Hafiz Basit`ten mukemmel bir imitation,
Yazan: Site - Yönetici Nisan 27, 2007
Hafiz Basit`ten mukemmel bir imitation,
Yazı kategorisi: Kategorilenmemiş | » yorum bırak;
Yazan: Site - Yönetici Nisan 27, 2007
Cenab-ı Hak, Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem)’i bize bir örnek insan olarak göndermiştir. Allah Resulü’nün yaşamış olduğu hayatın her karesinden alacağımız pek çok ders var.
Bugün yaşadığımız problemleri O’nun örnek hayatından çıkarılabilecek prensiplerle çözmemiz mümkün. Bu da Efendimiz’in hayatını bilmemize bağlı. Onun için Allah Resulü’nün hayatını okumalı, başta çocuklarımız olmak üzere etrafımızdaki kişilere okutmalıyız. Ve tabii ki O’nun hayatını hayatımıza hayat kılmalıyız. Allah Resulü’nün hayatında önemli yer tutan hadiselerden hareketle yılları esas alarak sizin için bir kronoloji hazırladık. Bu kronoloji sayesinde Efendimiz’in hayatı kare kare gözümüzde canlanacaktır.
571
Rebiülevvel ayının 12′nci gecesi (20 Nisan) Efendimiz (sas) dünyayı şereflendirdi.
575
Süt annesi Halime Hatun, Allah Resulü’nü annesi Hz. Amine’ye teslim etti.
577
Efendimiz, Mekke ile Medine arasındaki Ebva Köyü’nde annesini kaybetti. Dedesi Abdülmuttalib Efendimizi himayesi altına aldı.
579
Abdülmuttalib ahirete göç etti. Efendimiz, amcası Ebu Talib’in yanında kalmaya başladı.
583
Amcası Ebu Talib’le ticaret maksadıyla Şam’a gitti. Burada Rahip Bahîra Allah Resulü’nün beklenen son peygamber olduğunu keşfetti.
590
Hilfu’l-Füdul (Faziletliler Antlaşması) cemiyetine iştirak etti.
591
Ticarete başladı.
596
İkinci kez ticaret maksadıyla Şam’a gitti. Üç ay sonra Hz. Hatice Validemiz’le evlendi. Hz. Hatice’den ikisi erkek, dördü kız olmak üzere sırasıyla, Kasım, Zeyneb, Rukiyye, Ümmü Gülsüm, Fâtıma ve Abdullah adlarında altı çocuğu oldu.
605
Kâbe’nin yeniden imarı esnasında kabileler arasında çıkan anlaşmazlığı giderdi.
610
Hira’da ilk vahiy tebliğ edildi. Kendisine peygamberlik görevi verildi.
613
Safa tepesine çıkıp ilk açık tebliğini yaptı. Yakın akrabalarına tebliğ için yemekler verdi. Müslümanlara işkence yapılmaya başlandı.
615
Habeşistan’a ilk hicret yapıldı. Mekke’deki şiddete hedef olmaktan kurtulup dinlerini daha iyi yaşayabilmek için dördü hanım, toplam on beş kişilik bir ekip yola koyuldu. Başlarında Efendimiz’in damadı Hz. Osman vardı. Aynı yıl, Hz. Hamza ile Hz. Ömer Müslüman oldu.
616
Habeşistan’a 2. hicret yapıldı. On sekizi hanım olmak üzere toplam yüz bir kişi Hz. Cafer İbn Ebi Talib önderliğinde Habeşistan’a gitti. O dönemde henüz Müslüman olmayan Amr İbn As’ın, Necaşi’yi Müslümanlara sahip çıkmama konusundaki ikna çabaları boşuna çıktı. Necaşi Müslüman muhacirlere ülkesinin kapılarını açtı.
617
Kureyş ileri gelenlerinden 40 kişi Ebû Cehil’in başkanlığında toplandılar. Müslümanlarla alış-veriş yapmamaya, kız alıp vermemeye, görüşüp buluşmamaya, ekonomik ve sosyal her türlü ilişkiyi kesmeye karar verdiler. Bu kararı bir ahidnâme şeklinde yazıp mühürlediler ve bir beze sararak Kâbe’nin içine astılar. Böylece Müslümanları canlarından bezdirip Hz. Peygamber’in kendilerine teslim edileceğini umdular. Karara aykırı hiçbir şey yapmayacaklarına dâir yemin ederek karar hükümlerini müsâmahasız uygulamaya başladılar. Bu şekilde Müslümanlara karşı üç yıl sürecek sosyal ve ekonomik boykot başladı.
619
Boykot sona erdi. Efendimiz’in oğlu Kasım, ardından diğer oğlu Abdullah vefat etti. Kısa bir süre sonra amcası Ebu Talib öldü. Ardından da Hz. Hatice validemiz irtihal etti.
620
Allah Resulü, Taif’e gitti. Orada kötü karşılandı.
621
İsra ve Miraç hadiseleri yaşandı. Aynı yıl birinci Akabe biatı gerçekleşti. Medineli 12 Müslüman Allah Resulü’ne biat etti. Akabe Tepesi’nde Hz. Peygamber (sas)’le görüşüp Müslüman olan altı kişi, hac mevsimi sonunda Medine’ye döndüler. Gördüklerini, yakınlarına ve dostlarına anlatarak, Medine’de Müslümanlığı yaymaya başladılar. Bir sene sonra, hac mevsiminde Hz. Peygamber (sas) ile görüşmek üzere Medine’den Mekke’ye 10′u Hazrec, 2’si Evs kabilesinden olmak üzere 12 Müslüman geldi. Başkanları Zürâre oğlu Es’ad’dı. Medine’li 12 Müslüman “Allah’a şirk koşmayacaklarına, hırsızlık ve zinâ yapmayacaklarına, (kız) çocuklarını öldürmeyeceklerine, kimseye iftirâ etmeyeceklerine, Allah ve Peygamber’ine itâatten ayrılmayacaklarına” dâir Peygamberimiz’in elini tutarak bîat ettiler. Peygamberimiz, Medine’ye İslam’ı anlatması için Hz. Mus’ab b. Umeyr’i görevlendirdi.
622
İkinci Akabe Biatı yapıldı. Müslümanlar ve ardından da Efendimiz, Mekke’den Medine’ye hicret ettiler. Mescid-i Nebevi inşa edildi. İlk ezan okundu.
623
Kıble yönü Cenab-ı Hakk’ın emriyle Kudüs’ten Mescid-i Haram’a çevrildi.
