GÖYNEM ( BEYSEHiR )

İLAHİ-KURAN-İSLAM-DİN-HABER-RESİM-VİDEO-TASAVVUF-BELGESEL-DUA-HADiS-TARİH-ŞİİR

Arşiv Kasım 22nd, 2007

Adalet ve zulüm

Yazan: Admin Kasım 22, 2007

Adalet ve zulüm

Sual: İçyağı, önceki dinlerde haram iken, bizim dinimizde helal kılınmıştır. Hazret-i Âdem zamanındaki evlilik ile şimdiki evlilik farklıdır. İçki daha önce mubah iken, İslamiyet�te haram kılınmasına zulüm diyenler var. Bunların hikmeti nedir?
CEVAP
İmam-ı Rabbani hazretleri buyurdu ki:
(Bir memur bile, âmirinin verdiği emirlerin sebebini soramaz. Nerede kaldı ki, bir kul, Allahü teâlânın işlerinin hikmetini sorabilsin? Bütün insanları Cehenneme koyup sonsuz azap yapsaydı, kimin bir şey söylemeye hakkı olabilirdi? Çünkü kendi yarattığı mülkünü kullanıyor. Başkası yok ki, onun mülküne tecavüz olsun ve buna zulüm denebilsin? İnsanların kullandığı her mülk, hakikatte Allahü teâlânındır. Bu mülkleri, bunların asıl sahibi olan cenab-ı Hakkın izin verdiği kadar kullanmak gerekir.) [1/266]

Allahü teâlâ, hayvanlara akıl vermemiştir. Bunun için de, onlara hiçbir şeyi yasak etmemiş, dilediklerini yiyip içmekte, diledikleri gibi yatıp kalkmakta serbest bırakmıştır. Onları yaptıkları işlerden sorumlu tutmamıştır. Eğer insanları da böyle hayvanlar gibi serbest bıraksaydı, kötülükten, karışıklıktan başka bir şey olmazdı. Hayvanlar, insanların yaptığı işlerin hikmetini anlayamazlar. Çok aciz olan bir insan da, her şeyi yoktan yaratan Rabbimizin işlerindeki hikmeti nasıl anlar?

Yazı kategorisi: SORU ve CEVAPLAR | Yorum Yok »

Suçluya ceza zulüm müdür?

Yazan: Admin Kasım 22, 2007

Suçluya ceza zulüm müdür?


Sual: Bir ateist, “Kâfir niye Cehenneme gidip azap görsün ki” Kâfiri Allah yaratmadı mı? Ne diye O Cehenneme atıyor? Bu insanlığa, adalete yakışır mı, zulüm değil mi� diyor. Ne cevap verebiliriz?

CEVAP
Cezasız sistem olur mu? Suçluya ceza hiç zulüm olur mu? Düşünün bir kimse, çoluk çocuk, genç-ihtiyar, kadın-erkek, hasta-sağlam, suçlu-suçsuz demiyor, yüzlerce kişiyi öldürüyor, gözlerini çıkarıyor, ölülerini de yakıyor. Bu vahşi yaratık ölüm cezasına çarptırılmalı dendiği zaman,
Ölüm cezası, barbarlıktır, bu insanlığa, adalete yakışmaz deniyor. Cani yüzlerce kişiyi öldürüyor, onunki sanki insanlığa uygunmuş gibi kabul ediliyor, cani savunuluyor. Bu da, diğer canilere kötü örnek oluyor, onlara cesaret veriyor, sanki öldürmek teşvik ediliyor. Eğer bu caniye, Amerika`daki gibi ölüm cezası verilse, diğer caniler bundan çekinebilir. En azından suçsuz insanları öldürenlerin sayısı çok azalır. Ceza hafif olursa suç oranı yükselir, ceza ağır olursa suç oranı azalır. Maksat, insanların ölmesini önlemek, onlara iyilik ise cezalar ağır olmalıdır. Eğer insanların öldürülmesine önem verilmiyorsa, öldürenlere hiç ceza verilmemelidir. Bunların hangisi adalettir? Suçluyu serbest bırakmak mı, yoksa suçu önleyecek ceza vermek mi?

