
Mûsâ; Kelime Anlamı ve Hz. Mûsâ’nın Kimliği:
“Mûsâ” kelimesi, İbrânîce olan iki kelimeden meydana gelmiş bir bileşik isimdir. Su manasına gelen “mû” ve ağaç anlamına gelen “sâ” kelimesinin birleşmesinden oluşmuştur. O, bu isimle isimlendirilmiştir. Çünkü annesi onu Firavun’un öldürülmesinden korktuğu zaman bir sandukaya koymuş ve denize atmıştı. Sonra denizin dalgaları, Firavun’un sarayı yanındaki ağaçların arasına sokuncaya kadar sürüklemişti. Firavun’un hanımı Asiye’nin câriyeleri yıkanmak için dışarı çıktıklarında sandukayı bulup onu almışlar ve ona, onu buldukları yere göre ad vermişlerdi. Bulunduğu yer ise, ağaç ve su idi.[1]
Hz. Mûsa’nın babası, İmran’dır. Onun babası Yahser, onun da babası Kahes’dir. Sonra Lâvî ve babası Yâkub. Bu silsile ile nesebi Yâkub (a.s.)’a ulaşır ki, onun babası Hz. İshak, onun da babası Hz. İbrahim (a.s.)’dir. Hz. Mûsa’nın yanında gördüğümüz Hârun (a.s.), onun kardeşidir. Allah Teâlâ, Hz. Mûsa’yı Firavun’a imana dâvet için gönderdiğinde, Hz. Hârun’u da ona yardımcı olarak seçmiş ve görevlendirmişti. Hz. Mûsa Allah Teâlâ’ya şöyle duâ ederek, kardeşi Hârun’u kendisine yardımcı istemişti: “Bir de bana ehlimden bir vezir (yardımcı) ver. Kardeşim Hârun’u (ver)” (20/Tâhâ, 29-30)
Hz. Mûsâ, Allah Teâlâ’nın, dört büyük kitaptan biri olan Tevrat’ı verdiği ve yeryüzünde dinini tebliğ edip hâkim kılmak için gönderdiği ulu’l-azm peygamberlerden biridir. Hz. İbrahim’in soyundan olup, İsrâil oğullarının akidelerini ıslah etmek ve onları Allah Teâlâ’nın dilediği nizama kavuşturmakla görevlendirilmişti.





