624
Mekkeli müşriklerle Bedir Savaşı yapıldı. Aynı yıl Beni Kaynuka Yahudileri üzerine gidildi ve onlar, Medine’den çıkarıldı. Ramazan orucu farz kılındı. İlk bayram namazı kılındı. Zekat farz oldu. Allah Resulü’nün kızı Hz. Rukiyye vefat etti. Hz. Ali ile Hz. Fatıma evlendi. İlk kurban bayram namazı kılındı. 625 Uhud muharebesi yapıldı. Mekkeli müşrikler, Mekke dışındaki müşrik kabilelerden 2000 asker topladılar. Mekke’den katılanlarla, 700′ü zırhlı, 200′ü atlı olmak üzere, Ebû Süfyan’ın komutasında 3000 kişilik tam tekmil bir ordu ile Medine üzerine yürüdüler. Müslümanların karşısında savaş durumu alan müşrik ordusu, sayıca Müslümanların 4 katından daha fazlaydı. Üstelik bunlardan 700′ü zırhlı, 200′ü atlıydı. Müslümanların ise 100 zırhı ve sadece 2 atları vardı. Uhud Savaşı’nda üç safha yaşandı: İlk safhada Müslümanlar üstün geldiler, müşrikleri bozguna uğrattılar. İkinci safhada, kaçan müşrikleri kovalamayı bırakıp, kesin sonuç almadan ganimet toplamaya koyulmaları ve Efendimiz’in yerlerinden ayrılmamalarını emrettiği okçu birliğinin görevlerini terk etmeleri yüzünden, Müslümanlar 70 şehit vererek mağlup duruma düştüler. Üçüncü safhada ise, dağılmış olan Müslümanlar, Peygamberimiz’in etrafında toplanıp, karşı hücûma geçerek, düşman hücûmunu durdurdular. 627 Hendek Savaşı yapıldı. Düşman saldırısını kolayca önlemek maksadıyla Efendimiz’in Medine etrafında hendekler kazdırması sebebiyle, Hendek savaşı adını alan bu muharebenin bir diğer adı da Ahzab’dır. Savaş neticesinde müşrikler mağlup olarak geri çekilmek zorunda kalmışlardı. Artık onlar bundan sonra Müslümanlar üzerine yürüme cesaretini kendilerinde bulamayacaklardı. Beni Kurayza Yahudileri Peygamber Efendimiz’le olan anlaşmalarına göre Hendek savaşında Medine’yi Müslümanlarla beraber korumak zorundaydılar. Fakat bunu yapmadılar. Üstelik anlaşma hükümlerini hiçe sayarak harbin en nazik safhasında müşriklerle işbirliğine gittiler. Hendek sonra Allah Rasulü ordusuyla Beni Kurayza üzerine yürüdü ve bu tehlikeyi bertaraf etti. 628 Kabe ziyareti için yola çıkıldı. Mekke’ye elçi olarak Hz. Osman gönderildi. Hz. Osman’ın müşrikler tarafından şehit edildiği haberini alan Efendimiz, sahabilerinden müşriklerle çarpışma mevzuunda biat aldı. Bu biata Rıdvan biatı denir. Bu haberi alan müşrikler, Hz. Osman’ı serbest bıraktılar. Müşrikler Müslümanların Kâbe’yi ziyaret etmemeleri konusunda çok kararlıydılar. Bunun üzerine Efendimiz’e bir heyet gönderip anlaşma imzalamak istediler. Allah Rasulü, ilk bakışta Müslümanların aleyhinde gibi görünen ama daha sonra lehine dönen anlaşma maddelerini kabul etti. Bu şekilde Mekkeli müşriklerle Hudeybiye barışı imzalandı. Maddelerin detayı şöyleydi: Taraflar 10 yıl harp etmeyecekler. Müslümanlar bu yıl Mekke’ye girmeyecekler, gelecek sene Kâbe’ye gelebilecekler. Medine’deki Müslümanlardan Mekke’ye iltica edenler Müslümanlara iade edilmeyecek, fakat Mekke’den Medine’ye Müslüman dahi olsalar iltica edenler istendiği takdirde geri verilecek. Arap kabilelerinden isteyen Peygamberimiz’le, isteyen de Kureyş’le birleşmekte serbest olacak. 629 Dönemin hükümdarlarına İslam’a girmeleri için mektup gönderildi. Peygamber Efendimiz, İslam’a davet maksadıyla ashabından Dihyetü’l-Kelbi’yi Rum Kayseri Heraklius’a, Amr b. Ümeyye ed-Demri’yi Habeş Necaşi Ashame’ye, Abdullah b. Huzafe’yi İran Kisra’sı Hüsrev Perviz’e, Hatıb b. Ebi Beltaa’yı Mısır Firavun’u Mukavkıs’a, Salit b. Amr’ı Yemame valisi Hevze b. Ali’ye, Şuca’ b. Vehb’i Gassan Meliki Münzir b. Haris b. Ebi Şimr’e gönderdi. Aynı yıl Hayber savaşı yapıldı. Hayber’in fethi ile hemen hemen Arabistan’daki bütün Yahudiler İslam devletine tabi duruma gelmiş sayılıyordu. Ayrıca Bizans’la Mute muharebesi de bu yılda yapıldı. 630 Mekke fethedildi. Kâbe putlardan temizlendi. Mekke fethi ile Kureyş’in hemen hemen tamamı İslam’la şereflendi. Fetih, aynı zamanda civar kabileler, bilhassa Kureyşlilere taraftar bulunan kabileler üzerinde müspet tesirler bırakmış ve onların İslam ve Müslümanlara karşı gönüllerinde sevgi dolu sıcak bir alaka duymasına sebep olmuştu. Bununla birlikte gönülleri hâlâ bu sıcak ilgiden mahrum bulunan ve bu mahrumiyetten sıyrılmak arzusu taşımayanlar da vardı: Sakif ve Havazin kabileleri bunların başında yer alıyordu. Büyük bir ordu hazırladılar ve iki ordu Huneyn’de karşılaştı. Huneyn savaşında Müslümanlar galip geldi. Bizans üzerine Tebük seferi yapıldı. Bizans ordusu giriştikleri savaş hazırlıklarından cesaret edemedikleri için vazgeçtiler ve İslam ordusu karşısına çıkamadılar. 632 Efendimiz veda haccını yaptı. Rahatsızlandı ve ardından 8 Haziran’da vefat etti.
ALİ DEMİREL-ZAMAN
Yazı kategorisi: H.z MUHAMMED ( S.A.V ) | » yorum bırak;
Yazan: Site - Yönetici Nisan 27, 2007

Yazı kategorisi: FOTOGRAFLAR iLE Y-KAYALAR KASABASI _ ViDEO | 5 Yorum »
Yazan: Site - Yönetici Nisan 27, 2007
Mübârek Gün ve Gecelerde Yapılması Tavsiye Edilen
DUÂ
ve
İBÂDETLER
﴿ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ ﴾
Muhterem Okuyucu,
„Mübârek Gün ve Gecelerde Yapılması Tavsiye Edilen DUÂ ve İBÂDETLER“ isimli bu eserimizde, tarif edilen bazı namaz, oruç ve duâlar hakkında „mutlaka kılınmalı, tutulmalı, okunmalı“ gibi ifadeler yer almış bulunmaktadır. Halbuki buralarda tarif ve tavsiye edilen ibâdetler, nâfile ibâdetler cümlesinden olup, yerine getirilmesi mecbûri değildir. Fakat, bu „mutlaka“ kelimeleri ile, sadece tarif edilen nâfile ibâdetlerin ehemmiyetine ve karşılığında verilecek mükâfatın büyüklüğüne işâret edilmek istenmiştir.
Nitekim hadîs-i kudsîde:
بِالْفَرَرئِضِ نَجَى مِنِّى عَبْدِى وَ بِالنَّوَافِلِ يَتَقَرَّبُ اِلَىَّ
buyurularak „Farzlarla kulum benim gadabımdan (azabımdan) kurtulur. Nâfilelerle bana (benim rızama) yaklaşır“, buyurulmaktadır.
Böylece; nâfile ibâdetleri yerine getirmek mecbûrî olmamakla beraber, bu ibâdetler kulu Allah’a yaklaştırmaktadır.
O halde; mânevî mertebelere nâil olmak isteyen herkes, bu tarif edilen ibâdetleri imkân nisbetinde yerine getirmelidir. Yapılmadığı takdirde ise, mânevî bir mes’ûliyeti yoktur.
Muharrem ayı, hicrî senenin birinci ayıdır. Bu ayın birinci gecesi, akşam ile yatsı arasında (yâni Zilhicce’nin son gününü, Muharrem’in birinci gününe bağlayan gece) Allah rızası için 2 rek’at namaz kılınır.
Namaza şu niyetle başlanır:
„Yâ Rabbî, bizi yetiştirmiş olduğun bu seneyi, hakkımızda mübârek kılman; afv-ı ilâhîne, feyz-i ilâhîne mazhar kılman, dünyevî ve uhrevî saadetlere nâil eylemen için; Allâhü Ekber“
Her iki rek’atte:
okunur. Namazdan sonra:
لاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْيِى وَيُمِيتُ وَهُوَ حَىٌّ لاَ يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ
okunup duâ yapılır. Duâda, geçmiş senenin günahlarının afvı ve yeni seneye günahsız girmek için ilticâ edilir.
Muharrem’in birinci gecesi ayrıca şu şekilde niyet ederek bir tesbih namazı kılınır:
„Yâ Rabbî, bu yeni senede beni mağfiret-i ilâhîne, rızâ-i ilâhîne ve hidâyet-i ilâhîne mazhar eyle. Yeni açılan amel defterimi rızâ-i ilâhîne muvâfık amel ile doldurmayı bana nasip eyle. Beni gadab-ı ilâhîne dûçâr olacak amellerden muhâfaza buyur. Allâhü Ekber“
Tesbih namazında şunlar okunur:
Namazdan sonra istiğfar edilir, Salevât-ı şerîfe getirilir ve arkasından duâ edilir.
Muharrem’in birinci gününde her birinde besmele çekerek, bir defada 1000 İhlâs-ı şerîf okuyanları, Cenâb-ı Hakk lutfuyla, keremiyle huzûruna bu âlemden kul borcu ile götürmeyecektir.
Bu ay içinde; perşembe, cuma, cumartesi günleri peşpeşe oruç tutulursa 900 senelik nâfile oruç sevâbı verilir.
Bu namaz akşamla yatsı arasında kılınır. Bu vakitte kılınamadığı takdirde yatsıdan sonra da kılınabilir.
Namaza şöyle niyet edilir:
„Niyet eyledim yâ Rabbî senin rızâ-i şerîfin için namaza. Her hangi bir komşumun ve din kardeşimin veya her hangi bir kimsenin bana hakkı geçmiş ise, bu hakkın ödenmesi için; Allâhü Ekber“
okunur. Namazdan sonra dua edilir.
Bu 10 günlük orucu tutamayanlar, mümkünse 8, 9 ve 10′uncu günleri oruç tutmalıdırlar.
Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz 9′uncu günü seferde bulunuyorlardı. O bakımdan yalnız 10′uncu günü oruç tutmuşlar ve „sağ olursak gelecek sene 9′uncu günü de tutarız“ buyurmuşlardır.
Muharrem’in 9 ve 10′uncu geceleri birer tesbih namazı kılmalıdır. Yine 9 ve 10′uncu geceleri teheccüd vaktinde rızâ-i ilâhî için 4 rek’at namaz kılınır. Her rek’atte 50′şer İhlâs-ı şerîf okunur.