İmam-ı Rabbani
hazretleri buyuruyor ki:
Allahü teâlâ, suçlu suçsuz bütün insanları Cehenneme koyup, sonsuz azap yapsaydı, kimin bir şey söylemeye hakkı olabilirdi? Çünkü kendi yarattığı, yetiştirdiği mülkünü kullanıyor. Başkası yok ki, onun mülküne tecavüz olsun ve zulüm denilebilsin. Halbuki, insanların kullandığı mallar, mülkler, gerçekte onların değil, hepsi Allah
`ındır. Bizim bunlara el uzatmamız, karışmamız zulüm olur. Allahü teâlâ, bu dünyanın düzeni için ve bazı faydalı şeylere yol açması için, bunları bize mülk kılmış ise de, gerçekte hepsi Onundur. O halde, bizim bunları, asıl sahibinin izin verdiği kadar, izin verdiği şekilde kullanmamız gerekir.

Ateist bir yaratıcıya inanmadığı için böyle soru soruyor. Eğer her şeyi yaratanın Allah olduğuna inansaydı böyle soru soramazdı. Çünkü bir kimse kendi evindeki eşyaları istediği gibi kullanamaz mı? Eskiyenleri veya yenilerini çöpe atamaz mı? Mal onunsa istediği gibi tasarruf hakkına sahip değil mi? Allahü teâlâ da kendi yarattıklarını suçsuz da olsa Cehenneme atabilir. Ama ihsan ediyor, suçsuzu Cehenneme atmıyor, yani iman edenleri Cehenneme atmıyor. Kanunlara karşı gelen, onları çiğneyenin cezalandırılması normal ise, Allah’ın emrine uymayanların da cezalandırılması niye zulüm olsun?

Yazı kategorisi: SORU ve CEVAPLAR, YORUMLAR, YORUMSUZ | Yorum Yok »

Sevgide gevşeklik

Yazan: Admin Kasım 22, 2007

Allahü teâlâyı sevmek

Sevgide gevşeklik
Sual: Bazıları hem Allah`ı seviyoruz diyorlar, hem de Allah
`a inanmayanlarla dostluk kurup, onlarla birlikte olmaktan rahatsız olmuyorlar. Böyle Allah sevgisi olur mu?
CEVAP
Kur’an-ı kerim ve hadis-i şerifler, Allahü teâlânın kâfirlere düşman olduğunu, açıkça bildiriyor. Onun düşmanlarını seven, Onu sevmiş olur mu? Kâfirler, Allahü teâlânın düşmanı olmasalardı,
(Buğd-i fillah) vacip olmazdı. İnsanı Allahü teâlânın rızasına kavuşturacakların en üstünü olmaz ve imanın kemaline sebep olmazdı.

Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Cebrail aleyhisselam gibi ibadet etseniz, müminleri, Allah için sevmedikçe ve kâfirleri Allah için kötü bilmedikçe, hiçbir ibadetiniz, hayrat ve hasenatınız kabul olmaz!) [Ey Oğul İlm.]

Allahü teâlâ, Hazret-i Musa`ya sordu:
- Ya Musa, benim için ne işledin?
- Ya Rabbi, senin için namaz kıldım, oruç tuttum, zekat verdim, zikrettim.
- Ya Musa, kıldığın namazlar, seni Cennete kavuşturacak yoldur, kulluk vazifendir. Oruçların, seni Cehennemden korur. Verdiğin zekatlar, kıyamette, sana gölgelik olur. Zikirlerin de, o günün karanlığında, sana ışıktır. Bunların faydası sanadır. Benim için ne yaptın?
- Ya Rabbi, senin için ne yapmak gerekirdi?
- Sırf benim için dostlarımı sevip, düşmanlarıma düşmanlık ettin mi?

Musa aleyhisselam, Allahü teâlâyı sevmenin, Onun için olan en kıymetli amelin, Hubb-i fillah ve Buğd-i fillah olduğunu anladı. (Mektubat-ı Masumiyye)

Cenab-ı Hak, Hazret-i İsa`ya da vahyetti ki:
(Eğer yerlerde ve göklerde bulunan bütün mahlukların ibadetlerini yapsan, dostlarımı sevmedikçe ve düşmanlarıma düşmanlık etmedikçe, hiç faydası olmaz.) [K.Saadet]

Sevenin, sevgilinin sevdiklerini sevmesi ve sevmediklerini sevmemesi gerekir. Bu sevgi ve düşmanlık, insanın elinde değildir. Sevginin icabıdır. Burada, diğer işlerde gereken iradeye ve kesbe ihtiyaç yoktur. Kendiliğinden hasıl olur. Dostun dostları, insana sevimli görünür. Düşmanları, çok çirkin görünür. Bir kimse, birisini seviyorum derse, onun düşmanlarından uzaklaşmadıkça, sözüne inanılmaz. Ona münafık denir.

