GÖYNEM ( BEYSEHiR )

İLAHİ-KURAN-İSLAM-DİN-HABER-RESİM-VİDEO-TASAVVUF-BELGESEL-DUA-HADiS-TARİH-ŞİİR

Arşiv Temmuz 12th, 2007

Papaz ve karga.. :))

Yazan: Site - Yönetici Temmuz 12, 2007

 

Papaz ve karga

Kiliseye yeni bir papaz atanmış. Gelir gelmez
ilk işi eski çanı temizleyip parlatmak olmuş.

Çan çalmak için geldiğinde bakmış ki ne görsün:
karganın biri çana pislemiş. Neyse temizlemiş, ertesi
günü çan çalmaya geldiğinde aynı manzarayla
karşılaşmasın mı?

Papaz kargayı yakalamaya karar vermiş fakat ne
yaptıysa bir türlü yakalayamamış.

Demiş ki bir de vatandaşa sorayım, birilerine olayı
anlatmış ve demiş ki ben bu kargayı nasıl yakalarım?
Vatandaş kolay demiş bir parça peynir, peynirin yanına
da bir kadeh rakı koy yakalarsın. Papaz nasıl olur mu
öyle şey demiş. Vatandaş izah etmiş karga peyniri
yiyecek, sonuçta susayacak, rakıyı su diye içecek ve
sarhoş olacak. Papazın aklına yatmış vatandaşın
anlattığını harfiyen yapmış.

Papaz çan çalmak için geldiğinde bakmış ki ne görsün;
karga yerde yatıyor. Kargayı tutmuş ulan demiş sana
Hıristiyan desem kilisenin çanına pislemezsin,
Müslüman desem rakı içmezsin söyle len söyle sen
nesin ?

Yazı kategorisi: DiGER KONULAR, KOMİK, MUHABBET, MiZAH | Yorum Yok »

Ağız temizliği ve misvak

Yazan: Site - Yönetici Temmuz 12, 2007

 

Ağız temizliği ve misvak

Misvak, erak ağacının dalından, kesilen parçadır. Erak dalı bulunmazsa, zeytin veya başka dallardan da olabilir. Nar dalından misvak olmaz.

Bugün, modern tıbbın diş sağlığı konusunda ortaya koymaya yeni başladığı tedavi usullerini, İslamiyet 14 asır önce öğretmiştir. Diş sağlığına büyük bir fayda temin eden misvak, gayet basit ve en iyi diş temizleme vasıtasıdır. Dişlerin çürümesini önlemek için misvak kullanmak çok faydalıdır.

Bütün diş macunları ve tozları, dişlere zarar verir. En iyisi, sert bir fırçadır. Önce, dişleri kanatırsa da, korkmamalıdır. Diş etlerini kuvvetlendirir ve artık kanamaz. (Larousse İllustre Medical)

Bu şekildeki diş temizliğini sağlayan en iyi vasıta misvaktır. Diş macunları, ağızdaki faydalı ve zararlı bütün mikropları öldürürken, misvak sadece zararlı mikropları öldürür. Dinimiz, temizliğin her çeşidini emretmiştir. Allahü teâlâ, (Temiz olanları severim) buyuruyor. (Bekara 222)

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Cebrail aleyhisselam, misvak kullanmayı o kadar tavsiye etti ki, misvakın farz olacağından korktum.) [İbni Mace]

(Gece namazı için kalkınca, ağzınızı misvakla temizleyin! Çünkü bir melek, namazda Kur’an okuyanın ağzına yaklaşarak dinler.) [Deylemi]

(Misvak; ağzı temizler, görmeyi keskinleştirir, diş etlerini güçlendirir, dişleri beyazlaştırır ve çürümeyi önler, hazmı kolaylaştırır, mideye sıhhat verir, balgamı keser, hasenatı artırır. Allahü teâlâyı razı eder, melekleri sevindirir.) [Ebu Nuaym]

(Misvak erkeğin fesahatini [konuşma güzelliğini] artırır.) [İ. Adiy, Hatib]

Misvakın faydaları çoktur. En aşağısı sıkıntıyı giderir, en iyisi de ölürken şehadet getirmeyi hatırlatır. Sıratı geçmeyi kolaylaştırır, yaşlanmayı yavaşlatır. Resulullah efendimiz her zaman yanında ayna, tarak ve misvak taşırdı. Eshab-ı kiram, savaşlarda bile misvaklarını ihmal etmezlerdi. İmam-ı a’zam hazretleri, “Misvak kullanmak, dinin sünnetlerindendir” buyurdu.