Bu günlerde Hatm-i Enbiyâ‘ya devam etmeli. Bilhassa 9′uncu günü akşamı, yâni 10′uncu gecesi muhakkak Hatm-i Enbiyâ yapılmalıdır.
Muharrem ayı içerisinde mümkün olduğu kadar fazla istiğfar etmelidir.
Muharrem’in 10′uncu günü Aşûre günüdür. Aşûre gününde çok büyük ve mühim hâdiseler meydana gelmiştir.
Fakîh Ebu’l-Leys Semerkandî Hazretleri’nin beyânına göre Aşûre günü meydana gelen hâdiselerden bazıları şunlardır:
سُبْحَانَ اللهِ مِلاْءَ الْمِيزَانِ وَمُنْتَهَى الْعِلْمِ وَمَبْلَغَ الرِّضَى وَزِنَةَ الْعَرْشِ
اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَآدَمَ وَنُوحٍ وَاِبْرَاهِيمَ وَمُوسَى وَعِيسَى وَمَا بَيْنَهُمْ مِنَ النَّبِيِّينَ وَالْمُرْسَلِينَ صَلَوَاتُ اللهِ وَسَلاَمُهُ عَلَيْهِمْ اَجْمَعِينَ
لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ
Bu hayırlı ayın son çarşamba gecesi veya günü, âfât-ı semâviye ve âfât-ı arâziyeden muhâfaza olmak için 2 rek’at namaz kılınır.
Her rek’atte 1 Fâtiha-i şerîfe, 11 İhlâs-ı şerîf okunur.
Namazdan sonra en az 11 İstiğfâr-ı şerîf ve 11 Salât-ı Münciye okunur.
Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz bu ayın 12’sinde dünyayı şereflendirmişlerdir. Bu itibarla, senenin ilk kandili olan Velâdet kandili (Mevlid gecesi) bu ayın 12′nci gecesidir.
Bu ay içinde mümküm olduğu kadar salât-ü selâmı (Salât-ı Nâriye, Salât-ı Münciye ve Salât-ı Fethiye) çok okumalıdır.
Bu gecenin manevî zenginliğinden istifâde etmek için bir tesbih namazı kılmalı, bir de Hatm-i Enbiyâ yapmalıdır.
Tesbih namazına niyet:
„Yâ Rabbî, niyet eyledim rızâ-i şerîfin için tesbih namazına. Yâ Rabbî, bu gece teşrifleriyle âlemleri nûra garkettiğin sevgili habîbin, başımızın tâcı Resûl-i Zîşân Efendimiz’in hürmetine ve bu geceki esrârın hürmetine ben âciz kulunu da afv-ı ilâhîne, feyz-i ilâhîne mazhar eyle. Allâhü Ekber“
Hayırlı ömür, düşmana galebe ve kötü ölümden muhâfaza için sabah-akşam üçer kere şu duâyı okumalıdır:
سُبْحَانَ اللهِ مِلاْءَ الْمِيزَانِ وَمُنْتَهَى الْعِلْمِ وَمَبْلَغَ الرِّضَى وَزِنَةَ الْعَرْشِ
„Sübhânallâhi mil’el mîzân. Ve müntehel-ılmi ve mebleğar-rızâ ve zinetel-arş“
Bu ayda normal evrâd-u ezkâra devam etmelidir.
Bu ayda normal evrâd-u ezkâra devam etmelidir.
Receb ayı „Eşhur-u hurum“dan olup ŞEHRULLAH yâni Allah’ın ayıdır. Bu aya oruçlu olarak girilmeli ve bu ayda Allah’a çok ilticâ etmelidir.
Üç günden sonra her gününe birer ay oruç sevâbı verilir.
Receb-i şerîf Cenâb-ı Hakk’a mahsus bir ay olduğu için yalnız Zât-ı İlâhî’yi bildiren İhlâs-ı şerîf sûresini çok okumalı; tevhîd, istiğfar ve salevât-ı şerîfeleri ihmal etmemelidir.
Bu ayda 2 kandil vardır:
1′inci gecesi bir tesbih namazı veya Receb-i şerîfin ilk onu zarfında bir defaya mahsus olmak üzere kılınan on rek’at namaz kılınabilir. Bu namazda, her rek’atte Fâtiha-i şerîfeden sonra 3 „Kul yâ eyyühel-kâfirûn…“, 3 İhlâs-ı şerîf okunur. Nitekim ileride kılınış şekli anlatılacaktır.
Bu ayda, mümkün olduğu kadar Hatm-i Enbiyâ yapmalı ve oruç tutmalıdır. 13, 14 ve 15′inci günlerinde oruç tutanlar, bu sünnet-i şerîfeyi yerine getirdiklerinden, nice hastalıklardan şifâ bulur.
Receb’in 1′i ile 10′u arasında, 11′i ile 20’si arasında ve 21′i ile 30′u arasında sadece birer defa olmak üzere kılınacak 10′ar rek’at Hacet namazı vardır. Hepsinin de kılınış şekli aynıdır. Bu namazlar, akşamdan sonra da, yatsıdan sonra da kılınabilir. Fakat Cuma ve Pazartesi gecelerinde ve bilhassa teheccüd vaktinde kılınması efdâldir.
Bu namaz, mü’min ile münâfığı ayırır. Bu 30 rek’at namazı kılanlar hidâyete ererler. Münâfıklar bu namazı kılamazlar. Bu namazı kılanın kalbi ölmez.
Bu 30 rek’at namaz, Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz’in berberi Selmân-ı Pâk (r.a.) Hazretleri tarafından rivâyet edilmiştir.
Hacet namazına şu niyetle başlanır:
„Yâ Rabbî, beni dünyayi teşrifleri ile nûra gark ettiğin Efendimiz hürmetine, sevgili ayın Receb-i şerîf hürmetine, feyz-i ilâhîne, rızâ-i ilâhîne nâil eyle. Âbid, zâhid kulların arasına kaydeyle. Dünya ve âhiret sıkıntılarından halâs eyle, rızâ-i şerîfin için Allâhü Ekber.“ [1]
Her rek’atte 1 Fâtiha-i şerîfe, 3 „Kul yâ eyyühel-kâfirûn…“, 3 İhlâs-ı şerîf okuyup, 2 rek’atte bir selâm verilir. Böylece 10 rek’at tamamlanır.
Namazdan sonra 11 defa:
لاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْيِى وَيُمِيتُ وَهُوَ حَىٌّ لاَ يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ
„Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh. Lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyî ve yümît. Ve hüve hayyün lâ yemûtü biyedihil-hayr. Ve hüve alâ külli şey’in kadîr“
Receb’in 11′i ile 20’si arasında kılınan 10 rek’attan sonra 11 defa şu duâ edilir:
اِلهًا وَاحِدًا اَحَدًا صَمَدًا فَرْدًا وِتْرًا حَيًّا قَيُّومًا دَائِمًا اَبَدًا
„İlâhen vâhiden ehaden sameden ferden vitran hayyen kayyûmen dâimen ebedâ“
Receb’in 21′i ile 30′u arasında kılınan 10 rek’atten sonra da, şu duâ 11 kere okunur:
اَللَّهُمَّ لاَ مَانِعَ لِمَا اَعْطَيْتَ وَلاَ مُعْطِيَ لِمَا مَنَعْتَ وَلاَ رَادَّ لِمَا قَضَيْتَ وَلاَ مُبَدِّلَ لِمَا حَكَمْتَ وَلاَ يَنْفَعُ ذَا الْجَدِّ مِنْكَ الْجَدُّ سُبْحَانَ رَبِّىَ الْعَلِىِّ اْلاَعْلَى الوَهَّابِ سُبْحَانَ رَبِّىَ الْعَلِىِّ اْلاَعْلَى الوَهَّابِ سُبْحَانَ رَبِّىَ الْعَلِىِّ اْلاَعْلَى الْكَرِيمِ الوَهَّابِ يَا وَهَّابُ يَا وَهَّابُ يَا وَهَّابُ
„Allâhümme lâ mânia limâ a’tayte ve lâ mu’tıye limâ mena’te ve lâ râdde limâ kazayte ve lâ mübeddile limâ hakemte ve lâ yenfeu zel-ceddi minkel-ceddü. Sübhâne rabbiyel-aliyyil-a’lel-vehhâb. Sübhâne rabbiyel-aliyyil-a’lel-vehhâb. Sübhâne rabbiyel-aliyyil-a’lel-kerîmil-vehhâb. Yâ vehhâbü yâ vehhâbü ya vehhâb“
Receb-i şerîfin ilk Cuma gecesi „Regâib gecesi“dir. Bu gece, oruçlu olarak karşılanmalıdır.
Regâib gecesi, akşamla yatsı arasında 12 rek’at „Hacet namazı“ kılınır. 2 rek’atte bir selâm verilerek kılınan bu namazda, Fâtiha-i şerîfeden sonra her rek’atte 3 „İnnâ enzelnâhü…“, 12 İhlâs-ı şerîf okunur.
