
Su Medeniyeti, “Dünya Su Günü”
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 1993 yılı Aralık ayında aldığı bir kararla her yılın 22 Mart gününün “Dünya Su Günü” olarak kutlanmasını kararlaştırmıştır.
Ortaya çıkışı BM Çevre ve Kalkınma Konferansı’nın sonuç metni olan Agenda21’in su kaynaklarının gelişimi ile ilgili 18. bölümüne dayanan Dünya Su Günü, suyun önemi ile ilgili bilincin geliştirilmesi… Ve Agenda21’de sunulan önerilerin uygulanmasının sağlanması için, bütün ülkelerin ulusal düzeyde konferans, seminer, sergi, yayın ve doküman dağıtımı gibi bir dizi etkinlik yapmasını teşvik etmeyi amaçlamaktadır.
22 Mart Dünya Su Günü ile ilgili ilk çalışmalar Birleşmiş Milletler Genel Asamblesi tarafından 1993′te başlatıldı. O günden bu yana da dünyanın hemen her yerinde olduğu gibi ülkemizde de kutlanmaktadır. Bizim bu çalışmamızın hedefi de yine, suyun önemine dikkat çekmektir.
* * *
Bilindiği üzere su, canlıların, bitkilerin en temel ihtiyacı olma ve başlıca ekonomik faaliyetlere kaynaklık etme özelliği ile milletlerin devamlılığı için hayati bir kaynak…
Sosyal ve ekonomik faaliyetlerin sürmesi büyük ölçüde temiz ve yeterli su arzına sahip olmaya bağlı…
Su kaynaklarının geliştirilmesi ekonomik üretim ve sosyal refaha doğrudan katkı yapmaktadır. Öte yandan, nüfus ve ekonomik faaliyetler arttıkça birçok ülke hızla su sıkıntısı çeker duruma gelmekte ya da ekonomik gelişmeleri kısıtlanmaktadır. Sürdürülebilir kalkınma politikası doğrultusunda, su kaynaklarını tasarruflu kullanma şuuru mahalli, bölgesel, milli ve milletlerarası her seviyede geliştirilmelidir.
Su, hayatın kaynağı, dünyanın dörtte üçü; vücudumuzun yüzde sekseni su. Kana kana içtiğimiz, duş yaptığımız, yağmur olup yağdığında sevdiğimiz, ama sel olup felaketlere sebep olduğunda korktuğumuz su.
Su insan için çok önemli. Ama öte yandan da dünya nüfusunun artması, küresel ısınmaya bağlı iklim değişiklikleri, suyun yeryüzündeki dağılımı ve kullanım şekli, su ile ilgili ciddi problemlerin ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Şu an için yapılabilecek tek şey, alınabilecek en ucuz ve en kolay tedbir, su tasarrufunu elden bırakmamaktır.
* * *
HAYATIN BAŞLANGICI
Su hayatın başladığı ortamdır.
Su medeniyetlerin-uygarlıkların doğuşuna doğrudan müessirdir, dirkt etkilemiştir.
Su hayati bir kaynak olmanın ötesinde en büyük ekonomik bir değerdir de…
Su, hidroelektrik potansiyel olarak da temiz enerji kaynağıdır.
Dünyadaki toplam su miktarının sadece yüzde 2,5′i tatlı sudur. Hızla artan dünya nüfusuna bağlı olarak temiz su ihtiyacı da hızla artmakta… Buna karşılık temiz su kaynakları ise hızla kirlenmekte, kirletilmektedir.
Bulaşıcı hastalıkların çoğu sudan kaynaklanmakta ve su ile yayılmaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü, dünya üzerinde çoğu çocuk olmak üzere her yıl 2 milyondan fazla insanın su ile ilgili hastalıklar yüzünden öldüğü ve 1 milyarın üzerinde insanın sağlıklı ve güvenilir temizlikte suya olan ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını açıklamaktadır.
Hâsılı su, hayatın ta kendisidir.
