgisini bağışladığı için cehenneme göndermez” dedi. Tartışmaya katılan papaz Anders Dalgaard ise her şeyin zıttı ile var olduğunu kaydederek, “Cehennem yoksa, cennet de yoktur” iddiasında bulundu. Danimarka’da cehennem ile ilgili yaşanan tartışmalara İsveç gazeteleri de yer verdi. Nüfusun büyük çoğunluğunun Protestan olduğu Danimarka’da bu tartışmaların İncilin yeni çevirisi çerçevesinde yürütüldüğü ve cehennem kavramının bu çevirilerde yer almayacağı kaydedildi. İsveç gazetelerinde bu haber ile birlikte yer alan anket sorusuna yanıt veren okurların yüzde 80′i de cehennemin var olduğuna inanmadıklarını belirtti. (A.A)
Yazı kategorisi: GÜNCEL, GÜNDEM, HABERLER, SON DAKiKA HABERLERi | » yorum bırak;
Yazan: Site - Yönetici Mart 24, 2008

IRAK
Tarih 19 Mart 2003… Bundan tam 5 yıl öncesi… ABD, Bush’un deyimi ile Irak’a özgürlük getirmek için bombalarını ateşledi.

Sözüm ona özgürlük, işkence, baskı ve ölümle geldi. Iraklılar öyle bir 5 yıl yaşadı ki Saddam Hüseyin’i bile arar oldu…
Evleri gece yarılarında basıldı… ABD askerleri karılarına, kızlarına gözleri önünde topluca tecavüz ettiler.
Ölüm artık her yerdeydi… Issız bir ovada ya da Bağdat’ın göbeğinde; hiç farketmiyordu…

Sorgusuz sualsiz bir katliam başlatıldı. O kadar değersizdi ki Irak halkının hayatı, cesetleri çöplüklere atılır oldu.

Ne sağlık, ne eğitim, ne hayat kaldı Irak’da… İşte bir hastaneden en çarpıcı kare…

Her özgürlüğün bir bedeli vardır. Bu Iraklı çocuğun payına düşen de bir göz ve dağılmış bir kafa…


Tam 500 milyar dolar harcamış Bush, Irak savaşı için… İşte bu adamın yüzündeki yaralar o 500 milyar dolarlık savaşın sonucu…
Ölüm nedir ki Irak’da… Belki en kolay kurtuluş yolu… Hayatta kalmak en büyük ızdırap olmuşsa bir ülkede…

5 yılın bilançosunu da verelim;
Ölen sivil Iraklı sayısı tahmini; 1 milyon
Ölen ABD askeri sayısı : 3 bin 965
Açlık içinde yaşayan Iraklı sayısı: 4 milyon
İçme suyu olmayan Iraklı sayısı: 14 milyon
Savaşın maliyeti : 500 milyar dolar
Son sözü Bush’a verelim. İşgalin 5. yılında şunu dedi; “Irak’ta düşmanı yenilgiye uğratmak, düşmanla ülkemiz topraklarında mücadele etmek zorunda kalma ihtimalini azaltıyor. Irak artık daha güvenlik bir yer.”
Yazı kategorisi: DiGER KONULAR, GENEL, GÜNCEL, GÜNDEM, HABERLER, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | » yorum bırak;
Yazan: Site - Yönetici Mart 24, 2008

PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN (S.A.V.) SÜT ANNESİ
Resulüllah (s.a.v.) Hazretleri’nin süt annesi olan Halime Hatun şöyle anlatır: Beni Sa’d kabilesinden bazı hanımlar ile beraber küçük çocukları alıp emzirmek, süt annelik yapmak için Mekke-i Mükerreme’ye geldim. Benimle gelen hanımların hepsine Resulüllah (s.a.v.) Hazretleri’ni emzirmeleri söylendi. “Yetimdir”, diye kimse emzirmek istemedi. Her biri bir oğlan bulup aldılar. Ben de Resulüllah’tan başkasını bulamadım. Zevcime; “Bizimle gelen hanımların her biri bir çocuk bulup aldı. Benim çocuk bulmadan dönmem zoruma gider”, dedim ve Muhammed Mustafa’yı (s.a.v.) almaya karar verdim.
Mübarek vücudunu yeşil bir ipeğe sarmışlar, üstüne de sütten beyaz ve misk rayihalı beyaz bir yün örtmüşlerdi. Peygamber Efendimiz’i (s.a.v.) mübarek arkası üstüne yatırmışlardı. Uyuyordu. Cemal-i şerifine baktım, uyandırmaya kıyamadım. Yavaş yavaş yanına vardım. Elimi göğsünün üstüne koydum. Mübarek gözlerini açıp yüzüme baktı, güldü ve gözlerinden çıkan nurun ta göklere eriştiğini gördüm. Onu, iki gözlerinin arasından öptüm ve sağ mememi verdim, aldı ve istediği kadar emdi. Sonra sol mememi verdim, almadı. Ondan sonra daima bu şekilde yaptı. Sağ taraftan emdi, hiç sol taraftan emmedi.
Bazı ulema bunu şöyle izah ettiler: Sol memenin sahibi Halime’nin kendi oğlu idi. Allah Teâlâ bunu ona bildirmişti. Onun için adalet edip kendi sağ memeden ve sütkardeşi sol memeden emmişlerdi.
Sonra Halime Hatun dedi ki: “Bir dişi devemiz vardı, oğlumuza gıda olacak kadar süt vermez idi. Muhammed Mustafa’yı (s.a.v.) evimize getirdiğimiz zaman, zevcem deveyi sağmaya gitti. Gördü ki devenin memeleri dopdolu süt olmuş. Onu sağıp sütünü getirdi. Ondan içtik. Bu olanlar üzerine zevcim, “Ya Halime, aldığın yetimin ayakları mübarek imiş. Gelir gelmez bereketi zahir oldu ve gecemiz bir başka oldu.’ dedi.”
Bir Hadis :
“Kanaatkar olunuz. Zira kanaat tükenmez bir servettir.” (Hadis-i Şerif, Taberani, el-Mu’cemü’l-Evsat)
Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GENEL, GÜNCEL, GÜNDEM, H.z MUHAMMED ( S.A.V ), HARiKALAR, MUHAMMED, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ, İBRETLİK | » yorum bırak;
Yazan: Site - Yönetici Mart 24, 2008

