GÖYNEM ( BEYSEHiR )

İLAHİ-KURAN-İSLAM-DİN-HABER-RESİM-VİDEO-TASAVVUF-BELGESEL-DUA-HADiS-TARİH-ŞİİR

16 Oct 2007 için Arşiv

Ziyaretin önemi

Yazan: Site - Yönetici Ekim 16, 2007

 

Ziyaretin önemi

Sual: Kimleri ziyaret gerekir? Ziyaretin önemi nedir?
CEVAP
Ziyaretler yalnız Allah rızası için olmalıdır! Önce ana-baba ve daha sonra diğerleri ziyaret edilir.

1-
Kâfir olan ana-babaya da hizmet etmek, nafakalarını vermek, ziyaretlerine gitmek gerekir. Küfre sebep olan şey yaptıracaklarsa, ziyaretlerine gidilmez.
Ana-baba ölmüşse kabirlerini ve dostlarını ziyaret etmeli. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Ana-babanın kabrini, Cuma günleri ziyaret edenin günahları affolur, haklarını ödemiş olur.) [Tirmizi]

(Ana-babası öldükten sonra, onun dostlarını ziyaret eden, iyiliklerin en iyisini yapmış olur.)
[Müslim]

2-
Günah işlemeye sebep olacak akrabayı ziyaret gerekmez. Fakat salih olan akrabayı ziyaret gerekir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Sıla-i rahm, gelmeyen akrabayı arayıp ziyaret ve iyilik etmektir.) [Tirmizi]
(Rızkının bol, ömrünün uzun olmasını isteyen, sıla-i rahm etsin!) [Buhari]
(Sıla-i rahm, malı çoğaltır, ailede sevgiyi artırır ve ömrü uzatır.) [Taberani]
Salih akrabayı hiç olmazsa, haftada veya ayda bir ziyaret etmeli, kırk günü geçirmemeli, uzak şehirde ise mektupla, telefonla gönlünü almalıdır!

3-
Salih arkadaşları, din kardeşlerini, komşuları ziyaretin önemi de büyüktür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Arkadaşını Allah rızası için ziyaret edene, bir melek, (Ne güzel oldu, Cenneti hak ettin) der. Allahü teâlâ da, (Kulum beni ziyaret etti. Ağırlaması bana aittir. Ona, Cennetten başka bir ziyafete razı olmam) buyurur.) [İ. Ebiddünya]

(Din kardeşini, arkadaşını Allah için ziyaret edene, bir melek,
`Ne iyi ettin, Cennet sana helal olsun` der. Allahü teâlâ da buyurur ki: ”Kulum beni ziyarete geldi. Bana da onu ağırlamak düşer.”) [E.Ya`la]

(Bir din kardeşini ziyaret edene bir melek, “Ne mutlu sana, Cennete girmiş oldun” der. Hak teâlâ da buyurur ki: (Benim için ziyaret eden kuluma, Cennette hoşlanacağı mükafatlar vereceğim”) [Bezzar]

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, FETVALAR, GENEL, GÜNCEL, GÜNDEM, SORU ve CEVAPLAR, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | » yorum bırak;

Ben Ona aşık oldum

Yazan: Site - Yönetici Ekim 16, 2007

 

Ben Ona aşık oldum

* Kur`an-ı kerimi okurken, Peygamber efendimizin ismi geçince hemen o mübarek ismi sevgiyle, saygıyla öpmeli. Çok nimete kavuşulur.

Musa aleyhisselam zamanında hiç kimsenin sevmediği, günahkâr bir kimse vardı. Bu öldü. Bu da adam mı diye çöplüğe attılar. Allahü teâlâ Musa aleyhisselama emretti, benim falanca çöplükte bir evliya kulum var, onu oradan çıkar, temizle, namazını kıl ve defnet. Musa aleyhisselam adamı çöplükten çıkardı, güzelce yıkadı, kefenledi, namazını kıldı, bu arada ahali şaşırdı, Allah`ın Resulü bunların çöpe attığı adamı temizliyor, kefenliyor, namazını kılıyor.

Definden sonra Musa aleyhisselam adamın evine geldi;
- Ey hatun, bu adam ne yaptı, hangi hayırlı ameli yaptı?