Namazdan sonra 7 Salât-ı Ümmiye okunup secdeye varılır.
Salât-ı Ümmiye:
اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ النَّبِىِّ اْلاُمِّىِّ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ
„Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedinin-nebiyyil-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim“
Secdede 70 defa:
سُبُّوحٌ قُدُّوسٌ رَبُّنَا وَرَبُّ الْمَلاَئِكَةِ وَالرُّوحِ
„Sübbûhun kuddûsün rabbünâ ve rabbül-melâiketi ver-rûh“ okunur.
Secdeden kalkıp 1 defa:
رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَتَجَاوَزْ عَمَّا تَعْلَمُ اِنَّكَ اَنْتَ اْلاَعَزُّ اْلاَكْرَمُ
„Rabbiğfir verham ve tecâvez ammâ ta’lem. İnneke entel-eazzül-ekrem“ okunur.
Tekrar secdeye varılıp yine 70 defa:
سُبُّوحٌ قُدُّوسٌ رَبُّنَا وَرَبُّ الْمَلاَئِكَةِ وَالرُّوحِ
„Sübbûhun kuddûsün rabbünâ ve rabbül-melâiketi ver-rûh“ okunur.
Secdeden kalkıp duâ yapılır.
Duâda Hz. Allâh’a şu şekilde de ilticâ etmelidir:
اَللَّهُمَّ بَارِكْ لَنَا رَجَبَ وَشَعْبَانَ وَبَلِّغْنَا رَمَضَانَ
„Allâhümme bârik lenâ recebe ve şa’bân. Ve bellığnâ ramazân“
لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ الْكَبِيرِ الْمُتَعَالِ
„Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azîmil-kebîril-müteâl“
25 defa:
اَسْتَغْفِرُ اللهَ الْعَظِيمَ وَاَتُوبُ اِلَيْكَ
„Estagfirullâhe’l-aziym. Ve etûbü ileyk“ denilip duâ yapilir.
Receb-i şerîfin 27′nci gecesi „Mi’rac gecesi“dir. Yatsı namazından sonra 12 rek’at „Hacet namazı“ kılınır. Beher rek’atte Fâtiha-i şerîfeden sonra 10 İhlâs-ı şerîf okunur.
Namaza niyet: „Yâ Rabbî, rızâ-i şerîfin için niyet eyledim namaza. Bu gece yedi kat gökleri ve bütün esrârını göstererek muhabbetin ile müşerref kıldığın sevgili habîbin Resûl-i Zîşan Efendimiz hürmetine ben âciz kulunu afv-ı ilâhîne, feyz-i ilâhîne ve rızâ-i ilâhîne mazhar eyle, Allâhü Ekber.“
Namazdan sonra:
سُبْحَانَ اللهِ وَالْحَمْدُ ِللهِ وَلاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ وَاللهُ اَكْبَرُ وَلاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ
okunup duâ yapılır.
Bu namazda, İhlâs-ı şerîfeler 100′er adet okunursa veya bu namaz 100 rek’at olarak kılınırsa; bunu yerine getiren mü’min huzûr-i ilâhîye namaz borçlusu olarak çıkmaz.
Mi’rac gecesinden sonraki gün, mutlaka oruçlu olmalıdır. O gün öğle ile ikindi arasında 4 rek’at namaz kılınır. Her rek’atte Fâtiha-i şerîfeden sonra
okunur.
Şa’bân ayı Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz’in ayıdır. Bu itibarla bu ayda Salevât-ı şerîfeye çok devam etmek lâzımdır. Yine mümkün oldukça İstiğfâr-ı şerîf, Salevât-ı şerîfe, İhlâs-ı şerîf okumalı, teheccüd ve tesbih namazları kılmalı ve Hatm-i Enbiyâ yapmalıdır.
„Şa’bân“ kelimesinde beş harf vardır. Bu harfler şu mânâlara gelmektedir:
Be harfi, kelimenin tam ortasında olup, bu ayın ortası, yani 15′inci gecesi Berâet gecesidir.
Bu ayın birinci gecesinde, her rek’atte 1 Fâtiha-i şerîfe ve 3 Âyetü’l-Kürsî ile bir tesbih namazı kılınır.
Şa’bân’ın 27′nci gecesi, akşam ile yatsı arasında iki rek’at teşekkür namazı kılınacak. Zamm-ı sûre olarak ne istenirse o okunur. Namaza şöyle niyet edilir:
„Yâ Rabbî, beni Resûl-i Zîşân Efendimiz’in ayının sonuna yaklaştırdın. Resûlullah Efendimiz’i ve mübârek ayını bana hem şefi’ ve hem de şâhid eyle, Allâhü Ekber“
Namazdan sonra 70 defa İstiğfâr-ı şerîf:
اَسْتَغْفِرُ اللهَ الْعَظِيمَ وَاَتُوبُ اِلَيْكَ
„Estağfirullâhe’l-azıym. Ve etûbü ileyk“, 100 defa da şu Salevât-ı şerîfe okunacak:
اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى رُوحِ مُحَمَّدٍ فِى اْلاَرْوَاحِ وَصَلِّ عَلَى جَسَدِ مُحَمَّدٍ فِى اْلاَجْسَادِ وَصَلِّ عَلَى قَبْرِ مُحَمَّدٍ فِى الْقُبُورِ
„Allâhümme salli alâ rûhi Muhammedin fil-ervâh. Ve salli alâ cesedi Muhammedin fil-ecsâd. Ve salli alâ kabri Muhammedin fil-kubûr“.
Namazdan sonra „Yâ Rabbî, senin huzûr-ı sırr-ı ehadiyyetine ilticâ ediyorum“ denilir.
Şa’bân-ı şerîfin 15′inci gecesi „Berâet gecesi“dir. Bu gecede hiç olmazsa bir tesbih namazı kılınır.
Berâet gecesinde 100 rek’atlı hayır namazı vardır ki, kılan kimse o sene ölürse, şehitlik mertebesine nâil olur.
Namaza şöyle niyet edilir:
„Yâ Rabbî, niyet ettim senin rızâ-i şerîfin için namaza. Beni afv-ı ilâhîne, feyz-i ilâhîne mazhar eyle. Kasvet-i kalbden, dünya ve âhiret sıkıntılarından halâs eyleyip süedâ defterine kaydeyle, Allâhü Ekber“
Her rek’atte Fâtiha-i şerîfeden sonra 10 İhlâs-ı şerîf okunur. İki rek’atte bir selâm verilerek 100 rek’atte tamamlanır. Her rek’atte 100 İhlâs-ı şerîf okumak sûretiyle 10 rek’at olarak da kılınabilir.
Namazdan sonra, (Hz. Allâh’ın HÛ ism-i şerîfinin ebced hesâbına göre adedi olan) 11 şey, (TÂHÂ’nın ebced hesâbıyla adedi olan) 14 kere okunur. (TÂHÂ Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz’in ismidir.)
Okunacak olanlar:
سُبْحَانَ اللهِ وَالْحَمْدُ ِللهِ وَلاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ وَاللهُ اَكْبَرُ وَلاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ
Bunlardan sonra duâ yapılır.
Ramazan ayı 11 ayın sultanıdır. Ümmet-i Muhammed’in ayıdır. Gündüzleri oruçla, geceleri teravih namazlarıyla ihya edilir. Ramazân-ı şerîf Kur’an ayıdır. Bu itibarla, Kur’an okumasını bilen herkes bu ayda bir hatim yapmalıdır. Ramazan ayının evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden azaddır.
Fâtiha-i şerîfeden sonra birinci rek’atte 1 „İnnâ a’taynâkel-kevser…“, ikinci rek’atte 1 İhlâs-ı şerîf okunur.
Namazdan sonra; 70 İstiğfâr-ı şerîf, 70 Salevât-ı şerîfe (Salât-ı Münciye okumak efdaldir) okunup dua yapılır.
İkinci 10 gün içinde mümkünse yine tesbih namazı kılınır ve Hatm-i Enbiyâ yapılır.
Üçüncü 10 gün içinde tevbe-istiğfar, Hatm-i Enbiyâ ve 7 salât-ü selâm’dan sonra mümkünse Hatm-i İstiğfâr yapılıp, yani 1001 defa:
اَسْتَغْفِرُ اللهَ الْعَظِيمَ وَاَتُوبُ اِلَيْكَ
„Estağfirullâhe’l-azıym. Ve etûbü ileyk“ denilip, bittikten sonra 7 ilâ 70 salat-ü selâm okunur ve duâ yapılır.
اَللَّهُمَّ يَا وَاسِعَ الْمَغْفِرَةِ اغْفِرْ لِى
„Allâhümme yâ vâsial-mağfiratiğfirlî“, iftar esnâsında da:
اَللَّهُمَّ لَكَ صُمْتُ وَبِكَ آمَنْتُ وَعَلَيْكَ تَوَكَّلْتُ وَعَلَى رِزْقِكَ اَفْطَرْتُ وَصَوْمَ غَدٍ نَوَيْتُ
„Allâhümme leke sumtü ve bike âmentü ve aleyke tevekkeltü ve alâ rızkıke eftartü ve savme ğadin neveytü“ duâsı okunur.