ALMANYADA DOMUZLU DÖNER SKANDALI..
DİKKAT!….
ALMANYADA DOMUZLU DÖNER SKANDALI…
Son aylarda yaşanan bozuk et skandalından sonra şimdi de dönerde domuz eti bulundu. Bağımsız kontol laboratuvarları derneği (Verband Unabhängiger Prüflaboratorien) başkanı Gero Beckmann Hessen, Thüringen ve Bayern eyaletlerinde döner satan dükkanlardan alınan numunelerde yapılan analizler sonucunda 13 Imbisste satılan dönerlerde domuz eti bulunduğunu söyledi.
Beckman kontrol edilen her üç dönerden birinde domuz eti kalıntılarına rastlandığını belirti. Beckmann, dönerde domuz eti analizinin yaklaşık 200 Euroluk bir maliyeti olduğu için ancak bu kadar analiz yapıldığını söyledi. Maalesef Berlin gibi şehirlerde 1 euroya döner satılmaktadır. Hiç bir fast food zincirinde 1 euroya bir yemek yemek mümkün değilken dönerciler nasıl oluyor da 1 Euroya döner satabiliyorlar? Ucuz döner üretmenin tek yolu ucuz et bulmak bu da bozulmuş veya bozulmaya yakın etler ve domuz eti gibi etleri kullanmaktan başka bir şekilde açıklanamıyor. Domuz etinin kilosunun 50 cente alınabildiği düşünülürse durumun vehameti ortadadır.
Daha ucuza üretmek adına hem kalite düşürülmekte, müslümanların güveni sarsılmakta, hem de döner piyasasının adı lekelenmiş olmaktadır. Bozuk et ve domuz eti skandalları tüketicinin midesini bulandırıyor ve et yeme isteğini de azaltıyor. Bu tip üreticiler ve dönerciler kendilerine zarar verdikleri gibi helal yoldan üretim yapan dönercileri de etkilemektedir. Yapılması gereken bu tip döner üretimi yapan ve satan imbislerin deşifre edilmesi ve halka duyurulmasıdır. Eğer tüketici 1-2 Euroya döner yemek istiyorsa içinde domuz eti olabilme riskini de gözönünde bulundurması gerekiyor.
Benzer durum, Türkiye için de geçerli olabilir. Denetlemekle görevli Resmi Makamlar Türkiye’de de benzer bir skandalın patlamasına fırsat vermeden gerekli denetimleri yapmalıdırlar. Ayrıca namusu ile çalışmak isteyen döner üreticileri ve döner satıcıları sektörlerine leke getirebilecek, bu gibi yolsuz çalışan meslektaşlarını oto kontrol yaparak aralarından tasfiye etmelidirler. Sağlığına ve inancına dikkatli tüketiciler de bu olumsuzluklarla her an karşılaşabilecekleri cihetle döner yemede çok dikkatli olmalıdırlar.
Kaynak: http://www.canfm.info/
Yazı kategorisi: DiGER KONULAR, GENEL, GÜNCEL, GÜNDEM, HABERLER, SON DAKiKA HABERLERi, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | » yorum bırak;
Yazan: Site - Yönetici Mart 24, 2008

Esege Yazik Olur
Nasreddin Hoca hayvanlarina agir yükler yükleyip onlara eziyet eden köylülerine iyi bir ders vermek istemis. Bir gün esegine binerek köy meydaninda dolasmaya baslamis. Isin garibi dolu bir çuvali da sirtina vurmus, öyle geziyor. Sasirip sormuslar :
- Yahu Hoca Efendi, hem esegin üzerindesin, hem çuvali sirtinda tasiyorsun. Nasil bir is bu ?
Hoca cevabi yetistirmis hemen :
- Zavalli hayvan, demis. Zaten gece gündüz demeden hizmet ediyor bana. Sirtina bindiriyor, yüklerimi tasiyor, degirmeni çeviriyor. Bu kadar hizmetlerinden sonra dolu çuvali da ona yüklemek istemedim. Bu yüzden ben vurdum sirtima.
Yazı kategorisi: FIKRALAR, MUHABBET, MiZAH, YORUMLAR, YORUMSUZ | » yorum bırak;