Kadın dedi ki:
- Ya Resulallah, bu hiç kimsenin sevmediği, herkesin kendinden kaçtığı birisi, bunun iyi bir ameli yoktu.
- İyi düşün, bunun hayırlı bir ameli, iyi bir işi var.

Kadın yine;
- Hiç bir iyiliği yoktu, hep günah işlerdi dedi.

Üçüncü defa sordu:
- Bunun mutlaka bir şeyi var ki, Allahü teâlâ bana bunu defnetmemi söyledi.

Kadın dedi ki:
- Bir gün Tevrat okuyordu, okurken Muhammed (aleyhisselam) diye bir isim geçti. Bu ne güzel isim dedi, tekrar okudu, yine bu ne güzel isim dedi. Sonra, ya Rabbi, ismi böyle güzel olanın kim bilir kendisi ne kadar güzeldir, ben ona aşık oldum, dedi ve ismini öptü.

Musa aleyhisselam da tamam, anlaşıldı buyurdu.

Böyle bir Peygambere ümmet olmak en büyük nimettir.

* Bir kimse inanarak Muhammed aleyhisselamı bir defa görse, yandan hatta arkadan görse, eğer a`ma ise bir kere sesini işitse, bütün ilimler [fen ve din bilgileri ve bütün yükseklikler] ona verilir, bu, boyaya batırılan kumaşın boyayı emmesi gibidir. Bütün üstünlükler ve ilimler böyle ona geçer. Bu yüzden Eshab-ı kiramın hepsi müctehiddi, onların derecesine hiç kimse ulaşamaz, bu üstünlük onlara mahsustur.

* İslamiyet ağaç gibidir. Kökü imandır, gövdesi ameller ibadetlerdir. Ağaçtan maksat, meyvedir. Ağacın meyvesi de tasavvuftur, sevgidir, ihlastır. Ağaçsız meyve olmaz, havadan kiraz toplanmaz. Meyveyi yemek için ağaç lazım. Ağaçtan maksat meyve ama, ağaç olmazsa meyve de olmaz.

* Sevgi itaattir. Tam seven, tam uyar.

* Bu dünya öyle de geçer böyle de geçer, son durak bizi bekler.

* Çalışmak ibadettir. Çalışan Allah`ın dostudur. Boş durmamalı. Onun dostu olmak, rızasını kazanmak için boş durmamalı. Bir gün, Peygamber efendimiz, bir yerden geçerken, boş duran birisine selam vermedi. Dönünce aynı adama selam verdi. Eshab-ı kiram, (Geçerken selam vermediniz, dönünce niye selam verdiniz) diye hikmetini sordular. Buyurdu ki:
(Giderken hiçbir iş yapmıyordu. Boş duranı Allah sevmez. Allah`ın sevmediğine ben niye selam vereyim. Dönünce ise bir çöple olsa bile yeri karıştırıyordu. Yani bir şeyler yapıyordu. Onun için selam verdim.)

Yazı kategorisi: DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, DİNİ HİKAYELER, GENEL, GÜNCEL, GÜNDEM, GÜZEL SÖZLER, H.z MUHAMMED ( S.A.V ), MUHAMMED, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ, İBRETLİK, İLGİNÇ | 2 Yorum »

En zor iş

Yazan: Site - Yönetici Ekim 16, 2007

 

En zor iş

* Dünyada en zor iş, karar vermektir. Yani, peki demek mi, hayır demek mi? Eğer Allah korusun, peki denecek yerde hayır denirse, hayır denmesi gereken yerde de peki denirse küfre girilebilir Büyük bir zata, (Hep hocanızdan bahsediyorsunuz, hocanız size ne öğretti ki hep ondan bahsediyorsunuz?) diye sormuşlar. O zat da; (Hocam bana, nerde peki denir, nerde hayır denir, kim sevilir, kim sevilmez onu öğretti. Bu da bana yetti) buyurmuş.