Allahü teâlâ, Mümtehine suresinin dördüncü âyetinde mealen, (İbrahim`in ve Onunla beraber olan müminlerin sözlerinden ibret alınız! Onlar, kâfirlere dediler ki, biz sizden ve putlarınızdan uzağız. Dininizi beğenmiyoruz. Allahü teâlâya inanıncaya kadar, aramızda düşmanlık vardır) buyurdu. Bundan sonraki âyet-i kerimede mealen, (Bu sözlerinde sizin için ve Allahü teâlânın rızasını ve ahiret gününün nimetlerini isteyenler için, ibret vardır) buyurdu.

Buradan anlaşılıyor ki, Allahü teâlânın rızasını kazanmak isteyenlere, bu teberri [uzaklaşmak] gerekir. Allahü teâlâ mealen buyuruyor ki, (Kâfirleri sevmek, Allahü teâlâyı sevmemektir. İki zıt şey, birlikte sevilemez.) Bir kimse, seviyorum dese, fakat onun düşmanlarından teberri etmese, bu sözüne inanılmaz. Al-i İmran suresinin 28. âyetinde mealen, (Kâfirleri sevenleri, Allahü teâlâ, azabı ile korkutuyor) buyurdu. Bu büyük tehdit, çirkinliğin çok büyük olduğunu gösteriyor. (Mektubat-ı Masumiyye c.3, m.55)

Sevginin icabını yapsın!
Bir âlim, çarşıdan geçerken, çocuğun birinin bir ihtiyarın yüzüne tokat vurduğunu görür. Fakat ihtiyar, hiç ses çıkarmaz. Âlim, hayret edip sebebini sorar. İhtiyar der ki:
- Ben buna, hatta daha fazlasına layığım.
- Niçin?
- Çocuktan sor!
Âlim çocuğa sorar:
- Evladım ihtiyara niçin tokat attın!
- Amca bu ihtiyar, bizi sevdiğini söylüyor. Fakat iki gündür, bizi görmeye gelmedi. Ya seviyorum iddiasında bulunmasın! Yahut sevginin icabını yapsın!
Âlim, ağlayarak der ki:
(Bir mahluku sevdiğini söyleyip de, sevgisinin gereğini yapmayan tokat yerse, ya Halıkı sevdiğini söyleyip sevginin hakkını vermeyenin hali nice olur? Elbette Rabbinden uzaklaşmak elemine maruz kalır.)

Yazı kategorisi: SORU ve CEVAPLAR, YORUMLAR, YORUMSUZ | Yorum Yok »

Okey arası namaz formülü

Yazan: Admin Kasım 22, 2007

 

Okey arası namaz formülü

22 Kasım 2007 Perşembe 14:12

Okey oynuyorlar, ancak cami uzak. Sorunu da pratik bir şekilde çözdüler.

Trabzon’un Düzköy ilçesine bağlı Gürgendağ köyü sakinleri; namaz vakti okeyi bırakıp uzaktaki camiye gitmeyince, kahvenin yanına bir cami daha yaptılar. Parasını kendileri verdiler, imamlığı da sırayla kendileri yapıyorlar.

EZAN OKUNUNCA OKEYE ARA VERİLİYOR

Köy halkından Ali Babuşçu, “kahvede oturan köy halkının büyük bir ihtiyacının karşılandığını” belirterek şunları söyledi:

“Açıkçası, okey oynarken kimse 500-600 metre uzaktaki camilere namaz kılmaya gitmez. Şimdi ise ezan okununca herkes kalkıyor, camiye namaz kılmaya gidiyor. Daha sonra eğlencelerine devam ediyorlar.

NAMAZ KILMAYANLAR BİLE NAMAZA BAŞLADI
Namaz kılmayanlar bile şimdi namaz kılmaya başladı. Tek eksiğimiz gibi görünen imam sorununu da kendi aramızda hallediyoruz. Dini bilgisi bulunan köy sakinleri, ezan okumayı ve namaz kıldırmayı gerçekleştiriyorlar.”

Kaynak:

Acinacak halimiz var, Yasli ve akli basinda muslumanlar bøyle (Kerih) gørulen isler ile vakit gecirmemeli, Bir kutuphane kursalardida ilim øgrenselerdi Okey oynamaktan iyi olmazmiydi ? Hep gunah isliyorlar,Sonra gidip Camiye ibadet ediyorlar, Af edersiniz bu Tavuk Tevbesine benzer, Allah bizleri islah etsin.