Ramazanda sadaka-i fıtır veremeyen müslümanlar, arefe günü 2 rek’at namaz kılarak, Allâh’a ilticâ ederler. Zamm-ı sûre olarak ne istenirse o okunur.
Kadir gecesinin, Ramazân-ı şerîfin 20’sinden sonraki tek gecelerinde aranmasına dâir müteaddit hadîs-i şerîfler vârid olmuştur. Birinden itibaren aranmasını tavsiye eden büyüklerimiz de vardır.
İmâm-ı Şârânî Hazretleri, Kadir gecesinin kaçıncı gece olduğunu, Ramazân-ı şerîfin giriş günlerine göre şöyle tesbit etmiştir:
İmâm-ı Şârânî Hazretleri 30 sene, Kadir gecesiyle bu tarife göre müşerref olmuşlardır.
Birçok ehlullah da bu usulle Kadir gecesini bulmuşlardır.
Kadir gecesinin bu ay içinde hangi gece olduğunun gizlenmesi, mü’minlerin her geceyi Kadir gecesi bilip, her gecede ibadeti çok etmeleri içindir.
Kadir gecesinde hava berrak ve güzel olur. O gece herşey Allâh’a secde eder. Denizlerin suyu bir an için tatlılaşır. Mü’minler afv-ı ilâhî ve mağfiret-i sübhânîye mazhar olurlar.
Bu gece 4 rek’at Kadir gecesi namazı kılınır:
okunur.
Namazdan sonra:
اَللهُ اَكْبَرُ اَللهُ اَكْبَرُ لاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ واللهُ اَكْبَرُ اَللهُ اَكْبَرُ وَِللهِ الْحَمْدُ
اَللَّهُمَّ اِنَّكَ عَفُوٌّ كَرِيمٌ تُحِبُّ الْعَفْوَ فَاعْفُ عَنِّى
Mümkünse kandil gecesi olması hasebiyle bir de tesbih namazı kılmalıdır.
Hac aylarının ilkidir. Bayram günlerinde salevât-ı şerifeler okumalıdır.
Bu ay içinde 6 gün nâfile oruç tutulur. Şevval’in 12’si ile 17’si arasında tutulduğunda eyyâm-ı biyz de oruçlu geçirilmiş olacağından çok büyük sevabı vardır.
Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz, Şevval ayından 6 gün oruç tutanların, senenin tamamını oruçlu geçirmiş olacağı müjdesini vermiştir.
Bu ay da hac aylarından olması hasebiyle, geceleri zaman-zaman teheccüd namazına kalkmalı ve bilhassa cuma geceleri tesbih namazı kılmalıdır. Cemaatle kılınırsa İmam olacak kimse bu namazı kılmayı evvelâ nezreder ve namazı kıldırırken tesbihleri her yerde cehrî (sesli) okur. Cemaat ise sükût edip dinler.
Bu ay, İslâm’ın beş esasından biri olan hac farîzasının ifâ edildiği umûmî afv ayıdır. Arafat’a çıkıldığı, Allah için milyonlarca kurbanın kesildiği ve bir senelik hesapların görülüp amel defterlerinin kapandığı mukaddes bir aydır.
Zil-hicce’nin birinden onuna kadar, „leyâlii aşere“ yani on mübârek gecedir.
Bu ayda, noksanların tamamlanması için İstiğfâr-ı şerîf, Salevât-ı şerîfe, diğer duâlar ve tesbih namazına devamda hayır vardır.
Hacca gidemeyen mü’minlerin bu günlerde oruç tutmaları çok büyük fazîlettir. O bakımdan Kurban bayramından evvel 9 gün oruç tutmalı, 10′uncu günü kurban kesilinceye kadar da birşey yemeyip, oruçlu bulunmalı ve orucunu kurban eti ile açmalıdır.
Hiç olmazsa 8′inci gün ile beraber, 9′uncu günü (Arefe günü) oruçlu olmak lâzımdır.
Kurban bayramı arefe günü sabah namazından, bayramın 4′üncü günü ikindi namazına kadar, bütün farzların arkasından tekbir almak, kadın-erkek her mükellefe vâciptir.
Her rek’atte 1 Fâtiha-i şerîfe, 3 „Kul yâ eyyühel-kâfirun…“, 10 İhlâs-ı şerîf okur.
Namaza şu niyetle başlanır: „Yâ Rabbî, bugün şu saatlerde Arafat’ta binlerce müslümanın “Lebbeyk” diye ilticâ ettiği zamanda, âciz kulun orada bulunamadı. Bu kulunun rûhunu onlarla beraber kılıp, benim ilticâmı da onların ilticâsına ilhak buyur. Orada afv-ı umûmîye mazhar kıldığın kullarına beni de ilhak eyle, Allâhü Ekber.“
Namazda sonra:
لاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْيِى وَيُمِيتُ وَهُوَ حَىٌّ لاَ يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ
اَللهُ اَكْبَرُ اَللهُ اَكْبَرُ لاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ واللهُ اَكْبَرُ اَللهُ اَكْبَرُ وَِللهِ الْحَمْدُ
سُبْحَانَ الَّذِى فِى السَّمَاءِ عَرْشُهُ سُبْحَانَ الَّذِى فِى اْلاَرْضِ سُلْطَانُهُ سُبْحَانَ الَّذِى فِى اْلاَرْضِ حُكْمُهُ سُبْحَانَ الَّذِى فِى الْجَنَّةِ رَحْمَتُهُ سُبْحَانَ الَّذِى فِى الْقَبْرِ قَضَائُهُ سُبْحَانَ الَّذِى فِى الْقِيَامَةِ عَدْلُهُ سُبْحَانَ الَّذِى فِى الْبَحْرِ سَبِيلُهُ سُبْحَانَ الَّذِى رَفَعَ السَّمَاءَ سُبْحَانَ الَّذِى بَسَطَ اْلاَرْضَ سُبْحَانَ الَّذِى لاَ مَلْجَأَ وَلاَ مَنْجَأَ مِنْهُ اِلاَّ اِلَيْهِ
Arefe günü öğleden sonra Hızır (a.s.) ile İlyas (a.s.)’ın buluştuklarında okudukları şu duâyı da mümkünse 100 defa okumalıdır:
بِسْمِ اللهِ مَا شَاءَ اللهُ لاَ يَصْرِفُ الصُّوءَ اِلاَّ اللهُ بِسْمِ اللهِ مَا شَاءَ اللهُ لاَ يَسُوقُ الحَيْرَ اِلاَّ اللهُ بِسْمِ اللهِ مَا شَاءَ اللهُ لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ
„Bismillâhi mâşâallâhü lâ yasrifüs-sûe illallâh. Bismillâhi mâşâallâhü lâ yesûkul-hayra illallâh. Bismillâhi mâşâallâhü lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azıym“
Bundan sonra duâ yapılır.
Arefe ve bayram geceleri mümkünse Hatm-i Enbiyâ, Hatm-i İstiğfâr yapmalı ve tesbih namazı kılmalıdır. (Hatm-i istiğfâr, 1001 defa
اَسْتَغْفِرُ اللهَ الْعَظِيمَ وَاَتُوبُ اِلَيْكَ
„Estağfirullâhel-azıym. Ve etûbü ileyk“ şeklinde istiğfâr okumakla yapılır.)
Kurban keserken şöyle niyet edilir:
„Yâ Rabbî, niyet eyledim rızâ-i şerîfin için kurban kesmeye. Benim şu vücûdum çok kabahatlar, çok günahlar işledi. Bu vücûdu sana kurban etmem lâzım. Lâkin sen bunu haram kıldın. Bu günahkâr, bu âciz vücûduma bedel olmak üzere, senin rızâ-i şerîfin ve emr-i şerîfin mûcibince, lutfettiğin bu kurbanı kesiyorum“
Üç defa tekbir getirilip, „Bismillâhi Allâhü Ekber“ denip kurban kesilir.
Kurbanını kendisi kesemeyip başkasına kestirecek olanlar da yukarıdaki gibi niyet ederler.
Kurban kesildikten sonra 2 rek’at teşekkür namazı kılınır.
Zamm-ı sûre olarak birinci rek’atte 1 „İnnâ a’taynâkel-kevser…“, ikinci rek’atte 1 İhlâs-ı şerîf okunur.
Namaza şöyle niyet edilir:
„Yâ Rabbî, âciz kulun kurban kesemedi. Kurban yerine şu vücûdumu huzûrunda yere sererek kurban ediyorum. Beni de kurban kesenler meyânına kabûl eyle. Allâhü Ekber“
okunur.
Her 2 rek’atte bir selâm verilir.
اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ وَبَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ
اَسْتَغْفِرُ اللهَ الْعَظِيمَ الْكَرِيمَ الَّذِى لاَ اِلهَ اِلاَّ هُوَ الْحَىَّ الْقَيُّومَ وَاَتُوبُ اِلَيْكَ وَنَسْئَلُهُ التَّوْبَةَ وَالْمَغْفِرَةَ (وَالرَّحْمَةَ ) وَالْهِدَايَةَ لَنَا اِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ
لاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْيِى وَيُمِيتُ وَهُوَ حَىٌّ لاَ يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ
okunur.
Bayram müddetince de mümkün oldukça yine şu Tevhid-i şerîfe devam etmelidir:
لاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْيِى وَيُمِيتُ وَهُوَ حَىٌّ لاَ يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ
„Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh. Lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyî ve yümît. Ve hüve hayyün lâ yemûtü biyedihil-hayr. Ve hüve alâ külli şey’in kadîr“
Zil-hicce’nin 29′uncu gününü 30′una bağlayan gece, mümkünse bir tesbih namazı kılmalı ve bir Hatm-i Enbiyâ yapmalıdır.
Zil-hicce’nin son gecesi, akşam ile yatsı arası 10 rek’at namaz kılınır.
Namaza şöyle niyet edilir:
„Yâ Rabbî, geçen seneyi benden râzı olarak ayır. Sâdır olan isyânımı hasenâta tebdil eyle. Beni hidâyet-i ilâhîne ve rızâ-i ilâhîne mazhar eyle. Allâhü Ekber“
Her rek’atte:
okunur. İki rek’atte bir selâm verilir.
Namazdan sonra mümkünse en az:
okunur ve duâ yapılır.
Zil-hicce’nin son günü, aynı zamanda senenin son günüdür. Bu günde oruçlu bulunmak lazımdır.
Çarşambayı perşembeye bağlayan gece, akşamla yatsı arasında, 2 rek’at namaz kılınır. Her rek’atte:
okunur.
Bu namazın sevâbı anne-babaya gönderilir.
Kıyâmet günü, hak iddiâ edenlere bu namazla mukâbele edilir. Mübârek gece ve gündüzlerde kılmayı ihmâl etmemelidir.
4 rek’at bir namazdır. 4′üncü rek’atte selâm verilir. Aynen öğle namazı gibi kılınır.
Akşam ve sabah besmele ile 19 kere „Cünnetü’l-Esmâ“ okunsa, mükâfâtı Cemâl-i ilâhîdir.
„Cünnetü’l-Esmâ“ şudur:
فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْلٌ قُدُّوسٌ عَنَتِ الْوُجُوهُ لِلْحَىِّ الْقَيُّومِ
„Ferdün hayyün kayyûmün hakemün adlün kuddûs. Anetil-vücûhü lil-hayyil-kayyûm“
Bilhassa evrâd-ü ezkâr sahipleri Duhâ, Evvâbin ve Teheccüd namazlarını arasıra kılmalıdır. Vakti olanlar daha sık veya devamlı kılabilirler.
Duhâ, Evvâbin ve Teheccüd namazları 6′şar rek’at olarak kılınır. Daha az veya daha çok kılınabilirse de ortası budur.
Duhâ namazının;
diye kalbden niyet edilir.
Son iki rek’at oturarak kılınır.
Evvâbin ve Teheccüd namazlarına tek niyet kâfidir. Her selâmdan sonra ayrıca niyete lüzum yoktur.
Evvâbin namazı eğer akşam namazının arkasından kılınacaksa; akşamın sünnetinden sonra tesbih ve duâ yapılmadan Evvâbin kılınır. Arkasından tesbih çekilip duâ yapılır.
Günahların afvına vesîle olan tesbih namazı 4 rek’atlı bir namazdır. Bu namazı kılabilmek için şu tesbihi ezber bilmek icap eder:
سُبْحَانَ اللهِ وَالْحَمْدُ ِللهِ وَلاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ وَاللهُ اَكْبَرُ وَلاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ
„Sübhânallâhi vel-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azıym“
Tesbih namazının kılınışı:
Kalben tesbih namazı kılmaya niyet edilir. „Allâhü Ekber“ diyerek namaza başlanır.
Yukarıdaki tesbih:
okunur.
Böylece birinci rek’at kılınmış olur. İkinci rek’ate kalkılınca Fâtiha-i şerîfeden önce yine 15 kere, diğer yerlerde de, tarif edildiği gibi 10′ar kere okunarak 4 rek’at tamamlanır.
Tesbih namazının diğer tarafları aynen diğer namazlarda olduğu gibidir. Fark sadece okunan tesbihlerdir. İkinci rek’atte oturulduğunda, „Et-tehiyyâtü…“’den sonra, „Allâhümme salli…“ ve „Allâhümme bârik…“, üçüncü rek’at için ayağa kalkıldığında da „Sübhâneke…“ okunacaktır.
Tesbih namazında beher rek’atte okunan tesbih adedi 75′dir. Dört rek’atte 300 tesbih okunmuş olur.
Günahların afvı ve hayırlı maksatların husûlü için, geceleyin kalkılır. Kur’ân-ı Kerîm’deki 14 secde âyeti okunur, secdeye gidilir. Secdede:
اَعُوذُ بِرِضَاكَ مِنْ سَخَطِكَ وَاَعُوذُ بِمُعَافَاتِكَ مِنْ عُقُوبَتِكَ وَاَعُوذُ بِكَ مِنْكَ
„Eûzu bi rızâke min sehatıke ve eûzu bi muâfâtike min ukûbetike ve eûzu bike minke“ okunur.
„Allâhü Ekber“ diyerek secdeden kalkılır.
Yatağa girince:
اَللَّهُمَّ بِاسْمِكَ اَمُوتُ وَاَحْيَى
„Allâhümme bismike emûtü ve ahyâ“ duâsı okunur. Sağ yanak, sağ elin içine konularak sağ taraf üzerine yatılır.
Hatm-i Enbiyâ yapmak için, önce 1 Fâtiha-i şerîfe, 3 İhlâs-ı şerîf okunur.
Sonra:
اَعُوذُ بِاللهِ السَّمِيعِ الْعَلِيمِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ رَبِّ اَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ وَاَعُوذُ بِكَ رَبِّ اَنْ يَحْضُرُونِ
„Eûzu billâhis-semî’ıl-alîmi mineş-şeytânir-racîm. Rabbi eûzu bike min hemezâtiş-şeyâtıyn. Ve eûzu bike rabbi en yahdurûn“
Şu âyet-i celîle okunur ve buna göre hareket edilir:
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
يَآ اَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اصْبِرُوا وَصَابِرُوا وَرَابِطُوا وَاتَّقُوا اللهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
صَدَقَ اللهُ الْعَظِيمُ
„Bismillâhir-rahmânir-rahîm. Yâ eyyühellezîne âmenusbirû ve sâbirû ve râbitû vettekullâhe lealleküm tüflihûn. Sadekallâhül-azıym“
Bundan sonra şu sıraya göre hatme devam edilir:
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
اِنَّ اللهَ وَمَلاَئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِىِّ يَآ اَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا
صَدَقَ اللهُ الْعَظِيمُ
„Bismillâhir-rahmânir-rahîm. İnnallâhe ve melâiketehû yüsallûne alen-nebiy. Yâ eyyühellezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ. Sadekallâhül-azıym“
رَبَّنَا ظَلَمْنَا اَنْفُسَنَا وَاِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ
رَبِّ اَنِّى مَسَّنِىَ الضُّرُّ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ
لاَ اِلهَ اِلاَّ اَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنِّى كُنْتُ مِنَ الظَالِمِينَ
لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ
okunur.
Sonra duâ yapılır.
Mübârek Gün ve Gecelerde Yapılması Tavsiye Edilen DUÂ ve İBÂDETLER, FAZİLET Neşriyat
Yazı kategorisi: DiNi KONULAR | » yorum bırak;
Yazan: Site - Yönetici Nisan 27, 2007
Muhtasar İlmihal
(Resimli Namaz Hocası)
Yazı kategorisi: Kategorilenmemiş | » yorum bırak;
Yazan: Site - Yönetici Nisan 27, 2007
HZ. MUHAMMED (S.A.S.)’İN HAYATI
FİHRİST
HEDİYE
KISALTMALAR
MUKADDİME
PEYGAMBER EFENDİMİZ’DEN ÖNCE DÜNYÂNIN AHVÂLİ
HİNDİSTAN
ÇİN
JAPONYA
AVRUPA DEVLETLERİ
BİZANS
ÎRAN
MISIR
ARABİSTAN
MEKKE-İ MÜKERREME VE KÂBE
Kâbe’deki Vazîfeler
ZEMZEM
Ebrehe’nin Kâbe’ye Saldırması
Ebrehe ve Ordusunun Helâkı
PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN DOĞUMU
Peygamber Efendimiz’in Nesebi
Hâşimî Kolunun Soy Silsilesi
Peygamber Efendimiz’in Süt Annesi
MEDÎNE ZİYÂRETİ
PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN ÇOCUKLUK DEVRİ
ŞAM SEYAHATİ
FİCAR HARBİ
PEYGAMBERİMİZ’İN TİCÂRET HAYÂTINA ATILMASI
PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN EVLENMESİ
Peygamber Efendimiz’in Evlatları
Kâbe’nin Tâmirinde Peygamberimiz’in Hakemliği
Putperestliğin Yıkılmasına Doğru
İLK VAHİY VE RİSÂLETİN BAŞLAMASI
İLK MÜSLÜMANLAR
Hz.Hatîce (R.Anha) Vâlidemizin Müslüman Oluşu
Hz.Ebû Bekir (R.A)’ın Müslüman Oluşu
Hz.Ali (R.A.)’ın Müslüman Oluşu
İSLÂMA AÇIK DA’VET
Akrabalarına İlk Da’vet ve Bir Mûcize
Akrabalarına İkinci Da’vet
İki Şeye Da’vet ve Hz.Ali’nin Mukabelesi
Daha Geniş Çapta Da’vet
Ebû Leheb’in Küstahlığı
PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN EN BÜYÜK MU’CİZESİ KUR’AN’DIR
O’nun İçin Neler Dememişlerdi?