* * *
HER CANLI SUDAN YARATILDI
Âlemleri yoktan var eden Cenab-ı Rabbi’l-âlemin buyuruyor ki:
“İnkâr edenler, gökler ve yer yapışıkken onları ayırdığımızı ve bütün canlıları sudan meydana getirdiğimizi bilmezler mi? Hâlâ İnanmıyorlar mı?” (Enbiya suresi, 30)
İnsanın yaratılış safhalarının/aşamalarının anlatıldığı bir diğer ayet-i kerimede de şöyle buyurmaktadır Mevlamız:
“Ey insanlar, eğer dirilişten yana bir kuşku içindeyseniz, gerçek şu ki, biz sizi topraktan yarattık, sonra bir damla sudan, sonra bir alak’tan (embriyo), sonra yaratılış biçimi belli belirsiz bir çiğnem et parçasından; size (kudretimizi) açıkça göstermek için. Dilediğimizi, adı konulmuş bir süreye kadar rahimlerde tutuyoruz. Sonra sizi bebek olarak çıkarıyoruz, sonra da erginlik çağına erişmeniz için (sizi büyütüyoruz). Sizden kiminizin hayatına son verilmekte, kiminiz de, bildikten sonra hiçbir şey bilmeme durumuna gelmesi için ömrün en aşağı ucuna (yaşlılığa) geri çevrilmektedir. Yeryüzünü kupkuru ölü gibi görürsün, fakat biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman titreşir, kabarır ve her güzel çiftten (ürünler) bitirir.” (Hac Suresi, 5)
Allah Teala, bu ayetinde bir insanın yaratılış safhalarını tarif etmektedir bizlere…
Birinci safha/aşama olan toprak, insandaki temel mineralleri ve elementleri ihtiva eden hammaddedir.
İkinci merhale, bu elementlerin anne karnındaki yumurtayı döllemek için gerekli yapıya ve genetik bilgiye sahip olan spermleri ihtiva eden ve Kuran’da karmaşık bir su tabiriyle tarif edilen menide bir araya gelmesidir.
Kısacası insanın temel hammaddesi topraktır. Toprağın özü bir damla menide o insanı meydana getirecek bir şekilde toplanmıştır.
Allah Teale ayet-i celilede, bu “su” merhalesinin hemen ardından insanın ana karnındaki gelişim safhalarını belirtmiştir.
Oysa bilindiği üzere “evrim teorisi”, canlılığın sözde suda başlamasından insanın ortaya çıkması arasında milyonlarca farazi aşama olduğunu var sayar. İlk hücre, tek hücreliler, çok hücreliler, omurgasızlar, omurgalılar, sürüngenler, memeliler, primatlar vs. ve bunların sayısız ara aşamaları gibi… Ayet-i kerimedeki sıralamada ise, böyle bir mantık ve tarif olmadığı çok açıktır. İnsanın bir damla su halinden sonra alak haline geldiği bildirilmektedir.
Dolayısıyla, çok açıktır ki ayette, tek bir insanın anne karnından önceki, anne karnındaki ve doğduktan sonra yaşlılığına-ölümüne kadar devam eden yaratılış merhaleleri tarif edilmektedir.
İnsanın ve diğer canlıların sudan yaratıldığını bildiren başka ayetlerde de yine “evrim teorisi”ne dayanak teşkil edecek bir mana yoktur. Bu ifadeyi teyit eden bazı ayetler şöyledir:
“Allah, her canlıyı sudan yarattı. İşte bunlardan kimi karnı üzerinde yürümekte, kimi iki ayağı üzerinde yürümekte, kimi de dört (ayağı) üzerinde yürümektedir. Allah, dilediğini yaratır. Hiç şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir.” (Nur Suresi, 45)
“Doğrusu, çiftleri; erkek ve dişiyi, yaratan O’dur. Bir damla sudan (döl yatağına) meni döküldüğü zaman. Gerçek şu ki, diğer diriltme (yeniden neş’et-yaratma) de O’na aittir.” (Necm suresi, 45–47)
“ O, (döl yatağına) akıtılan meninin içinden bir nutfe (sperm) değil miydi?” (Kıyamet Suresi, 37)
Sonuçta, ayetlerdeki “canlıların sudan yaratılması” ifadeleri bazı “yorumcular”ın iddia ettikleri gibi kesinlikle evrim teorisine paralel değildir. Ayetlerde canlılığın temel unsurunun su olduğu bildirilmektedir. Bu gerçeği modern biyoloji de ortaya koymuştur. Ama bunun “evrim teorisi”yle uzaktan yakından alakası yoktur.
* * *
İNSANIN İLK YARATILIŞI ÇAMURDAN Yazının devamını oku »