Misvakı kullanmanın en az miktarı üst dişlere üç, alt dişlere de üç defa sürmektir. Misvaklarken dişlerin içi, dışı, üst ve alt kısımları ovuşturulur. Misvakı sağ el ile kullanmalıdır. Misvakı avucunun içine almamalı ve emmemelidir. Misvak, sağ elin küçük ve baş parmağı altta, diğer üç parmak üstte olarak tutulur. Misvaklamaya başlanınca, ağızdaki yaşlığı yutmak iyidir. Ondan sonra yutmak iyi değildir. Kullandıktan sonra misvakı yıkamalıdır. Misvakı yere yatırmamalı, dikine koymalıdır. Misvak, çok yaş, çok kuru ve bir karıştan uzun olmamalıdır! Yeni alınan misvakın ucu hafifçe çekiçle dövülünce tel tel ayrılır. Suya koymak gerekmez.

alıntı www.mehmetalidemirbas.com

Yazı kategorisi: SAĞLIK | Yorum Yok »

Yemeklerden Hemen Sonra Yapilmamasi Gereken 7 şey!!!!!!!!!!

Yazan: Site - Yönetici Temmuz 12, 2007

 

Yemeklerden Hemen Sonra Yapilmamasi Gereken 7 şey!!!!!!!!!!

1. Sigara içmeyin: Tabii aslında en iyisi/en doğrusu hiçbir zaman içmeyin. Ama henüz bırakamamışsanız, bari yemeklerin akabinden içmeyin. Uzmanlarca yapılan deneyler, yemeklerden hemen sonra içilen bir sigaranın 10 sigaraya eşdeğer olduğunu kanıtlamıştır. (Kanser olma riski daha yüksek.)

2. Hemen meyve yemeyin: Yemeklerin peşinden yenen meyveler midenin havayla davul gibi şişmesine sebep olur.

3. Çay içmeyin: Zira çay yaprakları yoğun asit içerir. Bu madde, tükettiğimiz gıdalardaki proteinin hazmını zorlaştırıyor.

4. Kemerinizi gevşetmeyin: Yemekten sonra kemeri gevşetmek kolaylıkla bağırsak düğümlenmesine ve tıkanmasına sebep olabilir.

5. Banyo yapmayın: Banyo yapmak ellerdeki, bacaklardaki ve vücuttaki kan akışını/dolaşımını hızlandırır, böylece mide çevresindeki
kan miktarı bu durumda azalır. Bu da midemizin sindirim sistemini zayıflatır.

6. Yürümeyin: İnsanlar çoğu zaman, yemeklerden sonra 100 adım yürümek 99 yaşına kadar yaşamanızı sağlar derler. Gerçekte bu doğru değildir. Yemeğin hemen ardından yürümek sindirim siteminin aldığımız gıdalardan besinlerin emilimini engeller.

7. Hemen uyumayın: Aldığımız gıdalar yeterince sindirilemez. Bu durum bağırsağımızda gastrit ve enfeksiyona öncülük eder.

Yazı kategorisi: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, SAĞLIK, SPOR | 2 Yorum »

AMR B. AS’IN HİDAYETİ

Yazan: Site - Yönetici Temmuz 12, 2007

 