İlk Müslümanlar ve Uğradıkları Ezâ ve Cefâ
En Çok Ezâ ve Cefâya Uğrayanlardan Bâzıları
Müşriklerin Elebaşıları
Hz.Hamza’nın Müslüman Oluşu
Beyt-i Erkam’da Cereyan Edenler
Hz.Ömer’in Müslüman Oluşu
Kur’ân-ı Kerîm’in Füsunkâr Te’siri
HABEŞİSTAN’A HİCRET
Müşriklerin Muhâcirler Hakkında Necâşi’ye Başvurmaları
Müşriklerin Bitmeyen Hîlesi ve Necâşi’nin Kesin Tavrı
MÜŞRİKLERİN MÜSLÜMANLARA BOYKOT ÎLÂNI
HÜZÜN SENESİ
Addas’ın Müslüman Oluşu
Peygamberimiz’in Hemşehrilerine Rahmet ve Şefkati
M İ ‘ R A C
Mescîd-i Haram’dan Mescîd-i Aksâ’ya
Mescîd-i Aksâ’dan Semâvât’a
Mîrâc’ın Mertebeleri
Mîrac’da Peygamberimiz’e ve Ümmetine Yapılan İhsan veTeşrî Kılınan Hükümler
Mî’rac Mûcizesini Müşrikler Nasıl Karşıladı?
Hz.Ebû Bekir (R.A.)’ın Sıddıkıyyeti
MEDÎNELİLERDEN İLK MÜSLÜMAN OLANLAR
BİRİNCİ AKABE BİÂTI
İSLÂMİYET’İN MEDİNE’DE YAYILIŞI
Useyd ibn-i Hudayr ile Sa’d ibn-i Muaz’ın Müslüman Oluşları
İKİNCİ AKABE BİÂTI
MUSÂFAHA
H İ C R E T
MEDİNE-İ MÜNEVVERE’YE İLK HİCRET EDENLER
Hz.Ömer (R.A)’in Hicreti
Suheyb’in Medîne’ye Hicret Edebilmek için Bütün Servetinden Vazgeçmesi
Hz.Ebû Bekr’in Hicret Etme Arzusu
Müşriklerin Dârünnedve’de Yaptığı Toplantı ve Necid’li Bir Şeyh’in Toplantıya Katılışı
Müşriklerin Peygamberimiz’in Hayâtına Son Verme Kararı
HİCRET EMRİ VE HİCRET HAZIRLIĞI
Allah Rasûlü’nün Hz.Ebû Bekir (R.A.) İle Görüşmesi
PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN MEDÎNE’YE HİCRETİ
Müşriklerin Peygamber Efendimiz’in Evini Kuşatması
Ebû Cehlin Alaylı Konuşmasına Peygamberimiz’in Cevabı
Peygamberimiz’in Katiller Arasından Kur’ân Okuyarak ve Başlarına Toprak Saçarak Çıkıp Gitmesi
Gâr-ı Sevr’e (Sevir Mağarasına) Sığınmaları
Hz.Ebû Bekr’in Ayağının Yılan Tarafından Isırılması
Müşrikler Peygamber Efendimiz ile Hz.Ebû Bekr’in Peşinde
Mağaranın Önüne Örümceğin Ağ Örmesi, Güvercinin Yuva Kurması
Sevir Mağarası’nda Geçirilen Günler
Hz.Ebû Bekr’in Kızı Esma’nın «Cennet Kuşağı» İle Müjdelenmesi
Hz.Ebû Bekr’in Babasının Telaşlanması
Peygamberimiz’in Kusvâ İsimli Deveyi Satın Alması ve Sevir’den Ayrılış
Peygamber Efendimiz’in Vatan Sevgisi
Sürâka’nın Hz.Peygamberimiz’i Tâkip Edişi ve Başına Gelenler
Sürâka’nın Peygamber Efendimiz’den Emân Dilemesi
Sürâka’ya Emannâme Yazılıp Verilmesi
Sürâka’nın Ebû Cehil’e Cevabı
Medîne Yolculuğuna Devam
Büreyde’nin Müslüman Oluşu ve Peygamber Efendimiz’in Önünde Sarığını Sancak Yaparak Medîne’ye Girişi
Kuba’ya Geliş
Bir Yahûdînin Peygamber Efendimiz’i Uzaklardan Görmesi
Medîne’li Müslümanların Peygamberimiz’i Karşılamaları
Peygamberimiz’in Kubâ’da Müsafir Olduğu Ev
Hz.Ali’nin Kubâ’ya Gelişi
Kubâ Mescidi’nin İnşâsı
PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN MEDÎNE’YE GİRİŞİ
Ranûna Vâdisi’nde İlk Cuma Namazı
Peygamberimiz’in Medîne’ye Girişi ve Medînelilerin Sevinci
Medînelilerin Peygamberimizi Müsafir Etmek İçin Yarışı
Peygamberimiz’in Hz.Hâlid ibn-i Zeyd’e Müsafir Oluşu
Hicretin Târih Başlangıcı Oluşu
EZAN
ESHÂB-I SUFFE
Peygamberimiz’in Hz.Âişe İle Evlenmesi
MUHÂCİRLER İLE ENSAR ARASINDA KARDEŞLİK
Yahûdîlerle Münâsebetler
MÜDÂFAA VE HARBE İZİN VERİLMESİ
İLK SERİYYELER
Gazâ ve Seriyyelerin Gâyesi
Berâ bîn-i Mağrur İçin Cenâze Namazı Kılınması
KIBLENİN MESCÎD-İ HARAM’A TAHVİLİ
ORUCUN FARZ KILINIŞI VE ÂŞÛRÂ ORUCU
BEDİR GAZASI
Tarafları Harbe Götüren Sebepler
Peygamberimiz’in Eshâbıyla İstişâresi
Bedir Harbinde Nasıl Çarpışılacağının Müzâkeresi
Tarafların Karşılaşması ve Harbin Başlaması
Harp Mübâreze İle Başladı
Harbin Şiddetlenmesi
Müşriklerin Mağlubiyeti
Ebû Cehl’in Son Sözleri ve Başının Kesilmesi
Gömülen Müşrik Ölülerine Peygamberimiz’in Hutbesi
İSLÂMIN ZAFERİ VE MEDİNEYE DÖNÜŞ
Esirler Hakkındaki Muâmeleler
YAHÛDÎLERİN HUZURSUZLUK ÇIKARMALARI
SEVİK GAZVESİ
UHUD MUHÂREBESİ
Peygamber Efendimiz’in Rü’yâsı
Gençlerin Arzusu
Harp İçin Medîne’den Ayrılış
Harbe Katılmalarına İzin Verilen Küçükler
Uhud’daki İslam Karargâhı
Uhud’da Müşriklerin Yeri
Uhud Harbine Nasıl Başlandı ve Nasıl Bitti?