* Allah için istişare edince, Allahü teâlâ en iyisini karşınıza çıkarır. İstişare etmek, sormak nefsi kırar. Sormamak nefsi azdırır. Hiç kimse ilminin çokluğuyla iftihar etmemelidir. Çünkü ondan daha çok bilen vardır. Şeytan meleklerin hocasıydı. İlmi onu kurtarmadı. Neden? Çünkü bizim dinimizin üç safhası vardır: İlim, Amel, İhlâs.

İlim tek olarak, insanı kurtarmaz. Eğer bir insan, bildiği ile amel etmezse, (Bildiğin halde niye yapmadın?) sorusuna cevap veremez. Hiç bilmemek var, bir de bildiğini yapmamak var. İlim tamam, amel de yapılmış, güzel, ama diyecekler ki, bunu niçin yaptın? İnsanlar takdir etsin, aferin desin diye mi? Allah takdir etsin, Allah beğensin diye mi. Allahü teâlâyı unutarak, insanlar beğensin diye iş yapanlar, hem dünyada hem ahirette perişan olurlar.

* Kişinin dini, arkadaşının dini gibidir. İyi arkadaş seçen kurtulur, kötü arkadaş seçen, iflah olmaz, mahvolur. Her taraf tuzak, bu tuzaklara düşmek çok kolaydır. Bu tuzakları bilen bir rehber olursa, korkmamalı.

* Şeytan ilk önce din kardeşinin aleyhinde konuşturur, kötületir. Eğer böyle bir dedikodu olursa, o ateşi hemen söndürmelidir. Başlangıçta söndürmeli. Dinlemek artarsa, çok felaket olur. Büyükler buyuruyor ki:
(Yanında din kardeşi kötülendiğinde, ona sus diyene, yüz şehid sevabı vardır.)

* Mümin toprak gibidir, mütevazıdır. Ne şikâyet eder, ne şikâyet edilir.

* Allahü teâlâ kullarının dünyada ve ahirette mesut olması için din gönderdi. İslamiyet, Allah�a giden yoldur, dinin emir ve yasaklarına uyan dünya ve ahirette mesut olur.

* Hiç kimse, Kur`an-ı kerimi kendi aklına göre tefsir edemez. Kur`an-ı kerimin tefsiri Peygamber efendimizin yaşayışı ve anlattıklarıdır. Eshab-ı kiram tefsiri gördü, En iyi eshab-ı kiram anlar, Onlar da talebelerine anlattılar, Buna da mezhep denildi, Mezhepler sonradan çıkma değildir, eshab-ı kiramın hepsi müctehid idi.

* Rast gele çok kitap okumak tehlikelidir, doğru kitabı çok okumak gerekir

 

Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, DÜŞÜNDÜREN SÖZLER, GENEL, GÜNCEL, GÜNDEM, GÜZEL SÖZLER, NASİHAT, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | » yorum bırak;

ONLAR EŞLERİNE NASIL HİTAP EDİYORDU?

Yazan: Site - Yönetici Ekim 16, 2007

 

ONLAR EŞLERİNE NASIL HİTAP EDİYORDU?

İşte İslam büyükleri ve Kanuni`nin eşlerine sevgi sözcükleri:
Sevginin, insan psikolijisine olumlu katkı yaptığını vurgulayan Mevlânâ Hazretleri aşk ve sevginin benliği hor ve hakir kılıp, insanı yükselttiğine dikkat çekiyor. ”Onsuz bütün beden tamahtan ibarettir. Tamah ise alçaltandır. Sevgi ve şefkat insanın, öfke ve şefkat ise hayvanın temel hasletleridir. Sevgi güneştir; ama kusurları örtmede gece gibi olun!” şeklinde özetler aşk ve sevgiyi.

Osmanlı İmporatorluğu`nun en şaşaalı döneminde yaşamış ve koca imparatorluğun bir anlamda kaderine hükmeden kararlara etki eden birisi olarak Hürrem Sultan`ın bu anlamda Kanuni Sultan Süleyman`a yazdığı mektup ve ona hitapta kullandığı ifadeler çok önemli;
”Ayağınızın bastığı toprağı yüzlerce defa öptükten sonra, benim güneşim ve saadetimin sermayesi sultanım.”

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, EVLİLİK, GENEL, GÜNCEL, GÜNDEM, OSMANLILAR, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ, İLGİNÇ | » yorum bırak;