Okumak isterseniz Konuya yakin bir yazi var

http://yukarikayalar.wordpress.com/2007/06/01/tavla-oynamak-haramdir/

Yazı kategorisi: GENEL, GÜNCEL, GÜNDEM, SON DAKiKA HABERLERi, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | Yorum Yok »

Yılan ve şahinin mücadelesi

Yazan: Admin Kasım 22, 2007

 

Yılan ve şahinin mücadelesi

Şahin yiyecek arıyordu. Yılan karayolunda süzülüyordu. Kim galip geldi? İşte mücadele..

Adıyaman’ın Gerger ilçesi’nde, vatandaşlar bir şahin ile yılanın yaşam mücadelesine tanık oldu. Şahinin pençesiyle başını kavrayan yılanın, vücuduyla şahine sarılıp dakikalarca mücadele etmesini görenler, canlı belgesel gibi ilgiyle izledi.

Yiyecek arayan şahin, iyi bir zamanlamayla süzülerek karayolu üzerindeki yılanın başını pençesiyle kavradı. Ancak yılan da ani bir bir reflesle şahinin kanatlarına sarılarak etkisiz hale getirdi.

Bazı vatandaşların sopalarla müdahale etmesi üzerine yılan şahinin vücudunu gevşetince, şahin pençeleriyle kavradığı yılanı havalandırdı.

Ancak mücadeleden yorgun düşen şahinin bir süre sonra düşürdüğü yılan, vatandaşlarca öldürüldü. Kısacası yılan doğadaki mücadelesini kazanmıştı ama insanoğluna karşı yenik düşmüştü.

‘Kazanan’ yine insanoğlu oldu.

Yazı kategorisi: DiGER KONULAR, GENEL, GÜNCEL, GÜNDEM, SON DAKiKA HABERLERi, TÜRKİYE, YORUMSUZ, YUKARI KAYALAR KASABASINDAN RESiMLER, İLGİNÇ | Yorum Yok »

KUR’AN’DAN DUALAR

Yazan: Admin Kasım 22, 2007

 

KUR’AN’DAN DUALAR

“Ey Rabbimiz Bizi sana teslim olanlardan kil neslimizden de sana teslim olan bir ummet cikar, bize ibadet yerlerimizi goster, tovbemizi kabul et zira tovbeleri kabul eden, cok merhametli olan ancak sensin.”
( Bakara- 28 )

“Ey Rabbimiz, Bize dunyada bir iyilik, ahirette bir iyilik ver. Bizi ates azabindan koru.”
( Bakara- 201 )

“Ey Rabbimiz Unutursak veya hataya dusersek bizi hesaba cekme(yarliga).Ey Rabbimiz Bizden oncekilere yukledigin gibi bize de agir bir yuk yukleme.”
( Bakara- 285 )

“Rabbimiz Bizim gucumuzun yetmedigi islerden bizi sorumlu tutma, bizi affet, bizi bagisla, bize aci. Cunku sen mevlamizsin. Kafir kavimlere karsi bize yardim et.”
( Bakara- 286 )

“Rabbimiz Bizi dogru yola ilettikten sonra kalplerimizi egriltme. Bize tarafindan rahmet bagisla. Eminiz ki, lutfu en bol olan sensin.”
(Ali Imran- 8)

“Rabbimiz Gelmesinde suphe edilmeyen bir gunde insanlari mutlaka toplayacak olan Sen’sin. Allah asla sozunden donmez.”
( Ali Imran -9 )

“Ey Rabbimiz Iman ettik, oyleyse bizim gunahlarimizi bagisla, bizi ates azabindan koru.”
( Ali Imran -l6 )

“Rabbimiz Indirdigine inandik ve Peygamber’e uyduk Simdi bizi (birligini ve peygamberlerini tasdik eden)sahitlerden yaz.”
( Ali Imran- 53 )

“Ey Rabbimiz Gunahlarimizi ve isimizdeki taskinligimizi bagisla, ayaklarimizi (yo1undan) kaydima, kafirler topluluguna karsi bizi muzaffer kil.”
( A1i Imran-147 )

“Rabbimiz Sen bunu bosuna yaratmadin. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabindan koru.”
( Ali Imran -191 )

“Rabbimiz, dogrusu sen, kimi cehenneme koyarsan artik rusva etmissindir. Zalimlerin hic yardimcilari yoktur.”
<