Hz.Hamza’nın Şehâdeti
BİR HATÂ VE NETİCESİ
Uhud’da Peygamberimiz’in Ubeyy ibn-i Halef’i Öldürmesi
Sahabenin Peygamberimiz’in Etrafında Toplanmaları
Allâh’ın Nusreti ile Mağlubiyetten Galibiyete
Uhud Harbinden Alınan Târihi Ders
Kuzman’ın Müslüman Askerler Arasında Çarpışarak Gösterdiği Yararlıklara Rağmen Cehennemlik Oluşu
HİCRETİN ÜÇÜNCÜ SENESİ HÂDİSELERİ
HİCRETİN DÖRDÜNCÜ YILI HÂDİSELERİ
Lihyanoğullarının Hîlesi ve Reci Seriyyesi
Bi’ri Maûne (Maûne Kuyusu) Hâdisesi
Beni Nâdir Gazası
Hased ve Kibirden Gelen Münâfıklık Hastalığı
HİCRETİN BEŞİNCİ YILI HÂDİSELERİ
Müreysi Gazası (Beni Mustalık Gazası)
Cüveyriye Hâdisesi
Münâfıkların Reisi Abdullah ibn-i Übeyy’ibn-i Selül’ün Muhâcirlerle Ensarın Arasını Açmak İstemesi
İfk Hâdisesi
HENDEK MUHAREBESİ
Peygamberimiz’in Eshâbıyla İstişâresi
Hendek Kazılırken Rasûlüllah’ın Zuhur Eden Mûcizeleri
Beşir’in Kızının Bitmeyen Hurmaları
Câbir (R.A.)’ın Koyunu
Ortaya Çıkan Sert Damar ve Çetin Kayanın Fahri Kâinât’ın Darbesiyle Paramparça Olması
Muhârebenin Başlaması
Harp Hîledir
Peygamber Efendimiz’in Duâsı ve Zaferin Kazanılması
BENİ KUREYZA GAZASI
HUDEYBİYE MUSÂLAHASI
Hudeybiye Anlaşmasının Şartları
Sıra Anlaşmanın Yazılmasına Gelmişti
Dünyâdaki Başlıca Devlet Reislerine Gönderilen İslâma Dâvet Mektup ve Elçileri
HAYBER’İN FETHİ
Kalenin Muhasara Edilmesi
Sancağın Hz.Ali’ye Verilmesi
Bir Yahûdî Kadının Peygamberimiz’i Zehirlemek İçin Yaptığı Sûikast
Peygamberimiz’in Hz.Safiye İle İzdivâcı
Arabistan Yahûdîlerinin İtaatı
Hayber’in Fethi Esnâsında Teşrî Kılınan Hükümler
UMRE HACCI VE KÂBE’Yİ ZİYÂRET
Amr’ibn-i As ile Hâlid ibn-i Velid’in Müslüman Olmaları
MU’TE MUHÂREBESİ
Muhârebenin Başlaması
Hz.Hâlid ibn-i Velid’in Kumandan Oluşu ve Harp Dehâsı
BÜYÜK FETİH
Hudeybiye Anlaşması’nın Bozulması
Ebû Süfyan’ın Peygamberimiz’e Mürâcaatı
Fetih Hazırlığı
Ebû Süfyan’ın Müslüman Oluşu
Ebû Süfyan’ı Çok Hislendiren Peygamberimiz’in Büyük Afvı
Ebû Süfyan’a Müslüman Ordusunun İhtişamının Gösterilmesi
Müslümanlar Mekke’ye Dört Koldan Girdiler
Kâbe’nin Putlardan Temizlenmesi
FETİH HUTBESİ
Büyük Afv
Kadınların Biâtı
HUNEYN MUHÂREBESİ
Çokluğa Aldanılmaması
Allâh’ın Nusreti İle Müslümanların Tekrar Toparlanması
Büyük Vefâkarlık
TAİF MUHASARASI
Huneyn Ganimetlerinin Taksimi
Müellefe-i Kulüb
Üzüntü Veren Söylentiler ve Ensârın Ağlaması
Şâir Keab’ın Müslüman Oluşu
Tayy Kabîlesi ve Hâtemi Tayy’in Kızı
Adiyy ibn-i Hâtem’in Müslüman Oluşu
TEBÜK GAZÂSI
Eshâbın Sahavet Yarışı
Tebük’e Hareket ve Tebük’te Geçirilen Günler
Münâfıkların Bozgunculuğu
Mescîd-i Zırar’ın Yıktırılması
Münâfıkların Te’siri İle Tebük Seferi’nden Uzak Kalanlar
Bâzı Ehemmiyetli Vak’âlar
Peygamber Efendimiz’in Oğlu Hz.İbrâhim’in Vefâtı
Hz.Ümmü Gülsüm’ün Vefâtı
Münâfıkların Reisi Abdullah ibn-i Übeyy’ibn-i Selül’ün Ölümü
Peygamber Efendimiz’in Eshâbdan Bâzılarını İslâmiyetin Yayıldığı Yerlere Vazîfelendirmesi
HZ.EBU BEKİR (R.A)’IN HAC EMİRLİĞİ
VEDÂ HACCI
VEDÂ HUTBESİ
HİCRETİN ONBİRİNCİ SENESİ
ÜSÂME ORDUSU
PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN İRTİHALLERİ
Nesi Varsa Sadaka Veriyor
Kızı Hz.Fâtıma İle Başbaşa
Hastalığı Esnâsındaki Hutbeleri
Vasiyetnâme Yazdırmak Arzusu
Mübârek Ağzından En Son İşitilen Söz
SON VAZİFENİN ÎFÂSI
EN GÜZEL SONUÇ
ESHAB’DA RASÛLÜLLAH SEVGİSİ
PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN ŞEKLİ VE ŞEMÂİLİ
RASULÜ EKREM’İN MEKÂRİMİ AHLÂKI
HULEFÂ-İ RÂŞİDÎN
1- HZ.EBU BEKR’İNİS SIDDIK (R.A)
2- HZ. ÖMER (R.A.)
3- HZ. OSMAN (R.A.)
4- HZ.ALİ (R.A.)
EMEVÎLER
ENDÜLÜS EMEVÎ DEVLETİ
Endülüs Emevîleri
BEN-İ AHMER DEVLETİ
ABBÂSİLER
İLK MÜSLÜMAN TÜRK DEVLETLERİ
Samanoğulları
Karahanlılar
Gazneliler
Selçuklular
Harzemşahlar
Anadolu Selçukluları
Tulunoğlu Devleti
İhşitler
Eyyûbîler
Memlûkler
İlhanlılar
Altınordu Devleti
TİMURLULAR DEVLETİ (TİMUR İMPARATORLUĞU)
Timuroğulları
Bâburlular
OSMANLI DEVLETİ (OSMANLI İMPARATORLUĞU)
1- Osman Gâzî; Hükümdarlığı: M.1299-1326
2- Orhan Gâzi; Hükümdarlığı: M.1326-1359
3- Sultan I.Murad; Hükümdarlığı: M.1359-1389
4- Sultan Yıldırım Bayezid; Hükümdarlığı: M.1389-1402
5- Sultan Çelebi Mehmed; Hükümdarlığı: M.1413-1421
6- Sultan İkinci Murad; Hükümdarlığı: M.1421-1451
7- Fâtih Sultan Mehmed; Hükümdarlığı: M. 1451-1481
8- Sultan İkinci Bayezid; Hükümdarlığı: M.1481-1512
9- Yavuz Sultan Selim; Hükümdarlığı; M.1512-1520
10- Kânûnî Sultan Süleyman; Hükümdarlığı: M.1520-1566
11- Sultan İkinci Selim; Hükümdarlığı: M.1566-1574
12- Sultan Üçüncü Murad; Hükümdarlığı: M.1574-1595
13- Sultan Üçüncü Mehmed; Hükümdarlığı: M.1595-1603
14- Sultan Birinci Ahmed; Hükümdarlığı: M.1603-1617
15- Sultan Birinci Mustafa; Hükümdarlığı: M.1617-1618 ve M.1622-1623
16- Sultan İkinci (Genç) Osman; Hükümdarlığı: M.1618-1622
17- Sultan Dördüncü Murad; Hükümdarlığı: M.1623-1640
18- Sultan Birinci İbrahim; Hükümdarlığı: M.1640-1648
19- Sultan Dördüncü Mehmed; Hükümdarlığı: M.1648-1687
20- Sultan İkinci Süleyman; Hükümdarlığı: M.1687-1691
21- Sultan İkinci Ahmed; Hükümdarlığı: M.1691-1695
22- Sultan İkinci Mustafa; Hükümdarlığı: M.1695-1703
23- Sultan Üçüncü Ahmed; Hükümdarlığı: M.1703-1730
24- Sultan Birinci Mahmud; Hükümdarlığı: M.1730-1754
25- Sultan Üçüncü Osman; Hükümdarlığı: M.1754-1757
26- Sultan Üçüncü Mustafa; Hükümdarlığı: M.1757-1774
27- Sultan Birinci Abdülhamid; Hükümdarlığı: M. 1774-1789
28- Sultan Üçüncü Selim; Hükümdarlığı: M.1789-1807
29- Sultan Dördüncü Mustafa; Hükümdarlığı: M.1807-1808
30- Sultan İkinci Mahmud; Hükümdarlığı: M.1808-1839
31- Sultan Birinci Abdülmecid; Hükümdarlığı: M.1839-1861
32- Sultan Abdülaziz; Hükümdarlığı: M.1861-1876
33- Sultan Beşinci Murad; Hükümdarlığı: M.1876
34- Sultan İkinci Abdülhamid; Hükümdarlığı: M.1876-1909
35- Sultan Beşinci Mehmed Reşad; Hükümdarlığı: M.1909-1918
36- Sultan Altıncı Mehmed Vahîdeddin; Hükümdarlığı: M.1918-1922
Osmanlı Beyliği’ni İmparatorluk (Devlet-i Âliye) Yapan Sebepler
İSTİFÂDE EDİNİLEN ME’HAZLAR
LÜĞAT (SÖZLÜK)
Yazı kategorisi: Kategorilenmemiş | » yorum bırak;