AMR B. AS’IN HİDAYETİ

Amr b. As r.a. anlatıyor:
Hendek savaşından Mekke’ye döndüğümüzde, Kureyş’ten benim gibi düşünen bazı kimseleri bir araya getirdim. Onlar beni dinlerlerdi. Onlara:
- Biliyorsunuz, Muhammed gittikçe kuvvetleniyor, hem de korkunç bir şekilde güçlenmektedir. Ben bu konuda birşey düşünüyorum. Acaba siz ne dersiniz? diye sordum. ‘Görüşün nedir?’ dediler. Ben de:
- Beraberce gidelim Habeş Kralı Necaşi’ye sığınalım, onun yanında olalım. Eğer Muhammed bizim kavmimize galip gelirse, biz Necaşi’nin yanında kalırız. Onun elinin altında olmamız, Muhammed’in elinin altında olmaktan daha iyidir. Eğer bizimkiler galip gelirse, zaten bizi biliyorlar. Onlardan bize sadece iyilik gelebilir, dedim.
Arkadaşlarım bunun tek yol olduğunu söylediler. Bunun üzerine ben: ‘O halde, Necaşi’ye vereceğimiz hediyeleri hazırlayınız.’ dedim.
Necaşi’nin hoşuna gidecek hediyelerin başında tabaklanmış deri vardı. Biz de ona çokça deri topladık. Sonra Mekke’den yola çıkıp, Necaşi’ye vardık. Biz orada iken, Amr b. Ümeyye de geldi. Hz. Peygamber, Amr’ı Necaşi’ye Cafer ve arkadaşları için göndermişti. Amr, Necaşi’nin yanına girdi, sonra da çıktı. Arkadaşlarıma dedim ki:
- Bu zat Amr b. Ümeyye’dir. Eğer Necaşi’nin yanına girip de onu bana teslim etmesini istesem, o da onu bana verse de onun boynunu vursam, Kureyşliler bunu bir mükâfat gibi kabul ederler. Çünkü böylece Muhammed’in elçisini öldürmüş olurum.
Bu fikirle Necaşi’nin huzuruna girdim. Daha önce yaptığım gibi secde ettim. O da:
- Dostum Amr’a merhaba, dedi. Bana memleketinden bir hediye getirdin mi?
- Evet ey kral! Sana birçok deri getirdim.
Sonra derileri Necaşi’ye takdim ettim, hoşuna gitti. Dedim ki:
- Ey kral! Ben yanından çıkan bir kişi gördüm. O, bize düşman bir kişinin elçisidir. Onu bana ver ki öldüreyim. Çünkü o bizim ileri gelenlerimizden birçok genci öldürdü.
Necaşi müthiş öfkelendi. Sonra eliyle burnuma vurdu. Zannettim ki burnum kırıldı. Eğer yer açılsaydı korkudan girerdim. Dedim ki:
- Ey kral! Eğer hoşuna gitmeyeceğini bilseydim, bunu senden istemezdim. Necaşi:
- Kendisine, Musa’ya gelen en büyük Namus’un (Cebrail’in) geldiği bir kişinin elçisini sana vermemi nasıl isteyebilirsin?
- Ey kral! Gerçekten böyle midir?
- Behey azaba uğrayasıca, beni dinle de ona tabi ol! Çünkü o, Allah’a yemin ediyorum, Hak üzeredir ve kendisine karşı gelenlere, tıpkı Hz. Musa’nın Firavun ordusuna galip geldiği gibi galip gelecektir.
- O halde, onun namı hesabına İslâm üzerine benimle biat eder misin? dedim. Necaşi evet dedi ve elini uzattı. İslâm üzerine Necaşi’ye biat ettim.
Sonra arkadaşlarımın yanına vardım. Müslüman olduğumu gizledim. Daha sonra Hz. Peygamber’e gitmek üzere yola çıktım. Yolda Halid b. Velid’e rastladım. Bu hadise Mekke’nin fethinin biraz öncesindeydi. O da Mekke’den geliyordu. Ona:
- Ey Eba Süleyman, nereye gidiyorsun? dedim.
- Andolsun, iş açığa çıkmış ve başarıya ulaşmıştır. Kesinlikle o kişi peygamberdir. Gideceğim ve müslüman olacağım. Sen daha ne zamana kadar inat edeceksin? dedi. Ben de ona:
- Andolsun ki ben de müslüman olmak için geldim, dedim.
Halid’le beraber Medine’ye, Peygamber s.a.v.’e vardık. Halid benden önce müslüman oldu, biat etti. Sonra ben:
- Ey Allah’ın Rasulü! Ben geçmiş günahlarımın affedilmesi üzerine -ki gelecektekileri de bilmiyorum- seninle biat ediyorum, dedim. Hz. Peygamber s.a.v.:
- Ey Amr! Biat et ki, İslâm, İslâm’dan önceki bütün günahları silip süpürür. Hicretten önceki herşeyi hicretin sildiği gibi, dedi.
Rasulullah s.a.v.’e biat ettikten sonra geri döndüm

Yusuf Yavuz
Semerkand

Yazı kategorisi: DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, DİNİ HİKAYELER, GENEL | Yorum Yok »

Tasavvuf müziğinin dinde yeri yoktur

Yazan: Site - Yönetici Temmuz 12, 2007

 

Tasavvuf müziğinin dinde yeri yoktur